6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Cari hesap farkının bono tahsiliyle açıklanması, yemin deliline dayanamama

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1368 E. 2025/1572 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Bono

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Cari Hesap Alacağı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Taraf ticari defterleri arasında belirli bir tarihte mutabakat bulunmakla birlikte sonraki dönemde ortaya çıkan bakiye farkının, taraflar arasında dolaşımda bulunan bonoların (senetlerin) tahsil edilmiş olmasından kaynaklandığı belgelerle (tahsilata ilişkin yazılı beyan, icra takip dosyaları, ibraname/protokol) ispatlandığında, bu fark cari hesap alacağı hesabında dikkate alınır. Bir tarafın yetkilisinin yazılı belgeyle bono bedelinin alındığını açıkça kabul etmiş olması halinde, bu ödemenin başka bir amaçla (örn. cari hesap borcuna mahsuben) yapıldığı yönündeki karşı savunma yemin deliliyle ispat edilemez.

Ele alınan sorunlar

Cari hesap alacağının varlığı ve miktarı - taraf defterleri arasındaki farkın kaynağı → ret

İddia: Davalı vekili, müvekkilinin borcu bulunmadığını, aksine davacının borçlu olduğunu, davacının mal satımına dair somut belge sunmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2009 yılında sona erdiğini, bilirkişilerin 150.000-TL bedelli senedin elden tahsil edildiğini varsaydığını, oysa tüm ödemelerin banka ve senet yoluyla yapıldığını, ibranamenin tahsilat ibaresi içermediğini, davacının 2011 yılı defter tasdiklerinin bulunmadığından yalnızca usulüne uygun defter kayıtlarındaki alacağın esas alınması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraf ticari defterleri 2010 yılı sonu itibariyle 181.613,81-TL alacak bakiyesinde mutabıktır; sonraki dönemde taraf kayıtları arasında 224.403,57-TL fark ortaya çıkmış olup bu fark, davacı tarafından davalıya ciro edilmiş 150.000-TL bedelli bono ile 74.439,56-TL karşılığı 39.220-USD bedelli bonodan kaynaklanmaktadır. 150.000-TL bedelli bono davalı tarafça icra takibine konulmuş ve davalı şirket yetkilisinin 05.12.2012 tarihli belgesiyle bono bedelinin alındığı açıkça belirtilmiş olduğundan, bu bononun davalı tarafından tahsil edildiğinin kabulü gerekir. Diğer bono ise davalı tarafından dava dışı üçüncü kişiye ciro edilmiş, bedelinin bir kısmı teslim alındığına ilişkin dava dışı şirket yetkilisinin yazılı beyanı bulunmakta, kalan kısmı da alacaklının imzasını içeren protokol ve ibraname belgesiyle ödendiği sabit olmakla, bu bononun bedelinin de davacı tarafından davalıya ödendiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında 2009 yılından sonra mal satış faturası bulunmayıp ilişki çek ve senet alışverişine dayalı olarak sürmüş, 2010 yılı sonu itibariyle mutabık olan taraf defterleri, sonraki dönemde bu iki bononun tahsil edilmiş olması nedeniyle farklı bakiye vermiştir. Bononun tahsil edildiğinin bu şekilde belgelerle sabit olması karşısında, cari hesap farkının bononun tahsiliyle açıklandığı ve davacının davalıdan 99.083,64-TL alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

150.000-TL bedelli bono bedelinin cari hesap borcuna mahsuben alındığı savunmasının yemin deliliyle ispatı → ret

İddia: Davalı vekili, 150.000-TL tutarlı senet bakımından yemin deliline dayandığı halde mahkemece davacı şirket yetkilisine yemin davetiyesi çıkarılmamasının ve şirket yetkilisi isticvap edilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.

Gerekçe: Davalı şirket yetkilisinin 05.12.2012 tarihli belgede 150.000-TL tutarlı bono bedelinin alındığını açıkça belirtmiş olması karşısında, söz konusu ödemenin bono bedelinin cari hesap borcuna mahsuben yapıldığı yönündeki savunmasının ispatı bakımından davalının yemin deliline dayanması mümkün değildir; zira yazılı belge ile sabit olan bir hususun yeminle çelişecek biçimde ispatına imkân bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Taraf yetkilisinin bir bedelin alındığını yazılı belgeyle açıkça kabul etmesi halinde, bu ödemenin farklı bir amaçla yapıldığı yönündeki karşı iddianın yemin deliliyle ispatının mümkün olmadığı yönündeki tespit, benzer cari hesap/bono uyuşmazlıklarında emsal niteliğindedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap alacağı itirazın iptali bono/senet tahsili ticari defter mutabakatı yemin delili icra inkar tazminatı

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/1368

KARAR NO 2025/1572

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 30/01/2025

NUMARASI 2021/51 Esas - 2025/108 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 28/10/2015

İSTİNAF KARAR TARİH 09/10/2025

Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirketçe davalıya karşı cari hesap alacağına ilişkin Küçükçekmece 4. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, müvekkilinin alacağının likit ve gerçek bir alacak olup mal satımından kaynaklandığını belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı ile müvekkili arasında hiçbir dönem cari hesap mutabakatı yapılmadığını, davacının alacağa dayanak yazılı delil sunmadığını, davacının ticari defter ve kayıtlarının tek başına delil niteliği taşımadığını, davacının iddialarının aksine müvekkilinin davacıdan 50.880,37-TL alacaklı olduğunu, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; hükme esas alınan ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davacının ticari defterlerine göre davacının davalıdan 99.083,64-TL alacaklı, davalının ticari defterlerine göre de davacının 99.119,64-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, yine bilirkişi bilirkişi raporunda, 2010 yılı sonunda tarafların hayatın olağan akışına uygun olmayan şekildeki defter kayıtlarına göre, davacının 181.949,81-TL alacaklı olduğu, bu bakiyenin işin esasına aykırı şekilde davalının kayıtlarında yanlış olduğu kabul edilse bile, davacının da aynı tarihte aynı bakiyeye sahip olmasının durumu artık tartışmasız hale getirdiği, dolayısı ile mutabık olunan bu bakiyenin esas alındığı, 150.000-TL tutarlı senedin, davalı yanca icra yolu ile takibe konmuş olmasına rağmen, muhasebe kaydında bu senet tahsilatının yer almadığı, davalının defterlerinde 150.000-TL senet hiç alınmamış gibi işlem yapıldığı, davalı yanca işbu senedin tekrar davacı firmanın hesabına alacak olarak kaydedilmesi gerektiği, ancak davalının kayıtlarında bu muhasebe işlemini yapmadığı, oysa böyle bir senedin davacıya iade edilmediği gibi, bu senet için verilmiş bir ibraname olduğunun da tespit edildiği, istinaf ilamında da ilgili senedin davalı tarafından tahsil edildiğinin tespit edildiği, İstanbul 34.

İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında alacaklının ... Tekstil, borçlunun...ve ... Tekstil olduğu, takip konusu tutarın 39.220-USD asıl alacak, 117,65-USD komisyon toplamı 39.337,66-USD, takip açılış tarihinin 19.11.2013 olduğu, dosyada icra müdürlüğünün 24.04.2015 tarihli yazısında, borç tutarının sıfır olarak gözüktüğü, yani uyap üzerinde yeralan belgelerden anlaşıldığı hali ile dosya borcunun ödendiğinin tespit edildiği, davacının davalıdan 99.083,64-TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle,davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 99.083,64-TL üzerinden aynı koşullarla devamına, fazla talebin reddine, alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili; müvekkilinin borcu bulunmamakta olup aksine davacının borçlu olduğunu, bilirkişi raporuna göre davacının mal satımına dair somut belge sunmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2009 yılında sona erdiğini, sonraki işlemlerin önceki bakiyelerin tasfiyesine yönelik olduğunu, bilirkişilerin müvekkilinin 150.000-TL bedelli senedi elden tahsil ettiğini varsaydığını, oysa tüm ödemelerin banka ve senet yoluyla yapıldığını, cari hesaba işlenmemiş ve elden herhangi bir tahsilatın söz konusu olmadığını, borçluya verilen ibranamenin de tahsilat ibaresini içermediğini, 39.220-USD bedelli senetlerden birisi cari hesapta kayıtlı olup, dava dışı ... Tekstil firmasına ciro edildiğini, diğer senedin ise karşılıksız çıktığını ve 05.12.2012 tarihinde davacıya teslim edildiğini, davacının 2009 yılından sonra mal alımı yapmamış olmasına rağmen 2010-2011 yıllarında sürekli senet düzenleyerek cari hesapta karşılıksız senet şişkinliği yaptığını, davacının 2011 yılı defterlerinde açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunmaması nedeniyle yalnızca usulüne uygun tutulan defter kayıtlarındaki alacağın dikkate alınması gerektiğini, bilirkişi raporundaki 150.000-TL bedelli senetlerin tahsil edildiği yönündeki tespitlerin cari hesap kayıtları ve ibra belgeleriyle bağdaşmadığını, ibranamenin cari hesaptaki yapılan tahsilatlara istinaden takipteki borç için verildiğini, davacı borç bakiyesini ödemişken 150.000-TL nakit ödeme yapmasının mantığının olmadığını, ibraname verilmesiyle birlikte taraflar arasında borç alacak kalmadığını, 150.000-TL tutarlı senet bakımından yemin deliline dayanmalarına rağmen mahkemece davacı şirket yetkilisine yemin davetiyesi çıkarılmamasının ve şirket yetkilisi isticvap edilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, cari hesap alacağına dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin ilk kararın istinafı üzerine Dairemizin 2018/2084 esas 2020/1320 karar sayılı ilamıyla; taraf kayıtları arasındaki farkın 224.403,57-TL olduğu, bu farkın da davalı tarafından davacıya iade edildiği belirtilen 150.000-TL tutarlı bono ile yine davalı tarafından davacıya iade edildiği belirtilen 74.439,56-TL karşılığı 39.220-USD tutarlı bono bedelinden kaynaklandığı, 01.02.2011 ödeme tarihli ve 150.000-TL bedelli bononun davacı tarafından davalıya ciro edildiği, bononun davalı tarafından Bakırköy 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibe konulduğu, davalı şirket yetkilisi ... imzalı 05.12.2012 tarihli belge ile bono bedelinin alındığının belirtildiği anlaşılmasına göre, söz konusu bono bedelinin davalı tarafından tahsil edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, yine davacının keşidecisi, davalının lehdar olduğu 31.08.2012 ödeme tarihli bononun dava dışı ...

Tekstil'e ciro edilmesi sonucunda bono bedelinden 17.000-USD'ye tekabül eden 30.200-TL'nin teslim alındığına dair dava dışı şirket yetkilisinin 07.12.2012 tarihli yazı ve imzası bulunduğu gibi, söz konusu bononun dava dışı ... Tekstil tarafından İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibe konulması üzerine bono bedelinden kalan tutarın da ödendiğinin alacaklının imzasını içeren 27.04.2015 tarihli protokol ve ibraname başlıklı belgeden anlaşıldığı, buna göre 150.000-TL bedelli bononun davalı tarafça icra takibine konulmak suretiyle tahsil edildiği, yine 39.220-USD karşılığı 74.439,56-TL'nin davalı tarafından tahsil edildiği ileri sürülmüş ise de, bu senede dayalı takip dosyası getirtilerek takibin durumu belirlenmemiş olup, eğer senet davalının cirosu ile alacaklı üçüncü şahsa geçmiş ise yine bu senetten dolayı yapılan ödemenin davalıya karşı ileri sürülebileceğinin kabulünün gerektiği, alınan bilirkişi rapor ve ek raporlarında tarafların kayıtları 2010 yılı itibariyle uyumlu olup 31.12.2010 itibariyle davacının 181.649,81-TL alacaklı olduğu, 25.08.2011 tarihine kadar tarafların ticari defterlerinin mutabık olduğu belirlenmiş ise de, bu kayıtların dayanaklarının ne olduğunun belirlenmediği, tarafların ticari defter ve kayıtlarının yeniden inceletilmesi, Bakırköy 9.

İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyaları getirtilip, davalı vekilinin senetler ödendikçe davacı kayıtlarından düşümü yapılmadığından alacaklı kaldığı savunması üzerinde durularak, borç var ise miktarı belirlenerek bir karar verilmesi gerekirken, hüküm vermeye elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanarak gerekçesi de açıklanmaksızın hüküm verildiği gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı üzerine düzenlenen ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; tarafların ticari defterlerinin 2010 yılı sonunda davacının 181.613,81-TL alacaklı olduğu hususunda mutabık olduğu, 2012 yılı sonu itibariyle ise davacının ticari defterlerine göre davalıdan 173.523,20-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise davalının davacıdan 50.880,37-TL alacaklı olduğu, toplam 224.439,56-TL cari hesap farkının, 150.000-TL bedelli senet ile 39.220-USD karşılığı 74.439,56-TL tutarlı senet bedellerinden kaynaklandığı, 150.000-TL bedelli senedin davalı tarafça Bakırköy 9.

İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibe konulduğu, 05.12.2012 tarihli belgeye göre senet bedelinin davalı tarafından tahsil edildiği, davacı tarafça davalıya verilmiş olan her biri 39.220-USD bedelli senetlerden birisinin 05.12.2012 tarihinde davacıya iade edildiği, diğerinin ise davalı tarafça dava dışı ... Tekstil firmasına ciro edildiği, bu senedin ... Tekstil tarafından İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibe konulduğu, senedin 17.000-USD karşılığı 30.200-TL'lik kısmının ödendiği, 27.04.2015 tarihli ibranameye göre senedin kalan 22.220-USD'lik kısmının da davacı tarafından ... Tekstil'e ödendiği, buna göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan verilen sipariş avansı olarak 99.083,64-TL alacaklı olduğu bildirilmiştir.Bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere, 05.12.2012 tarihinde davalının davacıya iade ettiği 62.952-TL ve 84.628,47-TL tutarlı iki adet çekin davalı alacağı olarak kaydedilmesi sonucunda davacı defterleri 31.12.2012 itibariyle 173.523,20-TL alacak bakiyesi vermekte iken, davalı kayıtlarında ise 74.439,56-TL karşılığı 39.220-USD tutarlı senedin çıkış bordrosu ile davacıya iade edilmesi sonucunda 31.12.2012 itibariyle davalı 50.880,37-TL alacaklı duruma geçmiş olup, taraf kayıtları arasındaki fark 224.403,57-TL'dir.

Bu fark, davacı tarafça davalıya ciro edilmiş olan 150.000-TL tutarlı bono ile yine davacı tarafından davalıya verilmiş olan 74.439,56-TL karşılığı 39.220-USD tutarlı bono bedelinden kaynaklanmaktadır. Uyuşmazlık konusu olup keşidecisi dava dışı ...olan 01.02.2011 ödeme tarihli, 150.000-TL bedelli bono davacı tarafından davalıya ciro edilmiş olup, davalı tarafından Bakırköy 9. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip konusu edilmiştir. Davalı şirket yetkilisi ... imzalı 05.12.2012 tarihli belge ile bono bedelinin alındığı belirtilmiştir. Bu nedenle söz konusu bono bedelinin davalı tarafından tahsil edildiğinin kabulü gerekmektedir. Davacının keşideci ve davalının lehdar olduğu uyuşmazlık konusu 25.08.2011 keşide ve 31.08.2012 ödeme tarihli 39.220-USD bedelli bononun ise davalı tarafından dava dışı ...

Tekstil'e ciro edilmesi sonucunda, bono bedelinden 17.000-USD'ye tekabül eden 30.200-TL'nin teslim alındığına dair dava dışı şirket yetkilisinin 07.12.2012 tarihli yazı ve imzası bulunmaktadır. Söz konusu bono dava dışı ... Tekstil tarafından davacı ile dava dışı...aleyhine İstanbul 34. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibine konu edilmiştir.

27. 04.2015 tarihli olup alacaklı ... Tekstil yetkilisinin imzasını içeren protokol ve ibraname başlıklı belgede, bononun kalan 22.220-USD kısmının ödendiği belirtilmiştir. Bu bono da davalının cirosu ile dava dışı ... Tekstil firmasına geçmiş ve bedeli de tahsil edilmiş olmakla, bu bono bedelinin de davacı tarafından davalıya ödendiği sabittir. Bu durumda 2009 yılından sonra herhangi bir mal satış faturası bulunmayan taraflar arasındaki ilişkinin, çek ve senet alışverişine dayalı olarak devam ettiği, 2010 yılı sonu itibariyle birbiriyle mutabık olan taraf ticari defterlerinin, sonraki dönemde uyuşmazlık konusu bonolar nedeniyle farklı alacak bakiyesi verdiği, davacının davalıya verdiği uyuşmazlık konusu 2 adet bononun tahsil edilmesi sonucunda davacının davalıdan 99.083,64-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

Davalı şirket yetkilisinin 05.12.2012 tarihli belgede açıkça 150.000-TL tutarlı bono bedelinin alındığını belirtmesi karşısında, söz konusu ödemenin bono bedelinin cari hesap borcuna mahsuben yapıldığı savunmasının ispatı bakımından davalının yemin deliline dayanması da mümkün değildir. Bu nedenle davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, taraflar arasında mal satışına ilişkin bir ticari ilişki bulunmadığı ;verilen bonoların ödendiği anlaşılmakla davacının yaptığı ödemeler nedeniyle alacağı bulunduğu belirlendiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 6.768,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.693-TL harcın mahsubu ile kalan 5.075,40-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 30-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 09/10/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/283999 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.