6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhtiyati haczin kaldırılması talebine ilişkin ara karara istinaf yolu kapalıdır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/127 E. 2018/173 K. ·

Alacakistinaf başvurusunun usulden reddiKesin

★ Emsalusul emsali

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Davacının nitelemesi: İhtiyati Haczin Kaldırılması mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Devam eden bir ihtiyati haczin, durum ve koşulların değişmesi nedeniyle kaldırılması talebi, HMK'nın 396 ve devamı maddeleri kapsamında bir tedbir değiştirme/kaldırma talebidir; bu maddede kanun yolunu düzenleyen fıkraya atıf yapılmadığından, bu talebin reddine ilişkin ara karara karşı istinaf yolu açık değildir. İhtiyati haciz kararına itiraz üzerine verilen kararlarla, çok önceden verilmiş ve itiraz süreleri aşılmış bir ihtiyati haczin sonradan koşul değişikliği nedeniyle kaldırılması talebi üzerine verilen kararlar farklı hukuki rejime tabidir; ikincisi istinafa konu edilemez ve yorum yoluyla kanun yolu ihdas edilemez.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati haczin kaldırılması talebi üzerine verilen ara kararın istinafa tabi olup olmadığı → ret

İddia: Davalılar vekili, ihtiyati haczin şartlarının bulunmadığını, kararın uzun süredir uygulanmasının Anayasa ve AİHS kapsamında mülkiyet ve özel hayat hakkını ihlal ettiğini öne sürerek ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddine dair ara kararın kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: Kaldırılması istenen ihtiyati haciz, ilk derece mahkemesinin önceki kararının hüküm fıkrasında yer alan, 5411 sayılı Kanunun 136. maddesi gözetilerek karar kesinleşene kadar sürdürülmesine dair hüküm çerçevesinde devam etmektedir. Bu şekilde sürdürülen bir ihtiyati haczin kaldırılması talebi, İİK'nın 265. maddesi anlamında ihtiyati haciz kararına itiraz olarak nitelendirilemez ve verilen karar da itiraz üzerine verilen istinafa konu edilebilir bir ara karar sayılamaz. Davalıların talebi esas itibariyle durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi ve kaldırılması istemidir; bu istem HMK'nın 396 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. HMK 396(2) fıkrasında 394. maddenin 3 ve 4. fıkralarına atıf yapılmış olsa da, kanun yolunu düzenleyen 5. fıkraya atıf yapılmamıştır; bu nedenle bu tür karara karşı istinaf kanun yolu açık değildir. HMK'nın 341. maddesinde ilk derece mahkemelerinin nihai kararları ile ihtiyati tedbir/ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararların istinafa konu olabileceği düzenlenmiştir; yorumla kanun yolu ihdas edilemez. Dairenin önüne getirilen karar, ihtiyati haciz talebinin kabulü üzerine yapılan itiraza ilişkin bir karar olmayıp, ihtiyati haciz kararı çok önceden verilmiş ve itiraz süreleri de aşılmıştır. Davalının talebi, değişen durum ve koşullar nedeniyle ihtiyati haczin kaldırılmasına yönelik müstakil bir talep olduğundan, bu talep üzerine verilen ara kararın istinaf kanun yoluna konu edilmesi hukuken mümkün değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Devam eden bir ihtiyati haczin durum ve koşulların değişmesi sebebiyle kaldırılması talebinin HMK 396 vd. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi ve bu kapsamda verilen kararlara karşı istinaf yolunun kapalı olduğu yönündeki tespit, benzer usuli itirazlarda emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz ihtiyati tedbir kanun yolu istinaf kabil olmama durum ve koşulların değişmesi itiraz süresi

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 265 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 396(2)HMK 394HMK 341HMK 341/1HMK 346/1HMK 362/1.f · 5411 sayılı Kanun — 5411 sayılı Kanun 136

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/127

KARAR NO 2018/173

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 07/12/2017

NUMARASI 2013/218 Esas

DAVA

Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/03/2018

Taraflar arasında görülen dava sürecinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın davalı... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

20/04/1995 tarihinde açılan davada davalıların dava dışı ...bank'ı zarara uğrattıkları, bankaya davacı kurum tarafından el konulduğu, davalıların şahsi sorumluluklarının olduğu öne sürülerek şahsi iflasları istenmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili, asıl dava açısından davalıların dava dışı bankanın zarara uğramasında sorumlu olmadıklarını öne sürerek davanın reddini savunmuşlar, ihtiyati haciz kararının da kaldırılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.

TALEP

Dava sürecinde istinafa konu talep açısından davalılar vekili 05/12/2017 tarihli dilekçesi ile, hakkında verilen ihtiyati haciz kararını koşullarının oluşmadığını, kararın 21 senedir süren davada uygulanması nedeniyle Anayasanın 20. Ve 35.maddeleri ile AİHS'nin 8.maddesi ve ek 1.protokolün 1.maddesi kapsamında mülkiyet hakkını ihlal ettiğini, aynı zamanda bu durumun özel hayatına müdahale anlamına geldiğini öne sürerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkeme, 05/12/1995 tarihli davanın reddi yönündeki karar ile muhafaza tedbirlerinin kaldırıldığı, kararın Yargıtay 19.Hukuk Dairesince bozulduğu, direnme üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10/12/1997 tarihli kararı ile davalıların iflasa tabi olduğunun belirtildiği, mahkemenin verdiği red kararının bozulduğu, ihtiyati haciz talebinin yenilenmesi üzerine ihtiyati haciz kararının verildiği, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını isteyen şahsın iflasa tabi kimselerden olduğu, davanın niteliği ve delil durumunda bir değişiklik olmadığı gerekçesiyle davalı ...'in talebini 07/12/2017 tarihli ara kararıyla reddetmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalılar vekili, ilk ihtiyati haciz kararının davanın reddi kararı ile kaldırıldığını fakat 30/06/1999 tarihinde bozma kararına uyan mahkemenin davalıların mal varlıkları üzerine ikinci kez ihtiyati haciz konulmasına karar verdiğini, mahkemenin 28/10/2011 tarihinde yeniden davayı reddettiğini, fakat 5411 sayılı kanun 136.maddesi gereğince ihtiyati haciz kararının karar kesinleşinceye kadar devamına karar verdiğini, yargılama sürecinde birçok kez ihtiyati haciz kararının kaldırılmasının talep edildiğini, en son 07/12/2017 tarihli oturumda istinafa konu ara kararının verildiğini, ihtiyati haczin şartlarının bulunmadığını, davalıların görev yaptıkları süre zarfında yürürlükte olan 3182 sayılı Bankalar Kanununun ilgili maddelerinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal ediliğini, İİK'nun 257.maddesinin koşullarının oluşmadığını zira davacının alacağının bulunmadığının dosyada birçok bilirkişi raporu ile ispatlandığını, ihtiyati haczin amacını aştığını, davalıların özel hayat ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasından davacının uğrayabileceği bir zararın bulunmadığını, AİHS'nin Anayasanın 90.maddesi uyarınca doğrudan uygulanması gerektiğini, mahkemenin yeterli gerekçe göstermeden taleplerini reddettiklerini öne sürerek kararın kaldırılması istenmiştir.

GEREKÇE

Tüm anlatılanlardan Kaldırılması istenen ihtiyati haczin, İst.

2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/10/2011 tarih ve 1998/2247 E 2011/415 K. Sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan"30/07/2009 tarihli ihtiyati haciz kararının 5411 sayılı yasanın 136. Maddesi gözetilerek iş bu karar kesinleştiğinde kaldırılmasına" hükmü çerçevesinde sürdüğü anlaşılmaktadır. Bu şekilde sürdürülen bir ihtiyati haciz kararının kaldırılması yönündeki talebin hukuki tanımlama itibariyle İİK'nın 265. Maddesi anlamında ihtiyati haciz kararına itiraz ve verilen kararın da ihtiyati haciz kararına itiraz üzerine verilen istinafa konu bir ara karar olarak kabul edilmesi mümkün görülmemiştir.

Davalıların ihtiyati haczin kaldırılması yönündeki talebinin esas itibariyle ihtiyati tedbirin durum ve koşulların değişmesi sebebiyle değiştirilmesi ve kaldırılması yönünde bir talep olarak kabul edilmesinin gerektiği, bu istemin HMK'nun 396. v.d. Maddelerinde düzenlendiği, zira 396(2) fıkrada ,394.maddenin 3 ve 4. fıkranın kıyasen uygulanacağı belirtilmiş ise de kanun yolunu düzenleyen 5.fıkraya atıf yapılmadığı, karara karşı istinaf kanun yolunun açık olmadığı, HMK'nın 341. Maddesinde ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararların istinafa konu olabileceği, yorumla kanun yolu ihdas edilemeyeceği, dairemiz önüne getirilen kararın, ihtiyati haciz talebinin kabulü halinde bu karara yönelik itiraz üzerine verilen bir karar olmadığı, zira ihtiyati haciz kararının çok önceden verildiği ve itiraz sürelerinin aşıldığı, davalının talebinin, değişen durum ve koşullar nedeniyle ihtiyati haczin kaldırılması yönünde müstakil bir talep olup, bu şekilde ortaya konulan talep ve verilen ara kararının istinaf kanun yoluna konu edilmesinin hukuken mümkün olmadığı kanaatine varılmakla başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 341/1, 346/1 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,

İstinaf yoluna başvuran davalılar tarafından yatırılan peşin istinaf harcının kendilerine iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/03/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/281581 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.