6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Avans olarak verilen çekte bedelsizlik iddiasının ispat yükü davacıdadır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/391 E. 2025/1610 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Davacının nitelemesi: Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Gerekçe özeti

Menfi tespit davasında, çekin mal karşılığı avans olarak verildiği ve bedelsiz kaldığı iddiasını ispat yükü davacı/senet borçlusundadır; peşin satış karinesi ve çekin bağımsız borç ikrarı niteliği nedeniyle bu iddia ancak yazılı/kesin delille ispatlanabilir, yazılı delil bulunmadığı ve aksine karşı tarafın ticari defter kayıtlarının bedelli olduğunu gösterdiği hallerde menfi tespit talebi reddedilir. Ayrıca menfi tespit davasının reddine karar verilmesi ve daha önce ihtiyati tedbir kararı verilip infaz edilmiş olması halinde, İİK 72/4 uyarınca talebe gerek olmaksızın mahkemece resen %20'den az olmayan tazminata hükmedilmesi gerekir; bu hususun gözden kaçırılması, davanın reddi kararının kaldırılıp yeniden hüküm kurulmasını gerektiren bir eksikliktir.

Ele alınan sorunlar

Çekin avans olarak verildiği iddiasının ispatı → ret

İddia: Davacı vekili, müvekkilin davalıya borcu olmadığı hâlde çek vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda davalının çek nedeniyle davacıdan alacaklı olduğunu ispatlayamadığının belirtildiğini ileri sürerek menfi tespit talebinin kabul edilmesi gerektiğini savunmuştur.

Gerekçe: TBK 207 uyarınca aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri esastır; bu nedenle malı teslim almadan avans ödediğini iddia eden davacı bu iddiasını ispat yükü altındadır. Peşin satış karinesi gereği davacının avans niteliğinde ödeme yaptığını yazılı delille kanıtlaması gerekir. Ayrıca çek, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilen bağımsız borç ikrarını içeren bir ödeme aracıdır; bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve çekin bedelsiz olduğunu ileri süren taraf bunu ispatla yükümlüdür. Menfi tespit davasında senedin bedelsizliğine ilişkin iddia, HMK 201 gereği ancak yazılı/kesin delille ispatlanabilir; kambiyo senedinin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak nitelikteki hukuki işlemler tanıkla ispat olunamaz (senede karşı senetle ispat kuralı; HMK 202'deki delil başlangıcı ve karşı tarafın muvafakati istisnaları hariç). Somut olayda çekin avans olarak verildiğini ispata yarayan yazılı bir belge bulunmamakta, aksine davalının ticari defterlerinde çek, dava dışı bir şirketin borcuna mahsuben kaydedilmiş bulunmaktadır. Davacı, çeki avans olarak verdiğini kanıtlar delil sunamadığından davanın reddine ilişkin ilk derece hükmünde isabetsizlik bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davacının çek keşidecisi olmadığından tazminattan sorumlu tutulamayacağı hususu → tartışılmadı

Gerekçe: Davacı çek keşidecisi olmadığından çek tazminatından sorumlu tutulamaz ise de, bu husus davacı vekili tarafından açıkça istinaf sebebi olarak ileri sürülmediğinden bu konuda inceleme yapılmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Menfi tespit davasının reddi halinde İİK 72/4 uyarınca resen tazminata hükmedilmesi gerekliliği → kabul

İddia: Davalı vekili, İİK 72/4 gereği ihtiyati tedbir kararı verilip infaz edildiğinden, davanın reddi ile birlikte müvekkili lehine yasal alt sınır olan %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İİK 72/4 uyarınca menfi tespit davasının reddine karar verilmesi halinde ihtiyati tedbir kararı kalkar ve takip sürer; bu hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı/davalının ihtiyati tedbir nedeniyle alacağını geç almış olmasından dolayı, talebe gerek olmaksızın mahkemece resen %20'den az olmayan bir tazminata hükmedilir. Dosyada davalı lehine icra veznesindeki paranın ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilip infaz edildiği anlaşıldığından, davanın reddi kararı ile birlikte %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu yönde olumlu/olumsuz karar verilmemesi doğru görülmemiş ve davalı vekilinin istinaf başvurusu bu nedenle haklı bulunmuştur.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Çekin avans niteliğinde verildiği iddiasının ispatında peşin satış karinesi ve senede karşı senetle ispat kuralının uygulanması ile İİK 72/4 uyarınca menfi tespit davasının reddi halinde tedbir infaz edilmişse resen %20'den az olmayan tazminata hükmedilmesi gerektiği hususlarında emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası avans çeki senede karşı senetle ispat kuralı peşin satış karinesi ispat yükü delil başlangıcı İİK 72/4 tazminatı ihtiyati tedbir icra inkâr tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 207 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 201HMK 202 · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 72/4

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/391

KARAR NO 2025/1610

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/12/2022

NUMARASI 2021/1091Esas - 2022/1154 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 14/10/2025

Davanın reddine ilişkin kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalı şirkete ... kumaş siparişi verdiklerini, sipariş avansı olarak keşidecisi ... Makine…şirketi olan 8064299 seri numaralı ve 80.000-TL bedelli çeki davalıya verdiklerini, çeke karşılık mal teslimi yapılmadığını,bedelsiz kaldığını, çekin davalı tarafça icra takibine konulduğunu ve taraflarından %10 oranında çek tazminatı talep edildiğini, çek tazminatından çek keşidecisinin sorumlu olduğunu,söz konusu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile çekin takibe konu edildiği icra takibinin iptaline ve davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacının söz konusu çeki, ... Tekstil.. Ltd. Şti ile aralarındaki ticari ilişki nedeniyle bu şirketin borçlarının bir kısmına karşılık olarak verdiğini, kendilerinden ... kumaş sipariş edildiği ve avans olarak bu çekin verildiği iddiasının doğru olmadığını, davacı ile dava dışı ... Tekstil şirketi arasında bir ticari birlikteliğin söz konusu olduğunu, davacının adına kayıtlı “... ... Tekstil” isimli bir şirketin mevcut olduğunu, davacının kumaş sipariş etmesi halinde bunu kendi adına değil, şirketi adına yapacağını, çekteki cironun da bu şirket adına olacağını, oysa davacının çekinin şahsi ciro ile kendilerine teslim edildiğini, davacı adına düzenlenen bir fatura olmadığını, davacının da bunu bilerek çekin ödenmemesi yolu olarak bunu kullandığını, dava dışı ...

Tekstil şirketi ile aralarında süregelen bir ticari ilişkileri olduğunu, verilen çek bedelinin de şirket kayıtlarından düşüldüğünü, davacı ile ticari bir ilişkilerinin olmadığını, çekin karşılığının olmaması sebebiyle arkasının yazdırıldığını, davacının çek tanzim ve teslim tarihinden üç ay sonra böyle bir iddia ortaya atmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece;

12. 11.2021 tarihli 8064299 seri numaralı ve 80.000-TL bedelli çekin kambiyo senetlerine özgü takibe konularak, çekin keşidecisi ... Makine…Şti, lehtarı ... Kablo…Şti ve ikinci ciranta olan davacı ... aleyhine takip yapıldığı, dosyaya sunulan 09.08.2021 tarihli çek teslim bordrosu ile dava konusu çekin teslim alındığı, teslim belgesinde ilgili cari hesabın: ... Tekstil San.ve Tic. İth. İhr. Ltd. Şti. olarak belirtildiği fakat çek teslim edenin evrakta imzasının bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunda taraf ticari defterlerinin tasdikinin yapıldığı, davalının ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle dava dışı Alacak Tekstil… Şirketinden 80.000-TL alacaklı gözüktüğü, davalı ve ... Tekstil Şirketi arasında süregelen bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, söz konusu alacağın dayanağının 2021 yılına ait kumaş satımına ilişkin fatura olduğu, dava konusu çekin dava dışı ...

Tekstil.. Şirketi hesabına kaydedildiği ve karşılıksız çek nedeniyle hesabın 80.000-TL bakiye verdiği tespit edildiği; davacının ticari defterlerinde, davalı veya dava dışı ... Tekstil Şirketi ile ilgili herhangi bir hesap hareketinin bulunmadığı tespit edildiği, davacı dava konusu 80.000-TL bedelli çeki mal karşılığında avans olarak davalıya verdiğini iddia etmekte ise de çek niteliği itibariyle bir borç ödeme aracı olup, çekin avans çeki olduğunu ispat yükü davacıda olduğu; davacının avans verdiğini iddia ettiği çeki kendi ticari defterlerine kaydetmediği, davalının ise çeki savunmasına paralel şekilde defterlerinde ... Tekstil Şirketi borcuna mahsuben kaydettiği, davacının ilgili çeki avans çeki olarak ve bir mal karşılığı davalıya teslim ettiğini ispata yarar herhangi bir delil sunulmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davacı vekili; alınan bilirkişi raporunda müvekkilin davalıya borcu olmadığı tespiti yapıldığını, müvekkilin davalıya hiç bir borcu yokken çeki vermesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda "İncelenen davalı şirket ticari defter kayıtlarına göre davalının ... Tekstil San. ve Tic. İth. İhr. Ltd. Şti.'den takip tarihi itibariyle 80.000-TL alacaklı olduğunu, davalının çek sebebi ile davacıdan alacaklı olduğunu ispatlayamadığını, davalı tarafın iddiasının ispata muhtaç olduğu belirtildiğini, Tedbir kararı BAM 12.HD'nin 2022/708 Es.2022/596 sayılı kararı ile kaldırıldığından icra veznesine depo edilen paranın davalıya ödendiğini bu bedelin istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili;

İİK nın 72/4 maddesi gereği anılan davada davacı lehine ihtiyati tedbir kararı verilip uygulandığını, müvekkil Şirket lehine yasal düzenlemedeki alt sınır olan % 20 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerekir” düzenlemesi gereği davanın reddi ile birlikte %20 den az olmamak üzere Müvekkil lehine tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek davacı lehine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Davacı çekin mal karşılığı avans olarak verildiğini, ancak davalının mal teslimi yapmadığını ileri sürerek çeke dayalı icra takibinde davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir. TBK'nın 207. maddesi, “Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." hükmünü haizdir. Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır.

O halde, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispat yükü altındadır. Satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans niteliğinde çek ile ödeme yaptığını yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Ayrıca çek, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilen bir ödeme aracı olup, çekin de avans olarak verildiğini ispat yükü davacı üzerindedir. Diğer yandan çek, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü, çekin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir.Menfi tespit davasının konusunu oluşturan senedin bedelsizliğine dair iddiayı ispat yükü üzerinde olan senet borçlusu bu iddiasını, HMK’nın 201.

maddesi gereğince ancak yazılı delille/kesin delille ispatlayabilir. Zira bir kambiyo senedine bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, değeri ne olursa olsun tanıkla ispat olunamayacaktır. Senede karşı senetle ispat kuralı olarak adlandırılan bu kuralın karşı tarafın muvafakati ve HMK’nın 202. maddesinde düzenlenen delil başlangıcı olarak adlandırılan iki istisnası mevcuttur.Somut olayda çekin avans olarak verildiğini ispata yarayan yazılı belge bulunmamaktadır. Davalı ... şirketinin borcu karşılığı verildiğini savunmuş olup,davalının ticari defterlerinde de ... şirketinin borcuna mahsuben kaydedildiği belirlenmiştir.Davacının çeki avans olarak verdiğini kanıtlar delil sunmadığından davanın reddine ilişkin hükümde isabetsizlik bulunmamıştır.

Her ne kadar davacı çek keşidecisi olmadığından çek tazminatından sorumlu tutulamaz ise de ;bu husus davacı vekili tarafından açıkça istinaf edilmediğinden üzerinde durulmamıştır.İİK nın 72/4 maddesi uyarınca Menfi tespit davasının reddine karar verilirse ihtiyati tedbir kararı kalkar ve takip sürer. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı/davalı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış olmasından dolayı, talebe gerek olmaksızın, mahkeme tarafından resen %20'den az olmayan bir tazminata hükmedilir. Dava dosyasında davalı lehine icra veznesindeki paranın ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilerek infaz edildiği anlaşılmakla davanın reddine kararı ile birlikte %20 oranda icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu yolda olumlu olumsuz karar verilmemesi doğru görülmemiş,davalı vekili başvurusunda haklı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle istinaf sebepleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ;davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından kararın kaldırılarak yeniden hüküm verilmesine davanın reddine davalının %20 oranda tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/12/2022 Tarih 2021/1091Esas - 2022/1154 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın reddine" İİK nın 72/4 maddesi gereği %20 oranda hesaplanan 15.466-TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;Alınması gereken 615,40- TL karar harcının peşin alınan 1.473,84- TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 858,44- TL harcın talebi halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafından yapılan 88-TL tebligat posta masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Davalı vekili için takdir olunan 13.808,46- TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 435,50-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/10/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/284728 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.