Rehinli hisse senetlerine ihtiyati tedbirde yaklaşık ispat şartının oluşmaması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1555 E. 2025/1995 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Gerekçe özeti
İhtiyati tedbir talebinde HMK 390/3 uyarınca aranan yaklaşık ispat şartı, dayanılan hakkın (örneğin rücu alacağı ve bu alacağa bağlı rehin/intifa hakkının halefiyet yoluyla geçişi) varlığının veya kapsamının tespiti ayrı bir yargılamayı (derdest dava, işlemden kaldırılmış icra takipleri gibi) gerektiriyor ve bu aşamada duraksamadan delil değerlendirmesi yapılamıyorsa sağlanmamış sayılır; bu halde tedbir talebinin reddi isabetli olur.
Ele alınan sorunlar
Pay devrinin muvazaalı olduğu ve rehinli payların zilyetliğinin teslimi talebine ilişkin ihtiyati tedbirde yaklaşık ispat şartının oluşup oluşmadığı → ret
İddia: Karşı davacı vekili; pay devrinin muvazaalı olduğunu, Pay Sahipleri Sözleşmesi ile Hisse Rehin ve İntifa Hakkı Sözleşmesi'nde devir yasağı bulunduğunu, devralan şirketin paravan şirket olduğunu, müvekkilinin rücu alacaklısı sıfatıyla banka lehine tesis edilen rehin hakkının halefiyet yoluyla kendisine geçtiğini, muvazaa bakımından yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, tedbirin davanın esasını çözen bir karar niteliğinde olmayacağını belirterek ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür; yaklaşık ispatla yetinilmesi ispatın tamamen aranmayacağı anlamına gelmez, hakim iddianın ağırlıklı ihtimalle doğru olduğunu kabul etmekle birlikte aksinin mümkün olabileceğini gözardı edemez. Somut olayda dava dışı şirketteki payların devri, devir esnasında paylar üzerinde birinci ve ikinci derece rehin ve intifa hakları bulunduğu, ikinci derecedeki rehin ve intifa hakkının bankalar ile şirketler grubu arasındaki yapılandırma sözleşmesinin teminatı olarak tesis edildiği anlaşılmaktadır. Karşı davacının bankaya olan borcu müteselsil kefil sıfatıyla ödediği ve bu nedenle iç ilişkide borçlu şirketlerden alacaklı hale geldiği, ayni ve kişisel teminatların TBK 168 gereği kendisine geçtiği ileri sürülmüş; ancak karşı davacının rücuen başlattığı icra takip dosyalarının tahsil nedeniyle işlemden kaldırılmış olması, bakiye rücu alacağı ve munzam zararına ilişkin ayrı bir davanın derdest olması karşısında, karşı davacının bakiye rücu alacağı ve munzam zararı bulunup bulunmadığının ve tedbir talep edilen hisse senetleri üzerindeki rehin ve intifa hakkının kendisine geçip geçmediğinin yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada duraksamadan delil değerlendirmesi yapılamayacağı sonucuna varılmıştır. Bu durumda davanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat şartı sağlanmadığından tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Rehin/intifa hakkının halefiyet yoluyla geçişinin ve bakiye rücu alacağının varlığının ayrı bir yargılamaya bağlı olduğu hallerde ihtiyati tedbir talebinde yaklaşık ispat ölçüsünün nasıl uygulanacağı yönünden emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ yaklaşık ispat↗ muvazaa↗ rehin hakkı↗ intifa hakkı↗ halefiyet↗ rücu alacağı↗ müteselsil kefalet↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/1555
KARAR NO 2025/1995
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 04/09/2025 (Ara Karar)
NUMARASI 2025/418 Esas
TALEP İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/12/2025
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davalı/karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TALEP
Davalı karşı davacı vekili; dava dışı ... İlaç Sanayi AŞ'de dava dışı ...'ün %35, ...'ün %35 ve diğer davalı Yamma Investments Sarl firmasının %30 oranında pay sahibi olduğunu, pay sahipleri arasında imzalanan 21/01/2021 tarihli pay sahipleri sözleşmesi uyarınca ...'e ait tüm hamiline yazılı pay senetlerinin davalı ... Trustees Ltd'de yediemin sıfatıyla bulunduğunu, ...'ün tarafı olduğu 09/03/2020 tarihli hisse rehin ve intifa hakkı sözleşmesi çerçevesinde ...'ün payları üzerinde davalı... Bankası lehine rehin hakkı tesis edildiğini, hisselerin üzerindeki rehnin pay defterine işlendiğini, daha sonra ...'ün tek pay sahibi olduğu şirketlerinin bankalara olan kredi borcunun davalı karşı davacı müvekkili ...
tarafından ödendiğini, bu şekilde müvekkilinin davalı ...'ün pay sahibi olduğu şirketlerden rücu alacaklısı haline geldiğini ve alacaklı bankaların halefi olduğunu, paylar üzerinde banka lehine bulunan rehin hakkının... Bankasından müvekkiline geçtiğini, davalı ... tarafından paylarının ... ... BV'ye 23/10/2024 tarihinde devredildiğini, bu sözde devir işleminin hem muvazaalı, hem de Pay Sahipleri Sözleşmesi ile Hisse Rehin ve İntifa Hakkı sözleşmesine aykırı olduğunu belirterek hisse devrinin geçersizliğinin tespiti ve rehinli paylar bakımından zilyetliğin davalı karşı davacı müvekkili ...'e teslimi istemi ile açılan davada karşı davalı ...'ye devredilen dava dışı ... İlaç San. ve Tic. AŞ'deki hamiline yazılı 10.500.000 adet A Grubu payı temsil eden pay senetlerinin üçüncü kişilere devredilmemesi ve teslim edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
ARA KARAR
Mahkemece; HMK 390/3 maddesi kapsamında yasanın aradığı ve tedbir kararı verilmesini gerektiren yaklaşık ispat şartları oluşmadığı, davanın niteliği dikkate alındığında, davanın esasını çözecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin de hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Karşı davacı vekili; bahsi geçen pay devrinin muvazaalı olduğunu, ayrıca Pay Sahipleri Sözleşmesi ile Hisse Rehin ve İntifa Hakkı Sözleşmesi'nde devir yasağı bulunduğunu, müvekkilinin karşı davalı ...'ün % 100 hisse ile sahibi olduğu ... İlaç ...AŞ, ... İlaç ...AŞ ve ... İlaç ...AŞ'den alacaklı olduğunu ve ...'ün ise bu borçların garantörü olduğunu, müvekkilinin başlattığı icra takibi dosyalarından biri olan, İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin 2023/588 sayılı dosyasında düzenlenen kapak hesabındaki tutarı ...unvanlı şirketin 24/10/2024 tarihinde dosyaya ödediği, ödemeyi yapan firmanın Yamma'nın pay sahiplerinden biri olduğunu, davacı karşı davalı ...'ın diğer karşı davalı Yamma tarafından finanse edildiğini, karşı davalı ...'ün paylarının satın alma bedelinin dolaylı olarak Yamma tarafından ödendiğini, yapılan araştırmalar sonucunda, davalı ...'nin, pay devri tarihinden yalnızca iki hafta önce ve yine yalnızca 1.000 Euro esas sermaye ile kurulduğunu, bu durumun ...'nin paravan bir şirket olduğunu gösterdiğini, bu şirketin başkaca teşebbüs veya teşebbüslerin hâkimiyetinde olduğunu, değeri yüz milyon ABD dolarını aşan payların bahsi geçen şirket tarafından satın alınmasının mümkün olmadığını, bu yolla müvekkili karşı davacı ...'in karşı davalı ...
payları üzerindeki ikinci derece rehin hakkının ... tarafından devralınmaya çalışıldığını, ancak halefiyet bildiriminin ödeme yapılmadan önce gerçekleştirilmesi gerektiğinden, ...'ın halef olması bakımından yasal şartların sağlanmadığını, bu kapsamda müvekkili karşı davacı ... ve dava dışı ...'ün haklarını korumak amacıyla karşı davalı yediemine bildirimlerde bulunduğunu, gerek sözde pay devri gerek sözde devre konu paylar üzerindeki rehin ve intifa haklarının pay defterine TTK'nın emredici hükümlerine aykırı olarak yönetim kurulu kararı olmaksızın, pay devrine dair gelişmeler yönetim kurulu üyelerinden gizlenerek işlendiğini, muvazaa bakımından yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını,karşı davada davaya konu sözde pay devrinin muvazaalı ve Pay Sahipleri Sözleşmesi ile Hisse Rehni ve İntifa Hakkı Sözleşmesi'ne aykırı olması sebepleriyle geçersizliğinin tespiti ve söz konusu payların zilyetliğinin rehinli alacaklı müvekkili davalı karşı davacı ...'e iade edilmesinden ibaret olduğunu, ihtiyati tedbirin ise pay senetlerinin üçüncü kişilere devredilmemesi ve teslim edilmemesine yönelik olduğunu, ihtiyati tedbire hükmedilmesi hâlinde bu kararın davanın esasını çözen bir karar olmayacağını, davaya konu ...
paylarının karşı davalı Yediemin ... tarafından üçüncü bir kişiye devredilmesi veya teslim edilmesi halinde müvekkilinin rehin hakkının zedeleneceğini, rehin hakkının tehlikeye gireceğini belirterek ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararın kaldırılmasına, ihtiyari tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep, hisse devrinin geçersiz olduğunun tespiti ve rehinli paylar bakımından zilyetliğin davalı karşı davacı ...'e teslimi istemine ilişkin karşı davada pay senetlerinin ihtiyati tedbir yoluyla üçüncü kişilere devredilmemesinin ve teslim edilmemesinin önlenmesi istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." Aynı yasanın 390/3 maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenlenmiştir.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır.
Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; aksinin mümkün olabileceğini gözardı etmez. Somut olayda; dava dışı ... İlaç Sanayi AŞ'de dava dışı ...'ün %35, ...'ün %35 ve ... firmasının %30 oranında pay sahibi olduğu, ...'ün ... esas sermayesinin % 35'ine tekabül eden 10.500.000-TL nominal değerli hamile yazılı payını 23/10/2024 tarihinde karşı davalı ... BV'ye devrettiği, devre konu paylar üzerinde devir esnasında ... lehine birinci derece rehin hakkı ile ...Bankası AŞ lehine ikinci derece rehin ve intifa hakkı bulunduğu, ikinci sırada ...Bankası AŞ lehine yer alan kaydın ..., ...
ve ... de dahil olmak üzere sahibi oldukları şirketlerin oluşturduğu şirketler grubu ile bankalar arasında imzalanan 12/03/2019 tarihli yapılandırma sözleşmesinin teminatı için 09/03/2020 tarihli Hisse Rehin ve İntifa Hakkı Sözleşmesi uyarınca tesis edildiği, hisse senetlerinin yediemin olarak ... Trustees Limited nezdinde muhafaza edildiği anlaşılmaktadır.Asıl davada davacı ...; kredi borçlarının ...'ün sahibi olduğu ... tarafından ...Bankası'na 29/04/2021 tarihinde ödendiğini, bu tarih itibariyle rehin ve intifa hakkının sona erdiğini, dolayısıyla sona eren hakkın banka tarafından ...'e devrinin mümkün olmadığını, ...'ün hisselerini devraldıkları tarihte ...Bankası lehine ikinci derece rehin ve intifa hakkının sona erdiğini belirterek ...
İlaç Sanayi ve Ticaret AŞ nezdinde bulunan 10.500.000 adet pay üzerinde... Bankası A.Ş. adına kayıtlı görünen art rehin ve intifa hakkının sona erdiğinin tespitine, intifa hakkının fekkine karar verilmesini talep etmiştir.Karşı davada davacı ... ise bankaya olan borcun müteselsil kefil sıfatıyla ödenmesi nedeniyle iç ilişkide ...'e ait diğer şirketlerden borçlu hale geldiğini, kredi sözleşmelerinde de borçluların bankaya müteselsilen sorumlu olduklarının açıkça düzenlendiğini, TBK'nın 168. maddesi gereğince ayni ve kişisel teminatların kendisine geçtiğini, alacaklarının tam olarak ödenmediğini, müvekkilinin ana para ve faiz alacağının bulunduğunu, yine takip giderleri ve vekalet ücreti alacaklarının devam ettiğini, temerrüt faizi ile karşılanmayan munzam zararının oluştuğunu, bununla ilgili olarak İstanbul 6.
ATM'nin 2022/793 E. Sayılı davasının devam ettiğini, ...'nin icra dairesine yaptığı ödeme ile alacaklarının tamamen sona ermediğini, ...'nin ... hisselerini bedel ödemeden muvazaalı olarak devraldığını, devrin ayrıca Pay Sahipleri Sözleşmesi'nin 8.1(a) numaralı maddesine ve Hisse Rehin ve İntifa Hakkı Sözleşmesi'nin 8.14. maddesine açıkça aykırı olduğunu belirterek devrin geçersizliğinin tespitini, rehinli hisselerin müvekkiline teslimini talep etmiştir. Karşı davacı ...'in rücuen başlattığı İstanbul Gayrimenkul İcra Dairesi'nin 2023/588, 2021/1510, 2022/1440 sayılı ve İstanbul 6. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyaları tahsil nedeniyle işlemden kaldırılmıştır. Yine karşı davacı davalı ...'in, bakiye rücu alacağı ve munzam zararı ile ilgili İstanbul 6 ATM'nin 2022/793 E.
sayılı dosyası derdesttir. Karşı davacı ...'in bakiye rücu alacağı ve munzam zararı bulunup bulunmadığı, tedbir konulması talep edilen hisse senetleri üzerindeki rehin ve intifa hakkının karşı davacı ...'e geçip geçmediği yargılamayı gerektirmekte olup bu aşamada duraksamadan delil değerlendirilmesi yapılamamaktadır. Bu durumda davanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat sağlanmadığından tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davalı karşı davacı ... vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden davalı karşı davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
İhtiyati tedbir talep eden davalı/karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/12/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/286967 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi