Sözleşme süresince itirazsız kabul edilen faturalara dayanan fazla ödeme iadesi talebi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1265 E. 2025/1705 K. · · İlk derece: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ Emsal
bayilik (acente-kıyas)
Gerekçe özeti
Bir sözleşme ilişkisi süresince karşı tarafça düzenlenen faturaları herhangi bir itiraz veya ihtirazi kayıt koymaksızın kabul edip defterlerine kaydeden ve buna göre ödeme yapan taraf, sözleşme karşılıklı anlaşmayla feshedildikten sonra geçmişe dönük olarak fazla ödeme yaptığını ileri sürerek bu bedelin iadesini talep edemez; bu tür bir talep hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir. Tacirin, gerekli bilgi ve belgeleri temin ederek basiretli davranma yükümlülüğü bulunduğundan, karşı tarafın bilgi paylaşmaması iddiası da bu sonucu değiştirmez.
Ele alınan sorunlar
Sözleşme süresince itirazsız kabul edilen faturalara istinaden yapılan ödemelerin fesih sonrası geri istenmesi → ret
İddia: Davacı vekili, fesih protokolünde tarafların ibralaşmadığını, davalının rafineri çıkış fiyatlarını bayilerle paylaşmaması nedeniyle sözleşme devam ederken itiraz etme veya ihtirazi kayıt koyma imkanının bulunmadığını, istinabe yoluyla alınan bilirkişi raporunda 100.971,73-TL fazla tahsilat yapıldığının belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.
Gerekçe: Taraflar arasındaki sözleşme karşılıklı anlaşma yoluyla feshedilmiş olup, davacı davalıdan alacaklı olduğunu iddia etse de kendi ticari defterlerinde yalnızca sınırlı bir tutarda alacaklı göründüğü, davalının defterlerinde ise herhangi bir alacak-borç kaydının bulunmadığı belirlenmiştir. Sözleşmenin devam ettiği süre boyunca davacı, davalının düzenlediği faturaları kabul ederek defterlerine kaydetmiş ve buna göre ödemeler yapmış, faturalara ve istenen ödemelere herhangi bir itirazda bulunmamış, ihtirazi kayıt koymamıştır. Bu durumda davacının geçmişe dönük fazla ödeme iddiasında bulunma ve bunu talep etme imkanı bulunmamaktadır. Davacı bu yöndeki ihtarnameyi ancak fesihten sonra göndermiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Rafineri çıkış fiyatlarının paylaşılmaması nedeniyle sözleşme devam ederken itiraz edilemediği savunması → ret
İddia: Davacı vekili, davalının rafineri çıkış fiyatlarını bayilerle paylaşmaması nedeniyle sözleşme devam ederken kar paylaşımı hesaplamasına itiraz etme veya ihtirazi kayıt koyma imkanının bulunmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacının tacir olarak basiretli davranması, gerekli bilgi ve belgeleri temin etmek suretiyle ticari ilişkisine devam etmesi gerektiği gözetildiğinde, davalının rafineri çıkış fiyatlarını paylaşmaması nedeniyle itiraz edilemediği yönündeki iddia benimsenmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Sözleşme süresince faturalara itiraz etmeden ödeme yapan tarafın, sözleşme sona erdikten sonra geçmişe dönük fazla ödeme iddiasında bulunmasının hakkın kötüye kullanılması sayılacağına ve tacirin basiretli davranma yükümlülüğüne ilişkin değerlendirmeler açısından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bayilik sözleşmesi↗ ihtirazi kayıt↗ hakkın kötüye kullanılması↗ basiretli tacir↗ kar paylaşımı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO 2022/1265
KARAR NO 2025/1705
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 29/03/2022
NUMARASI 2019/302 Esas - 2022/236 Karar
DAVA
Alacak (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 15/05/2019
İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/10/2025
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, taraflar arasında 15/01/2015 tarihli otogaz bayilik sözleşmesi ve Ek Protokol imzalandığını, sözleşmenin 22/01/2018 tarihli "Anlaşmalı Fesih Protokolü" ile feshedildiğini, müvekkilinin satın aldığı ürün bedellerini ödediğini, davalının Protokol'ün kar marjının tespiti ve paylaşımına ilişkin 3. maddesine aykırı olacak şekilde davalının bazı aylarda daha yüksek oranda kar payı ekleyerek fatura ettiğini ve müvekkilinden fazla para tahsil ettiğini, ... Rafineri fiyatlarına kolay ulaşılamadığından ve fatura tutarlarının farklı olması nedeniyle bu durumun sözleşme devam ederken belirlenemediğini, fesihten sonra şirket kayıtlarındaki incelemeden sonra müvekkilinden 2015 yılında 14.399,69-TL, 2016 yılında 28.718,78-TL, 2017 yılında 52.212,88-TL, 2018 yılında 5.640,38-TL olmak üzere toplam 100.971,73-TL fazla tahsilat yapıldığını, fazla alınan paranın avans faiziyle iadesi için davalıya noterden 15/11/2018 tarihli ihtarın gönderildiğini, davalının bu talebi kabul etmediğini ileri sürerek, 100.971,73-TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sözleşmeye uygun olarak icra edildiğini, sözleşmenin de protokolle ihtirazi kayıt konulmadan feshedildiğini, davacının iddiasını kabul etmemekle birlikte 4 yıla yakın bir süre devam eden bayilik ilişkisi sırasında davacının davakonusu hususu iddia etmediğini, yaklaşık 400 adete yakın otogaz faturasını ödediğini ve fesihten 1,5 yıl sonra açılan davada nasıl hesaplandığı belli olmayan tutarın talepedilmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, sözleşme süresince fazla tahsilat yapıldığı hususunda davacının davalıya bir ihtar veya bildirimde bulunmadığı, ihtirazi kayıt konulmadan aralarındaki sözleşmenin feshedildiği, davacının geçmişe dönük olarak kendisinden fazla ödeme alındığı iddiasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğundan kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, fesih protokolünde tarafların ibralaşmadığını; ...'ın rafineri çıkış fiyatlarını bayilerle paylaşmaması nedeniyle sözleşme devam ederken itiraz etme veya ihtirazi kayıt koyma imkanının bulunmadığını ve Aksaray AHM'den istinabe yoluyla alınmış bilirkişi raporunda müvekkilinden 100.971,73-TL fazla tahsilat yapıldığının belirlendiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin sona ermesinden sonra davalının yanlış kar payı hesabı yaptığından bahisle davacı bayiin davalıya fazladan ödediği iddia ettiği bedelin tahsili istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki 15/01/2015 tarihli otogaz bayiliği sözleşmesi, 22/01/2018 tarihli anlaşmalı fesih protokolü ile sona ermiştir. Davacının davalıya noterden gönderdiği 15/11/2018 tarihli ihtarnamede, sözleşme süresince ek protokoldeki kar paylaşımı esaslarına aykırı hesaplama yapıldığından 123.000-TL fazla fatura düzenlenerek tahsil edilen bu miktarın, tebliğden itibaren 7 gün içinde ödenmesi istenilmiş; 15/05/2019 tarihinde incelemeye konu dava açılmıştır.Davacının ticari defterlerinin incelendiği 25/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacının defterlerinde davalıya her hangi bir borcun bulunmadığı;
2018 yılı defterlerinin kapanış kayıtlarına göre davalıdan 1.378,60-TL alacaklı göründüğü ve kar paylaşımı hesabı uyarınca, 2015-2018 yılları arasında 100.971,73-TL davalıya fazla ödeme yaptığı görüşü belirtilmiştir. Davalının defterlerinin incelendiği 29/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda da, taraflar arasında borç alacak kaydının bulunmadığı görüşü belirtilmiştir.Eldeki davada davacı bayi, davalıyla bayilik sözleşmesi süresince aralarındaki protokole aykırı şekilde davalının kar paylaşım hesabını yanlış yaptığını, bu nedenle davalının kestiği faturalara istinaden fazla ödeme yapmış olduğunun sözleşmenin sona ermesinden sonra belirlendiğini ve fazla ödenen bedelin iadesini istemektedir. Taraflar arasındaki sözleşme karşılıklı anlaşma yoluyla fesh edilmiş olup, davacı davalıdan 123.000-TL alacaklı olduğunu iddia etse de kendi defterlerinde 1.378,60-TL alacaklı göründüğü, davalının defterlerinde ise her hangi bir alacak-borç kaydının olmadığı belirlenmiştir.
Sözleşmenin devam ettiği 3 yıl boyunca davacının, davalının düzenlediği faturaları kabul ederek defterlerine kaydettiği ve ona göre ödemeler yaptığı, bu kapsamda faturalara ve istenen ödemelere her hangi bir itirazda bulunmadığı, ihtirazi kayıt koymadığı dikkate alındığında, davacının geçmişe dönük fazla ödeme iddiasında bulunma ve talep etme imkanı yoktur. Davacı bu yöndeki ihtarnameyi fesihten sonra 15/11/2018 tarihinde davalıya göndermiştir. Davacının, istinaf dilekçesinde belirttiği ...'ın bayilere çıkış fiyatlarını vermediğinden itiraz edilemediği iddiası da, davacının tacir olarak basiretli davranması, gerekli bilgi ve belgeleri temin etmek suretiyle ticari ilişkisine devam etmesi gerektiği gözetildiğinde benimsenmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,7-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.23/10/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/285328 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi