6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Üst hakkı devrinde sözleşme tarihine göre borç sorumluluğunun paylaşımı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1885 E. 2025/1745 K. · · İlk derece: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Sigorta

Gerekçe özeti

Bir taşınmaz/üst hakkı devrine ilişkin sözleşmelerde, tarafların hangi tarihten önce/sonra doğan mali yükümlülüklerden sorumlu olacağı kararlaştırılmışsa, o yükümlülüğün 'doğum tarihi', idarenin tahakkuk işlemini yaptığı veya bildirimde bulunduğu tarih değil, borcu doğuran fiilin veya idari tespitin/işlemin gerçekleştiği tarihtir. İdarenin tahakkuku sonradan yapması, sözleşmeyle belirlenen sorumluluk tarihini ve sorumlu tarafı değiştirmez; borç, fiilen doğduğu tarihe göre sözleşmedeki sorumluluk kesim tarihinin öncesine mi sonrasına mı denk geldiğine bakılarak taraflar arasında paylaştırılır.

Ele alınan sorunlar

Sözleşme hükümlerine göre üst hakkı bedellerinden sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu → ret

İddia: Davalı, 26.04.2016 tarihli mutabakat metni ile davaya konu borçların 20.03.2015 tarihli sözleşmenin 10. maddesinde belirtilen tarihten önce doğan borçları da kapsadığını, bu nedenle söz konusu borçlardan davacının (ya da onu devralan şirketin) sorumlu olduğunu, ayrıca davacının idareye itiraz etmeden ve kendisine bildirimde bulunmadan ödeme yaparak yasal yolları tüketme imkanını ortadan kaldırdığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: 20.03.2015 tarihli sözleşmenin 10. maddesi gereğince, sözleşmenin imza tarihine kadar doğmuş borçlardan davalı banka, imza tarihinden sonra doğacak borçlardan ise alıcı taraf sorumludur. 26.04.2016 tarihli mutabakat metni ile bu sorumluluk tarihi 26.04.2016 olarak yeniden belirlenmiş, bu tarihten sonra doğacak ve bankaca karşılanması kararlaştırılmış parasal yükümlülükler davacı tarafından devralınmıştır. Bu doğrultuda davalı bankanın sorumluluğu 26.04.2016 tarihi ile sınırlandırılmıştır; bu tarihten önce doğan borçlardan davalı banka sorumludur. Borcun doğum tarihi, idarece tahakkukun yapıldığı veya bildirimin gönderildiği tarih değil, borcu doğuran fiilin/tespitin gerçekleştiği tarihtir; idarece tahakkuk işlemlerinin sonradan yapılması sorumlu tarafın sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu nedenle 200 yataklık izinsiz kapasite artışına ilişkin bedel yönünden, artışın Bakanlıkça tespit edildiği 16.04.2012 tarihinden itibaren doğan borç, davalının sorumlu olduğu 26.04.2016 tarihinden önceki döneme isabet eden kısım itibariyle davalıya aittir; yalnızca 16.04.2017-11.04.2018 dönemine isabet eden kısımdan davacı sorumludur. 192 yataklık kapasite artışı ve 2. ek alan tahsisine ilişkin bedellerin dayanağı ise, sırasıyla artışın/tahsisin belgeye işlendiği 25.04.2004 ve 13.10.2005 tarihli işlemler olup, bu borçlar da davalının sorumlu olduğu dönem içinde doğmuştur; idarece tahakkukun sonradan yapılmış olması bu sonucu değiştirmez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davacının idareye itiraz etmeden ödeme yapmasının rücu hakkına etkisi → ret

İddia: Davalı, alacakların zamanaşımına uğramış olmasına rağmen davacının idareye itiraz etmeden ve yargı yoluna başvurmadan, kendisine bildirimde de bulunmadan ödeme yapmış olmasının davacıyı kusurlu kıldığını ve rücu talebini geçersiz kıldığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı, borçlar ödenmeden tahsis işlemlerinin devam etmediğini belirtmiş olup, davacının idareye itiraz ederek sonuç alıp alamayacağı yönünde başvuru yapması gerektiği sonucuna varılamamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Mahkemenin duruşmada süre taleplerini reddetmesi ve eksik inceleme yapılması → tartışılmadı

İddia: Davalı, mahkemenin 01.02.2022 tarihli celsede Bakanlıktan gelen müzekkere cevabını incelemek üzere talep edilen sürenin reddedilmesinin savunma hakkını engellediğini, ayrıca Bakanlığın 19.10.2021 tarihli müzekkere cevabında belirtilen diğer kurumlara (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı) müzekkere yazılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, ek olarak 13.04.2021 tarihli ara kararlara istinaden yazılan müzekkerelerde mutabakat metni tarihinin sehven 24.06.2016 olarak yazılmış olmasının hükme dayanak yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Emsal değeri

Taşınmaz/üst hakkı devir sözleşmelerinde tarafların mali yükümlülüklerden sorumluluğunun hangi tarihe göre belirleneceği ve idarenin sonradan yaptığı tahakkukun bu sorumluluğa etkisi konusunda, borcun fiilen doğduğu tarihin esas alınması gerektiği yönündeki değerlendirme açısından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
üst hakkı devri sözleşmeye dayalı rücu sorumluluk tarihinin belirlenmesi idari tahakkuk kısmi kabul

Atıf yapılan mevzuat: 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu — 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu 15 · 6831 sayılı Kanun — 6831 sayılı Kanun ek-3/c

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1885

KARAR NO 2025/1745

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/02/2022

NUMARASI 2020/270 Esas 2022/82 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 09/06/2020

İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/10/2025

Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkil şirket ile davalı ... ve ve ... Otel İşl Tic AŞ (yeni unvan: ... Otelcilik Turizm Tic AŞ) arasında 20.03.2015 tarihli Satışa Hazırlık ve Ödeme Planına İlişkin Sözleşme, 04.06.2015 tarihli Ek Sözleşme ve 26.04.2016 tarihli Teklif-Kabul Akdi imzalandığını, söz konusu sözleşmeler ile, Antalya İli Serik İlçesi Kadriye Köyünde kain... parsel sayılı orman vasıflı taşınmazda kurulu daimi ve müstakil üst hakkının davalı bankadan müvekkili şirkete devri konusunda anlaşıldığını, 20.03.2015 tarihli sözleşmenin 10. maddesi ile; bankanın, işbu sözleşmenin imza tarihine kadar doğmuş her türlü harç, vergi, katkı payları, üst hakkı bedelleri, hasılat payı ve geçmiş tarihe yönelik bankanın sorumluluğundaki ödemelerden, alıcı firmanın ise sözleşmenin imza tarihinden sonra doğacak her türlü harç, vergi, katkı payları, üst hakkı bedelleri, hasılat payı vs.

ödemelerden sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, 26.04.2016 tarihli teklif ve bu teklifin kabulüne yönelik metinde, Netat/... şirketinin 26.04.2016 tarihinden sonra doğacak ve banka tarafından karşılanması kararlaştırılmış parasal yükümlülükleri ...olarak devralmayı teklif ettiğini ve bu teklifin davalı banka tarafından kabul edildiğini, bu kabule göre 26.04.2016 tarihinden önce doğmuş ve banka tarafından ödenmesi gereken bedellerin yine banka tarafından ödeneceğini, imzalanan sözleşmelere konu satış işlemlerinin 27.04.2016 tarihinde tamamlandığını, sonrasında müvekkili şirket tarafından tahsis işlemlerinin yapılması/uzatılması esnasında taşınmaza dair bir takım borçlar bulunduğundan borç ödenmeden tahsis işlemlerine devam edilemediğini, anılan konu ile ilgili olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 30.04.2018 tarihli ve ek kira bedeli konulu yazı ile;

'Bakanlık kontrolörlerince 16.04.2012 tarihinde söz konusu tesiste yapılan denetimde, tesisin tatil köyü bölümünde yer alan 100 personel odasının 100 müşteri odası (2y) 200 yatak olarak düzenlendiği, 200 yatak için ek üst hakkı bedeli hesaplanmasının uygun görüldüğü, ancak geçen sürede müteaddit defalar denetime gidilmesine rağmen anılan tespitin yapılamadığının, 200 personel yatağının müşteri yatağına çevrildiğinin denetimde tespit edildiği 16.04.2016 tarih itibariyle Bakanlıkça firma adına uygun görülme kapasite üzerinden kısmi turizm işletmesi belgesi düzenleneceği tarih arasında anılan 200 yataklık artış için üst hakkı bedeli hesaplanacağının bildirildiğinin, izinsiz kapasite artışının tespit edildiği 16.04.2012 tarihinden itibaren 53.815-TL tutarında yıllık ek kira bedeli hesaplanmış olup, söz konusu bedelin 16.04.2012-11.04.2018 tarihleri arasına tekabül eden tutarının ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, buna istinaden davacı tarafından 22.05.2018 tarihinde 377.682,67-TL tutarında ödeme yapıldığını, devamında yine Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 05.12.2018 tarihli ve ...

Bedeli (... Otel. Tur. Tic. AŞ) konulu yazı ile, 192 yataklık kapasite artışı için artışın belgeye işlendiği 25.05.2004 tarihi itibariyle 302.768,64-TL, 2. ek alan içinse belgeye işlendiği 13.10.2005 tarihi itibariyle 110.858,19-TL olmak üzere toplam 413.626,83-TL’nin ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, söz konusu tutarların, işlemiş faizleri ile birlikte 10.12.2018 tarihinde 841.274,45-TL (192 yataklık kapasite artışı için) ve yine 10.12.2018 tarihinde 271.437,27-TL (2. ek alan için) olarak davacı tarafından ödendiğini, bu bağlamda müvekkilinin 26.04.2016 tarihinden önce doğan toplam 1.490.394,39-TL'yi ödediğini belirterek, 1.490.394,39-TL'nin, 377.682,67.-TL’lik kısmına ödeme tarihi olan 22.05.2018’den itibaren, 841.274,45.-TL’lik kısmına 10.12.2018 tarihinden, 271.437,27.-TL’lik kısmına ise 10.12.2018 tarihinden itibaren ticari faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacının davaya konu otelin mülkiyetini 3. kişi olan ... Otel İşl AŞ'den aldığını, 20.03.2015 tarihli sözleşmenin 2. maddesi gereğince, tapu devrinden sonra resmi makamlar tarafından talep edilebilecek her türlü masrafın alıcıya ait olduğunu, bu sözleşmenin 10. maddesine göre; bankanın, işbu sözleşmenin imza tarihine kadar doğmuş her türlü harç, vergi, katkı payları, üst hakkı bedelleri, hasılat payı ve geçmiş tarihe yönelik bankanın sorumluluğundaki ödemelerden, alıcı firmanın ise sözleşmenin imza tarihinden sonra doğacak her türlü harç, vergi, katkı payları, üst hakkı bedelleri, hasılat payı vs. ödemelerden sorumlu olacağını, müvekkili ile ...şirketi arasında imzalanan 04.06.2015 tarihli sözleşme ekinde, 20.03.2015 tarihli sözleşmedeki hükmü ortadan kaldıran bir düzenleme bulunmadığını, 26.04.2016 tarihinde müvekkili ile ...arasında imzalanan teklifname ile ...şirketinin, 26.04.2016 tarihinden sonra doğacak ve bankaca karşılanması kararlaştırılmış parasal yükümlülükleri devraldığını, bu teklifname gereğince davacının müvekkilinden söz konusu tutarları talep edemeyeceğini, davacının bu ödemelere idare nezdinde itiraz etmediği gibi müvekkiline de bildirimde bulunmadığını, bu nedenle davacının müvekkilinin yasal yolları tüketme imkanını ortadan kaldırdığını, Bakanlığın 05.12.2018 tarihli yazısında, 1.

ek alan için ve 192 yataklık kapasite artışı için müvekkilinin ödeme yaptığının belirtildiğini, bu nedenle 12.01.2015 itibariyle müvekkilinin ödemekle yükümlü olduğu tutarların ödendiğini, müvekkili bankaya tahakkuk ettirilen tutarların 2015 senesinde ödendiğini, aradan 3 sene geçtikten sonra 14 yıl öncesine ilişkin bir borç ödemesi çıkarılmasının hukuken mümkün bulunmadığını, bu borcun zamanaşımına uğradığını, borcun zamanaşımı nedeniyle ödenmemiş olması gerekirken, davacı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmaksızın ve müvekkili bankaya bildirilmeksizin ödendiğinin anlaşıldığını, bu yönüyle işbu tutarın müvekkili bankaya rücu edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, bahse konu otelin mülkiyeti 26.04.2016 tarihinde davacıya devredildiğinden, 26.04.2016-11.04.2018 tarihleri arasına tekabül eden döneme ilişkin tutarın asli borçlusunun davacı olduğunu, 16.04.2012-28.04.2016 tarihleri arasındaki dönem içinse 26.04.2016 tarihli mutabakat metninde belirtildiği üzere sorumluluğun yine müvekkili bankaya değil, ...

şirketine ait olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; taraflar arasındaki 20/03/2015, 04/06/2015 ve 26/04/2016 tarihli sözleşmelerin davalı ile ... Otel İşletmecilik Org. Tic. AŞ arasında akdedildiği, davacı şirket ile ...şirketinin birleştiği, bu hususun 31/10/2018 tarihinde sicile tescil edildiği, böylece ...şirketini birleşme yolu ile devralan davacı şirketin, dava konusu sözleşmelerin de tarafı halinde geldiği, Antalya ili Serik İlçesi Kadriye Köyü Çamlık Mevkkinde kain 1510 parsel sayılı taşınmaza tapu kaydı ve üst hakkının devrine ilişkin resmi senetler kapsamından, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunup tapuda ayrı sayfaya kaydedilen davalıya ait üst hakkının davacıya devri hususunda tarafların 20/03/2015 tarihinde anlaştıkları ve tapuda devrin gerçekleştiğinin tespit edildiği, 20/03/2015 tarihli sözleşmenin akabinde bu sözleşmeye ek 04/06/2015 ve 26/04/2016 tarihli sözleşmelerin düzenlendiği, 26/04/2016 tarihli sözleşme ile 26/04/2016 tarihinden sonra doğacak ve banka tarafından karşılanması kararlaştırılmış parasal yükümlülüklerin davacı tarafından devralınacağının kararlaştırıldığı, davacının, bu tarihten önce doğmuş ve davalı bankanın yükümlülüğünde bulunan parasal yükümlülüklerin kendilerince karşılandığını iddia ederek ödenen bedellerin iadesini istediği, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü yazı cevapları kapsamından, sözleşme konusu orman içerisinde bulunan taşınmaz üzerindeki üst hakkı için ödenmesi gereken 2014 ve 2015 yıllarına ait ...

bedellerinin ödenmediği, davacının gecikme faizi ile birlikte 2014 yılı ... bedeli olarak 271.437,27-TL, 2015 yılı ... bedeli olarak ise 841.274,45-TL ödediğinin tespit edildiği, yine dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan üst hakkı kapsamında yapılmış tesis için davacı tarafından idareye 16/04/2012-11/04/2018 yılları için toplam 377.682.67-TL ödeme yapıldığı, ancak taraflar arasındaki 26/04/2016 tarihli sözleşme uyarınca bu tarihten sonra doğacak parasal yükümlülükler davacının sorumluluğunda bulunduğundan, 2016-2017 yılları arası ödenen üst hakkı bedeli toplamı 76.314,41-TL'nin davalının sorumluluğunda olmadığı, davalı sorumluluğunda iken davacı tarafından ödenen üst hakkı bedelinin ise (377.682.67-76.314,41) 301.368,26-TL olduğu, yapılan tüm saptamalar çerçevesinde davalı sorumluluğunda iken davacı tarafından idareye ödenen 271.437,27-TL, 841.274,45-TL, 301.368,26-TL toplamı 1.414.079,98-TL'nin davalı tarafından davacıya iadesi gerektiği, davacının iade alacağı sözleşmeye dayalı olup, dava tarihinden önce temerrüt gerçekleşmediğinden, tespit edilen tutara dava tarihinden itibaren avans faizi işletilebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.414.079,98-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili; müvekkili ile davalı ... arasında imzalanan 20.03.2015 tarihli sözleşmenin 2. maddesinde, tapu devrinden sonra resmi makamlar tarafından talep edilecek her türlü masrafın alıcıya ait olacağının belirtildiğini, aynı sözleşmenin 10. maddesinde, bankanın, işbu sözleşmenin imza tarihine kadar doğmuş her türlü harç, vergi, katkı payları, üst hakkı bedelleri, hasılat payı ve geçmiş tarihe yönelik bankanın sorumluluğundaki ödemelerden, alıcı firmanın ise sözleşmenin imza tarihinden sonra doğacak her türlü harç, vergi, katkı payları, üst hakkı bedelleri, hasılat payı vs. ödemelerden sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, takiben müvekkili ile ... arasında imzalanan 26.04.2016 tarihli mutabakat metninde ise, 26.04.2016 tarihinden sonra doğacak ve banka tarafından karşılanması kararlaştırılmış parasal yükümlülüklerin ...şirketince devralınacağının kabul edildiğini, bu hüküm ile 20.03.2015 tarihli sözleşmenin 10.

maddesinde bankanın yükümlülüğünde olduğu belirtilen 20.03.2015 tarihine kadar doğmuş tutarların kastedildiğini, söz konusu metinler bir arada değerlendirildiğinde, 26.04.2016 tarihli mutabakata konu teklif karşılığında banka tarafından ...’e satış bedelinden indirim yapıldığını, bu indirimin yapılmasının sebebinin, mutabakat tarihi olan 26.04.2016 tarihinden sonra bankanın bahse konu taşınmazdan kaynaklı herhangi bir borçluluk durumu ile karşı karşıya kalmamasını temine yönelik olduğunu, davaya konu edilen borçların Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 30.04.2018 ve 05.12.2018 tarihli yazılarına dayandığını, dolayısıyla söz konusu borçların 26.04.2016 tarihi sonrasında ortaya çıktığını, bu yönüyle söz konusu borçlardan, 26.04.2016 tarihli mutabakat metni ile bu borçları yükümlenen ...’in (dolayısıyla davacının) sorumlu olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı şirketin idarenin talep ettiği tutarlara karşı itiraz etmeden, yargı yoluna başvurmaksızın ve idarenin söz konusu talepleri hakkında müvekkiline bilgi dahi vermeksizin talep edilen tutarları sorgusuz sualsiz ödediğini, davacının bu davranışının, söz konusu tutarlara ilişkin olarak müvekkili bankanın yasal yolları tüketme imkanını tümüyle ortadan kaldırdığını, bu nedenle basiretli bir tacir olarak müvekkiline bildirimde bulunmayan davacının rücu talebinin reddi gerektiğini, ...

bedeli olarak belirtilen ödeme talebine istinaden Bakanlığın 05.12.2018 tarihli yazısında, Antalya Orman Bölge Müdürlüğü’nün 12.01.2015 tarihli yazısında 1.ek alan için 80.505,30-TL, 192 yataklık kapasite artışı için ise 88.307,52-TL orman köylüleri kalkındırma gelirinin gecikme faiziyle birlikte müvekkilince ödendiği açıkça ikrar edildiğini, bu yönüyle 12.01.2015 tarihi itibarıyla müvekkilinin ödemekle yükümlü olduğu tutarların ödendiğini, buna rağmen 2004 yılı itibariyle 302.768,64-TL, 2. ek alan için 13.10.2005 tarihi itibarıyla ise 110.858.19-TL tutarında borç hesaplanarak faizleriyle birlikte ayrı ayrı 841.274,45-TL ve 271.437,27-TL olarak davacı tarafından ödenmesinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkiline tahakkuk ettirilen tutarlar 2015 yılında ödenmekle, aradan 3 sene geçtikten sonra 14 yıl öncesine ilişkin bir borç ödemesi çıkarılmasının hukuken mümkün olmadığını, 6183 sayılı kanunun 102.

maddesi uyarınca amme alacaklarında 5 yıllık zamanaşımı süresinin söz konusu olduğunu,Bakanlığın 30.04.2018 tarihli yazısı ile, 16.04.2012 tarihinde 200 yataklık izinsiz kapasite artışı tespit olunduğu, 16.04.2012 ila 11.04.2018 tarihleri arasına tekabül eden dönem için işbu izinsiz kapasite artışı nedeniyle yıllık 53.815-TL tutarında ek kira bedeli talep edildiği, davacının müvekkiline bildirimde bulunmadan bu dönem için 377.682,67-TL tutarında ödeme yaptığını,otelin mülkiyeti 26.04.2016 tarihli mutabakat metnine istinaden 27.04.2016 tarihinde davacıya devredildiği, 26.04.2016-11.04.2018 tarihleri arası doğan borcun sorumlusunundavacı olduğunu, mahkemece 2016 ve 2017 yılları arası için davacı tarafından ödenen 76.314,41-TL’nin müvekkilinin sorumluluğunda olmadığı belirtilmişse de, bu tutarın 16.04.2017 ila 29.06.2018 tarihleri arasına ilişkin olduğunu, davacının ödeyip de müvekkiline rücu ettiği 377.682,67-TL içerisindeki 66.465,75-TL’lik tutarın da 16.04.2016-29.06.2018 tarihleri arasına ilişkin olduğunu, mahkemece 26.04.2016 sonrası dönem için müvekkilinin sorumlu olmadığına karar verildiğine göre, 26.04.2016-29.06.2018 tarihleri arasına isabet eden tutar yönünden de müvekkilinin sorumlu olmadığının tespiti gerektiğini, 16.04.2012-26.04.2016 tarihleri arasındaki dönem içinse 26.04.2016 tarihli mutabakat metninde belirtildiği üzere sorumluluğun yine davacıya ait olduğunu, mahkemece 01.02.2022 tarihli celsede Bakanlıktan gelen müzekkere cevabını incelemek üzere süre taleplerinin reddedilmesinin savunma haklarını engellediğini, Bakanlığın 19.10.2021 tarihli müzekkere cevabında, yatırımcılar adına tahsisi yapılan kamu taşınmazları için tespit edilen kullanım/üst hakkı bedeli, hasılat payları, yararlanma bedeli, ilave yararlanma vb.

bedellerinin takip ve tahsili işlemlerinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca (Milli Emlak Genel Müdürlüğü), orman köylülerini kalkındırma geliri bedelinin tahsil ve takip işlemlerinin ise Tarım ve Orman Bakanlığınca (Orman Genel Müdürlüğü) yürütülmesi sebebiyle, konuya ilişkin olarak anılan Bakanlıklardan da bilgi alınması gerektiği belirtilmişse de, mahkemece bu Bakanlıklara müzekkere yazılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, ayrıca mahkemenin 13.04.2021 tarihli celsede aldığı 2 ve 3 no’lu ara kararlarına istinaden yazdığı yazılarda mutabakat metni tarihi olan 26.04.2016 tarihinin sehven 24.06.2016 olarak belirtilmesi nedeniyle, bu müzekkerelere verilen cevaplara dayanılarak hüküm verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacı tarafından taşınmaz üst hakkı kapsamında ödenmiş olan tutarların sözleşme kapsamında davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; davacının birleşme yoluyla 31.10.2018 tarihinde devraldığı ... ile davalı banka arasında, Hazine adına kayıtlı orman vasıflı taşınmazda kurulu daimi ve müstakil üst hakkının davalı banka tarafından ...şirketine satışı konusunda 20.03.2015 tarihli sözleşme ile davacı şirket, ...ve davalı banka arasında 04.06.2015 tarihli ek sözleşme imzalandığı, yine ...şirketi ile davalı banka arasında 26.04.2016 tarihli teklif ve kabul sözleşmesinin imzalandığını, söz konusu sözleşmeler kapsamında üst hakkının tapuda davalı banka tarafından davacı şirkete devrinin gerçekleştirildiği, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü yazıları doğrultusunda davacı tarafından 22.05.2018 tarihinde 200 yataklık artış için üst hakkı bedeli olarak 377.682,67-TL, 10.12.2018 tarihinde 192 yataklık kapasite artışı ile 2.

ek alan bedeli ve faizleri toplamı 841.274,45-TL ve aynı tarihte 2. ek alan bedeli olarak 271.437,27-TL olmak üzere toplam Orman Bölge Müdürlüğü ve Mal Müdürlüğü hesaplarına ödendiği, ödenen bedellerin sözleşmeler kapsamında davalı bankadan tahsili istemiyle işbu dava açılmış olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.20.03.2015 tarihli sözleşmenin 2. maddesinde, tapu devrinden sonra resmi makamlar tarafından talep edilecek her türlü masrafın alıcıya ait olacağı, aynı sözleşmenin 10. maddesinde ise, bankanın, işbu sözleşmenin imza tarihine kadar doğmuş her türlü harç, vergi, katkı payları, üst hakkı bedelleri, hasılat payı ve geçmiş tarihe yönelik bankanın sorumluluğundaki ödemelerden, alıcı firmanın ise sözleşmenin imza tarihinden sonra doğacak her türlü harç, vergi, katkı payları, üst hakkı bedelleri, hasılat payı vs.

ödemelerden sorumlu olacağı kararlaştırılmıştır.

26. 04.2016 tarihli mutabakat metninde ise, satış bedelinin indirilmesi karşılığında iş yeri açma ruhsatı ve işletme belgesi alınmasına ilişkin tüm masrafların ...tarafından karşılanması, bu doğrultuda 26.04.2016 tarihinden sonra doğacak ve banka tarafından karşılanması kararlaştırılmış parasal yükümlülüklerin ...şirketince devralınması hüküm altına alınmıştır. Turizm Bakanlığı tarafından davacı şirkete gönderilen 30.04.2018 tarihli yazıda; Bakanlık kontrolörlerince 16.04.2012 tarihinde söz konusu tesiste yapılan denetimde, tesisin tatil köyü bölümünde yer alan 200 personel yatağının müşteri yatağı olarak düzenlendiğinin tespit edildiği, 200 yatak için ek üst hakkı bedeli hesaplandığı görüldüğü belirtilerek, bu kapsamda söz konusu tespitin yapıldığı 16.04.2012 tarihinden 11.04.2018 tarihine kadar olan dönem için yıllık 53.815-TL ek kira bedeli ödenmesi talep edilmiş olup, davacı tarafça bu yazı doğrultusunda 377.682,67-TL ödeme yapılmıştır.

Yine Bakanlık tarafından davacıya gönderilen 05.12.2018 tarihli yazıda; taşınmaz üzerindeki 406 yataklı otel kapasitesinin 25.04.2004 tarihi itibariyle 598 yatağa çıkarılması nedeniyle 192 yataklık kapasite artışı için artışın belgeye işlendiği 25.05.2004 tarihi itibariyle 302.768,64-TL, taşınmaza 9.219 metrekare 2. ek alan tahsisi nedeniyle ise tahsisin belgeye işlendiği 13.10.2005 tarihi itibariyle 110.858,19-TL olmak üzere toplam 413.626,83-TL’nin ödenmesinin talep edildiği, davacı tarafından 192 yatak kapasite artışı için 302.768,45-TL ve 538.505,81-TL gecikme zammı olmak üzere 10.12.2018 tarihinde 841.274,45-TL ve 2. ek alan tahsisi nedeniyle ise 110.8588,19-TL ve 160.579,08-TL gecikme zammı olmak üzere toplam 271.437,27-TL ödeme yapılmıştır.

20. 03.2015 tarihli sözleşmenin 10. maddesi gereğince, işbu sözleşmenin imza tarihine kadar doğmuş olan borçlardan davalı bankanın sorumlu olacağı kararlaştırılmış olup, 26.04.2016 tarihli mutabakat metninde ise, 26.04.2016 tarihinden sonra doğacak ve banka tarafından karşılanması kararlaştırılmış parasal yükümlülüklerin ... (davacı) şirketince devralınması kararlaştırılmıştır. Bu doğrultuda davalı bankanın sorumluluğu 26.04.2016 tarihi ile sınırlandırılmış olup, bu tarih öncesinde doğan borçlardan davalı banka sorumludur. 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunun 15. maddesinde, ormanlarda yer alacak turizm yatırımı belgeli tesislerin, 6831 sayılı kanunun ek-3/c fıkrası uyarınca ödemek zorunda oldukları bedelin, tahsis tarihini takip eden üçüncü yıldan itibaren, beş yıl vade ve beş eşit taksitte alınacağı hüküm altına alınmıştır.Davacının 377.682,67-TL ödemesi, otele izinsiz 200 yatak kapasitesi eklenmesi nedeniyle belirlenen üst hakkı bedeline ilişkindir.

Söz konusu kapasite artışı Bakanlıkça 16.04.2012 tarihinde tespit edilmiş olup, davacı tarafından ödenen bedel de 16.04.2012-11.04.2018 dönemine ilişkindir. Bu bedelden 16.04.2017-11.04.2018 dönemine ilişkin kısımdan, yukarıda belirtilen sözleşme hükümleri doğrultusunda davacı sorumludur. Bu döneme kadar olan kısım ise, davalının sorumluluğunun sona erdiği 26.04.2016 öncesine ait olduğundan, davalı bankanın sorumluluğundadır. Borç 2012 yılı itibariyle doğmuş olup, idarece tahakkuk işlemlerinin sonradan yapılması, davalı bankanın sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Davacının 841.274,45-TL ve 271.437,27-TL tutarlı ödemeleri ise, kapasite artışı ve otel taşınmazına ek alan tahsisi işlemlerinden kaynaklanmaktadır.

Bu borçların dayanağı, kapasite artışının belgeye işlenme tarihi olan 25.04.2004 ile ek alan tahsisinin belgeye işlenme tarihi olan 13.10.2005 tarihli işlemlerdir. Dolayısıyla söz konusu borçlar da davalı bankanın sorumlu olduğu dönem içerisinde doğmuştur. Bu borçlar bakımından da idarece tahakkuk işlemlerinin sonradan yapılmış olması, davalı bankanın sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Yine davalı vekilince, alacakların zamanaşımına uğramasına rağmen davacı tarafça bu konuda idareye itiraz edilmeksizin ve yargı yoluna başvurulmaksızın ödeme yapmış olması nedeniyle davacının kusurlu olduğu ileri sürülmüşse de, davacı borçlar ödenmeden tahsis işlemlerinin devam etmediğini belirttiği ,sonuç alıp alamayacağı başvuruları yapması gerektiği sonucuna varılamamaktadır.Açıklanan nedenlerle,Davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 96.595,80-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 24.149-TL harcın mahsubu ile kalan 72.446,80-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 13-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.30/10/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/285308 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.