Siber saldırı nedeniyle e-defter zayi belgesi talebinde süre başlangıcı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/126 E. 2025/1739 K. · · İlk derece: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Kıymetli evrak iptali / Zayikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalHak düşürücü süreusul emsali
Gerekçe özeti
Siber saldırı sonucu tacirin elektronik defter ve belgelerine erişemediği durumlarda, TTK 82/7 kapsamındaki zayi belgesi talebi için sürenin başlangıcı, zıyaın kesin olarak öğrenildiği tarihe göre belirlenir; defter ve belgelerin kurtarılıp kurtarılamayacağı belirsizken tacirden zıyaı derhal kabullenip dava açması beklenemez. Elektronik Defter Genel Tebliği'nde öngörülen Gelir İdaresi Başkanlığı'na başvuru, zayi belgesi talebinin bir ön koşulu olarak düzenlenmemiştir; buna karşılık mahkemece, talep edilen dönemlere ait e-defter ve beratların ikincil örneklerinin Başkanlık sisteminde mevcut olup olmadığının araştırılması, zayi belgesi talebinin kabul edilebilirliği açısından zorunludur.
Ele alınan sorunlar
Zayi belgesi talebinin hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı → kabul
İddia: Davacı vekili, siber saldırıya maruz kalan müvekkilinin ne yapacağını bilemediğini, kaybolan bilgilerin geri döneceğini düşünerek çaba sarf ettiğini, bu çabalar sonuçsuz kalıp suç duyurusunda bulunduktan sonra dava açtığını, 30 günlük sürenin zıyaı öğrenme tarihinden başlaması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 82/7 uyarınca tacir, defter ve belgelerin afet veya hırsızlık sebebiyle zıyaa uğraması halinde zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde zayi belgesi talep edebilir. Somut olayda siber saldırının 13/06/2022 tarihinde gerçekleştiği, savcılığa 20/06/2022 tarihinde başvurulduğu, davanın 29/08/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Ancak davacının defter ve belgelerinin geri getirilip getirilemeyeceği, verilerin kurtarılıp kurtarılamayacağı belirsiz olduğundan, zayi olgusunun öğrenildiği tarihin bu hususlara bağlı olarak belirlenmesi gerekir. Davacı şirketin 22/06/2022 tarihinde vergi dairesine müracaat ederek siber saldırı nedeniyle sorumluluklarını yerine getiremediğini bildirdiği ve sonrasında bir kısım belgelerin kendisinden istendiği anlaşıldığından, hangi defterlerin zayi olduğunun ve kurtarılmasının mümkün olmadığının bu aşamada davacı tarafından bilinmesi mümkün olmadığından, zayi belgesi talebinin süresinde olduğunun kabulü gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
GİB'e ikincil örnek temini için başvuru yapılmamış olmasının zayi belgesi talebine engel oluşturup oluşturmadığı → kabul
Gerekçe: Mahkemece davacının Gelir İdaresi Başkanlığı'na müracaat etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, bu husus zayi belgesi talebi için kanunda veya tebliğde bir koşul olarak düzenlenmemiştir. Elektronik Defter Genel Tebliği'nin 7.1. maddesi uyarınca e-defter tutanlar, Vergi Usul Kanununda belirtilen mücbir sebep halleri nedeniyle kayıtların bozulması, silinmesi, zarar görmesi veya ikincil örneklerin temin edilememesi hallerinde bu durumun öğrenilmesinden itibaren 15 gün içinde yetkili mahkemeden zayi belgesi isteyebilirler; mahkemeden zayi belgesi temin edildikten sonra Başkanlığa bildirim yapılır ve izin alınır. Dolayısıyla GİB'e önceden başvuru yapılmamış olması, zayi belgesi talebinin reddi için tek başına yeterli bir sebep değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Zayi olgusunun davacının iradesi dışında meydana gelip gelmediği → kabul
Gerekçe: Soruşturma dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacının bilgisayarına cryptolocker isimli zararlı yazılımın bulaştığı, bilgisayardaki dosyaların kırılamayacak düzeyde şifrelendiği tespit edilmiştir. Bu durumda zayi olgusunun davacının iradesi dışında meydana gelen bir nedenden kaynaklandığı açıktır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Zayi belgesi talep edilen dönemin belirlenmesi (talep sonucunun belirliliği) → kabul
İddia: Davacı vekili, mahkemenin verdiği süre içerisinde beyanda bulunulduğunu, 24/10/2023 tarihli dilekçede taleplerin açıkça belirtildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı vekilinin zayi belgesi talebinin 24/10/2023 tarihli dilekçede 2022 yılının ilk 3 ayı olarak, önceki dilekçelerde ise dava tarihinden önceki dönem olarak talep edildiği, beyanlarda çelişki bulunduğu anlaşılmakta ise de davacının sunduğu YMM raporu dikkate alındığında zayi belgesi istenilen dönemin 2022 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin olduğu sonucuna varılmaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
İkincil örneklerin Başkanlık sisteminde mevcut olup olmadığının araştırılması gerekliliği → kabul
Gerekçe: Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 02/08/2023 tarihli müzekkere cevabında en son 2022/3 döneminde ait e-defter beratlarının yüklü olduğu bildirilmiş, ancak davacının e-defterlerinin ve diğer aylara ilişkin beratlarının ikincil örneklerinin Başkanlık sisteminde yüklü olup olmadığı, bunların Başkanlık sisteminden temin edilip edilemeyeceği hususunda bilgi verilmemiş, mahkemece de bu husus araştırılmamıştır. Bu durumda Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan davacı şirketin 2022/1-6 aylarına ilişkin e-defter ve beratlarının ikincil örneklerinin ilgili tebliğ kapsamında Başkanlık sisteminde mevcut olup olmadığının sorulması, sonucuna göre Başkanlık sisteminde bulunan defter ve beratlar bakımından şartların oluşması halinde zayi belgesi talebinin kabul edilebileceği nazara alınması gerekirken bu husus araştırılmadan talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Siber saldırı nedeniyle elektronik defterlere erişilemediği hallerde zayi belgesi talebinin süre başlangıcının zıyaın kesin olarak öğrenilmesi anına bağlanması ve Gelir İdaresi Başkanlığı'na önceden başvuru yapılmamasının talebin reddi için yeterli olmadığı yönündeki değerlendirmeler bakımından bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- TTK 82/7 uyarınca tacir, saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin afet veya hırsızlık sebebiyle zıyaa uğraması halinde, zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden zayi belgesi verilmesini isteyebilir; sürenin başlangıcı zıyaın kesin olarak öğrenildiği tarihe göre belirlenir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zayi belgesi↗ hak düşürücü süre↗ TTK 82/7↗ elektronik defter↗ ikincil örnek↗ mücbir sebep↗ Elektronik Defter Genel Tebliği↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO 2024/126
KARAR NO 2025/1739
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 18/12/2023
NUMARASI 2023/360 Esas - 2023/825 Karar
DAVA
Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ 29/08/2022
İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/10/2025
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin ticari faaliyetleri ile ilgili evrakları, ticari defterleri, makbuzları vs bilgisayar ortamında tuttuğunu, şirkete ait kayıtların tutulduğu bilgisayarın bilinmeyen kişiler tarafından ele geçirildiğini ve bütün dosyaların bu kişiler tarafından şifrelenerek dosyalara erişimin tamamen engellendiğini, müvekkilinin korsanların talebi doğrultusunda karşı tarafın istediği bitcoini göndermesine rağmen sadece 5 Mb'tan küçük boyuttaki dosyaların erişime açıldığını, daha büyük boyuttaki dosyaların da erişime açılabilmesi için yine 200 dolar ödeme yapılmasını istediklerini, müvekkilinin yürüttüğü ticari faaliyetle ilgili olan tüm evrakların hacklenen bu bilgisayarda tutulduğunu, gelirlerini ve giderlerini de bu bilgisayar üzerinden takip ettiğini dolayısıyla müvekkilinin vergi dairesine bildirmesi gereken beyannamelerin şifrelenen ve müvekkilinin erişemediği bu dosyalar üzerinden hazırlandığını, müvekkilinin bu dosyalarına ulaşamadığından vergi dairesi ve başkaca kurumlara sunulması gereken evrakların sunulamaması nedeniyle cezai müeyyidelerle karşı karşıya kaldığını belirterek siber saldırının gerçekleştiği 13/06/2022 tarihi ve geçmiş yıllara ait tüm e-defter, e-fatura, e-beyanname ve sair belgeler ile ilgili zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26/12/2022 tarihli (2022/516-829 sayılı) ilamıyla; davacının olayın 13/06/2022 tarihinde gerçekleştiğini, savcılığa 20/06/2022 tarihinde başvurduklarını beyan ettiği, işbu davanın ise 29/08/2022 tarihinde açıldığı, 30 günlük hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.Dairemiz'in 16/05/2023 tarihli (2023/281-761 sayılı) ilamıyla; davacı vekiline hangi yıl e-defterler için zayi belgesi istenildiği hususu açıklattırıldıktan, davacının e-defterlerinin siber saldırıya maruz kaldığı ve ikincil örneklerin temin edilip edilmeyeceği hususunda GİB'e başvurusu olup olmadığı, ne şekilde cevap verildiği hususları belirlendikten sonra davanın hakdüşürücü süre içinde açılıp açılmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.Mahkemece;
davacı vekilinin 24/10/2023 tarihli beyan dilekçesinde taleplerinin 2022 yılı Ocak-Şubat-Mart aylarına ilişkin olduğu yönünden beyanda bulunduğu, talep dilekçesinde ise 13/06/2022 tarihinden geriye tüm yıllara ait zayi belgesi talep ettiklerini beyan ettiği, davacının talebinin çelişkili olduğu, zayi belgesi talep edilen ticari defterlerin türlerinin somutlaştırılmadığı ve bu şekilde talep sonucunun açık ve net olmadığı, ikincil örneklerinin teminine ilişkin yapılan araştırma sonucu GİB'in 02/08/2023 tarihli cevabi yazısı doğrultusunda, talep edenin 2022/03 e-defter beratlarını sisteme yüklediği ve ikincil örneklerin temini için başvuruda bulunmadığının bildirildiği, davacı vekilinin başvuru yaptığına dair sunduğu evrakların incelenmesinde, başvurunun ikincil örneklerin teminine yönelik değil, süre uzatım talebine ilişkin olduğu, dolayısıyla talep edenin dava açmadan önce usulüne uygun şekilde ikincil örneklerin temini için başvuruda bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; elektronik defterlerin zayi olması halinde ne yapılması gerektiğinin EDGT'nin 7/1.maddesinde düzenlendiğini, siber saldırıya maruz kalan müvekkilinin hemen zayi belgesi alması gerektiği kanısına varmasını beklemenin hayatın olağan akışına aykırılık teşkil edeceğini, müvekkilinin ne yapacağını bilemediğini ve suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkilinin suç duyurusunda bulunurken dahi kaybolan bilgilerin geri geleceğini düşündüğünü, zayi belgesi verilmesine dair 30 günlük dava açma süresinin tacirin zıyaı öğrendiği tarihten itibaren başladığını, müvekkili şirketin kaybolan bilgi ve belgeleri geri döndürme çabaları sonuçsuz kaldıktan ve CBS'ye suç duyurusunda bulunduktan sonra dava açtığını, müvekkilinin bilgi ve belgelerin tamamen ortadan kaldırıldığının farkında olmadığını, Mahkemenin verdiği süre içerisinde beyanda bulunulduğunu 24/10/2023 tarihli dilekçede taleplerinin açıkça belirtildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, TTK'nın 82. maddesi kapsamında zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir. Somut olayda, davacı vekili müvekkiline ait muhasebe kayıtlarının tutulduğu bilgisayarda meydana gelen siber saldırı nedeniyle bilgisayardaki verilere ulaşılmadığını belirterek zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.TTK'nın 82/7. maddesinde "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir." hükmü düzenlenmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 19/10/2019 tarih 30923 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 3 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliği (Sıra No:1)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğle;
elektronik ortamda tutulan defterlerin, vergi güvenliğini sağlamak ve virüs, siber saldırısı vb. diğer teknolojik ataklara karşı tedbir almak amacıyla ikincil kopyalarının gizliliği ve güvenliği sağlanmış şekilde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemlerinde ya da Başkanlıktan izin alabilen güvenli saklamacı kuruluşlar bünyesinde 01/01/2020 tarihinden itibaren saklanması zorunluluğu getirilmiştir (Bkz. Tebliğ m.4.4.1-e).Öte yandan, aynı tebliğin 7.1. maddesininde, e-defter tutanların, Vergi Usul Kanununda belirtilen “Mücbir Sebep” halleri nedeniyle e-defter veya beratlarına ait kayıtlarının bozulması, silinmesi, zarar görmesi veya işlem görememesi ve e-Defter ve berat dosyalarının muhafaza edildiği e-Defter saklama hizmeti veren özel entegratör kuruluşlardan veya Başkanlıktan ikincil örneklerinin temin edilemediği hallerde, söz konusu durumların öğrenilmesinden itibaren tevsik edici bilgi ve belgeleri ile birlikte 15 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yetkili mahkemeye başvurarak kendisine bir zayi belgesi verilmesini isteyebilecekleri;
Mahkemeden zayi belgesinin temin edilmesini müteakip, zayi belgesi ile birlikte durumun Başkanlığa yazılı olarak bildirilmesi ve Başkanlık tarafından istenilen bilgi ve belgelerin ibraz edilmesi halinde, mükelleflerin zayi olan e-defter kayıtlarının yeniden oluşturulması ve bunlara ait yeni oluşturulan e-defter ve berat dosyalarının e-defter uygulaması aracılığı ile Başkanlık sistemine yeniden yüklenmesi için Başkanlık tarafından yazılı izin verileceği düzenlenmiştir. Somut olayda; siber saldırının 13/06/2022 tarihinde gerçekleştiği, savcılığa 20/06/2022 tarihinde başvurulduğu, davanın ise 29/08/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının Gelir İdaresi Başkanlığı'na müracaat etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de bu husus zayi belgesi talebi için bir koşul olarak düzenlenmemiş olup, davacının defter ve belgelerinin geri getirip getirilemeyeceği, verilen kurtarılıp kurtarılamayacağı, dolayısıyla zayi olgusunun öğrenildiği tarih bakımından önem arz etmektedir.
Kaldı ki davacı şirketin 22/06/2022 tarihinde vergi dairesine müracaat ederek siber saldırı nedeniyle e-defter gönderimi, beratların oluşturulması ve e-defter ikincil nüshalarının gönderilmesi şeklindeki sorumluluklarının yerine getirilemediğinin bildirildiği, 21/09/2020 tarihli yazışmalarla davacıdan bir kısım belgelerin istendiği anlaşılmaktadır. Davacının hangi defterlerin zayi olduğu, kurtarılmasının mümkün olmadığı hususunun bu aşamada davacı tarafından bilinmesi de mümkün olmadığından zayi belgesi talebinin süresinde olduğunun kabulü gerekir.Soruşturma dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacının bilgisayarına cryptolocker isimli zararlı yazılımın bulaştığı, bilgisayardaki dosyaların kırılamayacak düzeyde şifrelendiği tespit edilmiştir.
Bu durumda zayi olgusunun davacının iradesi dışında meydana gelen bir nedenden kaynaklandığı açıktır. Mahkemece verilen süre üzerine davacı vekilinin zayi belgesi talebinin 24/10/2023 tarihli dilekçede 2022 yılının ilk 3 ayı olarak, önceki dilekçelerde ise dava tarihinden önceki dönem olarak talep edildiği, beyanlarda çelişki bulunduğu anlaşılmakta ise de davacının sunduğu YMM raporu dikkate alındığında zayi belgesi istenilen dönemin 2022 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin olduğu sonucuna varılmaktadır.Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 02/08/2023 tarihli müzekkere cevabında en son 2022/3 döneminde ait e-defter beratlarının yüklü olduğu bildirilmiş, ancak davacının e-defterlerinin ve diğer aylara ilişkin beratlarının ikincil örneklerinin Başkanlık sisteminde yüklü olup olmadığı, bunların Başkanlık sisteminden temin edilip edilemeyeceği hususunda bir bir bilgi verilmemiş, mahkemece de bu husus araştırılmamıştır.Bu durumda Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan davacı şirketin 2022/1-6 aylarına ilişkin e-defter ve beratlarının ikincil örneklerinin ilgili tebliğ kapsamında Başkanlık sisteminde mevcut olup olmadığı hususunun sorulması, sonucuna göre Başkanlık sisteminde bulunan defter ve beratlar bakımından şartların oluşması halinde zayi belgesi talebinin kabul edilebileceği nazara alınmadan ve bu husus araştırılmadan talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/360 Esas - 2023/825 Karar sayılı 18/12/2023 tarihli kararının, HMKnın 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/10/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/285301 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi