6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kredi hesap katından önceki ödemelerin eksik incelenmesi nedeniyle kaldırma

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1474 E. 2025/1652 K. · · İlk derece: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Davacının nitelemesi: Ticari Kredilerden Kaynaklanan Davalar mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Taksitli ticari kredi sözleşmelerinde asıl alacağın hesaplanmasında, hesap katından önceki dönemde ödenmesi gereken ana para ve kar (kâr payı) tutarlarının her bir proje ve her bir taksit bazında ayrı ayrı incelenmesi gerekir. Ödenmeyen kar tutarları asıl alacağı teşkil eder; ancak bu tutarların gecikme cezası/zammı adı altında talep edilmesi, borçlu aleyhine sonuç doğurmadığı sürece davacının talebiyle bağlı kalınarak mümkündür. Bu ayrımın ve hesaplamanın yeterli bilirkişi incelemesiyle ortaya konulmaması, kararın kaldırılmasını gerektirir; ayrıca istinaf edilmeyen kısımların davacı yararına kesinleştiği gözetilerek yeniden karar verilmelidir.

Ele alınan sorunlar

Asıl alacak ve gecikme cezasının doğru hesaplanıp hesaplanmadığının belirlenememesi → kabul

İddia: Davacı vekili, hesap kat ihtarnamesindeki alacak tutarının ve temerrüt tarihinin genel kredi sözleşmesinin muacceliyet ve temerrüt hükümleri esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda alacağın eksik ve hatalı tespit edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Dosyaya sunulan geri ödeme planları ile her bir projeye ait hesap hareketlerinin karşılaştırılmasında, hesap hareketlerinde sadece kullandırılan kredi ana para tahsilatının yapıldığı, kar tutarlarının ödenmediği, taksitler içinde ödenmeyen kalan ana paranın kanuni takibe intikal ettirildiği anlaşılmakta; ancak hangi hesaba ait olduğu anlaşılamayan iki sayfalık hesap ekstresinde bazı projelere gecikme cezası tahsilatı yapıldığı görülmekte olup bu tahsilatın taksitler içindeki banka kar tutarına ilişkin olup olmadığı, diğer projelerde ödenip ödenmediği bilirkişi raporu ve eki hesap hareketlerinden anlaşılamamaktadır. Taksit içinde ödenmesi gereken vadesi geçen kar bedeli de asıl alacağı teşkil etmektedir. Davalı kredi borçlusunun hesabın katı tarihinden evvel ana para ve kar tutarının ne kadarını ödediği kredi bazında incelenmediğinden asıl alacağın ve gecikme cezasının doğru hesaplanıp hesaplanmadığı tespit edilememiştir. Hesap katından evvel vadesi geçen ödenmeyen kar tutarı varsa bu kısımlar asıl alacağı teşkil eder; ancak ödenmeyen kar tutarlarının gecikme zammı adı altında talep edilmesine bir engel bulunmamaktadır. Davacının gerçekte asıl alacağını akdi faiz veya gecikme zammı adı altında talep etmesi alacaklı aleyhine, borçlu yararına olduğundan davacı talebiyle bağlı sayılacaktır. Gecikme cezası adı altında yapılan tahsilatların her bir proje bazında her bir taksit tutarı içinde belirtilen kar tutarına karşılık yapılıp yapılmadığı, hesap katından evvelki her bir taksit tarihinde kar tutarının ödenip ödenmediği, ne kadarının ödendiği hususunda bilirkişiden ek rapor alınarak veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Karar davalı tarafça istinaf edilmediğinden, eksik inceleme tamamlanarak davacı yararına kesinleşen kısımlar da dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Taksitli ticari kredi alacaklarının hesaplanmasında, ödenmeyen kar/kâr payı tutarlarının asıl alacak niteliğinde olduğu ve gecikme cezası adı altında talep edilen tutarların bu kar tutarlarına karşılık gelip gelmediğinin proje ve taksit bazında ayrıştırılarak incelenmesi gerektiği yönünden emsal niteliği taşımaktadır; BAM kararının bölgesel ve ikna edici emsal değeri vardır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali genel kredi sözleşmesi hesap kat ihtarnamesi muacceliyet temerrüt asıl alacak gecikme cezası bilirkişi incelemesi kısmi kesinleşme

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6HMK 362(1)-g

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/1474

KARAR NO 2025/1652

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/06/2025

NUMARASI 2024/744 Esas - 2025/390 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Kredilerden Kaynaklanan Davalar)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 20/10/2025

Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili banka tarafından davalılar aleyhine başlatılan İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibinde davalı borçluların takibe borca ve yetkiye itiraz ettiğini, müvekkili banka ile davalılar arasında imzalanan 18.07.2023 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 35.2. maddesinde yetkili Mahkeme ve İcra Dairesinin İstanbul olarak belirlendiğini, müvekkili banka ile asıl borçlu arasında 18.07.2023 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi taksitlerinin geri ödeme planına uygun şekilde ödemesi yapılmadığından, İzmir 24. Noterliğinin 03.10.2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalılara 1.781.282,77 TL borcun ödenmesi için 3 gün süre verildiğini, ödenmemesi halinde yasal yollara başvurulacağı ihtar olunduğunu, alacağın muaccel olduğunu belirterek itirazın iptaline,icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacı banka ile asıl borçlu davalı ... ... San ve Tic Ltd Şti arasında imzalanan 18.07.2023 tarihli 50.000.000-TL bedelli genel kredi sözleşmesi kapsamında kredi kullandırıldığı,İzmir 24. Noterliğinin 03.10.2024 tarih ve ... yev nolu ihtarnamesi ile hesabın kat edilip ödeme istendiği, davacının davalılardan takip tarihi itibariyle 1.677.402,61-TL asıl alacak, 86.322,08-TL gecikme cezası, 7.500-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve 1.132,10-TL ihtiyati haciz masrafı olmak üzere toplam 1.772.356,79-TL alacaklı olduğu belirlendiğinden; bu miktar alacak için davalılar tarafından yapılan itirazın iptaline, bu miktar üzerinden takibin devamına, alacak likit olduğundan kabul edilen tutar üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; müvekkili bankanın hesap kat ihtarnamesi 03/10/2024 tarihli olup hesap kat ihtarnamesinde müvekkili banka alacağı 1.713.072,15-TL olarak kesinleştiğini,temerrüt tarihinin, genel kredi sözleşmesi muacceliyet hükümleri gözetilerek belirlenmesi gerektiğini ,sözleşmenin 22.2.1. ... Bankası'nın, Sözleşmede, taksit listesinde, geri ödeme tablosunda ve diğer ödeme takvimlerinde belirtilen alacaklarından birinin kısmen veya tamamen vadesinde ödenmemesinin alacağı muaccel kılacağı, 22.3.1. maddesinde Borcun muaccel olması halinde, bir bildirimde bulunulmasına gerek olmaksızın müşterinin temerrüde düşeceğini düzenlendiğini, temerrüt tarihinin genel kredi sözleşmesi hükümleri esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda ise 03/10/2024 tarihli banka alacağı 1.591.967,68-TL olarak eksik ve hatalı tespit edildiğini,temerrüt tarihi de hatalı belirtildiğinden hesabın yanlış yapıldığını, yapılan hatalı inceleme takip tarihi itibariyle alacağın eksik hesaplanmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Genel kredi sözleşmesinden doğan borcun tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı vekili sözleşmenin muacceliyet ve temerrüt hükümlerine uyulmadığını bu sebeple alacağın eksik hesaplandığını ileri sürerek kararı istinaf etmiştir. Hesabın alacaklı banka tarafından 03.10.2024 tarihinde kat edildiği anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan geri ödeme planları ve her bir projeye ait hesap hareketlerinin karşılaştırılmasında ,hesap hareketlerinde sadece kullandırılan kredi ana para tahsilatı yapıldığı, kar tutarlarının ödenmediği ,taksitler içinde ödenmeyen kalan ana paranın kanuni takibe intikal ettirildiği,var ise de hesap hareketlerinde görülmediği;hangi hesaba ait olduğu anlaşılamayan iki sayfalık hesap ektresinde ise 9 ve 5 numaralı projelere gecikme cezası tahsilatı yapıldığı,bu tahsilatın taksitler içinde ki banka kar tutarına ilişkin olup olmadığı ,diğer projelerde ödenip ödenmediği , bilirkişi raporu ve eki hesap hareketlerinden anlaşılamamaktadır.Taksit içinde ödenmesi gereken vadesi geçen kar bedeli de asıl alacağı teşkil etmektedir.

Davalı kredi borçlusunun,hesabın katı tarihinden evvel ana para ve kar tutarının ne kadarını ödediği kredi bazında incelenmediğinden asıl alacağın ve gecikme cezasının doğru hesaplanıp hesaplanmadığı tesbit edilememiştir. Eğer kredi borçlusunun hesap katından evvel vadesi geçen ödenmeyen kar tutarı var ise bu kısımlar asıl alacağı teşkil etmektedir.Ancak,ödenmeyen kar tutarlarının gecikme zammı adı altında talep edilmesine bir engel bulunmamaktadır. Davacının gerçekte asıl alacağını akdi faiz veya gecikme zammı adı altında talep etmesi alacaklı aleyhine borçlu yararına olduğundan davacı talebiyle bağlı sayılacaktır. Gecikme cezası adı altında yapılan tahsilatların her bir proje bazında her bir taksit tutarı içinde belirtilen kar tutarına karşılık yapılıp yapılmadığı, hesap katından evvel ki her bir taksit tarihinde kar tutarının ödenip ödenmediği ne kadarının ödendiği hususunda bilirkişiden ek rapor alınarak veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru bulunmamıştır.Karar davalı tarafça istinaf edilmediğindeneksik inceleme tamamlanarak davacı yararına kesinleşen kısımlar da dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.Açıklanan nedenlerle;

davacı vekilinin taksitli ticari kredilerin hesap katından evvel ki ödemeler incelenerek eksik hesaplama olup olmadığının belirlenmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi yerinde bulunmamış,davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle kararın kaldırılmasına, dava yeniden görülmek üzere dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/744 Esas - 2025/390 Karar sayılı 19/06/2025 tarihli kararının, HMKnın 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/10/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/284228 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.