Bononun teminat senedi olduğu iddiasının yazılı delille ispatı zorunluluğu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2353 E. 2025/2037 K. · · İlk derece: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Kambiyo Senedinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Sınır kaydı: künye-holding uyumsuzluğu → 3 (sebepsiz zenginleşme) — Sınır Cetveli / Negatif Alan
Gerekçe özeti
Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davalarında, kambiyo senedindeki mücerretlik ilkesi nedeniyle temel ilişkideki sakatlık senedin hükümsüzlüğünü doğurmaz; ancak borçluya sebepsiz zenginleşme def'i ileri sürme hakkı verir. Bononun nakden kaydını taşıması hâlinde bu kaydın aksini ileri süren (teminat senedi olduğunu iddia eden) taraf ispat yükü altındadır ve bu iddiasını yazılı delille ispatlamak zorundadır; yazılı delil sunulamaması ve uyuşmazlık değeri itibariyle tanıkla ispatın da mümkün olmaması hâlinde, karşı tarafın eda ettiği yemin de gözetilerek davanın reddi hukuka uygundur.
Ele alınan sorunlar
Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasında ispat yükü ve ispat aracı → ret
İddia: Davacı vekili, bononun kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında davalının komisyon bedelinin teminatı olarak verildiğini, sözleşmenin arsa sahibiyle karşılıklı olarak feshedilmesi nedeniyle davalının tamamladığı bir hizmet bulunmadığını, bu nedenle bononun bedelsiz kaldığını ve müvekkilinin davalıdan borç almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü istemiştir.
Gerekçe: Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı TBK'nın 77 ve devamındaki maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir; kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmaz, ancak temel ilişkideki sakatlık borçluya borçlu olmadığının tespitiyle birlikte sebepsiz zenginleşme def'ini ileri sürme hakkı verir. Bonoda nakden kaydı bulunmaktadır; bu kayıt davacı tarafça talil edilmekte olup ispat yükü davacı üzerindedir. Davacı borçlu, bononun teminat senedi olduğu yönündeki iddiasını yazılı delille ispatlamak zorundadır. Somut olayda davacı bu iddiasını ispatlayacak yazılı bir delil sunmamıştır. Belge karşısında ve uyuşmazlığın değerine göre tanık dinlenilmesine muvafakat bulunmadığından tanık dinletme talebi kabul edilemez. Davacı yemin deliline dayanmış, davalı kendisine teklif edilen yemini eda etmiştir; teminat iddiasının kanıtlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Nakden kayıtlı bonoya dayalı bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasında ispat yükünün senet borçlusunda olduğu ve teminat senedi iddiasının yazılı delille ispatlanması gerektiği yönünden bölgesel ikna edici değer taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası↗ kambiyo senedi↗ mücerretlik (soyutluk) ilkesi↗ sebepsiz zenginleşme def'i↗ nakden kaydı↗ ispat yükü↗ yazılı delil↗ yemin delili↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/2353
KARAR NO 2025/2037
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/06/2022
NUMARASI 2022/242 Esas - 2022/859 Karar
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 24/02/2022
İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/12/2025
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müteahhit olan müvekkilinin dava dışı arsa sahibiyle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, emlakçı olan davalının da o sözleşme için teklifte bulunduğunu, davalının komisyonunun ruhsat alınmasına ödenmesinin teminatı olarak davaya konu senedin davalıya verildiğini, sonrasında arsa sahibiyle karşılıklı olarak anlaşarak sözleşmenin fesh edildiğini, bu nedenle davalı hizmetini tamamlamamasına rağmen senedin tahsili için haksız ve kötüniyetli olarak Tekirdağ İcra Dairesi'nin ... esas sayılı kambiyo takibini başlattığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davaya konu senette teminat senedi olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı, nakden kaydı içeren bononun yasal unsurlarının bulunduğu, eldeki menfi tespit davasında ispat yükünün davacı borçluda olduğu, senedin sebepten mücerret olduğu, davacının teklif ettiği yeminin davalı tarafından eda edildiği, yemin metninde senedin teminat olarak verilmediğinin saptandığı, davacının iddiasını yazılı delille ispatlayamadığı ve miktar itibariyle tanıkla ispatın mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin arsa sahibiyle karşılıklı anlaşarak fesh edildiğini, senedin sözleşme kapsamında davalının komisyonunun teminatı için verildiğini, fesih sebebiyle davalının tamamladığı bir hizmet bulunmamasına rağmen davalının senedi haksız olarak takibe koyduğunu, müvekkilinin davalıdan borç almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve arsa sahibinin tanık olarak dinlenilmesi talebinin kabul edilmediğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Genel olarak menfi tespit davalarında ispat yükü davalı alacaklıdadır. Ancak genel kuralın aksine senede dayalı borç ilişkilerinde ispat yükü senet borçlusundadır. Davacı dava konusu bononun, emlakçı olan davalıya müvekkili ile dava dışı arsa sahibi arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinden dolayı komisyonunun teminatı olarak verildiğini, fakat daha sonra arsa sahibiyle kat karşılığı inşaat sözleşmesinin karşılıklı olarak fesh edildiğini, buna rağmen davalının bonoyu iade etmediğini, bonoyu takibe konu ettiğini iddia etmiş; davalı ise, müvekkilinin davacıya verdiği borca istinaden alınan bonoda nakden kaydı bulunduğunu ve teminat senedi olmadığını savunmuştur.Mahkemece, bonoda teminat kaydının olmadığı, davacının davalıya teklif ettiği yeminin eda edildiği ve davacının bononun teminat senedi olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı davaya konu bononun kat karşılığı inşaat sözleşmesinin komisyon bedeline karşılık teminat olarak verildiğini ; kat karşılığı inşaat sözleşmesinin de karşılıklı fesih edildiğinden bedelsiz kaldığı ileri sürülmüştür. Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı TBK’nın 77 ve devamındaki maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def’îni dermeyan etme hakkını vermektedir.Bono da nakden kaydı bulunmaktadır.Nakden kaydı ;davacı tarafça talil edilmekle ispat yükü davacı üzerindedir.
Davacı borçlu, bononun teminat senedi olduğu yönündeki iddiasını yazılı delille ispatlamak zorundadır.Somut olayda, davacı bononun davalıya teminat amacıyla verildiğini ve davalının müvekkiline borç para verdiği savunmasının doğru olmadığını iddia etmekte ise de, bu iddialarını ispatlayacak yazılı bir delil sunmamıştır. Belge karşısında ve uyuşmazlığın değerine göre, tanık dinlenilmesine de muvafakat bulunmadığından davacının tanık dinletme talebi kabul edilemeyecektir. Davacı tarafça dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmış olup, davalının kendisine teklif edilen yemini de eda ettiği gözetildiğinde, teminat iddiasının kanıtlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/12/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/286991 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi