6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Navlun/ardiye faturalarının ticari defterlerde kaydı, borç ikrarına delil değeri

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2107 E. 2025/1743 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Taşıma

Davacının nitelemesi: Navlun ve ardiye faturalarından kaynaklanan itirazın iptali mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Taşıma ve navlun/ardiye hizmetlerine ilişkin düzenlenen faturaların borçlunun ticari defterlerine kaydedilmiş olması, fatura konusu hizmetin ifa edildiğine karine teşkil eder; bu karinenin aksi, borçlu tarafça yazılı delille ispatlanmalıdır. Aynı şekilde, sözleşmede açık hüküm bulunmasa da vade farkı faturasının borçlu tarafça kendi defterlerine kaydedilmesi, vade farkının kabul edildiği anlamına gelir. Alacağın dayanağı somut faturalar ise, cari hesap ekstresindeki farklılıklar (örn. kur farkı kaynaklı kayıtlar) alacağın varlığını etkilemez. Esas alacağın konşimento ve ticari defter kayıtlarıyla sabit olduğu hallerde, yan nitelikteki bir belgedeki imzaya yönelik itirazın sonuca etkisi bulunmadığından bu itiraz için ayrıca imza incelemesi yapılmasına gerek yoktur.

Ele alınan sorunlar

Taşıma ve ardiye hizmetlerinin ifa edilip edilmediği / faturaların ispat değeri → ret

İddia: Davalı, taşımanın özensiz yapıldığını ve ardiye hizmetinin verilmediğini, bu nedenle borçlu olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Faturaların ticari defterlere kaydı, fatura konusu hizmetin verildiği hususuna karine teşkil eder; bunun aksinin davalı tarafça yazılı delillerle ispatlanması gerekir. Davalı, taşımanın gereği gibi yapılmadığını, özensiz olması nedeniyle zarara uğradığını ileri sürmüş ise de dosyaya bu yönde bir delil sunmamış, taşıma borcunun gereği gibi ifa edilmediği iddiasını ispatlayamamıştır. Bu durumda davacının konşimentolar tahtında fatura konusu taşıma ve ardiye hizmetlerini yerine getirdiği kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Vade farkı faturasının sözleşme dayanağı olmaksızın talep edilebilirliği → ret

İddia: Davalı, taraflar arasında vade farkı ödeneceğine ilişkin bir sözleşme bulunmadığından vade farkı istenemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının düzenlediği 13/02/2020 tarihli vade farkı faturasını davalı kendi ticari defterlerine işleyerek vade farkını kabul etmiş sayılır; bu nedenle sözleşmede açık hüküm bulunmamasına dayanan itiraz yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Navlun faturasının ters kayıtla kapatılmasının etkisi → ret

Gerekçe: Faturanın navluna ilişkin kısmı davalının defterlerinde ters kayıt ile kapatılmış olsa da bu kaydın haklılığını doğrulayan bir olgu ileri sürülmediğinden, ters kayıt alacağı ortadan kaldırmaz.

Gerekçe kaynağı: özgün

Alacak tutarının cari hesap ekstresi ile faturalar arasındaki farka göre belirlenmesi → ret

İddia: Davalı, USD cari hesap ekstresine göre alacak tutarının 39.627,63-USD olması gerekirken 41.932,63-USD'ye hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı takipteki alacağını cari hesaba değil, toplam 41.932,63-USD tutarlı üç adet faturaya dayandırmıştır. Kaldı ki, USD hesabındaki fatura tutarı ile ödeme tutarı arasındaki farkın, TL hesabında yer alan kur farkı kaynaklı bir kaydın USD hesabında bulunmamasından kaynaklandığı anlaşılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Borç ikrarına ilişkin belgedeki imzaya itiraz ve imza incelemesi yapılmaması → ret

İddia: Davalı, 24/01/2020 tarihli borç ikrarına ilişkin belgedeki imzanın kendi yetkilisine ait olmadığını ileri sürmüş, mahkemece bu hususta imza incelemesi yapılmamasını istinaf nedeni olarak göstermiştir.

Gerekçe: Davacının alacağı konşimentolar ve ticari defterlerle sabit olduğundan, bahsi geçen belgedeki imzanın davalı yetkilisine ait olup olmamasının sonuca etkisi bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticari defterlere kaydedilen faturaların, fatura konusu hizmetin ifa edildiğine karine oluşturduğu ve bu karinenin aksinin yazılı delille ispatlanması gerektiği; ayrıca vade farkı faturasının borçlu tarafça kendi defterlerine kaydının vade farkı anlaşmasının ikrarı sayılacağı yönündeki tespitler bakımından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali konşimento ticari defir kaydı karine vade farkı cari hesap ispat yükü icra inkar tazminatı

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/2107

KARAR NO 2025/1743

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/03/2022

NUMARASI 2020/487 Esas - 2022/117 Karar

DAVA

Alacak

DAVA TARİHİ 30/12/2020

İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/10/2025

Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalının müvekkilinin aracılığıyla yurt dışına emtia gönderdiğini, ancak müvekkilinin taşımadan doğan navlun ve ardiye masraflarını ödemediğini, taşıma işinin deniz yolu ile yapıldığını, ... ... tarafından düzenlenen ... no'lu ve ... ... tarafından düzenlenen ... no'lu konşimentoda yer alan emtiaların...Tekstil ...Ltd. Şti'den alınarak ...'da yerleşik alıcı ... ... Food ... ... firmasına taşınmasına aracılık edildiğini ve armatör firmalara taşıma için ödemeler yapıldığını, İstanbul 11. İcra Dairesi'nin ... sayılı takibinin başlatılmasına rağmen davalı tarafından borç ödenmeyerek haksız olarak itiraz edildiğini belirterek davalının itirazının iptaline, müvekkili lehine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkili şirket ile davacı taraf arasında imzalanan herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacı tarafin faturalara konu hizmeti eksiksiz olarak yerine getirmediğini, davacı şirketin taşıma işinde gerekli özen ve dikkati göstermemesi ve gecikmesi sebebiyle taşınılan ürünlerin taşıma sırasında bozulduğunu, tonaj kaybına uğradığını ve teslim alan alıcı firma tarafından ihracat bedelinin eksik ödendiğini, müvekkili şirketin maddi zarara uğradığını, 13.02.2020 tarihli ve 1.635,63-USD bedelli vade farkı faturasının dayanağının bulunmadığını, müvekkil şirketin temerrüte düşürüldüğüne ilişkin davacı tarafça herhangi bir beyanda bulunulmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacının alacağının dayanağı olarak ... no'lu konşimento tahtında davalı için emtiaların ...'ya deniz yoluyla taşınması işinin üstlenildiği, davacının bu taşımaya ilişkin olarak 3.150-USD navlun, 1.650-USD ardiye ücreti olarak toplam 5.097-USD tutarlı fatura düzenlendiği, bu taşıma için davacının toplam 2.508,26 USD fatura bedelini dava dışı ... ... firmasına ödediği, davacının ikinci olarak ... ... tarafından düzenlenen ... nolu konşimento tahtında üstlendiği taşıma ile ilgili 35.200-USD tutarlı navlun faturası düzenlediği, bu taşıma nedeniyle davacı yanca dava dışı ... firmasına ödeme yapıldığı, konşimentolarda ve Gümrük Müdürlüğünden celp edilen belgeler ile Menşe Şehadaetnamesine göre davalının faturalara konu taşımalarda gönderen / yükleten olarak kayıtlı bulunduğu, davalının emtiaların özensiz olarak taşınması nedeniyle zarara uğradığına ilikin iddianın ispatlanamadığı, bunun dışında davacı yanca ...

