Borç tasfiye protokolü sonrası açılan istirdat davasının reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1814 E. 2025/2055 K. · · İlk derece: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ Emsal
Gerekçe özeti
İcra takibi kesinleştikten sonra taraflar arasında imzalanan ve kararlaştırılan bedelin ödenmesi halinde tarafların birbirini ibra edeceğini düzenleyen borç tasfiye protokolü, borcu söndüren bir ibra niteliği taşır; tacir olan tarafın imzaladığı bu protokol hükümleriyle bağlı olduğu ve irade bozukluğu iddia/ispat edilmediği hallerde, protokol sonrası açılan istirdat davası reddedilir. Ayrıca, uyuşmazlığın konusu davalının fahiş faiz işlettiği/fazla tahsilat yaptığı iddiasına ilişkinse ve bu iddianın değerlendirilmesi delil sözleşmesi niteliğindeki banka kayıtlarına dayanabiliyorsa, müflisin ticari defterlerinin incelenmemiş olması tek başına kararı hatalı kılmaz.
Ele alınan sorunlar
Ticari defterlerin incelenmeden karar verilmesi → ret
İddia: Davacı, müflisin ticari defterleri incelenmeden, yalnızca davalı taraf kayıtlarına dayanan tek yönlü ve eksik bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, defterlerin sunulması için süre talebinin reddedildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK 355(1) uyarınca istinaf incelemesi, resen gözetilecek hususlar dışında istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılır. Müflisin defterlerine yargılama sürecinde ulaşılamamış ve iflas idaresine teslim edilmemiş olsa da, eldeki davanın konusu bankanın fazla alacak tahsil ettiği, ihalede yatırılan paraya yasal faiz işlediği halde davalı bankanın fahiş oranda faiz işlettiği iddiasıdır; bu iddianın değerlendirilmesi için müflisin ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Genel Kredi Sözleşmesi'nin 6.1. maddesi delil sözleşmesi niteliğinde olup, davacının iddiaları da defter incelemesini gerektirmemektedir. Bu nedenle ticari defterlerin incelenmediği yönündeki istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Borç tasfiye protokolünün geçerliliği ve ibra sonucu borcun sona ermesi → ret
Gerekçe: İcra takibi başlatıldıktan sonra tacir sıfatını haiz davacı şirket ile müteselsil kefil, protokol yaparak kalan borcu mutabakatla belirlemiş; banka kalan borçtan yarı oranında indirim yaparak kalan parayı tahsil etmiş ve borcu tasfiye etmiştir. Protokolde, kararlaştırılan bedel ödendiğinde tarafların birbirini ibra etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Bu ödemenin yapıldığı davalı tarafça da kabul edilmiştir. İbra, borcu söndüren bir sebep olup, takip kesinleştikten sonra yapılan protokolün geçersiz olduğuna dair bir iddia ve delil ileri sürülmemiştir. Tacir olan davacı, imzaladığı protokol hükümleri ile bağlıdır; irade bozukluğu sebepleri iddia ve ispat edilmemiştir. Bu nedenle davanın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararlaştırılan bedelin ödenmesi karşılığında ibra öngören borç tasfiye protokolünün, takip kesinleştikten sonra imzalanmış olsa da borcu sona erdirici etkisinin bulunduğu ve tacir olan tarafı bağladığı yönündeki değerlendirme; ayrıca istinaf incelemesinin istinaf sebepleriyle sınırlı yapılacağı ve uyuşmazlığın niteliğine göre ticari defter incelemesinin her durumda zorunlu olmadığı yönündeki tespit bakımından emsal niteliğindedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istirdat davası↗ ibra↗ borç tasfiye protokolü↗ delil sözleşmesi↗ ticari defter↗ müteselsil kefalet↗ istinaf sebepleriyle sınırlılık (HMK 355)↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/1814
KARAR NO 2025/2055
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 12/11/2024
NUMARASI 2023/382 Esas - 2024/675 Karar
DAVA
İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 06/12/2016
İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/12/2025
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı iflas idare memuru tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davalı tarafından, İstanbul 9. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile yapılan takipte; borç miktarının 3.703.845-TL olarak belirtildiğini, takip sonrası yapılan haciz ile satış yapıldığını ve borcun ödendiğini, icra takibi sürecinde müvekkilinin alacaklı bankanın baskısı nedeniyle menfi tespit davası açamadığını, bu nedenle istirdat davası açıldığını, müvekkilinin,hesaplar incelendiğinde bankanın, müvekkiline elindeki teminat miktarından çok fazla kredi kullandırdığının görüldüğünü , hiçbir bankanın teminattan fazla kredi verip risk almayacağını, dolayısıyla verilen kredi miktarı; müvekkilin verdiği ipotek teminatından daha az olduğunu, icra takibinde uygulanan temerrüt faizlerinin çok yüksek olduğunu, %20 ile %34 arasında değiştiğini, toplamda 2.580.000-TL ana para borcunun yaklaşık 1 yılda 3.703.845-TL olduğunu, hacizli malın satış sürecinde kötü niyetli bir kişinin satışa itiraz ettiğini, satış bedeli icra dairesi tarafından yasal faiz ile devlet bankasında değerlendirilirken, alacaklı bankanın bu sürede borca temerrüt faizi uyguladığını bunun sonucunda;
müvekkilin borcu 3.703.845-TL'den 5.043.210,43-TL'ye çıktığını, alacaklı bankanın haksız tahsil ettiği miktarın tespit edilerek iadesinin yapılmasını,şimdilik 50.000-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkili bankanın Pendik Şubesi tarafından davacı şirkete kredi kullandırıldığını, borcun ödenmediğini, bunun üzerine borçlular hakkında İstanbul 9. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını borca itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiğini, banka lehine ipotekli taşınmazın satışı üzerine dosyaya gelen satış bedeli ile alacaklarının kısmen tahsil edildiğini, kalan borcun 1.120.659,99-TL olduğunu, kalan borcun tahsili için diğer ipotekli taşınmazın satışını gerçekleştirmeyerek, iyi niyetli davranarak alacak bedelinden kısmen feragat ettiklerini, protokol kapsamında 29/07/2016 tarihinde 475.009,65-TL borcun nakden ve defaten yatırılması durumunda dosya riskinin tasfiye edileceğinin imza altına alındığını, davacı tarafından bu protokolün imzalandığını, bunun üzerine yapılan ödeme kapsamında davacı tarafından kötüniyetli olarak bu davanın açıldığını, kesinleşen takipte faiz oranlarının açıkça belirtildiğini, istenilen temerrüt faiz oranlarında da yasaya aykırı bir yön bulunmadığını, taraflar arasında çıkacak uyuşmazlıklar bakımından Genel Kredi Sözleşmesi'nin 6.1.
Maddesine göre müvekkili banka defter ve kayıtlarının kesin delil niteliğini teşkil ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI VE SÜREÇ:Mahkemece ilk olarak, 12/11/2019 tarihli celsede tarafların dosyayı takip etmemeleri nedeniyle, HMKnın 150. madde gereğince, takip edilmeyen dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, HMK nın 150/5. Maddesi gereğince dava dosyası işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Kararın davacı iflas idaresi vekili tarafından istinafı üzerine Dairemizin 2023/972 Esas - 2023/747 Karar sayılı ilamı ile "Eldeki dava; 05/12/2016 tarihinde açılmış olup; davacı şirketin dava açıldıktan sonra24.05.2018 tarihinde iflas kararı verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine Gebze İcra Müdürlüğü'nün...- İflas sayılı dosyası ile tasfiyenin devam ettiği,İkinci Alacaklılar Toplantısının 16.05.2022 tarihinde yapıldığı,İflas kararı kesinleşmeden 12/11/2019 tarihli celsesinde tarafların dosyayı takip etmemeleri nedeniyle, HMK nın 150.
madde gereğince, takip edilmeyen dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, HMK nın 150/5. maddesinde dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde yenilenmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, iflas kararı kesinleşip ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonraya kadar durdurulması gereken davanın takip edilmediğinden bahisle önce işlemden kaldırılması akabinde açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır." denilerek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Kaldırma kararından sonra mahkemece; alınan bilirkişi raporunda; davalı banka ile davacı arasında borç tasfiye sözleşmesi imzaladığını ancak kayıtlar incelendiğinde tahsilat olmadığı 2.
madde gereği takip ve davaların kaldığı yerden devam edeceği karar altına alındığından, davalı bankanın kat tarihi itibarı ile belirlediği 3.612.245.71-TL alacağını takip talebinde asıl alacak olarak kabul ettiğinden takip tarihinden itibaren hesaplama yapılacağını, 30.05.2016 tarihi itibarı ile icra satışından gelen tutar toplamı, 4.443.168.73-TL - 4.460.707.16-TL = 17.538.43-TL kalan borç tutarı. (ek:10 ve devamı tahsilatların açıklaması) hesaplandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı iflas idare memuru; mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, bilirkişi raporunun yalnızca davalı taraf kayıtları incelenerek hazırlandığını, taraflar arasındaki ticari ilişki, borç ve alacak durumu iki tarafın kayıtlarının karşılaştırılması ile belirlenmediğinden bilirkişi raporu eksik ve tek yönlü olduğunu, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, dayanak belgeler ve hareketler detaylı inceleme yapılmadan sonuç kısmına varılmış, mahkemenin eksik raporu hükme esas alarak hatalı karar verdiğini, müflisin defterlerinin bulunması için yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığını, 02.01.2019 tarihli bilirkişi raporu ve 10.12.2023 tarihli bilirkişi raporu ile bilirkişi raporlarına karşılık yeni bir rapor alınmadan 10.12.2013 tarihli raporun karara esas alındığını, bu rapora dayanarak müflisin defterleri mevcut olmadığından davayı reddettiğini, 12.11.2024 tarihli celsede ...'nun feri müdahale talebinde bulunmuş, talebi kabul edildiği halde feri müdahilin defterleri sunmak için süre talebinin reddedildiğini, süre verilmesi halinde ticari defterlere ulaşabilmesi mümkün olabilecekken mahkeme tarafından buna imkan tanınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacı vekili; davacının ticari defterleri incelenmeden alınan raporun tek yanlı ve hatalı olduğunu; davacı müflisin ticari defterlerinin yeterince araştırılmadığını ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.Davacı hakkında ki iflas kararından evvel müflis hakkında; 11 kalem kredi kartı, taksitli ticari kredilerden oluşan detayları, temerrüt faiz oranları takip talebi ve ödeme emrinde yazılı 3.612.245,71-TL nakit alacağın, 11.600+80.000-TL gayrinakit alacağın toplam 3.703.845-TL alacağın nakit alacaklara yine yazılı oranda temerrüt faizleri işletilerek tahsili ,gayrinakit alacağın deposu için müflis hakkında 10.07.2015 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Esasen davacının iddiası takip sürecinde davalının üzerinde baskı kurarak menfi tesbit davası imzalattığı, takipte fahiş faiz oranları işlettiği iddiasına dayalıdır.
Mahkemece ve bilirkişi kurulu tarafından üzerinde durulmayan 21.07.2016 tarihli borç tasfiye protokolü ile "18.07.2016 tarihi itibariyle alacaklı davalı bankanın anapara, faiz, bsmv dava mahkeme masrafı vs.
1. 120.659,99-TL nakit kredi borcu bulunduğu; borçlu 29.07.2016 tarihine kadar 475.009,62-TL yi ödediği takdirde banka ve borçlu kefillerin birbirini karşılıklı olarak ibra edecekleri" kararlaştırılmış, borcun kararlaştırılan tarihde ödenmesi halinde ipoteğin kaldırılacağı taahhüt edilmiştir. Esasen bu ödemenin yapıldığı davalı vekilinin cevap dilekçesinde kabul edilmiş, protokolden sonra dava açıldığına itiraz edilmiştir. Protokol ekinde sunalan talimat örneğinden ipotek borçlusu ...'ın aynı miktarda aynı tarihde ödeme talimatı verdiği anlaşılmaktadır. İcra takibi başlatıldıktan sonra tacir sıfatını haiz davacı şirket ile müteselsil kefil taraflar protokol yaparak kalan borcu mutabakatla belirlemişler ve banka kalan borçtan yarı oranında bir indirim yaparak kalan parayı tahsil etmiş borcu tasfiye etmiştir.
Kararlaştırılan bedel ödendiğinde tarafların birbirini ibra etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. İbra borcu söndüren bir sebep olup takip kesinleştikten sonrada yapılan protokolün geçersiz olduğunu kabule yarar bir iddia ve delil ileri sürülmemiştir.Davacı vekilinin istinaf sebepleri davacı müflisin ticari defterleri incelenmeden verilen kararın hatalı bilirkişi raporuna dayalı olduğu yönünde olup HMK nın 355(1)maddesi uyarınca istinaf incelemesi resen gözetilecek hususlar dışında istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılır.Davacı vekili müflisin ticari defterlerinin incelenmediğini ,incelenmek üzere gerekli çabanın gösterilmediğini ileri sürse de müflisin defterlerine yargılama sürecinde ulaşılamamış, iflas idaresine de teslim edilmediği anlaşılmıştır.
Ancak; elde ki dava bankanın fazla alacak tahsil ettiği ihalede yatırılan paraya yasal faiz işlediği halde davalı bankanın fahiş oranlarda faiz işlettiği borcun çoğaldığı iddiasında müflisin ticari defterlerinin incelenmesi için bir sebeb yoktur.Genel kredi sözleşmesinin 6.1. maddesi delil sözleşmesi niteliğinde olduğu, iddialarının da müflisin ticari defterlerinin incelenmesini gerektirmediği dikkate alınarak bu yolda ki istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle;somut olayda tesbit edilen hukuki duruma göre ; taraflarca borç tasfiye protokolünün yerine getirildiği, tacir bulunan davacının imzaladığı protokol hükümleri ile bağlı olduğu, protokol ile kalan borçtan indirim yapılarak ödeme yapıldığı, irade bozukluğu sebeplerini iddia ve ispat edilemediğinden davanın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamış olup, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı iflas idare memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı iflas idare memurunun istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 250-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 15/12/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/286941 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi