Mail order harcama itirazında ispat yükü ve bankanın takas hakkı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2290 E. 2025/2086 K. · · İlk derece: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Mail order işleminden kaynaklanan takas/mahsup mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Sınır kaydı: künye-holding uyumsuzluğu → 18/19/46/57 (kredi kartı) — Sınır Cetveli / Negatif Alan
Gerekçe özeti
Mail order yöntemiyle yapılan satışlarda kart hamillerinin harcama itirazı üzerine kart hamili bankalarına banka tarafından ödeme yapılması halinde, harcamaya konu mal/hizmetin verildiğini ispat yükü üye işyerine aittir; üye işyeri bu ispatı sağlayamazsa, üye işyeri sözleşmesinde bankaya tanınan rehin, takas ve mahsup yetkisi kapsamında ödenen tutarların üye işyerinin hesabından tahsili hukuka uygun olur ve üye işyerinin bu tutarın iadesini isteme hakkı bulunmaz.
Ele alınan sorunlar
Mail order işlemlerinde harcama itirazı nedeniyle ödenen tutarların davacıdan takas/mahsup yoluyla tahsilinin usulsüz olup olmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, ....com üzerinden yapılan rezervasyonların iptali söz konusu olmadığını, davalı bankanın müvekkili aleyhine başlattığı icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ve bankanın itirazın iptali davası açmadığını, bu haliyle hesaptan para çekilmesinin usulsüz olduğunu, ayrıca bilirkişi raporuna yönelik itirazların değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.
Gerekçe: 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 20. maddesi mail order gibi harcama belgesi düzenlenmeksizin yapılan işlemleri düzenlemekte, 15. maddesi bu tür işlemlerden kaynaklanan hukuka aykırı kullanımlarda kart hamilinin sorumlu tutulamayacağını belirtmekte, 32. maddesi ise bu işlemlerden doğan anlaşmazlıklarda ispat yükünün üye işyerine ait olduğunu hükme bağlamaktadır. Taraflar arasındaki üye işyeri sözleşmesinin 9.2 maddesi bankaya mail order işlemleri nedeniyle ödediği tutarı üye işyerinden tahsil yetkisi vermekte, 15. maddesi ise üye işyerinin sözleşmeden doğan tüm alacaklarını teminen banka nezdindeki hesapları üzerinde bankaya rehin ile re'sen takas, mahsup ve virman yetkisi tanımaktadır. Davacı tarafça imzalanan taahhütnamede de bankanın alacağını re'sen virman, takas ve mahsup edebileceği kabul edilmiştir. Kartlı Ödeme Sistemleri Kuralları uyarınca mail order ödeme sistemlerinde finansal riski satıcı üstlenmekte olup, banka kart kullanım sürecine ve kart bilgilerinin paylaşımına dahil olmamaktadır. İtirazlı işlemlerde harcamaya konu mal/hizmetin verildiğini ispat yükü davacı üye işyerine ait olup, davacı bu hususta herhangi bir delil sunmamıştır. Bu nedenle kart hamillerinin harcama itirazları doğrultusunda ilgili kart hamili bankalarına davalı banka tarafından ödenen tutarlardan davacı sorumludur ve davacının, üye işyeri sözleşmesindeki takas/mahsup hakkı gereği tahsil edilen tutarın iadesini talep hakkı bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Mail order işlemlerinde kart hamili itirazı üzerine bankanın karşı bankaya yaptığı ödemenin üye işyerinden tahsilinde ispat yükünün üye işyerinde olduğu ve sözleşmesel takas/mahsup yetkisinin hukuka uygunluğu konusunda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mail order işlemi↗ chargeback↗ harcama itirazı↗ ispat yükü↗ takas ve mahsup↗ rehin hakkı↗ üye işyeri sözleşmesi↗ kartlı ödeme sistemleri kuralları↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO 2022/2290
KARAR NO 2025/2086
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 19/09/2022
NUMARASI 2021/84 Esas - 2022/723 Karar
DAVA
Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/12/2025
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; otel sahibi olan müvekkilinin otellere internet üzerinden hizmet veren ....com internet sitesinden hizmet aldığını, ... üzerinden yapılan rezervasyon bedellerinin davacının davalı bankada bulunan ... numaralı ticari hesabına gönderildiğini, davacının ... üzerinden hizmet verdiği müşterilerin hizmet aldığına dair belgeleri rutin ve düzenli olarak davalı bankaya teslim ettiğini, bu işlemlerde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, ancak davalı banka tarafından ....com tarafından yatırılan hak edişler üzerine öncelikle bloke konulduğunu, sonrasında da dövizler müvekkilinin herhangi bir talimatı olmadan Türk parasına çevrilerek hesaptaki paraya tamamen el konulduğunu, davacı bankaca başlatılan icra takiplerine itiraz edildiğini, bankaca itirazın iptali davası açılmadığını, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan ...
müşteri numaralı şahsi hesabında 4.683-USD ve 8.567-TL bulunmakta iken, davalı banka tarafından hesaptan çekildiğini belirterek, müvekkilinin hesabındaki blokenin kaldırılmasına ve müvekkilinden haksız olarak tahsil edilen 4.683-USD ve 8.567-TL'nin bloke tarihinden itibaren en yüksek ticari faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; taraflar arasında üye işyeri sözleşmesi imzalandığını ve davacıya mail order işlem yapma yetkisi ile pos cihazı verildiğini, kart sahteciliği ve riskli işlemler sonucu harcama itirazları nedeniyle davacıya chargeback geldiğini, işlemlerin toplam bedelinin 25.12.2019 tarihinde 164.797,69-TL olduğunu, davacının riskli işlemler ile ilgili belgeleri müvekkiline ibraz edemediğini, itiraz gelen tutarlara Visa ve Mastercard anlaşması gereği karşı bankalara müvekkili banka tarafından ödeme yapıldığından, davacının hesaplarının 25/12/2019 tarihinde 164.797.69-TL olarak kanuni takibe aktarıldığını, 25/02/2020 tarihinde ise borçlarına mahsuben 37.027,75-TL tahsilat yapıldığını,davacının imzaladığı işletmenin ticari ve bireysel hesaplarının ayrılmasına ilişkin muvafakatname, virman, takas ve mahsup talimatı ile borcun ödenmemesi halinde banka nezdinde bulunan tüm alacakları, mevduat ve hesapları üzerinde bloke, hapis, mahsup ve takas etme yetkisini müvekkiline verdiğini, ayrıca üye işyeri sözleşmesinin 15.
maddesinde de müvekkiline takas ve mahsup hakkı verildiğini müvekkilinin takas ve mahsup yetkisini kullanmasından ibaret olduğunu, müvekkilinin tahsil ettiği tutarları davacının borcundan düştüğünü belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; alınan bilirkişi raporunda, davacı üye işyeri hem yasada, hem de sözleşmeden doğan ispat yükünü uluslararası chargeback kurallarına göre kart hamilleri bankasına ifa edemediğinden, 5464 sayılı kanunun 32. maddesi doğrultusunda, davacının dava dışı asıl kart sahiplerine verdiği hizmetlerin doğruluğunu, kart hamili bankalara ispatlayamadığından, davalı bankanın kart hamili bankalara yaptığı ödemeler neticesinde davacıdan alacaklı olduğu, bu alacağın 25/12/2019 tarihinde 164.797,69-TL olarak kanuni takibe aktarıldığı,sözleşmenin bankanın hapis ve mahsup hakkı başlıklı B. maddesine göre, üye iş yerinin, işbu sözleşmeden doğan tüm alacaklarını teminen banka nezdinde açılmış ve açılacak tüm hesapları ile doğmuş veya doğacak her türlü hak ve alacakları üzerinde davalı bankanın rehin hakkı bulunduğu, bankanın buna istinaden 25/02/2020 tarihinde borçlarına mahsuben 37.027,75-TL kanuni takip borcuna tahsilat yaptığının tespit edildiği, bu halde davalı bankanın davacıdan alacaklı olduğu ,sözleşmenin bankanın hapis ve mahsup hakkı başlıklı b maddesi uyarınca davacı hesapları üzerine bloke koyup tahsilat yapmasında usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili;....com üzerinden yapılan rezervasyonların bedellerinin müvekkilin davalı bankada bulunan hesabına gönderildiğini, davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul 22. İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin, müvekkilinin borca itirazı üzerine durdurulduğunu, davalı bankanın itirazın iptali davası açmadığını, icra takibi itiraz ile durdurulmuş olmasına rağmen davalı bankanın müvekkilinin banka hesabından para çekilmesinin usulsuz olduğunu, müvekkilinin ....com ile herhangi bir anlaşmazlığı bulunmadığını, ....com üzerinden yapılan dava konusu meblağlara ilişkin rezervasyonların iptalinin de söz konusu olmadığını, mahkemece bilirkişi raporlarına yönelik itirazları değerlendirilmeden bilirkişi raporu esas alınarak hüküm verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, taraflar arasında akdedilen üye işyeri sözleşmesi kapsamında davacıya tahsis edilen mail order yöntemi ile yapılan satışlarda, kart hamillerinin harcama itirazı üzerine davalı banka tarafından Visa ve Mastercard kuralları gereği karşı bankalara yapılan ödemelerin, davacının hesabından takas mahsup suretiyle tahsili sonucunda, banka tarafından borca mahsuben tahsil edilen paranın iadesi istemine ilişkindir. 5464 sayılı Banka Kartları Ve Kredi Kartları Kanununun 20. maddesinde, işlemin niteliği nedeniyle harcama ve alacak belgesi düzenleme imkanı olmayan hallerde kartların, hamil tarafından çeşitli iletişim araçları ile kart numarası bildirilmek veya imza yerine geçen kod numarası, şifre ya da kimliği belirleyici benzeri başka bir yöntemle işlem yapılmak suretiyle de kullanılabileceği;
kanunun 15. maddesinde ise bu kanunun 20. maddesi uyarınca harcama belgesi düzenlenmeksizin çeşitli iletişim araçları yoluyla veya sipariş formu vasıtasıyla yapılan mal ve hizmet alımlarındaki hukuka aykırı kullanımlardan kaynaklanan zararlardan, kart hamilinin sorumlu tutulamayacağı düzenlenmiştir. Aynı kanunun 32. maddesinde ise kart numarası bildirilmek suretiyle üye işyerinden telefon, elektronik ortam, sipariş formu veya diğer iletişim araçları yoluyla yapılan işlemlerden doğacak anlaşmazlıklarda ispat yükünün üye işyerine ait olduğu hüküm altına alınmıştır.Taraflarca akdedilen üye işyeri sözleşmesinin 9.2 maddesinde, bankanın mail order işlemleri nedeniyle herhangi bir şekilde ödeme yapması halinde, ödediği tutarı üye iş yerinden tahsil etmeye yetkili olduğu;
15. maddesinde ise üye iş yerinin, işbu sözleşmeden doğan tüm alacaklarını teminen banka nezdinde açılmış ve açılacak tüm hesapları ile doğmuş ve doğacak her türlü hak ve alacakları üzerinde bankanın rehin hakkı bulunduğunu, bankanın bu hesaplardan re'sen takas, mahsup ya da virman yetkisi olduğunu kabul ve taahhüt ettiği kararlaştırılmıştır. Yine davacı tarafça imzalanan taahhütnamede de davacı, bankaya karşı bireysel veya ticari işlemlerinden doğmuş ve doğacak her türlü borçları için, eş zamanlı olarak her iki hesabındaki bakiyelerden bankanın alacağını resen virman, takas ve mahsup edeceğini kabul etmiştir. Somut olayda; taraflar arasındaki üye iş yeri sözleşmesine istinaden davalı banka tarafından davacıya mail order işlem yapma yetkisi ile pos cihazı tahsis edildiği, davacının mail order yoluyla yaptığı satışlara ilişkin olarak ilgili kart hamilleri tarafından harcama itirazları yapıldığı, davalı banka tarafından gelen bu harcama itirazlarına ilişkin olarak davacıdan itiraz konusu harcamalara ilişkin belgelerin talep edildiği, ancak davacı tarafından herhangi bir belge sunulmadığı, bu nedenle davalı banka tarafından ilgili kart hamillerinin bankalarına uluslararası chargeback kuralları gereği ödemeler yapıldığı, yapılan ödemelerin 164.797,69-TL olarak kanuni takibe aktarıldığı, davacı aleyhine başlatılan takibe itiraz üzerine takibin durduğu, davalı bankaca üye iş yeri sözleşmesindeki rehin, takas ve mahsup hakkı kapsamında dava konusu edilen tutarların alacağına karşılık davacının hesabından tahsil edildiği anlaşılmaktadır.
Kartlı Ödeme Sistemleri Kuralları uyarınca mail order ödeme sistemlerinde satıcı finansal riskleri üstlenmekte olup; kart bilgilerinin satıcıya gönderilmesi aşamasına davalı banka kart kullanımı sürecine dahil olmamaktadır.Kart harcama kurallarına ve sistemin işleyişine göre karşı yanın kredi kartı bilgilerine davalı bankanın sahip olmadığı, alıcı ve satıcı arasında kart bilgileri paylaşılmaktadır.İtirazlı işlemlerde harcamaya konu mal ve hizmetin verildiğini ispat yükü davacı üye iş yeri üzerinde olup, davacı tarafça ise bu hususta herhangi bir delil sunulmamıştır. Buna göre kart hamillerinin harcama itirazları doğrultusunda ilgili kart hamili bankalarına davalı banka tarafından ödenen tutarlardan davacı sorumludur.
Davacının ,davalı bankanın davacıya ait hesaplar üzerinde takas ve mahsup hakkı gereği tahsil edilen tutarın iadesini talep hakkı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 36-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/12/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/286994 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi