Tacirler arası satımda gizli ayıp nedeniyle aracın misliyle değişimi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1867 E. 2025/2193 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ayıplı Malın Misli ile Değiştirilmesi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Tacirler arası satımda, satılan malda satıştan kısa süre sonra ortaya çıkıp tekrarlayan ve yetkili servis onarımlarına rağmen kalıcı olarak giderilemeyen, malın kullanım amacına uygunluğunu ve alıcının beklediği faydayı ortadan kaldıran arıza gizli ayıp niteliğindedir; alıcının arıza akabinde yetkili servise başvurması muayene ve ihbar külfetinin yerine getirildiğini gösterir ve garanti süresinde başlayıp devam eden ayıp bakımından zamanaşımı def'i kabul edilmez. Bu durumda satıcı satıcı sıfatıyla, garanti veren de garanti veren sıfatıyla ayıptan sorumludur ve TBK 227 uyarınca malın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilebilir; satış bedeli satıcının tasarrufunda bulunduğundan alıcının aracı kullanmaktan sağladığı yararların bu hükümden mahsubu talep edilemez.
Ele alınan sorunlar
Aracın ayıplı olup olmadığı (DPF arızasının gizli ayıp niteliği) → ret
İddia: Davalılar, DPF arızasının kullanıcı hatasından kaynaklandığını, dizel araçlarda rejenerasyon işleminin normal olduğunu, aracın imalattan kaynaklı ayıbı bulunmadığını, uzun süre sorunsuz kullanıldığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TBK 219 uyarınca satıcı, satılanın kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan ayıplardan sorumludur. Dava konusu araçta ilk rejenerasyon probleminin henüz yeni iken (6.622 km'de) ortaya çıktığı, servis kayıtlarında kısa aralıklarla tekrarlayan DPF sistem arıza arama/rejenerasyon işlemleri yapılarak geçici çözümler bulunmaya çalışıldığı ancak problemin kalıcı olarak çözülemediği anlaşılmaktadır. Üniversitede görevli bilirkişi heyeti incelemesinde taşıtta 21 hata kodunun mevcut olduğu, bunların 11'inin egzoz sistemiyle ilişkili olduğu, arızanın şanzımandan değil egzoz sisteminden kaynaklandığı, aracın mevcut haliyle kullanılabilmesi için normale göre çok kısa aralıklarla (iki bakım arasında 5-6 kez) temizlik işlemi gerektiği, bunun motor ve çevre elemanlarının ömrünü olumsuz etkilediği, motorun koruma moduna düşüp yeterli verim vermediği, arızanın kullanımdan kaynaklanmayıp gizli ayıp niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu, aracın test öncesi ve sonrası verileri incelenmek suretiyle detaylı biçimde düzenlenmiş ve gerekçeleri açıkça ortaya konulmuş olduğundan rapora karşı istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Araçtaki arızanın araçtan faydalanmayı ortadan kaldıran nitelikte bir ayıp olduğu, yetkili serviste yapılan onarımlara rağmen güncel olduğu tespit edilmekle bedelde indirim ya da onarıma hükmedilmemesi yerindedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilip getirilmediği → ret
İddia: Davalı, davacının basiretli tacir olarak 2 ve 8 günlük muayene ve ihbar külfetini yerine getirmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Bilirkişi raporunda ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu tespit edilmiş ve davacının arıza akabinde yetkili servise müracaat ettiği anlaşılmakla davalının ihbara yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Zamanaşımı def'i → ret
İddia: Davalı, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Arızanın garanti süresinde meydana gelen ve garantinin sona ermesinden sonra da devam eden ayıp niteliğinde olduğu anlaşılmakla zamanaşımına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davacının aracı kullanmaktan sağladığı yararların (kullanım tazminatı) misli ile değişim hükmünden mahsubu → ret
İddia: Davalı, davacının aracı teslim tarihinden iade tarihine kadar kullanmaktan sağladığı yararların dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Satış bedelinin de davalı satıcının uhdesinde ve tasarrufuna açık bulunduğu dikkate alındığında davalıların bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Hükümde araç model yılının hatalı yazılması (maddi hata) → ret
İddia: Davalı, aracın 2015 model olduğu halde hükümde 2016 model olduğunun belirtilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Model yılının hatalı gösterilmesi maddi hatadan kaynaklanmakta olup mahkemece tashih yoluyla düzeltilmesi mümkün olduğundan bu husus istinaf başvurusunun esastan reddine engel değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Tacirler arası satımda, malın kısa süre içinde tekrarlayan ve yetkili servis onarımlarıyla kalıcı olarak giderilemeyen arızasının gizli ayıp olarak kabul edilip TBK 227 uyarınca misli ile değişime hükmedilebileceği, satış bedelinin satıcının tasarrufunda kalmış olması nedeniyle alıcının kullanım yararının bu hükümden mahsup edilemeyeceği ve garanti süresinde başlayıp süregelen ayıpta zamanaşımı def'inin kabul edilemeyeceği yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gizli ayıp↗ ayıba karşı tekeffül↗ seçimlik haklar↗ misli ile değiştirme↗ muayene ve ihbar külfeti↗ zamanaşımı↗ garanti↗ maddi hatanın tashihi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/1867
KARAR NO 2025/2193
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 09/10/2025
NUMARASI 2025/408 Esas - 2025/739 Karar
DAVA
Alacak
DAVA TARİHİ 27/04/2018
İSTİNAF KARAR TARİHİ 31/12/2025
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili tarafından davalılardan ... ...AŞ'nin ithalatçısı olduğu, diğer davalı ... ...AŞ'nin ise satıcısı olduğu ... plakalı ... markalı aracı 08/01/2016 tarihinde aldığını, aracın satın alınmasından itibaren defalarca arızalandığını, yetkili servise götürmek zorunda kalındığını, araç yeni alındığında dahi bir kaç kez kullanıldığında "egzoz filtresi dolu" ibaresi ile uyarı verdiğini, uyarıdan bir müddet sonra aracın çekişten düştüğünü ve hızlanamadığını, arızaların hep bu şekilde gerçekleştiğini, her arızadan sonra yetkili servise götürülen aracın bir kaç gün serviste kaldıktan sonra tamir oldu diye müvekkiline verildiğini, ancak kısa bir müddet sonra tekrar aynı arızanın ortaya çıktığını, müvekkilince 01/08/2018 tarihinde ihtarname gönderilerek davalılardan aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep ettiklerini, ancak davalıların araçta ayıp bulunmadığını belirterek bu talebi reddettiğini, servise girdiklerinde servisin arızaların sürücü hatasından kaynaklandığını bildirip, bedeli karşılığında tamir etmeye başladığını belirterek öncelikle aracın 0 km bir araçla değiştirilmesini, bunun mümkün olmaması halinde ise aracın satış bedeli olan 598.712,11-TL'nin satış tarihinden itibaren uygulanacak reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı .. ...AŞ vekili; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın yasanın öngördüğü ayıp ihbarı yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle dava hakkının ortadan kalktığını, davacı tarafın taleplerini terditli olarak ileri süremeyeceğini, müvekkili şirketin dava konusu aracın ithalatçısı olduğunu, satış bedelini müvekkili şirketin almadığını, bu nedenle bedelin müvekkilinden istenemeyeceğini, dava konusu araçta üretim hatası bulunmadığını, davacı tarafın ayıp olarak nitelendirdiği hususların kullanım hatasından kaynaklandığını, ayrıca aracın motor garantisi içinde hataların bedelsiz giderildiğini, davacının aracı kullanırken ve kullanımından faydalanırken ödediği satış bedelinin faizle iadesini talep edemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...
...AŞ vekili; hak düşürücü sürenin aşıldığını, yeni aracın satın alındıktan 2 yıl geçtikten sonra müvekkili şirkete göndermiş bulunduğu ihtarnamede seçimlik hakkını kullanmak istediğini bildirdiğini, TTK'nın 23/3 ve TBK'nın 223/2. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin geçirildiğini, araçtaki servis işlemlerinin aracın sürüş güvenliğini azaltmadığını, değerini düşürmediğini, orijinalliğini bozmadığını, bu nedenle aracın ayıplı kabul edilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki davacının servise müracaat etmek suretiyle seçimlik hakkını onarımdan yana kullandığından bu davayı açma hakkının kalmadığını, aracı kullanıp fayda sağlarken satış bedeline faiz talep edemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15/10/2020 tarihli (2018/497 E. 2020/472 K. sayılı) kararıyla; davalılardan ... ...AŞ'nin satıcı sıfatıyla, diğer davalı şirketin ise garanti veren ithalatçı sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğu, bu nedenle davalıların husumet itirazlarının yerinde olmadığı, davacı tarafından aracın 08/01/2016 tarihinde faturalı olarak satın alındığı, satın alma tarihi ile dava tarihi arasında 3 yıl 1 ay 14 gün geçtiği, bu müddet zarfında aracın 100.607 km yol kat ettiği, bu süre içinde araçta 17 kez DPF arızası meydana geldiği, bu arızanın egzoz sistemindeki partikül filtre doluluk oranının sınırları aşmasından meydana gelen bir arıza olduğu, arızanın rejenarasyon yapılmak suretiyle servisçe tamir suretiyle giderilmesi gerektiği, bilirkişilerin açıkladığı üzere süre olarak satın alma tarihi ile dava tarihi arasında ortalama her 67 günde bir, km olarak ise ortalama her 5.918 km'de bir bu arızanın gerçekleştiği, yetkili servisler tarafından yapılan ancak arızayı tamamen gideremeyen onarımlar ile davacının sürekli oyalandığı, bu nedenle davalıların aracı yenisiyle değiştirmeyip, yetkili servisin geçici tamirleri ile alıcıya tekrar teslim etmesine göz yumdukları, bu şekilde ağır kusurla hareket ettikleri, bu nedenle de zamanaşımı süresinden TBK 231/2 madde gereğince yararlanamayacakları, tüm dosya kapsamına nazaran aracın satılırken ayıplı olduğunun belli olduğu, DPF arızasının satıştan çok kısa süre sonra ortaya çıkması ve sürekli tekrarlaması nedeniyle esasen satılmadan önce fenni kontrolleri yapılsaydı ortaya çıkabileceği, bu haliyle aracın ayıplı olarak satıldığı, bilirkişi raporunda aracın teknik ve güvenlik yönünden bu şekilde kullanılmasının uygun olmadığının, bu nedenle yenisiyle değiştirilmesinin veya bedelinin iadesinin gerektiğinin belirtildiği, yargılama esnasında aracın bir kazaya karıştığının belirlendiği, bilirkişi tarafından kaza nedeniyle değer düşüklüğünün 10.150-TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü dava konusu aracın aracın yenisi ile değiştirilmesine, kararın infazı esnasında 10.150-TL'nin davacıdan alınıp davalılara ödenmesine karar verilmiştir.
Davalılar vekilinin istinafı üzerine Dairemiz'in 07/09/2023 tarihli (2021/243 E. 2023/1308 K. sayılı) kararıyla; mahkemece, teknik üniversitelerde görev yapan konularında uzmanların bulunduğu, 3 kişilik yeni bilirkişi kurulundan, araç üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davacının şikayetlerinin kullanım hatası nedeniyle meydana gelip gelmediği, bu kapsamda arızanın rejenerasyon işlemi için kullanma kılavuzunda belirtilen talimatlara uyulmamasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, dizel partikül filtresinin kısa sürede dolmasının ve arızalanmasının araçtaki ayıptan ileri gelip gelmediği, bu hususun ayıp niteliğinde olup olmadığı hususlarında denetime elverişli ve taraf itirazlarını karşılar nitelikte rapor alınması gerektiğinden ve 6098 sayılı TBK m.
227/4 kapsamında araçtaki sorunun DPF sisteminin tamamen değiştirilmesi ile giderilip giderilemeyeceği hususunda inceleme yaptırılmaması, aracın benzeri ile değişimi yerine bu şekilde onarımın somut olaya uygun düşüp düşmediği hususunun değerlendirilmemesi doğru görülmediğinden davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Mahkemece bilirkişiden ek rapor almak suretiyle 24/10/2024 tarihli (2023/700 E 2024/870 K sayılı) kararıyla dava konusu aracın misli ile değiştirilmesine karar verilmiş olup, karara karşı davalıların istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 13/03/2025 tarihli (2024/2008 E.
2025/406 K. Sayılı) kararıyla; Dairemizin 24/10/2024 tarihli kararında belirtilen şekilde inceleme yapılmadan karar verilmesi doğru olmadığından, sair istinaf nedenleri incelenmeksizin davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, kararın kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.Mahkemenin 09/10/2025 tarihli (2025/408 E. 2025/739 K.sayılı) kararıyla; aracın alınmasından kısa bir süre başlayan ve devam eden aynı arızadan dolayı defalarca tamire girdiği, fakat tamirin bir türlü sağlanamadığı, makul sürede açılan davadaki yargılama sürecinin uzaması sebebiyle aracı misliyle değiştiremeyen davacıdan, söz konusu aracı kullanmadan tutmasının beklenemeyeceği, geldiği km'yi ileriye sürerek talebin reddinin uygun olmadığı, ortada sürekli tekrarlayan ve devam eden tamir edilememiş bir arızanın halen mevcut olduğu, satıcının kendisince satışa arz edilen aracın arkasında durması gerektiği, yetkili servisin de bir türlü tamir edemediği bu araçtan dolayı iş bu davada satıcı ile birlikte zarardan sorumlu olması gerektiği, dizel olan bu aracın çok kısa kullanımlardan sonra en az 45-50 dakika yüksek devirle boş olan yollarda kullanılmak suretiyle partikülünün temizlenmesinin beklenemeyeceği, bu araçların satışında şehir trafiğine uygun olmadığı, bu nedenle bu tür kullanımlar için satın alınmaması yolunda alıcılara bir uyarı yapılmadığı, imalat esnasında laboratuvar ortamında belirlenemeyen bu tıkanma ve hata sebebinin imalatçı tarafından tespiti ve giderilerek üretilmesi, üretilmiş araçlarında ise yetkili servislerinde bu işlemin yapılması beklenirken bundan kaçınılmaması nedeniyle davalıların sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne, TBK 227.
madde gereğince ... plakalı ve 0962556306DTA motor, SolWA2KF8GA556946 seri nolu aracın (2016 model ...marka ... Sport 3.0 modelli ve 330.000 km'de olan takyidatsız bir araçla) misli ile değiştirilmesine, misli ile değiştirilmesi sağlandığı taktirde İİK 24. madde gereğince aracın davalı ... Oto AŞ veya davalıların talebi halinde ... Otomotiv AŞ adına tesciline, kararın infazı esnasında 10.150-TL'nin davacıdan alınıp davalılara ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davalı ... ...AŞ vekili; aracın 2015 model olduğu halde hükümde 2016 model olduğu belirtilmek suretiyle hatalı karar verildiğini, misli ile değişime ilişkin kararın çelişkili olarak verildiğini, mahkemece zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, dava konusu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımının dolduğunu, davacının ayıp ihbarı yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle dava açma hakkının ortadan kalktığını, DPF rejenerasyonunun aracın kullanım kılavuzunda yer aldığını, araçtaki filtre özelliği hakkında bilgilendirilmediği iddialarının yersiz olduğunu, davacının basiretli tacir olarak 2 ve 8 günlük muayene ve ihbar külfetini yerine getirmediğini, bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, hem servis hizmetinden bahsedildiğini hem de üretimsel ayıplı olduğunun belirtildiğini, bilirkişi tarafından aracın kullanım kılavuzunun incelenmediğini, araçtaki DPF şikayetinin nereden kaynaklandığının araştırılmadığını, raporun bilimsel ve teknik kriterleri taşımadığını, aracın DPF rejenrasyonunun kullanım kılavuzunda açıkça yer aldığını, bu hususun davacıya anlatıldığını, yol testlerinde de rejenerasyonun otomatik olarak devreye girdiğini, aracın dava tarihinden itibaren 200.000 km yol aldığını, halihazırda 329.612 km olduğunu, 10 yıldır sorunsuzca kullanılan aracın ayıplı olduğunun iddia edilemeyeceğini, araçta 6 yıl boyunca 200.000 km yol yapılmasına rağmen DPF şikayeti görülmediğini, 16/07/2019 tarihinde araç 113.560 kmde iken yapılan keşif esnasında araçta herhangi bir arıza tespit edilmediğini, davanın açıldığı tarihte 73.740 km olan aracın şu anda 329.612 km olduğunu, bu hususunda aracın imalattan kaynaklı bir ayıp bulunmadığını gösterdiğini, Ankara 12.
Tüketici Mahkemesinde görülen benzer davada davanın reddine karar verildiğini, bahsi geçen dava dosyasına sunulan bilirkişi raporunda da bahsi geçen hususların belirtildiğini ve raporun hükme esas alınarak davanın reddedildiğini, dava konusu araçta ayıplı olarak nitelendirilebilecek bir husus bulunmadığını, her ne kadar davanın reddine karar verilmesi gerekmekte ise de kabule göre de misli ile değişime hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca davacının aracı kullanmaktan dolayı elde ettiği faydaların da dikkate alınması gerektiğini, yine aracın davacının elinde iken geçirdiği kaza sonrası oluşan hasardan dolayı meydana gelen değer kaybının daha fazla olacağını, bilirkişinin değer kaybına ilişkin tespitlerinin eksik incelemeye dayalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.2-Davalı ...
...AŞ vekili; kanundaki ihbarla ilgili hak düşürücü sürelerin aşıldığını, araçtaki servis işlemlerinin aracın sürüş güvenliğini azaltmadığını, değerini düşürmediğini, orjinalliğini bozmadığını, bu nedenle aracın ayıplı kabul edilmesininde mümkün olmadığını, karara dayanak olarak rapora karşı itirazların dikkate alınmadığını, aracın laboratuvarda incelenmesi gerektiğini, davacının DPF ikazı yandığında aracı kullanmaya devam etmesi gerekirken, her ikaz yandığında aracı hatalı olarak servise getirdiğini, bu hususun davacıya defalarca anlatıldığını, DPF ikazının bir arıza olmadığını, kullanım kılavuzunda nasıl hareket edileceğinin yazılı olduğunu, araçta sadece 1 kere arıza meydana geldiğini, bilirkişilerin araçtaki arıza sayısını hatalı olarak tespit ettiklerini, servis kayıtlarının hatalı olarak yorumlandığını, aracın dava tarihinden itibaren 200.000 km yol aldığını, halihazırda 329.612 km olduğunu, 10 yıldır sorunsuzca kullanılan aracın ayıplı olduğunun iddia edilemeyeceğini, araçta 6 yıl boyunca 200.000 km yol yapılmasına rağmen DPF şikayeti görülmediğini, buna rağmen bilirkişilerin arızanın devam ettiğine dair tespitlerinin çelişkili olduğunu, kaldı ki, davacı yasanın kendine tanıdığı seçimlik haklardan yetkili servislerine başvurmak suretiyle onarım seçimini kullanmasına rağmen iş bu davayı açma hakkı kalmadığını, davacının şikayetlerinin tamamen giderildiğini, aracın ayıplı olmadığı açık ise de, aracın ücretsiz onarılması ya da bedel indirimine karar verilmesi gerekirken misli ile değişime karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, tacirler arası satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı misliyle değişim veya bedel iadesi istemine ilişkindir.
Davacı, davalı ... ...AŞ'den satın aldığı aracın, egsozt filtresi dolu ikazı vererek çekişten düştüğü ve hızlanamadığı şikayeti ile defalarca davalı şirkete ait serviste kaldığını, her seferinde onarılsa da aracın yeniden aynı arızayı verdiğini, araçtaki ayıba ilişkin kalıcı bir çözüm bulunamadığını belirterek aracın misli ile değiştirilmesini talep etmiştir. Davalılar ise davacının şikayetlerinin müşteri memnuniyetsizliğine ve yanlış kullanıma dayalı olduğunu, davacının ikaz lambası yandığında aracın kullanım kılavuzunda da belirtildiği şekilde DPF dejenerasyonunu yapması halinde ikaz lambasının söneceğini ve herhangi bir sorun kalmayacağını, aracın mevcut durumu itibariyle herhangi bir ayıbının bulunmadığını, aracın dizel araç olması nedeniyle DPF dejenerasyonunun yapılması gerektiğini, davacının aracın bu özelliğini bilerek aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece araçta 3 yıllık süre içerisinde 17 defa meydana gelen DPF arızasının gizli ayıp niteliğinde olduğu gerekçesiyle dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalılarca istinaf yoluna başvurulmuştur. Bu durumda öncelikle çözülmesi gereken uyuşmazlık; dava konusu aracın ayıplı olup olmadığı, sonucuna göre ayıp ihbar sürelerine riayet edilip edilmediği, zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı noktalarında toplanmaktadır. Satıcının ayıba karşı tekeffül borcu TBK'nın 219 vd maddelerinde düzenlenmiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 219. maddesinde (818 sayılı Borçlar Kanunu 194. madde) "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.
Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." düzenlemesi yer almaktadır.TBK'nın 227. maddesinde ise satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları; "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte aynı kanun hükmünde; alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkimin, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceği (m.227/4);
satılanın değerindeki eksikliğin satış bedeline çok yakın olması halinde ise alıcının, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabileceği (m.227/5) belirtilmiştir. Somut olayda, dava konusu aracın davalı satıcı ... ...AŞ'den 08/01/2016 tarihinde satın alındığı, ilki 02/03/2016 tarihinde araç henüz 6.622 km'de sonuncusu 22/02/2019 tarihinde araç 100.607 km'de olmak üzere toplam 17 defa "Egzoz filtresi dolu - DPF arıza" şikayeti ile aracın davalı satıcıya ait servise getirildiği, aynı arızaların devam ettiği iddiasıyla açılan eldeki davada gerek dairemizin kaldırma kararından önce yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda gerekse dairemizin kararında belirtildiği şekilde üniversitede görevli bilirkişi heyetinden alınan raporda dizel partikül filtre tıkanması şeklindeki arızanın üretimden kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğu yönünde görüş bildirildiği, mahkemece de bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davalı tarafça davacının muayene ve ihbar külfetini yerine getirmediği ileri sürülmüş ise de bilirkişi raporunda ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunun tespit edildiği ve davacının arıza akabinde yetkili servise müracaat ettiği anlaşılmakla davalının ihbara yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davalı tarafından zamanaşımına dayalı istinaf nedeni ileri sürülmüş ise de arızanın garanti süresinde meydana gelen ve garantinin sona ermesinden sonra da devam eden ayıp niteliğinde olduğu anlaşılmakla zamanaşımına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Davalılarca, davacının şikayetinin kullanıcı hatasından kaynaklandığı, dizel yakıtla çalışan araçların tümünde DPF dejenerasyonu işleminin yapılması gerektiği, bunun bir ayıp olmadığı savunulmakta ise de dava konu aracın ilk rejenerasyon probleminin henüz yeni iken ortaya çıktığı, servis kayıtlarının incelenmesinde 02/03/2016 tarihinde 6.622 km de ilk defa serviste yapı yakıt depo kit değişimi ve DPF rejenerasyonunun yapıldığı, bilahare yaklaşık 1 ay sonra 7.658 km de tekrar DPF rejenerasyonunun yapıldığı, bundan sonra yine kısa aralıklarla servise girilip DPF sistem arıza arama / DPF rejenerasyonu gibi işlemler yapılarak geçici çözümler bulunmaya çalışıldığı, ancak problemin kalıcı olarak çözülemediği anlaşılmaktadır.
Dairemizin son kaldırma kararında sonra bilirkişi heyeti incelemesinde taşıt üzerinde 21 hata kodunun mevcut olduğu, bunların 11 adetinin davaya konu egzoz sistemi ile ilişkili olduğu, aracın davaya konu hatasının şanzıman hatasından değil egzoz sisteminden kaynaklandığı, aracın mevcut hali ile kullanılması mümkün ise de normale göre çok kısa süreli aralıklarla bakım yapılması gerektiği, dolayısıyla iki bakım arasında 5-6 kez temizlik işlemine tabi tutulacağı, aracın mevcut haliyle kullanılmasının motor ve çevre elemanlarının ömürlerini olumsuz etkilediği, motorun koruma modunun düşmesi ve yeterli verimi vermemesi gibi sonuçlarının ortaya çıktığı, mevcut arızanın sürece bağlı olarak kullanımdan kaynaklanmadığı, gizli ayıp niteliğinde olduğu tespit edilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ve mahkemece hükme esas alınan rapor, aracın test öncesi ve sonrası verileri de incelenmek suretiyle detaylı olarak yapılan değerlendirme sonucunda düzenlenmiş olup, varılan sonucun gerekçeleri açıkça ortaya konulduğundan hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Bu durumda garanti süresi içinde meydana gelen ve sonrasında da devam eden, davalılara bağlı yetkili servislerce de çözüm bulunamayan ayıp nedeniyle davalı ... satıcı sıfatıyla, davalı ... ise garanti veren sıfatıyla sorumludur. Araçtaki arızanın, araçtan faydalanmayı ortadan kaldıran nitelikte bir ayıp olduğu, yetkili serviste yapılan onarımlara rağmen arızanın güncel olduğu tespit edilmekle, bedelde indirim ya da onarıma hükmedilmemesi yerindedir. Ayrıca, davalı tarafça aracın davacıya teslim edildiği tarihten iade edileceği tarihe kadar kullanımdan kaynaklanan yararların dikkate alınması gerektiği ileri sürülmekte ise de satış bedelinin de davalı satıcının uhdesinde ve tasarrufuna açık bulunduğu (Yargıtay 19.
Hukuk Dairesi'nin 09/02/2014 tarihli, 2013/6084 E.2014/3237 K; 17/05/2012 tarihli 2011/13713 E. 2012/8309 K. sayılı içtihadı) dikkate alındığında davalıların aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. 2015 olan araç model yılının hükümde 2016 olarak hatalı gösterildiği anlaşılmakta ise de maddi hatadan kaynaklanan hususun mahkemece tashih yolu ile düzeltilmesi mümkün olduğu da göz önüne alınarak davalılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; davalılar vekilleri tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 40.898-TL istinaf karar harcından davalılarca peşin yatırılan 20.450-TL harcın mahsubu ile kalan 20.448-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 90-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 31/12/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/286959 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi