6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bayilik ilişkisinin devri halinde asıl bayiye başvuru hakkının sona ermesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/4 E. 2018/168 K. · · İlk derece: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

bayilik (acente-kıyas)

Gerekçe özeti

Bir sözleşme ilişkisinden doğan hak ve yükümlülüklerin, tarafların açık bir devir sözleşmesi olmasa da, taraflardan birinin fiili davranışlarıyla (yeni sözleşme imzalanması, ödemelerin ve faturaların yeni tarafa yönlendirilmesi, teminatların iadesi, resmi kurumlara bildirim) üçüncü bir kişiye devredilmesine rıza göstermesi halinde, devreden taraf artık asıl yükümlüye karşı başvuru hakkını kaybeder; bu sonuç için ayrıca yazılı bir ibraname aranmaz.

Ele alınan sorunlar

Bayilik sözleşmesinden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerin üçüncü kişiye devri ve asıl bayiye başvuru hakkının sona ermesi → ret

İddia: Davalı, istasyonu diğer davalıya devrettiğini, taşınmaz satışının davacıya bildirildiğini, karşılıklı alacak-borç ilişkisinin sonlandırıldığını, davacının yeni bir protokol ve bayilik sözleşmesi yaptığını, kalan destek prim süresine ilişkin bedelin diğer davalıya ödendiğini, kendisinden talep edilecek alacak kalmadığını ileri sürerek hükmün kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

Gerekçe: Davacı ile ilk davalı arasında imzalanan protokolle taahhüt edilen bayilik sözleşmesi bizzat bu davalı ile imzalanmamış, ancak aynı istasyonda aynı koşullarla üçüncü davalı ile imzalanmıştır. Bu üçüncü davalı, protokolden doğan tüm yükümlülükleri (peşin satış destek priminin devri, sabit yatırım bedeli, ariyet malzemenin teslimi, müteselsil sorumluluk) üstlenmiş, bununla ilgili faturaları kendi adına düzenletmiş, ilk davalının teminatları iade edilmiş ve ilk davalı resmi kurumlara faaliyetine son verdiğini bildirmiştir. Davacı, tüm bu işlemlere onay ve rıza göstererek muhatap olarak üçüncü davalıyı kabul etmiş; peşin satış destek primi ve sabit kıymet satış bedeli faturalarını üçüncü davalı adına düzenlemiş, ariyet malzemenin de üçüncü davalıya devir ve teslim edildiği anlaşılmıştır. İbraname bulunmaması, davacının fiili davranışlarıyla ortaya koyduğu rızayı ve ilişkinin devrini kabul ettiği sonucunu değiştirmez. Sözleşme ilişkisinin devri ve buna bağlı hak ve yükümlülüklerin üçüncü kişiye geçmesi halinde, taahhüdün yerine getirilmesine rıza gösteren tarafın, asıl yükümlüye karşı başvuru hakkı kalmaz.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yargılamada eksiklik bulunmaksızın hukuki nitelendirme hatası nedeniyle ilk derece kararının kaldırılması → kabul

Gerekçe: Yargılamada bir eksiklik bulunmamakla birlikte, kanunun olaya uygulanmasında hata yapılmış olması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmüş ve ilk derece kararının bu davalı yönünden kaldırılması gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerin üçüncü kişiye devrinin, tarafların fiili davranışları ve zımni rızasıyla gerçekleştiğinin kabul edilebileceği ve bu durumda asıl akit tarafına karşı başvuru hakkının düşeceği yönünde bölgesel ikna edici nitelikte bir değerlendirme içermektedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bayilik sözleşmesi sözleşmenin devri zımni rıza müteselsil kefalet ariyet sözleşmesi ibraname hukuki nitelendirme hatası

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353/1/b-2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/4

KARAR NO 2018/168

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 02/05/2017

NUMARASI 2014/830 Esas 2017/338 Karar

DAVA

Alacak (bayilik sözleşmesinden kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/03/2018

Taraflar arasında görülen dava neticesinde davanın kısmen kabulune ilişkin hükmün davalı ... A.Ş. vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkil şirket ile ... A.Ş. şirketi arasında 7.4.2004 tarihinde 10 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığı Rekabet Kurulunun 5.3.2009 tarihli kararı ile 5 yılı aşan sözleşmelerin 18/9/2010 tarihine kadar muafiyetten yararlanabileceği bu tarihten sonra yararlanamıyacağı kararı nedeni ile sona erdiği ,17.9.2010 tarihinde yapılan protokol ile 18/9/2010 tarihi itibari ile 2014 tarihine kadar geçerli yeni bir sözleşme akdedilmesi hususunda mutabakata varıldığı, daha sonra organik bağ bulunan ...A.Ş. ile 5 yıl süre ile geçerli 19/12/2010 tarihli istasyonlu bayilik sözleşmesi imzalandığı , davalı ... şirketinin davalı ... şirketi ile davacı arasında yapılmış sözleşme ve protokollerden doğmuş ve doğacak tüm borçlarına müşterek ve müteselsil kefil olduğu,aynı şekilde ...

ve ... 'ın da ... şirketinin tüm borçlarına 10.000-usd kadar kısmına müteselsil kefil olduklarına dair sözleşme imzaladıkları,davacının protokolün 6.maddesi gereği 18/9/2010 ile 7/4/2014 tarihleri arasında destek satış primi olarak 15.000-usd yi davalı ... şirketine ödediği, Protokolün 5. maddesi gereği bayilik için ariyeten verilecek malzemelerin ...'e teslim edildiği, sözleşmenin 14/12/2011 fesih protokolü ile haklar saklı kalmak kaydı ile bayilik sözleşmesinin sonlandırıldığı , ,bakiye peşin satış destek primi ile ilgili 19.152,23-TL fatura düzenleyerek davalının cari hesabından 5.659,96-TL yi mahsup ederek bakiye 13.492,27- TLnin ödenmesinin talep edildiği , fakat ödenmediği ariyet konusu malzeme ve sabit yatırım bedelinin talep edildiği , peşin satış destek primi 9.813,95 usd+ kdv nin 25.11.2010 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek, sabit kıymet satış alacağı 26.844,80- TL nin değişen oranlarda avans faizi işletilerek tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.

CEVAP

1-Davalı ...ltd.şti vekili; davacı şirket ile müvekkil şirket arasında 19.12.2010 tarihli protokol ve bayilik sözleşmesi imzalandığını ,bu sözleşme ile ... şirketi ile davacı şirket arasında akdedilen 18.9.2010 tarihli bayilik sözleşmesinin devrinin karşılaştırıldığını, müvekkili ile davacı arasında aktedilen bayilik sözleşmesinin 14.12.2011 tarihli fesih protokolü ile sonlandırıldığını , davacının talep ettiği peşin satış destek priminin diğer davalı ... şirketine ödendiğini, müvekkiline ödenmediğini kaldı ki ödendi kabul edilse dahi müvekkilinin ticari faaliyet dönemi dikkate alındığında talep edilmesi gereken primin 9.767,43-usd olabileceği,oysa davacı tarafın 9.813,95-usd talep ettiğini, davacı şirketin müvekkile teslim ettiği ariyet mal bulunmadığını bildirerek davanın reddini talep etmiştir.

2- Davalı ...AŞ vekili;Rekabet Kurulu Kararı nedeniyle 18.9.2010 tarihinde sona eren bayilik sözleşmesinden sonra yeniden sözleşme imzalanması 7.4.2014 tarihine kadar süreceği konusunda protokol yapıldığı ,bayilikle ilgili işlemler yapılarak müvekkil tarafından verilen teminatların iadesi için davacı şirkete 10.12.2010 tarihinde yazı yazıldığını, bundan sonra davacı şirketin müvekkili şirketin teminatlarını iade ettiğini,müvekkil şirketin de Enerji Piyasası Kurumu, Maliye Bakanlığı gibi resmi kurumlara yazı yazarak faaliyetini sonlandırdığını bildirdiğini,istasyonun faaliyet gösterdiği alanda bayilik lisansını Petrol Ofisi ile bayilik sözleşmesi imzalayan ... şirketine devir ettiğini, davalı ...

ile davacı şirket arasında 19.12.2010 tarihinde yeni bir bayilik sözleşmesi imzalandığı ,müvekkilinin aldığı peşin satış destek primi parasını (18.9.2010- 7.4.2014 tarihleri arasındaki dönemle ilgili olarak ) 31.12.2010 tarih 221401 sayılı fatura ile davalı ... şirketine gönderdiğini, müvekkili ile davacı arasında karşılıklı mutakabat ile ticari ilişkinin sona erdiğini , davacı ve diğer davalı arasında imzalanan sözleşmeler ile Ariyet olarak verildiği iddia edilen malların bedelinin ancak diğer davalı şirketten istenebileceği ,müvekkili şirket tarafından diğer davalının borçlarına kefalet vermediğini bildirerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, peşin satış destek primi yönünden kdv dahil 11.582,26 -usd'nin 25/11/2010 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4-a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte ve ayrıca ariyet mal bedeli yönünden kdv dahil 16.687,12-TL'nin 15/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan (davalılar ... ve ...'in bu miktarlar yönünden 10.000 usd ile sınırlı olarak sorumlu tutulmak kaydıyla) müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin ve yerinde görülmeyen istemlerin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davalı ... vekilince; istinaf dilekçesi ile; mahkemenin yanlış adrese yapılan tebligatı geçerli kabul edip daha sonradan verilen cevap dilekçesine süresi geçtiği gerekçesi ile itibar etmediğini, müvekkilinin istasyonu ...ltd.şti ye devrettiği ,daha evvel taşınmazın mülkiyetinin satıldığı satışı davacıya 10.12.2010 tarihinde bildirildiği karşılıklı alacak ve borç ilişkisinin sonlandırıldığı, davacının akabinde ... isimli firma ile 19.12.2010 tarihli yeni bir protokol ve bayilik sözleşmesi yaptığını ,davacının kalan destek prim süresine ilişkin bedelin müvekkili tarafından ... şirketine ödendiği, davacının talep edeceği alacağı kalmadığını, davacının keşide ettiği faturadaki ariyetlerin diğer davalı uhdesinde bulunduğu, müvekkiline teslim edilmiş ariyet bulunmadığını,Hükmün kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

GEREKÇE

Davacı şirket ile davalı ...AŞ arasında ki bayilik sözleşmesi Rekabet Kurulu kararıyla 18.9.2010 tarihinde sona ermiştir. Davacı şirket ile davalı ... ltd.şti arasında imzalanan 17.9.2010 tarihli protokol ile 18.9.2010-7.4.2014 tarihleri arası yürürlükte olacak şekilde bir bayilik sözleşmesi imzalanması ve 15.000-usd peşin satış destek primi ödenmesi ,protokolde aynı zamanda sözleşmenin kullanılmayan süreye ait yapılan masrafların kıstelyevm usulunce iade edileceği kararlaştırılmış ,ancak bayilik sözleşmesinin imzalanmadığı ,ancak aynı istasyonda davalı ... şirketi ile aynı koşullarda bayilik sözleşmesi imzalanmıştır. Davacının bayilik sözleşmesi imzalama hususunda ... ile anlaşılmış ancak diğer davalı ...

ile imzası nedeniyle davalı ... in yükümlülüklerini devraldığı , davacının da onayı ile davalı ... ile ilişkinin sonlandığı , ... tarafından protokol ile taahhüt edilen yükümlülüklerin muhatabının ... olduğunun kabulü gerekmektedir. Davalı ...' AŞ ye davacı tarafından ibraname verilmemiş ise de ; protokol sonrası yapılan işlemlerden davacının muhatap olarak ...'i kabul ettiği davalı ... ile ticari ilişkisini sonlandırdığı anlamaktadır.Şöyle ki aynı adreste bayii olarak 7.4.2014 tarihine kadar faaliyet göstermek üzere ... ile 19.12.2010 tarihli yeni bir bayilik sözleşmesi imzalanmış olup ,protokolde ki aynı yükümlülükleri yerine getirmeyi ...'in üstlendiği ,imzalanan sözleşme yanında ... ile bir protokol daha imzalanarak ...

ile imzalanmış tüm sözleşme ,protokol vesairden doğan tüm yükümlülükleri ... ile birlikte müteselsilen veya ayrıca münferiden karşılayacağı ,bayilik sözleşmesi imzalayarak faaliyete başlayacakları istasyona yapılan yatırımla ilgili tüm sorumluluğu üstlendiği,davalı ... ... şirketinin tüm sorumluluklarını üstlendiği buna ilişkin olarak daha evvel ödenmiş intifa ivazı ,istasyona yapılan fiziki yatırım bedeli tutarının güncellenmiş değerini , ...'in aldığı mal bedelinden kaynaklanan borçlarını müteselsilen ödemeyi taahhüt etmiştir. Akabinde ...

21. 12.2010 tarihinde davacı tarafından 18.9.2010-7.4.2014 dönemi arası ödenen peşin satış destek primini devir aldığına dair 25.000- Tl bedelli faturayı ... adına düzenlemiştir. ... ile imzalanan 14.12.2011 tarihli fesih protokolünde alacak hakları saklı tutulmuş ve fesih protokolünün ardından davacı 26.844,30-TL lik sabit kıymet satış bedeli faturasını ... adına düzenlemiştir.17.9.2010 tarihli protokolün 8.maddesi ile tarafların akdedecekleri ariyet sözleşmesi çerçevesinde verilen ariyetlerin iade edileceği ,ancak dilerse davacının normal kullanımdan doğan yıpranmayı düşmek suretiyle tesbit edeceği bedel üzerinden bayiye fatura etmek hakkna sahip olacaktır"hükmüne istinaden ...'e fatura ettiği buna göre tüm davranışlarıyla protokol ile elde ettiği hakları ...'e karşı kullandığı bayilik sözleşmesi imzalanmasına ilişkin taahhüdün ...

tarafından yerine getirildiği dikkate alınarak ,davacının bayilik sözleşmesi mzalanacağına ilişkin taahhüdün ... tarafından yerine getirilmesine rıza göstererek bayilik ilişkisi nedeniyle artık ...'e başvuru hakkı bulunmadığını kabul ettiği sonucuna varılmaktadır. ... ile imzalanan sözleşmenin müteselsil kefilleri ise ... ve ...

10. 000 usd ne kadar müteselsil kefalet vermiş ise de ; ... bu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzalamamıştır. Bayilik sözleşmesi ile birlikte ariyet sözleşmesi imzalanmış olup istasyonda ki malzeme ve teçhizatın ... tarafından teslim alındığı , ...AŞ 31.12.2010 tarihli bildirim ile EPDK ya istasyonu ...'e devrettiklerinden ya başvurarak bayilik lisansının iptal edilmesini istemiş ve faaliyetine son verdiğini tüm resmi kurumlara bildirmiş ve bu arada davacıya da başvurarak teminat mektuplarının iadesini 10.12.2010 tarihli dilekçe ile istemiştir. Davacı ayrıca istasyon nakdi yatırım bedeli adı altında davalı ... adına 31.12.2011 tarihli fatura düzenlemiş ise de davalı ticari ilişkinin 19.12.2010 tarihinde sonlandığı bildirilerek fatura aslının davacıya iade edildiği anlaşılmaktadır.

Tüm anlatılanlara göre davacının 18.9.2010 tarihinde sona eren bayilik sözleşmesinin bitiminden 1 gün evvel 2014 tarihinde sonlanacak bir bayilik sözleşmesi imzalanması hususunda bir protokol imzalayarak prensipte anlaşmış iselerde ; akabinde davalı ile bayilik sözleşmesi imzalanmadığı ,ancak aynı koşullarda davalı ... ile imzalanarak ... AŞ nin teminatlarının da iade edildiğinin anlaşıldığı, protokolde ki hak ve yükümlülüklerin tümüyle ...'e devredildiği ,bayilik ilişkisin devam ettiği dönemde davalı ...'ten kaynaklanan bir borcun varlığının iddia ve ispat edilmediği , istasyonda ... ile imzalanan yeni bayilik sözleşmesinde ... in sorumluluğunun ayrıca devam edeceği yolunda bir hüküm bulunmadığı ,istasyonun işletilmesinden ve yatırımlardan sorumluluğuna ilişkin ...'ten taahhütname de alındığı gibi ...'in doğabilecek borçlarına da kefalet verdiği ,davacı tarafından davalı ...'in teminatlarını da iade ettiği anlaşılmakla bayilik ilişkisi kalmadığının ve davacının davalı ...'ten talep hakkına sahip olmadığı , ...

tarafından düzenlenen peşin satış destek primi alacağına ilişkin faturanın davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde sunulmuş olması da bu ödemenin de davacının bilgi ve onayı ile yapıldığının anlaşıdığı , ariyet konusu mallar için bayilik sözleşmesi ile birlikte bir de ariyet senedi düzenlendiği talep konusu her iki kalemin diğer davalı ... şirketine devir ve teslim edildiği anlaşılmakla , davalı ... yönünden davanın reddi gerektiği kanaaatine varılmıştır. Diğer davalılar istinaf başvurusunda bulunmamıştır. Davalı ... yönünden davanın kabulune karar verilmesi "yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata" olarak kabul edilerek davalı ... vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmüş, hükmün HMK 353/1/b-2 maddesi gereğince davalı ...

yönünden kaldırılmasına ve davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/05/2017 Tarih 2014/830 Esas- 2017/338 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)b-2 gereği davalı ... A.Ş. yönünden KALDIRILMASINA; "Davalı ... A.Ş. bakımından yerinde olmayan davanın REDDİNE, Diğer davalılar bakımından hüküm kesinleştiğinden bir karar verilmesine yer olmadığına" İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak; Hükmün kesinleşen kısmında yeterli harç alındığı anlaşılmakla harç için yeniden hüküm verilmesine yer olmadığına ,"Davalı ... A.Ş.den harç alınmasına yer olmadığına. Hakkında ki dava reddedilen Davalı ... A.Ş. Lehine takdir olunan 5.608,34- TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...

A.Ş.'ne verilmesine, Davalı ... AŞ yönünden yapılan yargı giderinin davacı üzerinde bırakılmasına. Davalı ... AŞ nin yargı gideri bulunmadığı anlaşılmakla bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına. Tarafların HMK 120 madde gereğince yatırdığı gider avansından kalan miktarın karar kesinleştiğinde talep halinde taraflara iadesine, " Hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 131,70- TL yargı giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, İstinaf yoluna başvuran davalı ... A.Ş. tarafından yatırılan 707,37 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine , Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362.a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

01/03/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/281577 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2466 E. 2020/4148 K. · Onandı

Temyiz talebinin kesinlik sınırından reddine ilişkin ek kararın onanması

Gerekçe özeti

Kesinlik sınırı altında kalan hüküm bakımından yapılan temyiz talebinin bölge adliye mahkemesince ek kararla reddi usule uygundur.

Emsal değeri

Karar, temyiz talebinin kesinlik sınırından reddine ilişkin ek kararın onanmasına dair olup esasa yönelik genel bir kural içermez.

Kavramlar: kesinlik sınırı temyiz talebinin reddi ek karar bayilik sözleşmesi

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2020/2466 E.  ,  2020/4148 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.05.2017 tarih ve 2014/830 E- 2017/338 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 03.07.2018 tarih ve 2018/4 E. - 2018/168 K. sayılı ek kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Dava, bayilik sözleşmesinin taraflar arasında akdedilen protokol ile feshedilmiş olması nedeniyle bakiye satış destek primi, ariyet konusu malzeme ve sabit yatırım bedeli talebine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi’nce, davanın kısmen kabulü ile peşin satış destek primi yönünden KDV dahil 11.582,26 USD’nin 25.11.2010 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte ve ayrıca ariyet mal bedeli yönünden KDV dahil 16.687,12 TL’nin 15.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan (davalılar ...ve ...’in bu miktarlar yönünden 10.000,00 USD ile sınırlı olarak sorumlu tutulmak kaydıyla) müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin ve yerinde görülmeyen istemlerin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı Espet Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, davalı Espet Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının davalı Espet Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden kaldırılmasına, davalı Espet Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden yerinde olmayan davanın reddine, diğer davalılar yönünden hüküm kesinleştiğinden bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, işbu karar davacı vekilince temyiz edilmiş, İstanbul BAM 12. Dairesi’nin 03.07.2018 gün, 2018/4 esas ve 2018/168 karar sayılı ek kararı ile davacı vekilinin temyiz talebi kesinlik sınırından reddedilmiş olup, işbu ek karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

SONUÇ

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna uygun bulunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin 03.07.2018 gün, 2018/4 esas ve 2018/168 karar sayılı ek kararının ONANMASINA, dosyanın İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 15.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.