Maaş ödeme protokolünde promosyon iadesinde husumet ve temerrüt faizi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1388 E. 2025/1754 K. · · İlk derece: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Bankacılık Sözleşmesinden (Maaş Ödeme Protokolü) Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Bir sözleşmede, üçüncü kişiye yapılan ödemenin şartların sağlanamaması halinde iade edilmesi hususunda sözleşmeye taraf olan ve iadeye muvafakat/taahhüt eden kişiye pasif husumet yöneltilebilir. Farklı uzmanlık alanlarındaki bilirkişilerden oluşan heyet raporu, sayı olarak yeterliyse tek başına usule aykırılık oluşturmaz. Takas-mahsup def'inin kabulü için karşı alacağın varlığının ortaya konulması gerekir. İhtarnamenin tebliğ şerhi bulunmasa da, muhataba gönderilen ihtara cevaben verilen ve talebi kabul etmediğini bildiren cevabi ihtar tarihi, temerrüt başlangıcı olarak esas alınır. Görevsizlik kararı üzerine dosyanın görevli mahkemeye gönderilip yargılamaya orada devam edilmesi halinde, yalnızca esas hakkındaki yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmeli; görevsizlik kararı nedeniyle ayrıca (mükerrer) vekalet ücretine hükmedilmemelidir.
Ele alınan sorunlar
Davalının promosyon iadesi talebinde pasif husumeti → ret
İddia: Davalı vekili, protokolün 3.1. maddesine göre promosyon ödemesinin dava dışı şirkete yapılacağının düzenlendiğini, bu nedenle davanın kendisine yöneltilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Protokolün 3.2. maddesinde davalı şirketin promosyon ödemesinin dava dışı şirkete yapılmasına muvafakat ettiği, 3.3. maddesinde ise minimum personel şartının sağlanamaması halinde eksilen personel sayısına orantılı kısmın davacı bankanın yazılı talebi üzerine her iki şirket (davalı ve dava dışı şirket) tarafından iade edileceğinin düzenlendiği görülmektedir. Davalı, iade hususunda da davacıya taahhütte bulunduğundan, davalıya pasif husumet yöneltilebilecektir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Bilirkişi heyetinin oluşumunun HMK 297'ye aykırılığı → ret
İddia: Davalı vekili, iki kişilik bilirkişi heyetinin HMK 267'ye (metinde 297 olarak da anılmıştır) aykırı olduğunu, farklı uzmanlık alanından bilirkişilerden oluşmasının usule aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Hükme esas alınan bilirkişi raporu iki kişi ise de heyetin farklı uzmanlık alanlarındaki bilirkişilerden oluşması HMK'nın 297. maddesine aykırılık teşkil etmemektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalının takas-mahsup def'i → ret
İddia: Davalı vekili, davacının hukuka aykırı olarak müvekkilinin bilgilerini üçüncü bir şirketle paylaşması nedeniyle uğradığı zarar için davacıdan alacağının bulunduğunu, bu alacağın takas-mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Eldeki davada davacıdan takas-mahsuba konu edilebilecek bir alacağın varlığı ortaya konulmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Temerrüt tarihi ve işlemiş faiz talebi → kabul
İddia: Davacı vekili, davalıya gönderilen 01/02/2017 tarihli ihtara davalının 06/02/2017 tarihli cevabi ihtarla karşılık vermesi nedeniyle bu tarihte temerrüde düştüğünü, işlemiş faiz talebinin reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacının davalıya gönderdiği temerrüt ihtarının tebliğ şerhi sunulmamış ise de, davalı bu ihtara 06/02/2017 tarihli cevabi ihtarla talebi kabul etmediğini bildirdiğinden, davalı cevabi ihtar tarihi itibariyle temerrüde düşmüştür. Takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinde davacı haklı olduğu halde, temerrüt gerçekleşmediği gerekçesiyle işlemiş faiz isteminin reddine karar verilmesi hatalı bulunmuştur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Görevsizlik kararı nedeniyle davalı lehine ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesi → kabul
İddia: Davacı vekili, davanın ilk açıldığı Aile/Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevsizlik kararı üzerine süresinde asliye ticaret mahkemesine gönderildiğini ve yargılamaya devam edildiğini, bu nedenle davalı lehine ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davanın ilk olarak açıldığı mahkemenin görevsizlik kararı üzerine dava dosyası asliye ticaret mahkemesine gönderilmiş ve yargılamaya bu mahkemede devam edilmiştir. Görevsizlik kararından sonra davaya asliye ticaret mahkemesinde devam edildiğinden, artık sadece davanın esası bakımından yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmelidir. Görevsizlik kararı nedeniyle davalı lehine ayrıca (mükerrer) vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Sözleşmeye taraf olmayan ancak üçüncü kişiye yapılan ödemenin iadesine muvafakat/taahhüt eden şirkete pasif husumet yöneltilebileceği ve görevsizlik kararı sonrası aynı yargılamada davalı lehine ayrıca (mükerrer) vekalet ücretine hükmedilemeyeceği hususlarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ husumet↗ muvafakat↗ takas-mahsup↗ temerrüt↗ icra inkar tazminatı↗ görevsizlik kararı↗ mükerrer vekalet ücreti↗ bilirkişi heyeti↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1388
KARAR NO 2025/1754
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 23/02/2022
NUMARASI 2019/425 Esas - 2022/132 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Bankacılık Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 11/06/2018
İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/10/2025
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı şirket arasında imzalanan 26/01/2015 tarihli maaş ödeme protokolü kapsamında, davalı çalışanlarının maaş ödemelerinin müvekkili aracılığıyla yapılacağının kararlaştırıldığını, 26/01/2015-26/01/2017 arasında uygulanacak protokol süresince minimum 200 çalışanın maaşının ödenmesi şartıyla davalıya 41.100-TL promosyon ödemesi yapıldığını, süreç içinde davalının 200 çalışan koşulunu sağlayamadığını, çalışan sayısına göre promosyon bedeli oranlanması gerektiğinden 01/02/2017 tarihli ihtarla davalıdan 15.241,25-TL'yi iade etmesinin istenildiğini, ödeme yapılmayınca davalı aleyhine İstanbul 2. İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasıyla 15.241,25-TL asıl alacak ve 1.447,92-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.689,17-TL'nin tahsili için takip başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, protokolün müvekkili ... Org. ... Ltd. Şti. ve dava dışı ... ve ... Org. ... Ltd. Şti. tarafından imzalandığını, protokolün 3.1. maddesinde promosyon ödemesinin dava dışı ... ve ... Org. ... Ltd. Şti.'ye yapılacağının düzenlendiğini, bu nedenle davanın müvekkiline yöneltilemeyeceğini; davacının müvekkiline promosyon ödemesi yaptığını ispat etmesi gerektiğini, neye göre talepte bulunulduğunun belli olmadığını; davacının hukuka aykırı olarak müvekkilinin çalışan ve maaş bilgilerini ... AŞ ile paylaştığını, o şirketin de müvekkiline karşı işlem başlattığını ve bu kapsamda müvekkilinin uğradığı 131.987,15-TL zarar için anılan şirkete karşı İstanbul 5. ATM'de dava açıldığını, davacı alacağını kanıtlasa dahi müvekkilinin alacağıyla takas-mahsup yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, maaş ödemeleri protokolünün davacı, davalı ve dava dışı ... ve ... Org. ... Ltd. Şti. arasında imzalandığı, protokol 3.1.'de 41.100-TL promosyonun dava dışı şirkete ödeneceği;
3. 2.'de davalı şirketin promosyonun dava dışı şirkete ödenmesine muvafakat ettiği;
3. 3.'te minimum 200 personelin maaşının ödeneceği, sayının daha az olursa eksilen personel sayısı ve protokolün kalan süresiyle orantılı kısmını bankanın yazılı talebi üzerine talep tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle iki şirket tarafından iade edileceğinin düzenlendiği, bu nedenle davalıya husumet yöneltileceği; davacının davalıya gönderdiği 01/02/2017 tarihli ihtarla 15.241,25-TL'nin iadesini istediği; hükme esas alınmış ikinci bilirkişi heyeti raporunda eksik personel sayısına göre davacının 15.241,25-TL iade isteyebileceği ve davacının ihtarının tebliğ şerhi olmadığından işlemiş faiz istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 15.241,25-TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden yıllık %9 yasal faizle takibin devamına, fazla talebin reddine, likit alacak için %20 oranında 3.048,25-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline;
5. 100-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine;
1. 647,92-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine; İstanbul 8. AHM'nin 2018/289 esas ve 2019/33 karar sayılı görevsizlik kararı nedeniyle HMK'nın 331/2. maddesi gözetilerek AAÜT'nin 7. maddesi gereğince ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra görevsizlik kararı verildiğinden tarifedeki 2.725-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya gönderdiği 01/02/2017 tarihli ihtara davalının 06/02/2017 tarihli ihtarla cevap verdiğini ve temerrüde düştüğünden işlemiş faizin reddinin hatalı olduğunu, dolayısıyla davalı lehine 1.647,92-TL vekalet ücretine de hükmedilemeyeceğini; ayrıca davanın ilk olarak açıldığı AHM'nin görevsizlik kararı üzerine süresinde dosyanın ATM'ye gönderildiğini ve yargılamaya devam edildiğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek, kararın bu kısımlar bakımından kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, personel sayısına bağlı olmadan ödemenin kabul edildiğini;
iki kişilik bilirkişi heyetinin HMK 267'ye aykırı olduğunu; davacının ticari defter ve kayıtlarını süresinde sunmadığından bilirkişi raporuna ve hükme esas alınamayacağını, bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, ödemenin müvekkiline yapılmadığının belirlendiğini; müvekkilini zarara uğratan davacından takas-mahsup taleplerinin dikkate alınmadığını, icra inkar tazminatı şartlarının bulunmadığını ve yargılama giderleri ile davacı lehine vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, maaş ödemeleri protokolünden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılmış icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı, davalı ve dava dışı ... ve ... Org. ... Ltd. Şti. arasında imzalanan maaş ödemeleri protokolünün 3.1. maddesinde 41.100-TL promosyon ödemesinin dava dışı şirkete yapılacağı;
3. 2. maddesinde davalı şirketin promosyon ödemesinin dava dışı şirkete yapılmasına muvafakat ettiği;
3. 3. maddesinde, protokol süresince minimum 200 personele ait maaş ödemesinin banka aracılığıyla yapılması koşuluyla promosyon ödendiği, daha az personele ödeme yapılması durumunda eksilen personel sayısı ve protokolün kalan süresiyle orantılı kısmını bankanın yazılı talebi üzerine talep tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek kanuni faiziyle her iki şirket tarafından iade edileceği düzenlenmiştir.Hükme esas alınan ikinci bilirkişi heyetinin 22/11/2021 tarihli raporunda, tarafların defterleri ile davalının SGK kayıtlarının incelendiği, davacının dava dışı ... ve ... Org. ... Ltd. Şti.'ye 15/02/2015 tarihinde 41.100-TL promosyon ödemesi yaptığı, davacının sunduğu kayıtlara göre sözleşme süresi 24 ay için 4.800 minimum personel karşılığında kıstelyevm usulüne göre hesaplama yapıldığı, 24 ay 4.800 personel ödemesine karşılık ödenen 41.100-TL için birim personel tutarının 8,5625-TL olduğu, 1.780 personel eksik maaş ödemesi ile 15.241,25-TL olarak hesaplanmıştır.Davacının 01/02/2017 tarihli ihtarnameyle, maaş ödemesi yapılmış personel sayısının hiç bir zaman 200'e ulaşmadığı, taahhütler yerine getirilmediğinden sözleşmenin fesh edildiğini, protokolün 3.3.
maddesine göre ödenmiş 41.100-TL promosyon bedelinden 15.241,25-TL'nin tebliğden itibaren 1 işgünü içinde ödenmesi, aksi halde temerrüt faiziyle hesaptan mahsup edileceği belirtilmiştir. Davalı 06/02/2017 tarihli cevabi ihtarıyla, feshin haksız olduğunu ve taleplerin kabul edilmediğini bildirmiştir.Davaya konu İstanbul 2. İcra Dairesi'nin... esas sayılı icra takip doyasında 15.241,25-TL asıl alacak ve 1.447,92-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.689,17-TL'nin yıllık %9 yasal faiziyle tahsilini talep etmiş, takip davalının itirazı üzerine durmuştur. Takip 24/02/2018 tarihinde başlatılmıştır.Somut olayda, maaş ödemeleri protokolünün 3. maddesine göre, davacı bankanın maaş ödenecek personel sayısının protokolün uygulandığı dönem boyunca en az 200 personel olması şartıyla davalının da muvafakatıyla 15/02/2015 tarihinde sözleşmede imzası bulunan dava dışı şirkete 41.100-TL promosyon ödemesi yaptığı,hükme esas alınan ikinci bilirkişi heyet raporunda, protokolün uygulandığı sürede 200'den düşük personele maaş ödemesi yapıldığı belirlendiğinden, protokolün 3.3.
maddesine göre davacının icra takibinde davalıdan 15.241,25-TL ödemeyi iade isteyebilecektir.Davalı,iadesi hususunda da davacıya taahhütte bulunduğundan, davalıya pasif husumet yöneltilebilecektir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu iki kişi ise de heyetin farklı uzmanlık alanlarındaki bilirkişilerden oluştuğu, HMK nın 297 maddesine aykırılık teşkil ettiğine ilişkin istinaf nedeni de yerinde değildir. Davalı vekili, takas-mahsup defilerinin dikkate alınmadığını ileri sürmekte ise de, eldeki davada davacıdan takas mahsuba konu edilebilecek bir alacağın varlığı ortaya konulmamıştır.Davacı davalıya gönderdiği temerrüt ihtarının tebliğ şerhi sunulmamış ise de ;davalı ihtara 06/02/2017 tarihli cevabi ihtarla, talebi kabul etmediğini bildirdiğinden davalı cevabi ihtar tarihi itibariyle temerrüde düşmüştür.
Takip tarihine kadar 383 gün (1.439,36-TL) işlemiş faiz talebinde haklı olduğu halde, temerrüt gerçekleşmediğinden işlemiş faiz isteminin reddine karar verilmesi hatalı bulunmuştur.Davanın ilk olarak açıldığı İstanbul 8. AHM'nin 2018/286 esas, 2019/33 karar sayılı ve 22/01/2019 tarihli kararıyla görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Görevsizlik kararından sonra davaya asliye ticaret mahkemesinde devam edildiğinden, artık sadece davanın esası bakımından yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmelidir. Görevsizlik kararı nedeniyle davalı lehine 2.725-TL vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine;
davanın 15.241,25-TL asıl alacak,1.439,36-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.680,61-TL üzerinden itirazın kısmen iptaline karar verilmek gerekirken; davanın asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne, görevsizlik kararı nedeniyle davalı lehine mükerrer vekalet ücretine karar verilmesi yerinde bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç olmadığından yeniden karar verilerek itirazın kısmen iptaline, davacı lehine icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 2- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; istanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2022 Tarih 2019/425 Esas 2022/132 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Davalının İstanbul 2. İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 15.241,25-TL asıl alacak ve 1.439,36-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.680,61-TL üzerinden iptaline , asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 temerrüt faizi işletilerek takibin devamına, fazla istemin reddine,%20 oranda hesaplanan 3.336,12-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 1.139,45-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 204,98-TL, icra veznesine yatırılan 83,45-TL olmak üzere toplam 288,43-TL harcın mahsubu ile kalan 851,02-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan 324,33-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 3.900-TL bilirkişi ücreti ve 171-TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.071-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 4.069-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 16.680,61-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı lehine taktir olunan 8,56-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, "Alınması gereken 1.139,45-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 260,28-TL harcın mahsubu ile kalan 879,17-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 65-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı tarafça yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
30/10/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/285306 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi