6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kefalette 10 yıllık hak düşürücü süre ve 1 yıllık ek süre uygulaması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1748 E. 2025/2071 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalHak düşürücü süreİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Gerekçe özeti

TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş kefalet sözleşmelerinde, TBK 598/3-4 ile ilk defa öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre TBK'nın yürürlük tarihi (01/07/2012) itibariyle dolmuş olsa bile, 6101 sayılı Kanunun 5/2. maddesi uyarınca hak sahibine tanınan bir yıllık ek süre içinde (01/07/2013'ten önce) icra takibine geçilmişse hak düşürücü süre dolmamış sayılır.

Ele alınan sorunlar

Kefalete ilişkin 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolup dolmadığı → ret

İddia: İtiraz eden borçlular vekili, TBK 598. maddede düzenlenen 10 yıllık sürenin hak düşürücü süre olduğunu, bu sürede kesilme veya durma olamayacağını ileri sürerek hak düşürücü süre nedeniyle ihtiyati haciz kararına itirazın kabul edilmesi gerektiğini ve ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: TBK 598/3 uyarınca gerçek kişi tarafından verilen her kefalet, sözleşmenin kurulmasından itibaren 10 yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar; 598/4 uyarınca kefalet 10 yıldan fazla süre için verilmiş olsa bile uzatılmadıkça kefil ancak 10 yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir. 6101 sayılı Kanunun 1. maddesinin son cümlesine göre TBK'nın yürürlüğe girmesinden sonra gerçekleşecek sona erme TBK hükümlerine tabidir. Aynı Kanunun 5/2. maddesi uyarınca, TBK ile hak düşürücü süre veya özel zamanaşımı süresi ilk defa öngörülmüş olup başlangıç tarihi itibariyle bu süre dolmuşsa, hak sahipleri TBK'nın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıllık ek süreden yararlanır; bu ek süre TBK'da öngörülen süreden daha uzun olamaz. 6. madde uyarınca 5. madde, TBK'da öngörülen diğer süreler için de uygulanır. Somut olayda icra takibi 25/06/2013 tarihinde başlatılmıştır; TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihi itibariyle kefalet için öngörülen 10 yıllık süre dolmuş olsa da, bir yıllık ek süre dolmadan (01/07/2013 tarihinden önce) icra takibi başlatıldığından hak düşürücü süre dolmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İhtiyati haciz talebinin yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı → ret

Gerekçe: Alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve fon alacağı sayılıp sayılmayacağı hususlarının yargılama sonunda belirleneceği, genel kredi sözleşmeleri ve kat ihtarlarına dayalı alacak bakımından yaklaşık ispatın sağlandığı anlaşılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

TBK'nın yürürlüğünden önce kurulan kefalet sözleşmelerinde 10 yıllık hak düşürücü sürenin 6101 sayılı Kanun m.5/2'deki bir yıllık ek süre ile birlikte hesaplanması yöntemini somut tarihlerle uygulaması nedeniyle bu husustaki uyuşmazlıklar için emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
TBK 598/3-4 uyarınca gerçek kişi tarafından verilen kefalet, sözleşmenin kurulmasından itibaren 10 yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar; TBK'nın ilk defa öngördüğü bu süre başlangıç tarihi itibariyle TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinde dolmuş ise, 6101 sayılı Kanun m.5/2 uyarınca hak sahibi TBK'nın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıllık ek süreden yararlanır; bu ek süre dolmadan yapılan icra takibi ile hak düşürücü süre kesilmiş sayılır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz ihtiyati hacze itiraz kefalet hak düşürücü süre yaklaşık ispat genel kredi sözleşmesi kat ihtarı

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 598/3TBK 598/4 · 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun — 6101 sayılı Kanun 16101 sayılı Kanun 5/26101 sayılı Kanun 6

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/1748

KARAR NO 2025/2071

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 09/10/2025 (Ara Karar)

NUMARASI 2025/604 Esas

İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN

TALEP İhtiyati Hacze İtiraz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/12/2025

İhtiyati hacze itirazın reddine ilişkin ara kararın ihtiyati hacze itiraz eden davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TALEP VE ARA KARAR

Derdest itirazın iptali davasında alacaklı davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi üzerine asıl alacak bakımından ihtiyati haciz kararı verildiği, itiraz edenlerin itirazı üzerine mahkemece; ... Bankası ile dava dışı Balenka şirketi arasında imzalanan 14.08.1995, 04.09.1995 ve 20.09.1995 tarihli genel kredi sözleşmesine, davalılar ... ... ve ... ...'in murisi ... ...'in ile davalı ... ...'nun da kefil sıfatıyla imza attıkları, sözleşmelerde kefalet süresi bulunmadığı, ... Bankası tarafından Beşiktaş 8. Noterliğinin 10/07/2000 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 21/06/2000 tarihi itibariyle 9.807.170.381 TL (9.807,17 TL), Beşiktaş 8. Noterliğinin 06/05/1997 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 06/05/1997 tarihi itibariyle 43.455.209.600 eTL (43.455,20 TL) üzerinden hesabın kat edildiği, takibe 25/06/2013 tarihinde geçildiği ve takibin 24/04/2023 tarihinde yenilerek 2023/18216 esas numarasını aldığı anlaşılmakla ihtiyati hacze itirazlarının reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İtiraz eden borçlular vekili; İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün ... (Eski Esas: ...) Esas sayılı takip dosyasından Müvekkiller Murisi ... ... ile Müvekkil ... ... yönünden takibin kesinleştiği iddia edildiği, müvekkillerine ödeme emri tebliğ edilmediğini, TMSF'nin de 14.02.2006'da takip dosyası alacaklısı ... ... Yönetim AŞ'ye devrettiği görüldüğünü, TBK 598 inci maddede düzenlenen 10 yıllık süre hak düşürücü süre olup, Müvekkiller Murisi ... ... ile Müvekkil ... ...'nun, Türkiye ... Bankası AŞ nezdindeki takibe konu 14.08.1995, 04.09.1995 ve 20.09.1995 tarihli sözleşmeleri kefil olarak imzalaması karşısında, hak düşürücü sürede kesilme ve/veya durma da olamayacağından öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle ara kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir.

TBK'nın 598/3. Maddesi ''Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak 10 yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.'' 598/4. Maddesinde ise ''Kefalet 10 yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak 10 yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir.'' şeklinde hükmünü haizdir.6101 sayılı kanunun 1. maddesinin son cümlesinde ''.......TBK'nın yürürlüğe girmesinden sonra bu fiili ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye TBK hükümlerine tabidir.'' denilmiştir. Aynı yasanın 5/2. maddesinde ''TBK ile hak düşürücü süre veya özel bir zamanaşımı süresi ilk defa öngörülmüş olup da başlangıç tarihi itibariyle bu süre dolmuş ise, hak sahipleri TBK'nın yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıllık ek süreden yararlanırlar.

Ancak bu ek süre, TBK'da öngörülen süreden daha uzun olamaz.'' şeklinde, 6. maddesinde ise ''Bu kanunun 5. maddesi uygun düştüğü ölçüde TBK'da öngörülen diğer süreler hakkında da uygulanır.'' şeklinde düzenleme yapılmıştır. Eldeki davada; 25/06/2013 tarihinde icra takibi başlatılmış olup TBK nın yürürlüğe girdiği 1.7.2012 tarihi itibariyle kefalet için öngörülen 10 yıllık sürenin dolmuş olduğu, ancak bir yıllık ek süre dolmadan (01.07.2013 tarihinden evvel) icra takibi başlatıldığı hak düşürücü sürenin dolmadığı; alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, fon alacağı sayılıp sayılmayacağı yargılama sonunda belirleneceği genel kredi sözleşmeleri ve kat ihtarlarına dayalı alacak bakımından yaklaşık ispatın sağlandığı anlaşılmakla itirazın reddine ilişkin ara kararda isabetsizlik görülmemiş;

ihtiyati haciz kararına itiraz eden davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

İhtiyati haciz kararına itiraz eden davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/12/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/286955 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.