tarafından düzenlenen ardiye faturası ve ödeme belgesi sunulduğu, davacının 1635,63-USD tutarlı “Vade Farkı” faturası ile ilgili taraflar arasında vade farkı ödeneceğine ilişkin bir sözleşme bulunmamakta ise de faturalarda ödemelerin döviz cinsi yapılacağının belirtildiği, ayrıca 24.01.2020 tarihli davalının kaşe ve imzasına havi belge ile 40.297-USD borcun en geç 31/012020 tarihine kadar ödeneceğinin davalı tarafça da kabul edildiği, ancak dosya kapsamında davalının usule uygun olarak temerrüde düşürüldüğü tespit olunmadığından işlemiş faiz taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabülü ile İstanbul 11. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasına yönelik itirazın kısmen iptaline, takibin 41.311,33-USD asıl alacak bakımından devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca USD faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın %20 oranı üzerinden hesap edilen 50.028-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; kararın iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına aykırı olarak sunulan delillere dayalı olarak verildiğini, bilirkişi raporunun içerik ve sonuç itibariyle çelişkili olduğunu, bilirkişi raporunda vade farkı konusunda taraflar arasındaki sözleşme bulunmadığı belirtildiği halde hatalı olarak müvekkilinin vade farkından sorumlu olduğu yönünde görüş bildirildiğini, yine davacı tarafın ticari defterlerinde ödeme tutarlarının mahsubu ile bakiye alacak 39.627,63-USD olduğu halde 41.932,63-USD tespitin hatalı olduğunu, vade farkı konusunda sözleşmede hüküm bulunmaması nedeniyle istenemeyeceğini, konşimentolarda "fright prepaid" kaydı bulunduğu halde bu kaydın dikkate alınmadığını,ayrıca ardiye masraflarından müvekkilinin sorumlu olacağına ilişkin bir sözleşme bulunmadığını, davacının bu yönde bir delili de bulunmadığını, davacı şirketin tüm riskleri ve masrafları dikkate alarak navlunu belirlediğini, davacı şirket tarafından sunulan ödeme dekontlarında ilgili ödemelerin müvekkili şirket taşımasına ilişkin yapıldığına dair herhangi bir kayıt bulunamadığını, bilirkişi raporunda da ardiye ücreti bakımından davacının alacağa hak kazanamadığı belirtildiği halde bu tutar yönünden davanın kabulünün doğru olmadığını, müvekkilinin borcu kabul ettiğine dair yazının altında imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu hususta itiraz ileri sürüldüğü halde herhangi bir inceleme yapılmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, yazı içeriğinde navlun, ardiye ücreti ve vade farkı ibareleri ile fatura bilgilerinin geçmediğini, kaldı ki yazı içeriğinde 40.297-USD yazılı olmasına rağmen mahkemece 41.311,33-USD'ye hükmedildiğini, davacı tarafından düzenlenen 10/12/2019 tarihli 5.097-USD tutarlı faturada navlun ve ardiye masraflarına ilişkin 3.150-USD kısmın cari hesaptan tenzil edildiğini, mahkemece bu hususun da dikkate alınmadığını, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, navlun ve ardiye faturalarından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut olayda davacı, davalının yükleteni olduğu ... ... tarafından düzenlenen ... no'lu ve ... ... tarafından düzenlenen ... nolu konşimentolar tahtında akdi taşıyıcı sıfatıyla emtiaları Türkiye'den ...'ya deniz yoluyla taşımayı üstlendiği, ... ... taşıması için 10/12/2019 tarihli 5.097-USD tutarlı navlun ve ardiye faturası ile ... ... taşınması için 21/11/2019 tarihli 35.200-USD navlun açıklamalı faturayı düzenlediği, ayrıca 13/02/2020 tarihli 1.635,63-USD tutarlı fatura ile vade farkı tahakkuk ettirildiği, davacının bu üç faturaya istinaden icra takibi başlattığı, davalının ise emtiaların özensiz taşınması nedeniyle zarara uğradığını, kendisine ardiye hizmeti verilmediğini belirterek davanın reddini savunduğu anlaşılmaktadır.Tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde davacının alacağının dayanağı olarak gösterdiği 21/11/2019 tarihli 35.200-USD bedelli navlun faturası ile 13/02/2020 tarihli 1.635,63-USD bedelli vade farkı faturasının davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, 10/12/2019 tarihli 5.097-USD tutarlı navlun ve ardiye faturasının da davalının defterlerine kaydedildiği, ancak navluna ilişkin kısmın yönünden ters kayıt yapılarak faturadaki navlun tutarının davacının alacağından düşürüldüğü tespit edilmiştir.

Faturaların ticari defterlere kaydı, fatura konusu hizmetin verildiği hususuna karine teşkil etmekte olup, aksinin davalı tarafından yazılı delillerle ispatlanması gerekir. Davalı tarafça taşımanın gereği gibi yapılmadığı, özensiz olması nedeniyle zarara uğradığı ileri sürülmüş ise de dosyada buna ilişkin bir delil ibraz edilmemiş, taşıma borcunun gereği gibi ifa edilmediği iddiası ispatlanamamıştır. Davalı, vade farkı için taraflar arasında anlaşma bulunmadığını, bu nedenle vade farkı istenemeyeceğini ileri sürmekte ise de davacının düzenlediği 13/02/2020 tarihli 1.635,63-USD bedelli vade farkı faturasını kendi defterlerine işleyerek vade farkını kabul ettiğinden aksi yöndeki itirazları yerinde değildir.

10/12/2019 tarihli 5.097-USD tutarlı faturanın navluna ilişkin kısmı davalının defterlerinde ters kayıt ile kapatılmış ise de bu kaydın haklılığını doğrulayan bir olgu ileri sürülmemiştir. Bu durumda davacının dosyada mübrez konşimentolar tahtında fatura konusu taşıma ve ardiye hizmetlerini yerine getirdiği, davacının navlun, ardiye ve vade farkı için düzenlediği takip konusu faturalar nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmakla, davalının aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Davalı tarafça, davacının USD üzerinden tutulan cari hesap ekstresinde davacının düzenlediği toplam fatura tutarından müvekkilinin ödemelerin düşülmesi sonucunda alacak tutarının 39.627,63-USD olduğu halde 41.932,63-USD'ye hükmedilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de davacı takipteki alacağını cari hesaba değil toplam 41.932,63-USD tutarlı 3 adet faturaya dayandırmıştır.

Kaldı ki, davacının USD hesabında fatura tutarı ile ödeme tutarı arasındaki fark TL hesabında yer alan kur farkı kaynaklı 14.996,48-TL tutarlı kaydın davacının USD hesabında bulunmamasından kaynaklandığı anlaşılmakla davalının aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde değildir. Davalı tarafça 24/01/2020 tarihli belgedeki imzanın müvekkili yetkilisine ait olmadığı, mahkemece bu hususta imza incelemesi de yapılmadığı hususu istinaf nedeni olarak gösterilmiş ise de davacının alacağının konşimentolar ve ticari defterlerle sabit olup, bahsi geçen belgedeki imzanın davalı yetkilisine ait olup olmaması sonuca etkili görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 17.087,35-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 4.271,83-TL harcın mahsubu ile kalan 12.815,52-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 54-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 30/10/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/285297 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.