Usulsüz tebligat iddiasıyla istinaf; MERSİS/e-tebligat adresine yapılan tebligatın geçerliliği
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2403 E. 2025/1990 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Ticaret sicilinde kayıtlı merkez adresi dava dilekçesinin tebliğ edildiği tarihte henüz değişmemiş bir şirkete o tarihteki sicil adresine yapılan tebligat geçerlidir; adres değişikliği daha sonra gerçekleşmişse geçmişe etkili olarak tebligatı usulsüz kılmaz. Ayrıca Tebligat Kanunu 7/A-2 uyarınca elektronik tebligat zorunluluğu bulunan hallerde yargılama sırasındaki tebliğlerin e-posta/elektronik yolla yapılması usule uygundur ve savunma hakkını ihlal etmez. Basit yargılama usulünde tahkikat tamamlandıktan sonra usulüne uygun tebligata rağmen duruşmalara katılmayan tarafın yokluğunda karar tefhim edilmesi HMK 321 gereği usule aykırılık oluşturmaz.
Ele alınan sorunlar
Dava dilekçesinin tebliğ edildiği tarihte geçerli sicil adresine yapılan tebligatın usulüne uygunluğu → ret
İddia: Davalı vekili, müvekkilinin yargılamadan usulüne uygun şekilde haberdar edilmediğini, savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı merkez adresi dava dilekçesinin tebliğ edildiği 02/02/2021 tarihinde henüz nakledilmemiş, merkez nakil işlemi 09/02/2021 tarihinde gerçekleşmiştir. Bu nedenle davalı şirketin o tarihteki sicil adresine yapılan tebligat geçerlidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yargılama sırasında elektronik tebligatın Tebligat Kanunu 7/A-2 kapsamında zorunlu ve geçerli olması → ret
İddia: Davalı vekili, yargılamanın yokluğunda bitirilebileceğine ilişkin meşruhatın usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Yargılamanın devamı sırasında ön inceleme ve tahkikat duruşma zabıtları, bilirkişi raporu, yemin davetiyesi davalı şirketin elektronik posta adresine tebliğ edilmiştir. Tebligat Kanunu'nun 7/A-2 maddesi gereğince yargılama sırasında davalıya tebliğ işleminin elektronik yolla yapılmasında zorunluluk bulunduğundan davalının yargılamanın her aşamasından haberdar edildiği, savunma hakkının ihlal edilmediği anlaşılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Basit yargılama usulünde davalının yokluğunda davanın sonuçlandırılmasının usule uygunluğu → ret
İddia: Davalı vekili, davanın yokluğunda bitirilmesinin usul kurallarına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Basit yargılama usulüne tabi olan davalarda uygulanması gereken HMK'nın 321. maddesinde tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkemenin tarafların son beyanlarını alarak, yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim edeceği, taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmeyeceği düzenlenmiştir. Usulüne uygun yapılan tebligatlara rağmen davalının duruşmalara katılmadığı anlaşılmakla davanın davalının yokluğunda bitirilmesinde usul kurallarına aykırılık bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Ticaret sicilindeki merkez adresi değişikliğinin tebligattan sonra gerçekleşmesi hâlinde tebliğ tarihindeki sicil adresine yapılan tebligatın geçerli sayılması ve yargılama sırasında Tebligat Kanunu 7/A-2 kapsamında zorunlu elektronik tebligatın usule uygunluğu yönünden emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit↗ tebligat usulsüzlüğü↗ ticaret sicili merkez adresi↗ elektronik tebligat↗ basit yargılama usulü↗ savunma hakkı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO 2022/2403
KARAR NO 2025/1990
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 12/10/2022
NUMARASI 2021/35 Esas - 2022/662 Karar
DAVA
Menfi Tespit
DAVA TARİHİ 18/01/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/12/2025
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında 24.08.2020 tarihinde 15.000 adet serum satışı için anlaşıldığını, karşı tarafın müvekkili şirkete 15.000 tane serumu teslim borcu altına girdiğini, ... Cevizli Şubesi ... nolu 25.12.2020 tarihli 20.000-TL bedelli çekin 27.08.2020 tarihinde, 6964422 nolu 25.01.2021 tarihli 20.000-TL bedelli çek ile ... nolu 25.02.2021 tarihli 20.000-TL bedelli çeklerin davalı lehine keşide edilerek davalıya avans olarak verildiğini, davalının 5.000 adet serumu teslim ettiğini, kalan 10.000 adet serumu teslim etmediğini, son iki çekin avans olarak alındığının 30.09.2020 tarihli yazıda teslim alan İlker ... tarafından yazılı olarak belirtildiğini, edimin yerine getirilmemesi üzerine müvekkili şirketçe 31.12.2020 tarihinde 40.039,92-TL iade faturası kesildiğini, serumların teslim alınmaması nedeniyle çeklerin bedelsiz kaldığını belirterek bedelsiz kalan çekler yönünden müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davalının inceleme günü ticari defterlerini sunmadığı, davalının ticari kayıtlarını sunmayarak karşı tarafın iddiasını kayıtları üzerinde teyit etme imkanı tanımadığı, davalının davacıya teslimini gösteren sevk irsaliyesi veya tesellüm belgelerini de dosyaya sunmadığı, fatura içeriği serumu davacıya teslim ettiğini ispatlayamadığı, davacının kayıtlarına göre davaya konu iki adet çeki avans kabilinde değil davalının düzenlediği 40.039,92-TL bedelli serum faturasına karşılık davalıya verdiği, davalının kestiği faturayı ticari defterlerine kaydettiği, 40,039,92-TL bedelli faturayı 31/12/2020 tarihinde iade ettiği, teslim edilmeyen seruma karşılık verilen çekler nedeniyle davacının davalıya karşı borçlu olmadığı, 25/01/2021 vadeli 6964422 çek numaralı 20.000-TL bedelli çekin davalı tarafından 25/01/2021 tarihinde ödendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalıya ...
6964422 nolu 25/01/2021 tarihli 20.000-TL bedelli çek ile ... nolu 25/02/2021 tarihli 20.000-TL bedelli çekler yönüyle borçlu olmadığının tespitine, 25/01/2021 vadeli 6964422 çek numaralı 20.000-TL bedelli çekin davalı tarafından 25/01/2021 tarihinde ödendiği ve istirdat davasına dönüşmesi nedeniyle 20.000-TL'nin ödeme tarihi olan 25/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan istirdadına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; müvekkilinin yargılamadan usulüne uygun bir şekilde haberdar edilmediğini, müvekkilinin haklarının kısıtlanarak yargılama yapıldığını, yargılamanın yokluğunda bitirilebileceğine ilişkin meşruhatın usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, avans olarak verildiği iddia edilen çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 24.08.2020 tarihinde 15.000 adet serum teslimi hususunda anlaşma varıldığını, müvekkilinin davalı lehine keşide ettiği ... Cevizli Şubesi ... nolu 25.12.2020 tarihli 20.000-TL bedelli çekin 27.08.2020 tarihinde, 6964422 nolu 25.01.2021 tarihli 20.000-TL bedelli çek ile ... nolu 25.02.2021 tarihli 20.000-TL bedelli çeklerin 30/09/2020 tarihinde davalıya teslim edildiğini, davalının sadece 5000 adet serumu teslim ettiğini, kalan 10.000 adet serumu teslim etmediğinden 6964422 nolu 25.01.2021 tarihli 20.000-TL bedelli çek ile ... nolu 25.02.2021 tarihli 20.000-TL bedelli çeklerin bedelsiz kaldığını belirterek menfi tespit talebinde bulunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından tebliğ usulsüzlüğüne dayalı olarak istinaf nedeni ileri sürülmüştür..Davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı merkez adresi Şerifali Mah.
Beyan Sk ... Ümraniye İstanbul iken 09/02/2021 tarihinde şirketin merkez adresinin Antalya'ya nakledildiği incelenen sicil kayıtlarından anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinin ve duruşmada gününün davalı şirkete tebliğ edildiği 02/02/2021 tarihinde henüz merkez nakil işlemi gerçekleşmediğinden davalı şirketin o tarihteki sicil adresine yapılan tebligat geçerlidir. Yine yargılamanın devamı sırasında ön inceleme ve tahkikat duruşma zabıtları, bilirkişi raporu, yemin davetiyesi davalı şirketin elektronik posta adresine tebliğ edilmiştir. Tebligat Kanunu'nun 7/A-2 maddesi gereğince yargılama sırasında davalıya tebliğ işleminin elektronik yolla yapılmasında zorunluluk bulunduğundan davalının yargılamanın her aşamasından haberdar edildiği, savunma hakkının ihlal edilmediği anlaşılmakla aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Basit yargılama usulüne tabi olan davalarda uygulanması gereken HMK'nın 321. maddesinde tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkemenin tarafların son beyanlarını alarak, yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim edeceği, taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmeyeceği düzenlenmiştir. Açıklanan nedenlerle; usulüne uygun yapılan tebligatlara rağmen davalının duruşmalara katılmadığı anlaşılmakla davanın davalının yokluğunda bitirilmesinde usul kurallarına aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından istinaf nedeni yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 2.732,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 683,10-TL harcın mahsubu ile kalan 2.049,30-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 69-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/12/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/286989 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi