Hisse devri sözleşmesindeki rekabet yasağının bağlayıcılığı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1283 E. 2025/1687 K. · · İlk derece: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Hisse Devir Sözleşmesi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
rekabet yasağı sözleşmesi
Gerekçe özeti
Sözleşmede rekabet etmeme yasağının süresi hissedarlığın veya hizmet sözleşmesinin sona ermesinden itibaren iki yıl olarak belirlenmişse ve bu süre TBK 445 uyarınca emredici nitelikteyse; tarafın (alıcının) sözleşme gereği hisseleri devralma yükümlülüğünü ihmal etmesi veya bedelde anlaşamama nedeniyle devri geciktirmesi, diğer tarafın (satıcının/işçinin) fiilen işten/görevden ayrıldığı tarihten başlayan rekabet yasağı süresini süresiz olarak uzatma sonucu doğurmaz; aksi kabul, ilgilinin çalışma hürriyetini emredici kanun hükmüne aykırı şekilde sınırlandırır ve cezai şart talebine dayanak oluşturmaz.
Ele alınan sorunlar
Rekabet etmeme yasağının davalıların dava dışı şirkette yönetim kurulu üyesi oldukları tarih itibariyle bağlayıcı olup olmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, davalıların hizmet sözleşmelerinin ve hissedarlıklarının sona ermesinin rekabet yasağı yükümlülüğünden kurtardığı anlamına gelmediğini, davalıların halen hissedar olduklarını ve dava dışı şirkette yönetim kurulu üyesi olarak atanmalarının sözleşmedeki rekabet yasağına aykırılık oluşturduğunu, mahkemenin davalıların hisse sahipliği sıfatını yok sayarak eksik inceleme yaptığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TBK 445 uyarınca rekabet yasağının süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamayacağı emredici olarak düzenlenmiştir. Sözleşmeye göre davalıların yazılı bildirimi üzerine davacının, davalıların toplam %1,5 hissesini alma mükellefiyeti bulunmaktadır. Davalılar davacıya üç farklı ihtarla bu hususu bildirmiş, ancak davacı bildirimlere uymamış ve hisse devri için davalıların 2017 yılında açtıkları davalar halen devam etmektedir. Davalılar, rekabet yasağına konu şirketteki işlerinden 2016 yılı Ağustos ayında ayrılmış ve sözleşmeye uygun şekilde hisselerini davacıya devretme girişiminde bulunmuşlardır. Davalıların işten ayrıldıkları tarihten dava dışı şirkette yönetim kurulu üyesi oldukları tescil tarihine kadar geçen sürede, davacının hisseleri devralmaktan kaçınması nedeniyle davalıların halen hissedar oldukları ileri sürülerek rekabet yasağının süresiz şekilde devam ettiğinin kabulü somut duruma uygun değildir. Aksinin kabulü, davalıların Anayasa'nın 48. ve 49. maddelerinde güvence altına alınan çalışma hürriyeti ve haklarının, TBK 445'teki iki yıllık emredici kurala rağmen, bedelde anlaşamama nedenine sığınılarak süresiz ve tek taraflı olarak davacının hisseleri devralma iradesine bağlı bir şekilde kısıtlanması sonucunu doğurur. Bu nedenle cezai şart koşulları oluşmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Hisse devri sözleşmelerinde kararlaştırılan rekabet yasağı süresinin, alıcının hisse devrini geciktirmesi veya bedelde anlaşamaması nedeniyle satıcı/işçi aleyhine süresiz şekilde uzatılamayacağına; TBK 445'teki iki yıllık emredici sürenin, fiilen işten/hissedarlıktan ayrılma tarihinden itibaren işletileceğine ilişkin değerlendirme açısından emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet etmeme yükümlülüğü↗ cezai şart↗ hisse alım sözleşmesi↗ çalışma hürriyeti↗ emredici hüküm↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO 2022/1283
KARAR NO 2025/1687
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/04/2022
NUMARASI 2020/404 Esas - 2022/337 Karar
DAVA
Cezai Şart (Rekabet Yasağından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 20/08/2020
İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/10/2025
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, taraflar arasında davalıların ... ... AŞ'deki paylarının müvekkiline devrine ilişkin 30/12/2011 tarihli sözleşme imzaladıklarını, sözleşme uyarınca, davalı ...'in %9, davalı ... ...'ın ise %4,5 hissesini 2011, 2012, 2013 yıllarında müvekkiline devrettiğini, müvekkilinin davalıların kalan hisselerini de devir alma yükümlülüğü bulunduğunu ve davalıların %1 ve %0,5 hisselerini davalıların talebine bağlı olarak devralacağını, davalıların devir talebi üzerine kalan hisselerin değerinin 25/04/2017 tarihinde tespit ettirildiğini, ancak mutabakat sağlanamadığı için davalı ...'un hisse bedellerinin tespiti için İstanbul 2. ATM'nin 2017/229 ve diğer davalı ... 'nın da İstanbul 14. AHM'nin 2017/229 esas sayılı davalarını açtıklarını, davaların henüz sonuçlanmadığını;
davalıların sözleşmeye göre hissedarlıklarının devamı süresince ve bitimi tarihinden itibaren 2 yıl süreyle rekabet etmeme yükümlülükleri bulunduğunu, buna rağmen ... ... ile aynı faaliyet alanındaki başka bir şirkette yönetim kurulu üyesi olduklarının tespit edildiğini, rekabet yasağına aykırı bu eylemin sözleşmede hisse bedelinin %50'sine karşılık gelen cezai şart nedeni olarak düzenlendiğini, müvekkilinin davalı ...'ya ödenen hisse bedelinin %50'si 1.350.282,14-TL cezai şartın davalı ...'dan, diğer davalı ...'a ödenen hisse bedelinin %50'si 679.179,95-TL cezai şartın davalı ...'tan ayrı ayrı tahsilini talep ettiklerini belirterek, şimdilik davalı ...'... 100.000-TL, ve davalı ... ...'dan ise 50.000-TL cezai şartın dava tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili, 13/12/2021 tarihinde talep miktarını ıslah ettiklerini belirterek, davalı ...'dan 1.350.782,14-TL ve davalı ... tan 678.179,96-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsili istemiştir.
CEVAP
Davalılar vekili, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının müvekkillerinin hisselerini satışa arz ettiği takdirde almayı; müvekkillerinin ise 31/12/2014 tarihinden sonra satın almak istediğini bildirdiği takdirde davacıya satmayı karşılıklı taahhüt ettiklerini, müvekkillerinin 11/07/2016 tarihli ihtarnameyle davacıya ... ... Taşımacılık AŞ'deki hisselerini satışa arz ettiklerini ve devir işlemlerini yapmaya hazır olduklarını bildirdiklerini; ayrıca 13/10/2016 tarihli ihtarla satışa arz edilmiş hisse bedellerinin hesaplanarak bildirilmesi istenerek, mutabakat sağlandıktan sonra hisselerinin alınmaması durumunda yasal yollara başvurulacağının belirtildiğini, bu ihtarlara davacının cevap verilmemesine rağmen, 3.
bir ihtarnamenin daha davacıya gönderildiğini, buna da cevap alınamadığını, bunun üzerine müvekkillerinin dava açtıklarını, yargılamanın halen devam ettiğini; sözleşmedeki 2 yıllık rekabet yasağının geçerli olabilmesi için hizmet sözleşmesi ve şirkette görev yapma koşullarının birlikte arandığını ve müvekkillerinin dört yılı aşkın süredir şirketle fiilen hiçbir bağının kalmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davalıların 2016 yılında davacıya ihtar keşide ederek paylarının satın alınmasını istediklerini, ancak bedelde anlaşılamadığından devir yapılamadığını ve bu hususta davaların açıldığını; sözleşmedeki rekabet yasağının sadece ortaklıktan değil, ortaklık ve buna bağlı olarak davalıların şirketteki çalışmasına bağlandığını, yani iki şartın da gerçekleşmesi gerektiği; davalıların 2016 yılında şirketten ayrıldığı ve 2019 yılında benzer faaliyet alanındaki şirketlerde çalıştıklarının görüldüğü; 30/12/2011 tarihli sözleşmeyle hisselerin 2011, 2012, 2013 yıllarında devir ve tasfiyesi planlanmasına rağmen, bunun gerçekleşmediği ve uzun yıllara yayıldığı, sözleşmenin ifası ve tasfiyenin gecikmesinde davalıların kusurunun tespit edilemediği, kaldı ki hisse devri ile rekabet yasağının sona ereceği süre arasında bir bağ bulunmadığı, davalıların şirketten 2016 yılında ayrılıp sözleşme tarihinden itibaren yaklaşık 5 yıl geçtiği ve ortak olunan şirketten fiilen ayrıldığı tarihten de iki yıl sonra aynı sektörde çalışmaya başladıkları, bu durumda ihlalden bahsetmenin hakkaniyete aykırı olacağını;
ayrıca sözleşme konu ve zaman açısından belirli ise de, bölge açısından belirli olmadığı, TBK 445'e göre rekabet yasağının, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği, bu nedenle sözleşmenin sınırlandırılması gerektiği; davalıların "çalışma süresine ilişkin rekabet yasağına" aykırı davranmadıklarının kabul edildiği ve bu nedenle tazminattan da söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, dosyaya mübrez dilekçelerinde belirtildiği üzere, dava dışı ... ... şirketinde davalı ...'nın %1 ve diğer davalı ...'un %0,5 hissesinin bulunduğunu, müvekkili ile davalılar aralarında bu bakiye hisselerin değer tespiti ve devir süreci devam ederken davalı ...'un kardeşi ... ...'ın 26/08/2016 tarihinde ... ... ile aynı alanda faaliyet gösteren ... ... AŞ'yi kurduğunu, sektörde ... ... AŞ’nin arkasında davalılar ... ve ...'nın olduğunun ve ...'in namı müstear olduğu bilinse de yakın tarihe kadar bu hususta yazılı belgenin tespit edilemediğini, ancak davalıların söz konusu şirketin 04/09/2019 tarihli genel kurulu ile 04/09/2022 tarihine kadar görev yapmak üzere yönetim kurulu üyesi olarak atandıklarını, davalıların bu şekilde sözleşmedeki rekabet yasağına ilişkin maddeye aykırı davrandıklarını, davalıların hizmet sözleşmelerinin sona ermesinin rekabet yasağı yükümlülüğünden kurtuldukları anlamına gelmediğini, hissedarlıklarının sona ermesi akabinde dahi rekabet etmeme borcu altında olduklarını ve halen hissedarlıklarının devam ettiğini, mahkemece eksik inceleme yapılarak davalıların hisse sahipliği sıfatlarının yok sayıldığını, davalıların ...
...'e sadece hizmet sözleşmesiyle bağlı işçi olarak değerlendirildiğini, sözleşmede özgür iradeyle rekabet yasağı ve cezai şartın kabul edildiğini; rekabet yasağının şirketin faaliyet alanındaki işlerle sınırlandırıldığını; rekabet yasağı nedeniyle davalıların hisse bedellerinin yüksek belirlendiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davalıların davacı şirketin hissedar olduğu dava dışı şirketteki hisselerini davacıya satımı sözleşmesindeki rekabet etmeme yasağı düzenlemesine aykırı davranıldığından bahisle cezai şart istemine ilişkindir.
Davacı ile davalılar (satıcılar) ... ve ... ... ile dava dışı ...arasında 30/12/2011 tarihli "hisse alım sözleşmesi" başlıklı sözleşme imzalandığı, satıcıların tamamının maliki oldukları ... ... ... AŞ'nin paylarının %74’ünü sözleşmedeki tarihlerde ve şartlarda kademeli olarak 2013 yılı sonuna kadar davacıya satılacağının kararlaştırıldığı;
1. 1. maddesinde, satıcılardan Sibel’in 2.100.000 adet (B ) grubu %75; Duygu'nun 140.000 adet (B) grubu %5; davalı ...'nın 280.000 adet (A) grubu %10; Musa'nın 140.000 adet (A) grubu %5 ve davalı ...'un 140.000 adet (A) grubu %5 hissesinin bulunduğu; davacının satıcılardan toplamı sermayenin %5'ine karşılık gelen (140.000 hisse) Duygu'nun hisselerin tamamı, sermayenin %51'ine (1.428.000 hisse) karşılık gelen Sibel'in hisselerinin, sermayenin %9'una (252.000 hisse) karşılık gelen ...'nın hisselerinin, sermayenin %4,50'sine (126.000 hisse) karşılık gelen Musa'nın hisselerinin ve sermayenin %4,50'sine (126.000 hisse) karşılık gelen ...'un hisselerinin devir olunacağı; işlem neticesinde Sibel'in %24, davalı ...'nın %1, Musa'nın % 0,5 ve davalı ...’un % 0.5 hissesinin kalacağı;
satıcıların (A) ve (B) grubu 728.000 hisseyle toplam %26 hisseye sahip olurken alıcı-davacının 2.072.000 adet (C ) hisse grubuna sahip olacağı;
1. 2 maddesinde satış bedeline ilişkin hükümlerin düzenlendiği, buna göre iki tarafın mutabık kalacağı bağımsız denetim şirketi tarafından denetlenmiş ... rakamları göz önüne alarak maddedeki esaslar gereğince değerlendirme için 2011 yılının tamamındaki performansın başlangıç için baz alınacağı, önce 2011 yılı faiz amortisman vergi öncesi kara göre satışa esas değerin bulunacağı ve sonrasında satıcılara ait toplam %55 hissenin EK-1'deki oranlarda satılarak devredileceği; aynı şekilde 2012 yılı için yapılacak hesaplamaya ve 2012 yılı sonunda davacının ... ... AŞ'deki hisse oranının EK-1'deki tabloya göre %65'e çıkarılacağı; yine 2013 yılındaki hesaplama uyarınca 2013 yılı sonunda davacının şirketteki hisse oranının EK-1'deki tabloya göre %74'e çıkarılacağı, 2014 yılı içinde ilk %74'lük hisse dilimi haricinde alıcının başkaca hisse almaya satıcıların da %26'lık hisseyi satma mecburiyetleri olmadığı;
31/12/2014 tarihinden sonra satıcıların elinde kalacak toplam %26 hissenin davacı tarafından alınmak istenmesi halinde satıcıların bedeli karşılığında satmayı kabul ve taahhüt ettikleri, aksi durumda satıcıların belirlenen hisse değerleri üzerinden cezai şart ödemeyi kabul ettikleri; satıcıların elindeki %26'lık hisselerinin ön alım hakkının davalıya ait olduğu; aynı şekilde 31/12/2014 tarihinden itibaren satıcıların toplam %26'lık hisseyi davacıya satmak istediklerini yazılı olarak bildirdiklerinde, davacının kalan %26'lık hisseyi belirtilen koşullarda almayı kabul ettiği, aksi halde davacının satıcılara yukarıdaki şekilde belirlenen hisse değerleri üzerinden cezai şart ödemeyi kabul ettiği;
%26'lık hissenin devir ve satılmasında hisse değeri son 2 yılın faiz amortisman vergi öncesi kar ortalamasının "7" ile çarpılarak hesaplanacak bedelin ödenerek tüm hisselerin satışının gerçekleştirileceği; davaya dayanak teşkil eden Rekabet Etmeme Yükümlülükleri" başlıklı 5. maddesinin 2. paragrafının, "Şirket ile hizmet sözleşmesi imzalayacak olan ..., ... ve ... ..., hizmet sözleşmeleri yürürlükte kaldığı ve Şirket'te görev yaptıkları müddetçe, şirket faaliyetleri ile aynı ya da benzer faaliyet alanında iştigal edecek bir şirket kuramayacak, hali hazırda var olan bir şirkete hissedar olamayacak ve benzer faaliyet alanında bir şirkette herhangi bir sıfat ve görevde çalışmayacaklardır. Yine işbu kişilerin hizmet sözleşmelerinin ve hissedarlıklarının sona ermesini takip eden 2 yıl süre ile şirket faaliyetleri ile ayın veya benzer faaliyet alanında iştigal edecek bir şirket kuramayacak, hali hazırda var olan bir şirkette ortak olamayacak ve benzer faaliyet alanında bir şirkete danışmanlık da dahil olmak üzere herhangi bir sıfat veya görevde çalışmayacaktır";
4. paragrafının "İşbu sözleşmenin imza tarihinde ... AŞ'nin hissedarı olan Sibel, Duygu, ..., Musa ve ... işbu maddede belirtilen rekabet etmeme yükümlülüklerine aykırı davranmaları halinde satıcıların hisselerine isabet eden ve ... Lojistik Hizmetleri AŞ tarafından banka hesaplarına ödenen hisse değerinin %50'si kadar cezai şartı ... Lojistik Hizmetleri AŞ'ye ödemeyi kabul beyan ve taahhüt ederler" şeklinde düzenlendiği;
1. 2. maddede zikredilmiş "EK-1" tablosunda, davalı ...'nın 2011 yılında 187.320 adet=%6,69, 2012 yılında 34.160 adet=%1,22; 2013 yılında 30.520 adet=%1,09; davalı ...'un 2011 yılında 93.520 adet=%3,34, 2012 yılında 17.080 adet=%0,61 ve 2013 yılında 15.400 adet=% 0,55 hissesini devretmiş olacağı kararlaştırılmıştır.Sözleşmeye konu ... ... .... AŞ'nin yeni unvanı dava dışı ... ... ... .... AŞ'dir.Davalılar vekili cevap dilekçesi ekinde hisse alım sözleşmesi kapsamında müvekkillerinin ayrı ayrı davalı şirkete gönderdiği 23/06/2016 tarihli ihbarnameyle dava dışı ... ... AŞ'deki hisselerinin tamamını satışa arz ettiğini, satış bedelinin hesaplanarak tarafına bildirilmesini istediğini, mutabakat sağlandıktan sonra hisse devrinin tamamlanması için işlemleri yapmaya hazır olduğunu bildirdiği;
müvekkillerinin davalıya gönderdiği 13/10/2016 tarihli ihtarnameyle hisse alım sözleşmesi kapsamında ellerinde bulunan %1'lik ve % 0,5'lik hisselerin alınması hususunda daha önce gönderdikleri ihbarnameye istinaden hissenin satımının gerçekleştirilmediğini, tebliğden itibaren 3 gün içinde bedelin tespit edilerek kendilerine bildirilmesini aksi halde sözleşmedeki cezai şartın ödenmesi için yasal yollara başvurulacağının belirtildiği; yine davacıya gönderilen 29/11/2016 tarihli ihtarnamede iki ihtara cevap verilmediği, 7 gün içinde cezai şart bedelinin ödenmesi, bu tarihten sonra müvekkillerinin hisseyi dilediği bedel ve koşullarda dilediği kişiye devredilebileceğini, 3. kişilere devir yapılması durumunda sorumluluğun davacıya ait olduğunu ve devir bedelinin 30/12/2011 tarihli sözleşmedeki yönteme göre düşük kalması durumunda da cezai şart dışında uğranılan zararın isteneceğinin bildirilmiştir.SGK'dan getirtilmiş olan davalı ...'nın hizmet döküm cetvelinde, dava dışı ...
... ... .... AŞ'de 2004 yılında çalışmaya başladığı ve 2016 yılının Ağustos ayında ayrıldığı; davalı ...'un hizmet döküm cetvelinde, 2004 yılında çalışmaya başladığı ve 2016 yılının Ağustos ayında şirketteki işinden ayrıldığı tespit edilmiştir. İstanbul 9. ATM'nin 2016/1290 esas sayılı dosyasının UYAP'tan incelenmesinde; davacı ... tarafından , davalı ... Lojistik Hiz. AŞ, aleyhine 30/12/2016 tarihinde , davanın taraflar arasındaki 30/12/2011 tarihli hisse alım sözleşmesi kapsamında davalının, davacının elindeki %1'lik ... ... ... .... AŞ hissesinin satış çağrısına rağmen satın almaktan imtina eden davalıdan şimdilik 10.000-TL cezai şartın tahsili istemine ilişkin olduğu, son duruşmasının 11/09/2025 tarihinde icra edildiği ve bilirkişi raporunun beklendiği, sonraki duruşmanın 13/11/2025 tarihine bırakıldığı görülmüştür....
tarafından ... Lojistik Hiz. AŞ'ye karşı 07/03/2017 tarihinde elindeki %1 hissenin şimdilik 20.000-TL bedelinin davalıdan tahsili ile hissenin davalı adına tescili istemli İstanbul 14. ATM'nin 2017/229 esas ve 2019/1259 karar sayılı dosyasının, 11/12/2019 tarihinde İstanbul 9. ATM'nin 2016/1290 esas sayılı dosyasıyla birleştirildiği; davalı ... ...'ın ... Loj. Hiz. AŞ'ye karşı 08/03/2017 tarihinde elindeki %0,5 hissenin şimdilik 20.000-TL bedelinin davalıdan tahsili ile hissenin davalı adına tescili istemli İstanbul 2. ATM'nin 2017/229 esas ve 2021/104 karar sayılı dosyasının 17/02/2021 tarihinde İstanbul 9. ATM'nin 2016/1290 esas sayılı dosyasıyla birleştirildiği; yine ...'un ... Loj. Hiz. AŞ'ye karşı 30/12/2016 tarihinde elindeki %0,5 hisseyi satış çağrısına rağmen almaktan imtina eden davalıdan şimdilik 10.000-TL cezai şartın tahsili istemli İstanbul 1.
ATM'nin 2023/35 esas ve 2023/145 karar sayılı dosyasının 06/03/2023 tarihinde İstanbul 9. ATM'nin 2016/1290 esas sayılı dosyasıyla birleştirildiği anlaşılmaktadır.Yargılamada alınan 06/09/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda, hisse alım sözleşmesi kapsamında davacının davalı ...'ya toplam 2.701.564,28-TL, davalı ...'a 1.356.359,91-TL ödeme yaptığı; dava dışı ... ... AŞ'nin 17/09/2019 tarihli tescil kararına göre davalıların yönetim kurulu üyeliğine seçildikleri belirtilmiştir.Davalıların hisselerini davacıya devrettikleri dava dışı ... ... ... .... AŞ'nin ticaret sicil kayıtlarına göre, meslek grubunun "lojistik hizmetleri" ve nace kodunun "52.29.02-Uluslararası deniz yolu yük nakliyat acentelerinin faaliyetleri"dir.
Davalıların yönetim kurulu üyesi oldukları dava dışı ... ... AŞ'nin (yeni unvan: ... ... Lojistik AŞ) de meslek grubu ve nace kodu aynıdır.TBK'nın 444 vd. maddeleri uyarınca; fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmesi, davalı işçinin işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra rakip bir işyerinde çalışması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir.Rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması yeterlidir.
TBK'nın 445. maddesi de "(1. fıkra) Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. (2. fıkra) Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutarak, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir." şeklinde düzenlenmiştir.Eldeki davada uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmede belirlenmiş iki yıllık rekabet etmeme yasağının davalıların dava dışı şirkette yönetim kurulu üyesi olduklarının 17/09/2019 tescil tarihi itibariyle, davalılar açısından bağlayıcı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
TBK'nın 445. maddesinde, söz konusu yasağın ancak iki yıl kabul edileceği emredici olarak belirlenmiştir. Sözleşmeye göre davalıların yazılı bildirimi üzerine sözleşmedeki hesaplama yöntemine göre, davacının davalıların toplam (%1+%0,5=)%1,5 hissesini alma mükellefiyeti vardır. Davalılar davacıya gönderdiği 3 farklı ihtarda bu hususu bildirmişler, ancak davacı bu bildirimlere uymamıştır. Davalıların, hisse devri için davacıya 2017 yılı Mart ayında açtıkları davalar halen devam etmektedir. Davalılar, rekabet etmeme yükümlülüğüne konu ... ... ... AŞ'deki işlerinden 2016 yılı Ağustos ayında ayrılmış ve sözleşmeye uygun bir şekilde şirketteki toplam %1,5'lik hisselerini davacıya devretme girişiminde bulunmuşlardır.
Buna göre, davalıların işten ayrıldıkları 206 yılı ağustos ayından dava dışı şirkette yönetim kurulu üyesi oldukları 17/09/2019 tescil tarihi itibariyle davacının hisseleri devir almaktan kaçınması nedeniyle halen hissedar oldukları ileri sürülerek rekabet etmeme yasağının devam ettiğini kabul somut duruma uygun olmayacaktır. Aksinin kabulü halinde davalıların Anayasa'nın 48. ve 49. maddelerinde güvence altına alınan çalışma hürriyetleri ve haklarının, TBK'nın 445. maddesindeki 2 yıllık kısıtlamaya ilişkin emredici kurala rağmen, bedelde anlaşamama nedenine sığınılmak suretiyle zaman olarak öngörülemez ve sadece davacının tek taraflı hisseleri devralma-devralmama iradesine bağlı bir şekilde kısıtlanacağı sonucuna varıldığından davacının cezai şart koşulları bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.23/10/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/284700 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi