6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Asıl borçlunun ipotek vermesi müteselsil kefile ihtiyati haciz engeli değildir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/128 E. 2018/185 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ EmsalHak düşürücü süreİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Davacının nitelemesi: Müteselsil Kefil mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Asıl kredi borçlusunun borcu için ipotek tesis edilmiş olması, bu borca müteselsil kefil olan kişiler yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesine engel değildir; İİK 45. madde müteselsil kefiller hakkında uygulanmaz ve TBK 586/1 uyarınca borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması halinde alacaklı, taşınmaz rehnini paraya çevirmeden müteselsil kefili takip edebilir. Ayrıca, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki kredi sözleşmesinde yer alan teminattan muafiyet hükmü, ihtiyati haczin üçüncü kişilerin çıkarlarını da koruma amacı taşıması nedeniyle alacaklıyı teminat yatırma yükümlülüğünden kurtarmaz.

Ele alınan sorunlar

Asıl borca ilişkin ipotek teminatının müteselsil kefile yönelik ihtiyati haciz talebine engel olup olmadığı → kabul

İddia: İstinaf eden alacaklı vekili, alacağın ipotekle teminat altına alınmış olmasının ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olmadığını, ipoteğin asıl kredi borçlusundan olan alacakları teminat altına aldığını, müteselsil borçluların borçlarının ipotekle temin edilmediğini, kefaletin ayrı bir teminat olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: İhtiyati haciz talebi genel kredi sözleşmesinin asıl borçlusuna değil, borca müteselsil kefil olan kişilere yöneliktir. Dosyadaki ipotek akit tablolarının incelenmesinde ipoteklerin asıl borçlunun borcuna teminat olarak verildiği, müteselsil kefillerden birinin de ipotek vermiş olmasına rağmen bu ipoteğin kendi kefalet borcu için değil asıl borçlunun borcu için verildiği anlaşılmaktadır. İİK 45/1 uyarınca rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusuna karşı önce rehinin paraya çevrilmesi yoluna gidilmesi gerekir; ancak TBK 586/1 uyarınca müteselsil kefil sıfatıyla yükümlülük altına girilmişse, borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması şartıyla alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Asıl borçlunun ifada geciktiği ve ihtarın sonuçsuz kaldığı, alacağın muaccel olduğu kat ihtarı ve tebliğ evraklarından anlaşıldığından alacaklı banka, taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin bir kararında da İİK 45. maddesinin müteselsil kefiller hakkında uygulanmayacağı ifade edilmiştir. Bu nedenle müteselsil kefillerin kefaletten kaynaklanan borçları için ayrıca ayni teminat (ipotek-rehin) verilmediği sürece asıl borçlunun borcunun rehinle temin edilmiş olması, kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesine engel değildir. Aleyhlerine ihtiyati haciz istenen müteselsil kefillerin kefaletlerinin geçerli olduğu ve kefalet limitlerinin borcu karşılamaya yeterli olduğu anlaşıldığından İİK 257/1 maddesinde yazılı ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu kabul edilmelidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Genel kredi sözleşmesindeki teminattan muafiyet hükmüne dayanılarak teminatsız ihtiyati haciz talep edilip edilemeyeceği → kısmi kabul

İddia: Alacaklı banka, kredi sözleşmesinde bankanın teminat göstermekten muaf tutulmasına borçluların onay verdiğini belirterek teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Banka ile borçlu arasındaki genel kredi sözleşmesinin ilgili maddesinde bankanın ihtiyati tedbir veya haciz kararı talebinde bulunması halinde teminat göstermekten vareste tutulmasına ilişkin düzenleme bulunmakta ise de, ihtiyati haciz kararının borçlular yanında üçüncü kişilerin çıkarlarını da ihlal edebileceği, teminatın bu kişilerin zararlarını da teminat altına almak amacıyla alındığı gözetilerek bu talep yerinde görülmemiştir. Alacaklı, kredi sözleşmesinin tarafları arasındaki teminattan muafiyet koşuluna dayanamaz. Bu nedenle İİK 259. maddesi uyarınca alacağın %15'i oranında teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Asıl borçlunun borcunun ipotekle teminat altına alınmış olmasının, bu borca müteselsil kefil olan kişiler hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesine engel oluşturmadığı ve İİK 45. maddenin müteselsil kefiller hakkında uygulanmayacağı yönündeki değerlendirme, benzer uyuşmazlıklarda bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
İİK 261/1 uyarınca ihtiyati haciz kararı verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde infazı istenmediği takdirde karar kendiliğinden kalkmış sayılır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz müteselsil kefalet ipotek rehinle temin edilmiş alacak teminattan muafiyet İİK 257 İİK 259 TBK 586

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 45/1İİK 257/1İİK 259İİK 261/1 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 586/1 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 355HMK 353/1/b-2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

null         2018/128 E.  ,  2018/185 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/128

KARAR NO 2018/185

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/11/2017 Tarihli D.İş kararı

NUMARASI 2017/6134 D.İş 2017/6135 Karar

TALEP İhtiyati Haciz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 05/03/2018

17/11/2017 tarihli ihtiyati haczin talebinin reddine ilişkin kararın ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TALEP

İhtiyati haciz talebinde bulunan vekili ihtiyati haciz talep eden banka ile ... A.Ş arasındaki genel kredi ve teminat sözleşmesi kapsamında haklarında ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilen borçluların kredi sözleşmesine müteselsil kefil olduklarını, ticari kredi sözleşmesinden doğan alacağın ödenmediğini, ihtarnamenin düzenlenmesi ile alacağın muaccel hale geldiğini, ihtiyati haciz talep eden bankanın toplam 6.175.008,45-TL alacağının bulunduğunu, müteselsil kefiller yönünden alacağın teminatını teşkil edecek herhangi bir teminat bulunmadığını, asıl kredi borçlusu yönünden alacağın teminatını teşkil eden gayrimenkul ipoteklerinin alındığını, müteselsil kefil borçluların da bu sıfatla borcun tamamından sorumlu olduklarını bildirmiş ihtarnamenin tebliğine rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle teminat aranmaksızın müteselsil kefil borçluların borca yetecek taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davaya konu alacak için genel kredi ve teminat sözleşmesi kapsamında asıl borç için üçüncü kişiler adına kayıtlı taşınmazlar üzerinde toplam 6.286.500- TL bedelli ipotek tesis edildiği, isteme konu alacağın 6.175.008,45- TL olup isteme konu alacağın alacaktan daha fazla ipotek tesisi suretiyle alacağın teminat altına alındığı, teminat verenlerin borçlu ya da müteselsil kefillerin olmasının zorunlu olmadığı, isteme konu alacağın rehinle temin edildiği, İİK'nun 257(1) maddesi gereği ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran alacaklı vekili, alacağın ipotekle teminat altına alınmış olmasının ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olmadığı, bu konuda birçok Yargıtay kararı olduğu, ipoteğin asıl kredi borçlusundan olan alacakları teminat altına aldığı, müteselsil borçluların borçlarının ipotekle temin edilmediği, kefaletin ayrı bir teminat olduğu, kredi sözleşmesinde bankanın teminat göstermekten muaf tutulmasına borçluların onay verdiği belirtilerek kararın kaldırılması ve teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

HMK'nın 355 maddesi uyarına istinaf açısından inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir. İhtiyati haciz talep eden banka tarafından hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilen müteselsil kefil ...'ın karar başlığında adının yazılmadığı anlaşılmakla ,adı geçenin uyap'a kaydı sağlanarak karar başlığına ilave edilmiştir.

İlk derece mahkemesince davaya konu alacağın genel kredi ve teminat sözleşmesi kapsamında üçüncü kişiler adına kayıtlı şahıslara ait taşınmazlar üzerine ipotek konulduğu, böylelikle alacağın rehinle teminat altına alındığı, ihtiyati haciz kararı verilme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş ise de; ihtiyati haciz talebi genel kredi sözleşmesinin borçlusu aleyhine istenmemiştir. İhtiyati haciz talebi, genel kredi sözleşmesinde borçlu olan ...i A.Ş'nin borcuna müteselsil kefil olan kefillere yönelik olarak yapılmıştır. Dosyada alacağı teminat altına alan ipotekler dosyada mevcut ipotek akit tablolarının incelenmesinde ;asıl borçlu ... A.Ş nin borçlarına teminat olarak verildiği anlaşılmaktadır.Müteselsil kefil .....'ın da ipotek borçlusu ise de ipoteğin adı geçenin kefalet borcu için değil, asıl borçlu ....

A.Ş nin borcu için ipotek vermiştir. Yani ... .i A.Ş'nin borcu için hem müteselsil kefil olmuş, hem de ipotek vermiştir.

İİK'nın 45/1. Maddesine göre: "Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeye karşılamaya yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebilir." 6098 sayılı TBK'nın 586/1. Maddesine göre: "Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir."

Asıl borçlunun ifada geciktiği ve ihtarın sonuçsuz kaldığı alacağın muaccel olduğu kat ihtarı ve tebliğ evraklarından anlaşılmaktadır. Bu durumda alacaklı banka 6098 sayılı TBK nın 586/1. Maddesine göre taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.

Yargıtay 11. H.D nin 14/09/2017 tarih ve 2017/2465 E-2017/4383 sayılı kararında da İİK'nın 45. Maddesinin müteselsil kefiller hakkında uygulanmayacağı ifade edilmiştir. Yani müteselsil kefillerin kefaletten kaynaklanan borçları için ayni teminat (ipotek-rehin) verilmediği sürece asıl borçlunun borcunun rehinle temin edilmiş olması ihtiyati haciz kararı verilmesine engel değildir. Aleyhlerine ihtiyati haciz kararı verilmeleri istenen borçlu müteselsil kefillerin kefaletlerinin geçerli olduğu ve kefalet limitlerinin de borcu karşılamaya yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda aleyhlerine ihtiyati haciz kararı verilmeleri istenen borçlu müteselsil kefiller hakkında İİK'nın 257/1. Maddesinde yazılı ihtiyati haciz kararı verme koşullarının oluştuğu kabul edilmelidir.

Sonuç olarak ilk derece mahkemesi kararı HMK'nın 353/1/b-2. Maddesi kapsamında kaldığı ,kanunun uygulanmasında hata edildiği kabul edilerek redde ilişkin karar kaldırılarak ihtiyati haciz isteminin kabulune ilişkin karar verilmesi uygun görülmüştür. Ancak ihtiyati haciz talep eden banka vekilinin banka ile borçlu arasındaki (aleyhine ihtiyati haciz istenenlerin müteselsil kefil oldukları) 29/01/2016 tarihli genel kredi sözleşmesinin 13/1-e maddesinde yer alan bankanın ihtiyati tedbir veya haciz kararı talebinde bulunması halinde teminat göstermekten vareste tutulması yönündeki düzenlemeye dayanarak teminat aranmadan ihtiyati haciz kararı verilmesi yönündeki talep, ihtiyati haciz kararının borçlular yanında üçüncü kişilerin çıkarlarını da ihlal edebileceği gözetildiğinde , yatırılan teminattan bu kişilerin de zararlarını teminat altına almak için alındığı gözetilerek yerinde görülmemiş ,alacaklının kredi sözleşmesinin tarafları arasındaki teminattan muafiyet koşuluna dayanamayacağı , İİK'nın 259.

Maddesi uyarınca alacağın % 15 i oranında teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

İhtiyati haciz talep ve istinaf eden alacaklı bankanın istinaf başvurusunun KABULÜNE,İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/11/2017 tarih ve 2017/6134 D.İş- 2017/6135 K sayılı kararının 6100 sayılı HMK 353/1/b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

İhtiyati haciz talebinin KABULÜNE,İhtiyati haciz talep eden banka tarafından sunulan 29/01/2016 tarihli 215816144593 no.lu Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi, Gebze . Noterliğinin 01/11/2017 tarih ve .. no.lu hesap kat ihtarnamesine istinaden;

6. 111.918,45-TL nakit, 63.090-TL gayrınakit olmak üzere toplam 6.175.008,45- TL'lık borç miktarı ile sınırlı olmak üzere yukarıda açık kimlikleri yazılı müteselsil kefil borçluların, taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine 2004 sayılı İİK'nın 257/1. v.d maddeleri uyarınca İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,

İhtiyati haciz talep eden banka tarafından İİK'nın 259. maddesi uyarınca alacak miktarı olan 6.175.008,45 TL' nın % 15 i oranında (926.251,26 -TL) tutarında teminat(nakit veya kesin süresiz banka teminat mektubu ) alınmasına .

Teminat alınması işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine.

İİK'nın 261/1. Maddesi uyarınca 10 gün içinde infazı istenmediği takdirde kararın kendiliğinden kalkmış sayılmasına,

Alınması gereken 59,10-TL karar harcından peşin harcın mahsubuna,eksik kalan 7,40- TL'nın ihtiyati haciz talep edenden alınmasına,

İleride haksız çıkacak tarafa tahmil edilmek üzere ;Alacaklı lehine 485- TL maktu vekalet ücreti takdirine ,alacaklı tarafından yatırılan 87,70-TL harç ve posta-tebliğ giderinden ibaret 126,5-TL yargı giderinin açılacak esas takip veya davada haksız çıkan tarafa yüklenmesine.

Alacaklı vekilinin yatırdığı istinaf karar harcının (31,40-TL)istek halinde kendisine iadesine,HMK'nın 353.maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansı olduğu takdirde istem halinde alacaklı taraf vekiline iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 05/03/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/281832 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.