Uluslararası hava taşımasında zayi olan emtia için sınırlı sorumluluk
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2085 E. 2025/1697 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ EmsalZamanaşımıDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Uluslararası hava taşımasında (Montreal Konvansiyonu'nun uygulandığı hallerde) taşıyıcının sorumluluğu, gönderen tarafından yükün teslimi sırasında varış yerindeki menfaatine ilişkin özel bir değer bildirimi yapılmadığı takdirde, kilogram başına belirlenen SDR tutarı ile sınırlıdır. Emtianın değerinin gümrük evraklarında veya faturada gösterilmesi, ya da taşıyıcının bu belgelerden emtianın değerini bilmesi, özel değer bildirimi niteliğinde sayılmaz. Yük taşımasında taşıyıcının ağır kusurlu olması, konvansiyonda öngörülmediğinden sınırlı sorumluluğu kaldırmaz (bu istisna yolcu/bagaj taşımalarına özgüdür). FOB teslim şartıyla yapılan satışta ödemenin mal mukabili kararlaştırılmış olması halinde, mal alıcıya teslim edilinceye kadar satıcının malın üzerindeki menfaati sürdüğünden aktif husumeti bulunur.
Ele alınan sorunlar
Taşıyıcının sorumluluğunun Montreal Konvansiyonu 22/3 uyarınca sınırlı olup olmadığı → ret
İddia: Davacı vekili; emtianın içeriğinin ayar raporu, fatura, gümrük evrakları ve GSP sertifikası ile davalıya bildirildiğini, davalının gönderi içeriğini ve değerini bildiğini, bu belgelerin özel fayda/değer bildirimi niteliğinde olduğunu, bu nedenle sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanamayacağını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Montreal Konvansiyonu'nun 22. maddesine göre yük taşımasında zıya halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderen tarafından yükün teslimi esnasında varış yerinde tesellümdeki menfaatine dair özel bir bildirim yapılmadığı takdirde, hasar tarihi itibariyle kilogram başına belirlenen SDR tutarı ile sınırlıdır. Somut olayda taşıma için davacı tarafından yapılmış özel değer bildirimi bulunmadığı gibi, bu nedenle ek bir ödeme de yapılmamıştır. Gümrük mevzuatı bakımından emtia değerinin gösterilmesi zorunlu olup, emtianın değerinin gümrük evraklarında gösterilmesi özel değer bildirimi niteliğinde değildir. Davalı taşıyıcının taşıma sırasında fatura ve ayar raporundan haberdar olması da özel değer bildirimi yapıldığı anlamına gelmemektedir. Kıymetli maden cinsindeki emtianın kapalı paket içerisinde mühürlü olarak teslim edildiği davacının kendi beyanı ile sabit olduğundan, davalının fatura içeriğini bildiği yönündeki iddia sonuca etkili değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Taşıyıcının ağır kusurunun sınırlı sorumluluğu kaldırıp kaldırmadığı → ret
İddia: Davacı vekili; kayba hiçbir açıklama getiremeyen davalının ağır kusurlu olduğunu, hem ilgili mevzuat hem de Montreal Konvansiyonu uyarınca taşıyanın ağır kusurunun sınırlı sorumluluğu kaldırdığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Emtianın zararı daha fazla olsa bile davalı hava taşıyıcısı, kayıp halinde ağır kusuru mevcut olsa dahi sınırlı sorumluluk hükümlerine tabidir. Konvansiyon, yük taşımasında ağır kusur halinde sınırsız sorumluluk öngörmemektedir; Konvansiyonun ağır kusur halinde sınırsız sorumluluğa ilişkin hükmü yolcu ve bagaj taşımaları hakkında geçerlidir, yük taşımasına uygulanmaz.
Gerekçe kaynağı: özgün
Fazlaya ilişkin talebin zamanaşımı gerekçesiyle reddinin doğru olup olmadığı → ret
İddia: Davacı vekili; arabulucuya başvuru ile zamanaşımının kesildiğini, ıslahla artırılan kısmın zamanaşımı nedeniyle reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava, Konvansiyonun 35. maddesinde öngörülen süre içinde açıldığından, mahkemece fazla talebin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi yerinde değildir; ancak fazla talebin taşıyıcının sınırlı sorumluluğu nedeniyle her halükarda reddi gerektiğinden, bu hatalı gerekçe sonuca etkili görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Davacının aktif husumetinin bulunup bulunmadığı (FOB teslim şartına rağmen mal mukabili ödeme) → kabul
Gerekçe: Davacı tarafından dava dışı alıcıya FOB teslim şartı ile satış yapılmış olsa da, ödemenin mal mukabili yapılacağının gümrük beyannamelerinden anlaşıldığı, bu nedenle mal alıcıya teslim edilinceye kadar davacı satıcının mal üzerindeki menfaatinin devam edeceği, dolayısıyla davacının aktif husumetinin bulunduğu kabul edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Taşıma ücretinin iadesi ve iade yükümlülüğünün hukuki dayanağı → ret
İddia: Davalı vekili; taşıma ücretinin davacıya iadesine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı, teslim koşulunu gerçekleştiremediğinden, taşıma için davacıdan aldığı ücreti davacıya iade etmekle yükümlüdür. Davalının sorumluluğunun yasal dayanağı sözleşmeye aykırılık olmakla birlikte, TBK'nın 114/2. maddesine göre haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerine uygulanması gerekmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Faizin başlangıç tarihinin doğru belirlenip belirlenmediği → ret
İddia: Davalı vekili; hasar bedelinin karar tarihinde belirlenmesine rağmen ürünlerin taşımaya teslim edildiği tarihten itibaren faize hükmedilmesinin doğru olmadığını, taşıma ücreti iadesi için de ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalının ağır kusurlu olduğu, sınırlı sorumluluğun ise ürünlerin taşıma için davalıya teslim tarihindeki SDR karşılığı üzerinden hesaplandığı dikkate alındığında, davalının faizin başlangıç tarihine yönelik istinaf nedenleri yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Uluslararası hava taşımasında gümrük evraklarında/faturada emtia değerinin gösterilmesinin veya taşıyıcının bu belgelerden haberdar olmasının Montreal Konvansiyonu 22/3 anlamında 'özel değer bildirimi' sayılmayacağı ve yük taşımasında ağır kusurun sınırlı sorumluluğu kaldırmayacağı yönündeki tespitler bakımından emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- Montreal Konvansiyonu'nun 35. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi içinde açılan davada, ıslah yoluyla artırılan talep kısmının ıslah tarihi itibariyle bu süre geçmiş olsa da, fazla talebin taşıyıcının sınırlı sorumluluğu nedeniyle her halükarda reddi gerektiğinden zamanaşımı değerlendirmesi sonuca etkili değildir.
- Dava şartı
- Davacının aktif husumetinin bulunup bulunmadığı (FOB teslim şartına rağmen mal mukabili ödeme nedeniyle davacının malın üzerindeki menfaatinin sürdüğü gerekçesiyle aktif husumetinin bulunduğu kabul edilmiştir)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
Montreal Konvansiyonu↗ sınırlı sorumluluk↗ özel değer bildirimi (fayda beyanı)↗ SDR (Özel Çekme Hakkı)↗ ağır kusur↗ aktif husumet↗ FOB teslim şartı↗ mal mukabili ödeme↗ zamanaşımı↗ kıyasen uygulama (TBK 114/2)↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/2085
KARAR NO 2025/1697
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 07/02/2022
NUMARASI 2020/392 Esas 2022/92 Karar
DAVA
Alacak
DAVA TARİHİ 01/07/2020
İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/10/2025
Davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin gümüş takı eşyası imalatı ve ihracatı yaptığını, ABD'de yerleşik alıcı ... isimli firmaya 15/10/2019 tarihli 19.532,28-USD tutarlı fatura konusu gümüş ürünlerini sattığını, bu ürünlerin alıcıya sevkinin davalı tarafından üstlenildiğini, ürünlerle ilgili dava dışı ...evinden ayar raporu alındığını, 32.020,60 gr. 925 ayar gümüş emtianın alıcıya sevk edilmek üzere 15/10/2019 tarihinde davalı tarafından teslim alındığı, ancak emtianın alıcısına ulaşmadığını, müvekkilinin bir süre bekledikten sonra ABD'de yaptığı araştırmalar neticesinde ürünün kaybolmuş olduğunu anlaşıldığını, ürünleri alıcıya teslim edemeyen şirketin müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu, yapılan tüm gümrük ve taşıma masrafları ile ürün bedelinden doğan zararın davalı yanca ödenmesi gerektiğini belirterek kaybolan emtia nedeniyle şimdilik 2.000-USD ve taşıma için yapılan masraflar için şimdilik 500-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 08/12/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesindeki talebini zayi olan eşya için 19.532,28-USD'ye, taşıma ücreti için 2.120,14-TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacı yanın kapalı ambalaj içerisinde müvekillerine verdiği yüklerin içeriğinin taşıyıcı tarafından bilinemeyeceğini, 30.05.2017 tarihli sözleşme ile davacının taşıma koşullarını kabul ettiğini, bu doğrultuda gönderi içerisindeki gümüş takı değerinin 500-USD limitini geçemeyeceğini, davanın konusunun uluslararası hava taşıması olup ihtilafın taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi hükümleri ile Türkiye'nin taraf olduğu Montreal Sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağını, Montreal Sözleşmesinin 22/3. maddesi uyarınca özel bir fayda beyanı bulunmadığı veya durumun gerektirmesi halinde ilave bir ödeme yapmadığı müddetçe taşıyıcının sorumluluğunun taşınan eşyanın brüt ağırlığının kilogramı başına 19 SDR ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacı tarafça davalıya taşınmak üzere teslim edilen emtiaların hava taşıma konşimentosundan anlaşıldığı üzere 35 kg ağırlığında olduğu, davacı tarafça bu emtiaların ABD'de bulunan şirkete gönderilmek üzere kapalı ambalaj şeklinde davalıya teslim edildiği, ancak davacı tarafça haricen ... Evi isimli firmaya yaptırılan tespite göre emtiaların 32.020,60 gr ağırlığında 925 ayar gümüş cinsli emtia olduğunun belirtildiği, dosyada mevcut konşimento ve taşıma belgelerinden dava konusu emtialar konusunda davalıya özel fayda beyanında bulunulmadığı, emtiaların sigortalanmadığı, teslim edilen kıymetli maden cinsindeki emtianın kapalı paket içerisinde teslim edildiği, mevzuat hükümlerine göre taşıyıcının gönderinin içeriğini kontrol etme yetkisinin bulunmadığı, emtiaya ilişkin faturanın bilinmesinin özel fayda beyanında bulunulduğu anlamına gelmeyeceği, bu nedenle davacının aksi yöndeki itirazlarının yerinde olmadığı, Montreal Konvansiyonunun 22/3.maddesine göre taşıyıcının sorumluluğunun kg başına 19 ÖÇH (SDR) tutarıyla sınırlı olduğu, Konvansiyonun pervasızca hareket ve ağır kusur durumunda sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanmayacağı yönündeki 22/5.
maddesinin yolcu ve bagaj taşımaları hakkında geçerli olduğu, somut olaya uygulanma koşullarının bulunmadığı, davalı taşıyıcının 665 SDR X 1.37097-USD = 911,65-USD ile sorumlu olduğu, yine gönderinin kaybedilmesi nedeni ile davalı tarafa ödenenen gönderi ücretinin iadesi gerektiği, dava dilekçesi ile talep edilen 2.000-USD tazminat bedelinin, talep edilebilecek tazminat miktarının 911,65-USD olması neden ile fazlaya ilişkin 1.088,35-USD kısmın esastan reddi gerektiği, ıslah yolu ile artırılan 15.532,28-USD talep kısmı yönünden ise ıslah tarihi itibariyle Montreal Sözleşmesinin 35.maddesinde yer alan iki yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 911,65-USD tazminatın 15/10/2019 tarihinden itibaren 3095 S.K.'un 4/A mad gereğince devlet bankalarının 1 yıl vadeli USD mevduatlarına uyguladıkları en yüksek faiz oranı uygulanarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kargo ücreti olarak ödenen 2.120,14-TL'nin 15/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin 1.088,35-USD'lik kısmın esastan, ıslah yolu ile talep edilen 15.532,28-USD'lik kısmın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
1- Davacı vekili; müvekkili şirketin dava konusu gönderiye ilişkin aldığı ayar raporu ile gönderinin toplam 32.020,60 gr ağırlığında 925 ayar gümüş ürünü olduğunun tespit edildiğini, emtianın gerekli ölçümler yapılmak suretiyle mühürlü bir şekilde davalıya teslim edildiğini, ürünün içeriğinin ne olduğu hususunun faturada açıkça yazdığı gibi davalı personeline telefonla bildirildiğini, müvekkili tarafından yaptırılan gümrük işlemleri sonucunda düzenlenen gümrük evraklarının davalıya teslim edildiğini, gümrük evraklarının davalının elinde olmadan ürünlerin ihraç edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirkete verilen sorgu numarası yapılan araştırmada kargonun davalının Los Angeles'deki biriminde olduğunun tespit edildiğini, davalının taşınan emtianın ne olduğunun bilmemesinin mümkün olmadığını, 19.532,28-USD değerindeki emtianın davalının elinde kaybolarak alıcısına teslim edilemediğini, kayba hiç bir açıklama getiremeyen davalının ağır kusurlu olması nedeniyle sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağını, taşımadan önce ...
isimli firma tarafından emtiaların incelendiğini, bu firmanın kıymetli maden ve taş analizine ilişkin Tebliğ uyarınca faaliyet gösteren ve düzenlediği belgeler resmi nitelikte olan bir firma olduğunu, kargo şirketleri tarafından ürün içeriği ve değeri sorulmadan taşıma yapılmadığını, gümrük beyan formu olmadan emtianın yurt dışına çıkarılmasının mümkün olmadığını, davalının kargo içeriğine ve değerine hiç bir süreçte itiraz etmediğini, TOBB tarafından düzenlenen 15/10/2019 tarihli GSP Sertifikasında ürünlerin orjinal gümüş eşyası olduğunun belirtildiğini, gönderi içeriğinin faturada belirtilen ağırlıkta, nicelikte ve değerde olduğunun resmi kurumlar tarafından teyit edildiğini, davalıya verilen diğer evraklar içeriğinde gönderinin ne olduğunun açıkça belirtildiğini, değer ve fayda bildirimlerinin belirli bir şekle bağlı olmadığını, hem ...'de hem de Montreal Konvansiyonunda taşıyanın ve adamlarının ağır kusurunun sınırlı sorumluluğu kaldırdığını, arabulucuya başvurulması ile zamanaşımının kesildiğini, ıslahla artırılan kısmın zamanaşımı nedeniyle reddinin de hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2- Davalı vekili; taşıma ücretinin davacıya iadesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, aksi takdirde ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken taşıma tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin doğru olmadığını, yine hasar bedelinin karar tarihinde belirlenmesine rağmen ürünlerin taşımaya teslim edildiği tarihten itibaren faiz uygulanmasının doğru olmadığını, TTK'nın 855. maddesinde 1 yıl süreli zamanaşımı bulunduğunu, ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacı tarafından Amerika'daki alıcıya satışı yapılan emtianın davalı tarafından yapılan taşıması sırasında zayi olmasından kaynaklı zararın tazmini istemine ilişkindir.Somut olayda, davacı tarafından Los Angeles/Amerika'da yerleşik alıcı ... isimli firmaya 15/10/2016 tarihli faturada belirtilen toplam 32.020,06 kg ağırlığındaki 925 ayar gümüşten mamul mücevher eşyasının 19.532,28-USD tutarla FOB teslim şartı ile satışının yapıldığı, ödemenin mal mukabili kararlaştırıldığı, davalının emtianın alıcıya sevki için kapıdan kapıya kargo taşımasını üstlendiği, emtianın davalı kargo şirketine teslim edildiği, gümrük işlemlerinin davacı tarafından yaptırıldığı, gönderinin nakliye sırasında kaybolduğu hususu ihtilaf dışı olup, mahkemece Montreal Konvansiyonu hükümleri uyarınca davalı taşıyıcının sınırlı sorumluluğu hükümleri gereğince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı her iki tarafça da istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Uyuşmazlık;
taşımaya konu gönderi içeriği ve davalının sorumlu olduğu miktardan kaynaklanmaktadır. Davaya konu taşıma ABD-Türkiye arasında gerçekleştirilmiş olup, her iki devletin taraf olduğu uyuşmazlığa Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.Montreal Konvansiyonunun 22. maddesine göre ise; yük taşımasında yükün zıyaı, hasarı veya gecikme halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderen tarafından yükün taşıyıcıya teslim edildiği esnada, gerekirse ek bir ücret ödenerek, yükün varış yerinde tesellümünde menfaati bulunduğuna dair özel bir bildirim yapılmadığı takdirde, hasar tarihi itibariyle kilogram başına 19 SDR (28/12/2019 tarihinden itibaren 22 SDR, 28/12/2024 tarihinden itibaren 26 SDR)ile sınırlıdır.
Böyle bir bildirim yapılmadığı hallerde, söz konusu tutarın gönderenin varış yerinde yükü tesellümünden elde edeceği hakiki menfaati aştığını ispatlamadığı müddetçe, taşıyıcı bildirilen tutarı geçmeyecek bir miktarı ödemekle sorumludur.Davacı tarafından dava dışı alıcıya FOB teslim şartı ile satış söz konusu ise de ödemenin mal mukabili yapılacağı kararlaştırıldığı gümrük beyannamelerinden anlaşılmaktadır. Bu nedenle mal alıcıya teslim edilinceye kadar davacı satıcının mal üzerinde menfaati devam edeceğinden davacının aktif husumeti bulunmaktadır. Eldeki davada emtianın davalı tarafından gerçekleştirilen taşıma sırasında kaybedildiği sabit olup, emtianın taşıma sırasında kaybı nedeniyle oluşan zarardan, taşıyıcı olan davalı sorumludur.
Davalı tarafça konvansiyonun 18/2. maddesi kapsamında sorumluluktan kurtulma hallerinin varlığına ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmediği gibi zayi olgusuna bir açıklama da getirilmemiştir. Bununla birlikte taşıyıcının sorumluluğu Konvansiyonun 22/3. maddesine göre sınırlı olup, sınırlı sorumluluk halinin istisnası ise, emtia taşıyıcıya verilirken göndericinin, varış yerinde teslim anındaki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunması ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemesi halidir. Somut olayda taşıma için davacı tarafından yapılmış özel değer bildirimi bulunmadığı gibi, bu nedenle ek bir ödeme yapılmamıştır. Gümrük mevzuatı bakımından emtia değerinin gösterilmesi zorunlu olup, emtianın değeri özel değer bildirimi değildir.
Yine, davalı taşıyıcının taşıma sırasında fatura ve davacının düzenlettiği ayar raporundan haberdar olması, özel değer bildirimi yapıldığı anlamına gelmemektedir. Davacı tarafça davalının fatura içeriğini bildiği ileri sürülmüş ise de teslim edilen kıymetli maden cinsindeki emtianın kapalı paket içerisinde mühürlü olarak teslim edildiği davacının kendi beyanı ile sabittir. Diğer taraftan emtianın zararı daha fazla olsa bile davalı hava taşıyıcısı kayıp halinde ağır kusuru mevcut olsa dahi sınırlı sorumluluk hükümlerine tabidir. Konvansiyon da yük taşıması için ağır kusur halinde sınırsız sorumluluk öngörülmediğinden davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Dava, Konvansiyonun 35.
maddesinde öngörülen süre içinde açıldığından mahkemece fazla talebin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi yerinde değil ise de fazla talebin taşıyıcının sınırlı sorumluluğu nedeniyle her halükarda reddi gerektiğinden bu husus sonuca etkili görülmemiştir. Bunun dışında davalı, teslim koşulunu gerçekleştiremediğinden, taşıma için davacıdan aldığı ücreti davacıya iade etmekle yükümlüdür. Davalının sorumluluğunun yasal dayanağı sözleşmeye aykırılık olmakla birlikte, TBK'nın 114/2. maddesine göre haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerine uygulanması gerekmektedir. 15/10/2019 tarihinde taşımaya teslim edilen yükün akıbeti ile ilgili herhangi bir açıklama yapmayan davalının ağır kusurlu olduğu, sınırlı sorumluluğun ise ürünlerin taşıma için davalıya teslim tarihindeki SDR karşılığı üzerinden hesaplandığı dikkate alındığında davalının faizin başlangıç tarihine yönelik istinaf nedenleri de yerinde değildir.
Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerince ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.
23/10/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/285331 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi