6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bayilik sözleşmesinin ihlali nedeniyle cezai şart ve kâr mahrumiyeti tazminatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1799 E. 2025/1577 K. · · İlk derece: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

bayilik (acente-kıyas)

Gerekçe özeti

Bayilik sözleşmesini ihlal eden bayiinin fiili nedeniyle sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan kişi de, kefalet limiti dahilinde cezai şart ve kâr mahrumiyeti tazminatından sorumludur. Kâr mahrumiyeti tazminatı hesabında, yeni bir bayilik ilişkisi kurulmamışsa süre, sözleşmenin bitimine kadarki dönemin tamamı üzerinden değil, alacaklının aynı bölgede benzer bir bayilik kurabilmesi için gereken makul süre esas alınarak ve net kâr üzerinden belirlenir. Sözleşmede öngörülen cezai şart tutarının tamamı değil, kısmi dava yoluyla talep edilen ve iktisaden mahva sebebiyet vermeyecek düzeydeki miktar dava konusu edilmişse, bu miktar bakımından ayrıca fahişlik denetimi yapılması gerekmez.

Ele alınan sorunlar

Müteselsil kefil sıfatıyla davalının husumeti → ret

İddia: Davalı ..., bayilik sözleşmesinin kendisinin yetkilisi olduğu başka bir şirket ile akdedildiğini, kendisinin taraf sıfatı bulunmadığını, bu nedenle husumet yönünden davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı ... sözleşmeyi 100.000-USD bedele kadar müteselsil kefil olarak bizzat imzalamıştır. Davalı bayiinin bayilik sözleşmesini ihlali nedeniyle davalı ...'ın 100.000-USD'ye kadar müteselsil kefil sıfatıyla kefalet verdiğinden, cezai şart ve kâr mahrumiyeti borcundan da sorumlu tutulması yerindedir. Davalı vekilinin husumete ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Sözleşmenin ihlali ve haklı fesih ile kâr mahrumiyeti tazminatının hesabı → ret

İddia: Davalı, kendi kusuru bulunmadığını, taahhüdün davacının anlaşmak istediği üçüncü firmanın iflası nedeniyle yerine getirilemediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Sözleşmenin 11.3 ve 12.1 maddeleri; bayiinin 2 haftadan fazla ürün alıp satma taahhüdünü yerine getirmemesi veya istasyonun izinsiz üçüncü kişilere devri hâlinde satıcının sözleşmeyi tek taraflı feshedebileceğini düzenlemektedir. Bilirkişi incelemesinde davalı bayiinin sözleşme süresinde en son 25.05.2011 tarihinde alım yaptığı, bu tarihten sonra alım gerçekleştirmediği, aynı istasyonda yeni bir şirketin faaliyete geçtiği ve lisans/dağıtıcı değişikliği yapıldığı tespit edilmiş, bu suretle sözleşmenin 11.3 ve 12.1 maddelerinin ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Davalı bayiinin 12.1 maddesini ihlal ettiği belirlendiğinden davacı, sözleşmenin 13.3 maddesi uyarınca kâr mahrumiyeti talebine hak kazanmıştır. Kâr mahrumiyeti süresinin hesabında öncelikle davacının aynı taşınmaz için yeni bir bayilik sözleşmesi yapıp yapmadığı ve yeni istasyon kurup kurmadığı tespit edilmeli; yeni bir bayilik ilişkisi kurulmamışsa süre, fesihten sözleşme sonuna kadarki sürenin tamamı olarak değil, davacının aynı bölgede benzer bir bayilik kurabilmesi için gerekli makul süre esas alınarak ve brüt kâr değil net kâr üzerinden hesaplanmalıdır. Bu ilkeler doğrultusunda hazırlanan bilirkişi raporunda, mahalde yeniden bayilik kurulabilmesi için 180 günlük makul süre esas alınarak kâr mahrumiyeti 40.512,50-TL olarak hesaplanmış olup bu hesaplama yerinde bulunmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kısmi davada talep edilen cezai şart miktarında fahişlik denetimi → ret

İddia: Davalı, hükmedilen cezai şartın fahiş olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Sözleşmenin 11.3 maddesinde cezai şart miktarı 200.000-USD, 13.3 maddesinde 30.000-USD olarak belirlenmiş olmakla birlikte, davacı tarafından bu maddeler gereğince sırasıyla ancak 17.631-TL'şer talep edilmiştir. Kısmi davada talep olunan bu miktarlar iktisaden mahva sebebiyet verecek tutarlar olmadığından, kısmi davada talep olunmayan (sözleşmede öngörülen tam) cezai şart miktarları bakımından fahişlik değerlendirmesi yapılması gerekmemektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Bayilik sözleşmelerinde kâr mahrumiyeti tazminatının hesap yönteminin (yeni bayilik kurulmamışsa makul süre ve net kâr esası) yanı sıra, kısmi davada talep edilen tutarın sözleşmedeki tam cezai şart miktarından düşük ve iktisaden mahva yol açmayacak nitelikte olması hâlinde fahişlik denetiminin gerekmediği yönündeki tespitler açısından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bayilik sözleşmesi cezai şart kâr mahrumiyeti müteselsil kefalet haklı fesih husumet kısmi dava fahiş cezai şart

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO 2022/1799

KARAR NO 2025/1577

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 02/02/2022

NUMARASI 2016/162 Esas - 2022/80 Karar

DAVANIN KONUSU Tazminat (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/10/2025

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; taraflar arasında 10/03/2010 tarihli ... Otogaz İstasyonu ve Bayilik Sözleşmesi akdedildiğini, davalı şirketin 5 yıl süre ile otogaz bayiliğini üstlendiğini, davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeni ile davacının sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmeyi davalı ...'ın kefil sıfatı ile imzaladığını belirterek şimdilik 1.000-TL kâr mahrumiyeti alacağının,sözleşmenin 11.3 maddesinde öngörülen cezai şarttan şimdilik 10.000-USD’nin fesih tarihi olan 15/08/2011 tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığı olan 17.631-TL’nin , sözleşmenin 13.3 maddesi gereği cezai şart tazminatının şimdilik 10.000-USD’nin fesih tarihi olan 15/08/2011 tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığı olan 17.631-TL’nin fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (davalılardan ...'ın kefalet limiti ile sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

ISLAH Davacı vekili 07.02.2022 tarihli dilekçesiyle 1.000-TL kar mahrumiyeti talebini ıslah ederek 50.000-TL ye çıkarmıştır.

CEVAP

Davalılar davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; taraflar arasında 10/03/2010 tarihinde 5 (beş) yıl süreli ... Otogaz İstasyonu ve Bayilik Sözleşmesi akdedildiği, davacı şirket kayıtlarında davalı bayiinin en son 25/05/2011 tarihinde davacıdan ... alımı yaptığı, bu tarihten sonra ise ... alımın durdurduğu, davalıya gönderilen Beyoğlu 27. Noterliği'nden keşide edilen 15/09/2011 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşme koşullarını yerine getirmediğinden sözleşmenin fesh edildiğinin bildirildiği, davacının sözleşmeyi feshinde haklı olduğu, ayrıca sözleşme gereğince cezai şart talep edebileceği, davacının kar kaybının 40.512,50-TLhesaplandığı, sözleşmenin 11.3 maddesi gereğince cezai şart olarak 17.631- TL talep edebileceği,müteselsil kefil sıfatıyla davalı ...’ın ise davalı şirketin (bayinin) 100.000-USD’yi geçmeyen tüm borçlarından dolayı onunla birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 40.512,50-TL kâr kaybı alacağının (1.000-TL'sine temerrüt tarihi olan 20/08/2011 tarihinden itibaren, 39.512,50-TL'sine ise ıslah tarihi olan 24/09/2018 tarihinden itibaren) bayilik sözleşmesinin 11.3 maddesi gereğince 17.631-TL cezai şartın temerrüt tarihi olan 24/08/2011 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi bayilik sözleşmesinin 13.3 maddesi gereğince 17.631-TL cezai şartın temerrüt tarihi olan 20/08/2011 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacı şirkete ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... vekili; davaya dayanak bayilik sözleşmesinin davalı ...'ın yetkilisi bulunduğu Uşak ...Tekstil San. Tic.Ltd.Şti. ile akdedildiğini, ...'ın taraf sıfatı bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davalı şirketin bir kusuru bulunmadığını, tazminat istemine konu taahhüdün bizzat davacı yan tarafından anlaşılması istenen Türkoil firmasının iflas etmesi nedeni ile yerine getirilemediğini, hükmedilen cezai şartın fahiş olduğunu beyan ederek davanın ... yönünden husumet nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; akaryakıt bayilik sözleşmesi uyarınca cezai şart ve kar mahrumiyeti alacağının davalılardan tahsili istemine ilişkindir.Davacı ile davalı şirket arasında 10.03.2010 tarihinde ... Bayilik sözleşmesi imzalanmış, diğer davalı ... da sözleşmeyi 100.000-USD bedele kadar müteselsil kefil olarak imzalamıştır. Sözleşmenin süresi 10.maddede 5 yıl olarak belirlenmiştir.Davacı tarafından davalı şirkete Beyoğlu 27. Noterliği'nden keşide edilen 15/08/2011 tarihli ve 110465 yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşme koşullarını yerine getirmemesi nedeni ile sözleşmenin fesih edildiği bildirilmiş, işbu ihtarname 20.08.2011 tarihinde davalılara tebliğ edilmiştir.

Sözleşmenin 12.1 Maddesinde "sözleşme süresinde 2 haftadan fazla bayii satıcıdan ... alıp-satma taahhüdünü yerine getirmez ise"12.2 maddesinde"bayi işbu sözleşmenin herhangi bir hükmünü ihlal eder ve satıcı'nın 3 iş günü süreli yazılı ihtarına rağmen ihlale devam ederse" satıcı işbu sözleşmeyi ihtara ve hükme hacet kalmaksızın tek taraflı olarak fesih edebileceği düzenlenmiştir.Yine sözleşmenin 11.3 maddesinde ''Sözleşme süresince satıcının yazılı izni olmadan istasyon hiçbir şekilde 3. kişilere devredilemeyeceği gibi sözleşme sonuna kadar bayi haricinde hiçbir şahıs istasyonun kurulu bulunduğu sahada faaliyette bulunamaz. Aksi bir durumda bayi ve müteselsil kefil sözleşmedeki cezalardan hariç 200.000-USD ceza ödemeyi peşinen kabul ve taahhüt eder'', 13.3 maddesinde "Satıcı sözleşmenin 12.1,12.2 maddeleri gereğince sözleşmeyi fesih ederse mahrum kaldığı kar karşılığı tazminatı ve ayrıca 30.000 -USD cezayı kabul ve taahhüt eder" hükmü mevcuttur.Yapılan bilirkişi incelemesinde davalı bayiinin sözleşme süresinde en son 25.05.2011 tarihinde gaz alımı yaptığı bu tarihten sonra alım gerçekleştirmediği tesbit edilmiştir.Davalı şirketin faaliyet gösterdiği otogaz istasyonunda ''...

Madencilik İnşaat Tur. Gıda Nak. San.ve Tic. Ltd. Şti. ünvanlı yeni bir şirketin faaliyet gösterdiği, 10.08.2011 tarihinde lisans tadili yapıldığı ve dağıtım şirketinin ...ve Tic. AŞ. olduğu tespit edilmekle sözleşmenin 11.3 ve 12.1 maddelerinin ihlal edildiği anlaşılmaktadır.

Davalı bayiinin sözleşmenin 12.1 maddesini ihlal ettiği belirlendiğinden davacı sözleşmenin 13.3 maddesi uyarınca kar kaybı talebine hak kazanmıştır. Kâr mahrumiyeti süresinin hesabında, öncelikle davacının dava konusu taşınmaz için yeni bir bayilik sözleşmesi yapıp yapmadığı ve yeni bir istasyon kurup kurmadığı tespit edilmeli, yeni bir bayilik ilişkisi kurulmamış ise kâr mahrumiyeti süresinin, fesihten sözleşmenin sonuna kadar olan sürenin tamamı için değil, davacının aynı bölgede benzer bir bayilik kurabilmesi için gerekli makûl süre belirlenerek ve brüt kâr değil net kâr dikkate alınarak hesaplanması gerekir. (Yargıtay 19.HD’nin 11.04.2019 tarihli 2018/2661 E., 2019/2508 K. sayılı ve 15.12.2015 tarihli 2015/3689 E., 2015/16904 K.

Sayılı kararları)Bu ilkeler gözetilerek hazırlanan bilirkişi raporunda; mahalde yeniden bir bayilik ilişkisi kurulabilmesi için geçecek süre 180 gün makul süre belirlenerek davacının mahrum kaldığı kar tutarı 40.512,50- TL olarak hesaplanmış,bu miktara hükmedilmiştir.

Sözleşmenin 11.3 maddesinde cezai şart miktarı 200.000-USD, sözleşmenin 13.3 maddesinde cezai şart miktarı 30.000 USD olup, davacı tarafından sözleşmenin 11.3 maddesi gereğince 17.631-TL, sözleşmenin 13.3 maddesi gereğince 17.631-TL talep edilmiştir. Kısmi davada talep olunan miktarlar iktisaden mahva sebebiyet verecek tutarlar değildir.Davalı sözleşme hükümlerine aykırı hareket ederek sözleşmenin feshine neden olmuştur. Davalı bayiinin bayilik sözleşmesini ihlali nedeniyle davalı ...'ın 100.000-USD ye kadar müteselsil kefil sıfatıyla kefalet verdiğinden davalı ...''ın da cezai şart ve kar mahrumiyeti borcundan sorumlu tutulması yerindedir.Davalı vekilinin husumete ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.Kısmi davada talep olunmayan cezai şart miktarları bakımından fahişlik bakımından bir değerlendirme yapılmaması gerekmemektedir.Açıklanan nedenlerle ;davacının sözleşmeyi haklı feshine bağlı olarak kar mahrumiyeti ve cezai şart taleplerinin kabulüne ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamış olup Davalı ...

vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 5.176,15-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.300,00-TL harcın mahsubu ile kalan 3.876,15-TL harcın davalı ...'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 250-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi..09/10/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/283994 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.