Çekin avans olarak verildiğinin ispat yükü davacıdadır
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1852 E. 2025/2112 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Satış sözleşmelerinde aksi kararlaştırılmadıkça tarafların edimlerini eş zamanlı ifa etmesi kural olduğundan (TBK 207), malı teslim almadan önce avans ödediğini ileri süren taraf bu iddiasını ispat yükü altındadır. Çek bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olduğundan bir illete bağlı değildir; çekin bedelsiz/avans amaçlı verildiğini ileri süren taraf bu iddiayı ancak yazılı veya kesin delille ispatlayabilir (senede karşı senetle ispat kuralı, HMK 201-202). Sözleşme ilişkisinin varlığını gösteren ancak çeklerin avans niteliğine dair açık bir beyan içermeyen belgeler ile soyut iddialar bu ispat yükünü karşılamaz; bu durumda ticari defterlerin incelenmesi de sonucu değiştirmez.
Ele alınan sorunlar
Çeklerin avans olarak verildiğinin ve mal teslim edilmediğinin ispatı → ret
İddia: Davacı vekili, sözleşme ilişkisinin whatsapp ekran görüntüleri, çek teslim tutanakları, ticari defterler ve davalı tarafından düzenlenen fatura ile ispat edildiğini, malların teslim edildiğini ispat yükünün davalıda olduğunu, bilirkişi raporunun bu tespitlerine aykırı karar verildiğini ve ticari defterlerin HMK 199 kapsamında delil olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.
Gerekçe: TBK'nın 207. maddesi uyarınca satış sözleşmelerinde aksi kararlaştırılmadıkça taraflar edimlerini aynı anda ifa etmekle yükümlüdür; bu nedenle malı teslim almadan avans ödemesi yaptığını iddia eden taraf bu iddiasını ispat yükü altındadır. Peşin satış karinesi uyarınca davacının çeki avans niteliğinde verdiğini yazılı delille kanıtlaması gerekir. Çek, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilen bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir; bir illete bağlı olması gerekmez ve çekin bedelsiz olduğunu ileri süren taraf bu iddiayı ispatla yükümlüdür. Menfi tespit davasında senedin bedelsizliğine dair iddia, HMK'nın 201. maddesi gereğince ancak yazılı/kesin delille ispatlanabilir; kambiyo senedinin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak nitelikteki hukuki işlemler tanıkla ispat olunamaz (senede karşı senetle ispat kuralı), bunun HMK'nın 202. maddesindeki delil başlangıcı ve karşı tarafın muvafakati şeklinde iki istisnası bulunmaktadır. Davacının sunduğu whatsapp görüntüsünde taraflar arasında bir alım satım ilişkisi kurulduğu görülse de, davaya konu çeklerin bu ilişki kapsamında verildiğine dair hiçbir açıklama ya da kanaat uyandıracak beyan bulunmamakta, listenin neyle ilgili olduğu da belli değildir. Çek teslim tutanağı olarak sunulan belgeler ise sadece çeklerin elden teslim alındığını gösteren imzalı fotokopilerden ibarettir. Davacının iddiası bu haliyle soyut kalmış, soyut borç ikrarı sayılan çeklere karşılık ticari defterler incelenerek sonuca varılamayacağından, çeklerin avans olarak verildiğini kanıtlayan yazılı/kesin delil sunulmadığından davanın reddine ilişkin hükümde isabetsizlik bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Çekin bedelsizliğine/avans niteliğine dayalı menfi tespit davalarında ispat yükünün senedin bedelsizliğini ileri süren tarafta olduğu ve bu iddianın ancak yazılı/kesin delille ispatlanabileceği (senede karşı senetle ispat kuralı ve istisnaları) yönündeki gerekçe, bu tür uyuşmazlıklar için emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası↗ bedelsizlik iddiası↗ peşin satış karinesi↗ senede karşı senetle ispat kuralı↗ delil başlangıcı↗ bağımsız borç ikrarı↗ kambiyo senedi↗ ispat yükü↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/1852
KARAR NO 2025/2112
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 18/09/2024
NUMARASI 2023/243 Esas - 2024/644 Karar
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 06/04/2023
İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/12/2025
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; tarafların 26.01.2023 tarihinde 4.000.000-TL bedel karşılığında ..., ... gibi markaların çay makinesi, kahve makinesi, dikey süpürge, tost makinesi, klima vs. ürünleri satın almak için anlaştıklarını, tarafların bu ürünlerin bir ay içinde teslim edilmesinde mutabakat sağladıklarını, davalıya bu anlaşma üzerine 26.01.2023 tarihinde toplam 4.000.000- TL bedelli 16 adet çek keşide edildiğini, davalı yanın işbu dava tarihine kadar sadece 250.000-TL miktarda klima ürünlerini teslim ettiğini, davalının 26.02.2023 tarihinde teslim etmesi gereken diğer hiçbir ürünü teslim etmediğini, teslim edilmeyen ürünlerin ürün kodları, marka model ve isimleri, adetleri, fiyatları ve toplam tutarlarını içeren belgeyi dilekçe ekinde sunduklarını, müvekkilinin sözleşmeden döndüğünü, bu sebeple çeklerin müvekkiline iadesini talep ettiklerini, İİK nın 72 maddesi gereğince Borçlunun, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabileceğini, davalı firmanın 26.02.2023 tarihinde teslim etmesi gereken ürünleri halen dahi teslim etmediğini,verilen çeklerin de bedelsiz hale geldiğini, bahse konu çeklerin her birinin tacir çeki olduğunu, bedelsiz hale gelen ...
Bankası Tuzla OSB Şubesi - 26.04.2023 düzenleme tarihli 275.000-TL, 25.04.2023 düzenleme tarihli 225.000-TL, 27.04.2023 düzenleme tarihli 275.000- TL, 30.04.2023 düzenleme tarihli 225.000-TL, 20.05.2023 düzenleme tarihli 275.000-TL, 24.05.2023 düzenleme tarihli 225.000-TL, 27.05.2023 düzenleme tarihli 275.000-TL, 31.05.2023 düzenleme tarihli 225.000-TL, 21.06.2023 düzenleme tarihli 275.000-TL, 24.06.2023 düzenleme tarihli 225.000-TL, 27.06.2023 düzenleme tarihli 275.000- TL, 30.06.2023 düzenleme tarihli 225.000-TL, 22.07.2023 düzenleme tarihli 275.000-TL, 26.07.2023 düzenleme tarihli 225.000-TL, 28.07.2023 düzenleme tarihli 275.000-TL, 31.07.2023 düzenleme tarihli 225.000-TL bedelli çeklerin müvekkiline iadesine, aksi halde 3.750.000-TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere şimdilik 20.000-TL'sinin 26.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile 3.665.322,55 TL'nin 26.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; TBK'nın 207. maddesi, “Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olduğu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." hükmünü haiz olduğu, satıma konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispat yükü altında olduğunu, satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans niteliğinde çek ile ödeme yaptığını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği, ayrıca çek, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilen bir ödeme aracı olup, çekin de avans olarak verildiğini ispat yükü davacı üzerindedir.
Öte yandan çek, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü, çekin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine dayanak gösterilen tek gerekçe, çeklerin avans olarak verildiğinin ispat edilmediği olduğu, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini hem whatsapp ekran görüntüleri ve çek teslim tutanakları ile, hem de ticari defterleri ve bu defterlerin incelenmesinde atıf yapılan -ekte de yer alan- davalı tarafından düzenlenen 20.02.2023 tarihli ... nolu fatura ile ispat ettiğini, davalının sözleşme gereği malları teslim ettiğini ispat etmesinin beklenmesi gerektiğini sözleşme ilişkisini kanıtlayan whatsapp ekran görüntüleri ve çek teslim tutanaklarının dikkate alınmadığını çeklerin avans niteliği taşıyıp taşımadığı malların teslim edilip edilmemesi ne ve ne zaman teslim edildiğine bağlı bir olgu olduğunu, malların teslim edildiğini ispat yükü müvekkil üzerinde değil, davalı üzerinde olduğunu, bilirkişi raporunda davalı tarafından kesilen -ekte de yer alan- 20.02.2023 tarihli ...
nolu faturanın ve satış sözleşmesi ilişkisinin varlığı saptanmış, davalının malları teslim ettiğine dair delilin bulunmadığı tespit edildiğini, mahkeme bilirkişinin bu tespitlerinin aksine karar vermiş ve neden raporun hükme esas alınmadığına kararın gerekçesinde asla değinmediğini, 6100 sayılı Kanun'un 199 uncu maddesinde yer alan “Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir” şeklindeki tanımlama kapsamında ticari defterlerin de 6100 sayılı Kanun anlamında ticari bir belge niteliğinde delil olduğu hususunda bir tereddüt bulunmadığını, Davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle defter kayıtlarının müvekkil lehine delil olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava İİK'nın 72 maddesi kapsamında menfi tespit (istirdat) davasıdır.
Davacı, keşidecisi olduğu dava konusu çekleri davalıdan aldığı malların avansı olarak davalıya verdiğini, ancak davalı tarafından mallardan sadece 250.000-TL'lik bedele isabet eden klima ürünlerinin teslim edildiğini belirterek bedelsizliğe dayalı menfi tespit ve alacak isteminde bulunmuştur.TBK'nın 207. maddesi, “Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." hükmünü haizdir. Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır.
O halde, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispat yükü altındadır. Satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans niteliğinde çek ile ödeme yaptığını yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Ayrıca çek, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilen bir ödeme aracı olup, çekin de avans olarak verildiğini ispat yükü davacı üzerindedir. Diğer yandan çek, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü, çekin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir.Menfi tespit davasının konusunu oluşturan senedin bedelsizliğine dair iddiayı ispat yükü üzerinde olan senet borçlusu bu iddiasını, HMK’nın 201.
maddesi gereğince ancak yazılı delille/kesin delille ispatlayabilir. Zira bir kambiyo senedine bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, değeri ne olursa olsun tanıkla ispat olunamaz. Senede karşı senetle ispat kuralı olarak adlandırılan bu kuralın karşı tarafın muvafakati ve HMK’nın 202. maddesinde düzenlenen delil başlangıcı olarak adlandırılan iki istisnası mevcuttur.Davacı tarafça ibraz edilen bir sayfalık watshap görüntüsünde; "bir gün izin lütfen, tamamdır, 22.03.2023 tarihinde akabinde iletildi ibaresi ile ürün kodu, adet, fiyat, total başlıkları altında toplam 3660 adet ürün birim fiyatlardan toplam 4.973.000-TL listenin bulunduğu, listenin altında devamla merhaba, hayırlı sabahlar, teşekkür ederim, hayırlı sabahlar" ibareleri bulunmaktadır.
Mesajlardan taraflar arasında bir alım satım ilişkisi kurulduğu bu ilişki kapsamında davaya konu çeklerin verildiğine ilişkin hiçbir açıklama, kanaat uyandıracak bir beyan yoktur. Listenin neyle ilgili olduğu belli değildir.Çek teslim tutanakları olarak söz edilen de; fotokopisi çekilen çeklerin sayfa altında çeklerin elden teslim alındığı belirtilerek isim ve imza bulunmaktadır.Açıklanan nedenlerle; Davacı taraf çeklerin alınacak mal karışığı avans olarak verildiğini ileri sürmüş ise de bu beyan iddiadan ibaret kalmış olup, soyut borç ikrarı sayılan çeklere karşılık ticari defterler incelenerek bir sonuca varılamayacağından çeklerin avans olarak verdiğini kanıtlar delil sunmadığından davanın reddine ilişkin hükümde isabetsizlik bulunmamış, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 22/12/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/286957 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi