6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yetkisiz vekil huzurunda verilen kesin mehil ve tebligat usulsüzlüğü

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1850 E. 2025/2119 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Davacının nitelemesi: Karşı Dava (Hisse Devir Bedeli Alacağı) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir tarafa yemin teklif hakkının hatırlatılması ve bu konuda beyanda bulunmak üzere kesin mehil verilmesi, duruşmaya katılan avukatın dosyada ve UYAP kayıtlarında geçerli bir vekaletname veya yetki belgesi bulunmaması halinde hukuki sonuç doğurmaz; yetkisiz vekil huzurunda tesis edilen bu tür bir ara karara dayanılarak tarafın yemin teklif hakkını kullanmadığına hükmedilemez ve ilk derece kararı bu usuli eksiklik nedeniyle kaldırılır.

Ele alınan sorunlar

Eski hale getirme talebi (yurt dışında bulunma nedeniyle) → ret

İddia: Davalı-karşı davacı vekili, yurt dışında olması nedeniyle ara kararın usulüne uygun tebliğ edilmediğini, UYAP erişim sorunu ve dönüş bileti belgeleriyle sunulduğunu, kesin sürenin kaçırılmasında kusuru bulunmadığını, eski hale getirme talebinin mahkemece hiç değerlendirilmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı-karşı davacı vekilinin yurt dışında yaşaması nedeniyle ileri sürdüğü eski hale getirme talebi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yemin teklif hakkının hatırlatılmasına ilişkin ara kararın yetkisiz vekile tebliği → kabul

Gerekçe: 29/04/2025 tarihli duruşmaya katılan avukatın dosyada ve UYAP kayıtlarında vekaletnamesi veya yetki belgesi bulunmadığı, duruşma zabıtlarında da böyle bir belge sunulduğunun belirtilmediği tespit edilmiştir. Duruşmaya katılan vekilin vekaletnamesi bulunmadığından, huzurunda yapılan duruşmada verilen kesin mehlin bir sonucu yoktur. Yemin teklif etme hakkının usulüne uygun biçimde hatırlatılması gerekirken, yetkisiz vekil huzurunda yapılan duruşmada bu hususta beyanda bulunmak üzere iki haftalık kesin mehil verilerek, teklif hakkının kullanılmadığına ilişkin kurulan gerekçe doğru olmamıştır. Yemin teklif hakkının hatırlatılmasına ilişkin ara kararın usulüne uygun biçimde davalı-karşı davacı vekiline tebliğ edilmediği sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Duruşmaya katılan vekilin dosyada geçerli bir vekaletnamesi bulunmaması halinde, o vekile karşı yapılan usuli işlemlerin (yemin teklif hakkının hatırlatılması ve buna bağlı kesin mehil) hukuki sonuç doğurmayacağı ve bu eksikliğin kararın kaldırılması sonucunu doğurduğu yönünde emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yemin teklif hakkı kesin süre (mehil) vekaletname/yetki belgesi eksikliği eski hale getirme usulüne uygun tebliğ hukuki dinlenilme hakkı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6HMK 362(1)-g

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/1850

KARAR NO 2025/2119

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 23/09/2025

NUMARASI 2024/634 Esas - 2025/585 Karar

DAVA

Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)

DAVA TARİHİ 19/12/2017

İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/12/2025

İlk derece mahkemesince verilen kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı ... vekili; davalı aleyhine İstanbul 34. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini, müvekkilinin, ortağı olduğu ... Gıda Paz. Ltd. Şti'nin sermaye artışı için davalı ... adına 11/05/2016 tarihinde ... Bankası şubesine "... sermaye artışı" açıklaması ile 20.875-TL ödeme yaptığını, ancak davalı tarafın bu ödemeyi müvekkiline iade etmediğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP VE KARŞI DAVA

Davalı-karşı davacı ... vekili; müvekkilinin ... şirketinin kurucu ortağı olduğunu, diğer kurucu ortak...ile birlikte hisselerinin bir kısmını 15/04/2016 tarihinde davacıya ve ..., ... ve ...'a sattıklarını, 05/05/2016 tarihli ortaklar kurulu ile şirket sermayesinin 10.000-TL'den 500.000-TL'ye çıkarıldığını, yapılan anlaşma doğrultusunda sermaye artış bedellerinin ortaklar tarafından davacı-karşı davalıya zaten verilmiş olup, artış bedellerinin tek elden olması açısından davacı-karşı davalının banka hesabı kanalıyla şirket hesabına yatırıldığını, davacının sanki kendi hesabından sermaye artışlarını ödemiş izlenimi yaratmak için "... sermaye artışı" yazmış olmasının, müvekkilinin borç aldığı anlamına gelmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiş;

karşı davasında ise müvekkilinin 25/04/2016 tarihinde 1.600-TL'ye karşılık gelen 16 hisseyi ve 26/09/2016 tarihinde 67 hisseye karşılık gelen %7 hissesini davacı-karşı davalıya devrettiğini, müvekkilinin bu şekilde toplam 35.100-TL hisse devir bedelinin müvekkiline ödenmediğini, karşılıklı muaccel alacakların takas mahsubunu istediklerini belirterek, karşı davanın kabulüne, aksi halde alacakların takas mahsubu ile bakiye tutarın faiziyle birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

KARŞI DAVAYA CEVAP

Davacı-karşı davalı vekili; pay devri sözleşmesinde karşı davacının "devir bedelini kendisinden nakten ve tamamen aldım" şeklinde beyanda bulunduğunu, karşı davacının devir bedelini almadığını iddia etmesinin çelişkili olup kabul edilemeyeceğini, resmi belge olan noter sözleşmesindeki beyanın aksinin resmi belge ile kanıtlanması gerektiğini, ancak karşı davacının hiç bir delil ibraz etmediğini, karşı davacının talep edebileceği bir alacağın bulunmadığını, bu nedenle takas talebinin reddinin gerektiğini belirterek, karşı davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; kaldırma kararından sonra 11/02/2025 tarihli celsede masrafı yatırmak üzere davalı karşı davacı vekiline kesin süre verildiği ve ihtarat yapıldığı, kesin süre içerisinde masrafın yatırılmadığı, davalı karşı davacının bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı, davaya konu hisselerin davacı karşı davalıya devri yapılmış olmakla bedelin ödendiği yönünde değerlendirme yapılması gerektiği aksinin davalı karşı davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği, cevap ve karşı dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığı 29/04/2025 tarihli celsede davalı karşı davacı tarafa asıl ve karşı davadaki iddia ve savunmaları yönünden yemin deliline başvurulup başvurulmayacağı ve başvurulacak ise yemin teklif edilecek hususları bildirmek üzere kesin süre verildiği ve ihtarat yapıldığı, davalı karşı davacıyı temsilen vekilinin duruşmada hazır bulunduğu, verilen kesin süre içerisinde beyanda bulunulmadığı bu delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar vermek gerektiği, bir sonraki celse olan ve karar verilen 23/09/2025 tarihli duruşmada da davalı karşı davacı tarafça hazır olunmadığı da anlaşılmakla asıl dava yönünden davacı karşı davalının icra takibindeki asıl alacağı talep edebileceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne davalı-karşı davacının İstanbul 34.

İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile 20.875-TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazla talebin reddine, asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı-karşı davacı vekili; dosyada 29.04.2025 tarihli celsede, müvekkiline yemin deliline başvurmak için kesin süre verildiğini, müvekkili vekili yurt dışında olduğunu, ara kararın usulüne uygun tebliğ edilmediğini, UYAP erişim sorunu belgeleriyle sunulduğunu, dönüş bileti ibraz edildiğini, bu nedenle kesin sürenin kaçırılmasında kusur bulunmadığını, somut olarak eski hâle getirme dilekçesi sunulmasına rağmen mahkeme bu talebi hiç incelemediğini, kararda tek satır dahi değerlendirme yapmadığını, bu durum HMK 27., hukuki dinlenilme hakkının, Anayasa m.

36. , adil yargılanma hakkının, AİHS 6. maddenin ihlali olduğunu ileri sürerek asıl ve birleşen dava da verilen kararların kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE VE SÜREÇ

Asıl ve karşı davanın reddine ilişkin kararın reddine ilişkin kararı taraf vekillerinin istinafı üzerine Dairemizin2021/2277 Esas 2024/1400 Karar sayılı kararı ile "dava konusu ödemenin davacının banka hesabından şirket hesabına havale yoluyla yapıldığı ve açıklama kısmında "... sermaye artışı" açıklamasının yer aldığı,dava dışı şirketin ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde, banka ekstre ve dökümlerinde davalının sermaye artış payı ödemesinin davacı tarafından yapıldığına dair kayıt bulunmadığı, şirketin yevmiye defter kaydında da tüm ortakların sermaye taahhütlerinin %25'lik kısmını ödediklerinin kayıtlı olduğu,banka dekontundaki açıklama, paranın da davacı tarafından gönderildiği dikkate alındığında, davalının ödemesi gereken sermaye payı bedelinin davacı tarafından ödendiği sonucuna varıldığı,davalı ise sermaye artış payı bedelinin tüm ortaklar tarafından davacıya verildiğini, onun banka hesabından da şirkete ödendiğini ileri sürmüş ise de kendisi adına davacı tarafından ödenen sermaye payı bedelini davacıya verdiğini ispat yükü davalı üzerinde olduğu, asıl davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, karşı davada ise;

karşı davacının 25/04/2016 ve 26/09/2016 tarihli hisse devir sözleşmeleriyle dava dışı şirketteki bir kısım hisselerini karşı davalıya devrettiği, ancak devir bedelinin ödenmediği ileri sürülerek bedelin tahsili talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, karşı davacının hisse satışlarına ilişkin noter satış senetlerini dosyaya sunmadığı, alacağın doğumuna dayanak bir belge gösterilmediği gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verildiği, davacı tarafından cevap ve karşı dava dilekçesi ekinde hisse devir sözleşmeleri bilgileri ile ilgili ortaklar kurulu kararlarına ilişkin ticaret sicil gazetelerinin birer örneği sunulduğu, hisse devir sözleşmeleri Beyoğlu 8. Noterliğinin 07.04.2016 tarihli ...

yevmiye sayılı ve aynı Noterliğin 23.09.2016 tarihli ... yevmiye sayılı hisse devir sözleşmeleri olduğu, giderleri karşı davacı tarafından karşılanarak hisse devir sözleşmelerinin birer örneği getirtilerek, sözleşmelerde hisse devir bedellerine ilişkin kayıt bulunup bulunmadığı incelenerek; devir bedeli hakkında bir kayıt bulunması halinde, bu beyanın aksinin kanıtlanıp kanıtlanmadığı hususunun üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Kaldırma kararından sonra; mahkeme noter hisse devir sözleşmelerinin getirtilmesi için verilen kesin mehle rağmen davalı-karşı davacı gider avansını yatırmamış, davalı -karşı davacı bu belgelere dayanmaktan vazgeçmiştir.Karar duruşmasından evvel ki 29.04.2025 tarihli duruşmada davalı karşı davacı vekili Av....

duruşmaya katılmış; adı geçen vekile yemin teklif hakkı hatırlatılmış, ancak vekilin dosyada ve Uyap kayıtlarında vekaletnamesi veya yetki belgesi bulunmadığı gibi duruşma zabıtlarında da vekaletname veya yetki belgesi sunulduğu belirtilmemiştir. Duruşmaya katılan vekilinin vekaletnamesi bulunmadığından huzurunda yapılan duruşmada verilen kesin mehilin de bir sonucu yoktur. Davalı karşı davacı vekiline yemin teklif etme hakkının usulüne uygun biçimde hatırlatılması gerekirken, yetkisiz vekil huzurunda yapılan duruşmada yemin teklif hakkı hakkında beyanda bulunmak üzere iki haftalık kesin mehil verilerek yemin teklif hakkının kullanılmadığına ilişkin gerekçe doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle , davacı vekilinin yurt dışında yaşaması nedeniyle eski hale getirme talebi yerinde değil ise de yemin teklif hakkının hatırlatılmasına ilişkin ara kararı usulüne uygun biçimde davalı -karşı davacı vekiline tebliğ edilmediğinden istinaf sebebi yerinde görülen davalı -karşı davacı vekilinin başvurusunun kabulüne, dava yeniden görülmek üzere dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2025 Tarih - 2024/634 Esas - 2025/585 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davalı-karşı davacı tarafından yatırılan 1.230,80-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/12/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/286977 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.