Kredi sözleşmesi ihtilaflı ise bilirkişi incelemesi yapılmadan hüküm kurulamaz
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/9 E. 2018/160 K. · · İlk derece: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ Emsalusul emsali
Gerekçe özeti
Banka hesabından yapılan kesintinin bir kredi sözleşmesine dayandığı iddia edilmişse ve dosyada bu sözleşmenin gerçekliğine ilişkin çelişkili belgeler (örneğin sözleşme örneği ile bankanın genel müdürlük yazısı arasında uyumsuzluk) bulunuyorsa, mahkeme bu çelişkiyi araştırmadan ve gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırmadan, davalının delillerini toplayıp değerlendirmeden hüküm kuramaz; böyle bir hüküm, hükmün esasına dair inceleme yapılmadığı gerekçesiyle kaldırılır ve dosya yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilir.
Ele alınan sorunlar
Hesaptan yapılan kesintinin kredi sözleşmesine dayanıp dayanmadığının araştırılmamış olması → kısmi kabul
İddia: Davalı vekili, banka ile davacı şirket arasında akdedilmiş genel kredi ve teminat sözleşmesi bulunduğunu, kesintilerin bu sözleşmeye ve davacıya yapılan bilgilendirmeye dayandığını, davacının basiretli tacir olarak sorumluluğu bulunduğunu ve bankanın hizmeti karşılığında ücret talep etme hakkı olduğunu ileri sürerek davanın kabulüne ilişkin hükmün kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: Dosyaya davalı banka şubesi ile davacı şirket arasında imzalanmış görünen bir genel kredi sözleşmesi örneği sunulmuş, ekstrelerde dava konusu kesintilerin kredi tahsis ve istihbarat ücreti ile BSMV kodlarını taşıdığı görülmüştür. Ancak aynı bankanın genel müdürlüğünden gelen yazıda davacı şirketin son on yıl içinde kullandığı herhangi bir kredi bilgisinin bulunmadığı bildirilmiştir. İlk derece mahkemesi, kredi sözleşmesi örneği ile genel müdürlük cevabı arasındaki bu çelişkinin nereden kaynaklandığını araştırmamış; davacının gerçekten kredi kullanıp kullanmadığı, ekstredeki notlara göre bir kredi kullandırımı bulunup bulunmadığı ve imzalanan sözleşme nedeniyle bir masraf doğup doğmadığı incelenmemiştir. Genel müdürlük, ilgili belgelerin gönderilmesi halinde yeniden araştırma yapılabileceğini bildirmiş olmasına rağmen bu yönde bir işlem de yapılmamıştır. Dosyadaki kredi sözleşmesi örneğinin gerçekliğinin banka şubesi kayıtlarıyla karşılaştırılarak tespiti teknik bir inceleme gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yapılması zorunludur. Ayrıca her iki tarafın da tacir olduğu gözetilerek kesintilerin sözleşmeye uygunluğu ve emsal banka uygulamalarının bankalardan sorulup belirlenmesi suretiyle haksız şart iddiasının bütünüyle değerlendirilmesi gerekmektedir. Davalının delilleri toplanıp değerlendirilmeden hüküm verilmesi, HMK 353/1-a-6 uyarınca hükmün esasına dair inceleme yapılmadan hükmün kaldırılmasını gerektirir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak/sebepsiz zenginleşme davalarında, kesintinin dayandığı kredi sözleşmesinin gerçekliği konusunda dosyada çelişkili belgeler bulunuyorsa, bu çelişkinin araştırılmadan ve teknik bilirkişi incelemesi yaptırılmadan hüküm kurulamayacağı yönünde bölgesel ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sebepsiz zenginleşme↗ genel kredi sözleşmesi↗ bilirkişi incelemesi↗ basiretli tacir↗ kredi tahsis ücreti↗ BSMV↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/9
KARAR NO 2018/160
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 04/07/2017
NUMARASI 2016/447 Esas 2017/799 Karar
DAVA
Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/03/2018
Taraflar arasında görülen dava neticesinde davanın kabulune ilişkin hükmün davalı vekilince istinafı üzerine düzenlenen rapor dosya kapsamıyla incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait mezkur hesaptan müvekkili şirketin bilgisi ve haberi olmaksızın toplamı 6.825- TL olan kesintiler yaptığını, kesintilerin hangi sebeple ve neye istinaden yapıldığını bilmediklerini, davalı banka tarafından kesintilerin neye dayandığına ilişkin bir açıklama yapılmadığını, davalı bankanın haksız kazanç sağladığını, sebepsiz olarak malvarlığında bir artış yaratırken müvekkili şirketin malvarlığında da haksız bir azalmaya sebebiyet verdiğini bu nedenle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere davanın kabulüne, davalı banka tarafından müvekkili şirkete ait .... IBAN numaralı hesaptan yapılan toplam 6.825-TLlik haksız kesinti bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca ve kesintinin yapıldığı tarihlerden itibaren avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsili ile müvekkili şirkete iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili bankadan almış olduğu kredinin ticari kredi niteliğinde olduğunu, davacıya ticari kredi komisyonlarını gösterir belgeler verilerek gerekli bilgilendirme yapıldığını, "basiretli tacir gibi davranma yüküm1ülüğü"ne aykırı hareket ettiğini, ticari kredilerde Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları bankanın tacir olması sebebiyle müşterilerine sunduğu bankacılık hizmetleri sebebiyle hizmet bedeli, komisyon, masraf gibi adlar altında münasip bir ücret tahsil etmesine yasal bir engelin bulunmadığı yönünde olduğunu, mevzuat gereği, bankaların masrafları belirleme hakkı olduğunu, müşterinin ise bankalar arasında tercih yapma hakkı mevcut olduğunu, kredi sözleşmeleri iltihaki sözleşme olmadığını, sözleşme şartlarının haksız şart niteliğinde olmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddinekarar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacının davalı bankadan kullanmış olduğu herhangi bir kredi bulunmadığı anlaşılmakla banka hesabından tahsil edilen ve kredi kullandırımına ilişkin ücret ve komisyonların dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle , sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde davacıdan tahsil edildiği tarihlerden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline hüküm verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; davacı şirketin 6.825-TL iade talebinde bulunduğunu, banka ile davacı şirket arasında akdedilmiş genel kredi ve teminat sözleşmesi mevcut olduğu,bankanın sebepsiz zenginleştiğinden söz edilemeyeceğini, BSMV ücreti bir vergi olduğundan alınması gerektiğini, davacıya ticari kredi komisyonlarını gösterir belgeler verilerek gerekli bilgilendirmenin yapılmış olduğu, davacı şirketin basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü olduğunu,bankanın tacir sıfatını haiz olması nedeni ile yapmış olduğu hizmetin karşılığında ücret talep etme hakkının bulunduğunu, davanın kabulüne yönelik verilen hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davalı banka tarafından davacı şirkete ait ... IBAN numaralı hesaptan toplam 6.825-TLlik kesinti yapıldığı ;davacı vekili kesintinin sebepsiz yapıldığını ,davalı vekili ise davacının kullandığı kredi ile ilgili imzalanan sözleşme hükümlerine göre yapıldığını savunmaktadır.HMK 31.maddesi gereği ; hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda ,maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında ,taraflara açıklama yaptırabilir ,soru sorabilir ,delil gösterilmesini isteyebilir.Davalı banka Sefaköy/Beşyol şubesi ile davacı şirket tarafından imzalanmış 18/9/2015 tarih 300.000- TL bedelli genel kredi sözleşmesi örneği dosyaya sunulmuştur. Ekstrelerin incelenmesinde ;
Dava konusu kesintilerin 30.10.2015-26.2.2016 tarihleri arası farklı tarihlerde yapıldığı ve üzerinde kredi tahsis ve istihbarat ücreti ,bsmv kodları olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca dosya içinde ....Bankası Genel Müdürlüğünün gönderdiği davacı şirketin son on yıl içinde kullanmış olduğu herhangi bir kredi bilgisi bulunmadığı yazısı mevcuttur. Mahkemece kredi sözleşme örneği ile banka genel müdürlüğünden gelen cevap arasındaki farkın nereden kaynaklandığı üzerinde durulmamıştır.Davacının gerçekten kullandığı kredi olup olmadığı ,ekstredeki notlara göre kredi kullandırımı bulunup bulunmadığı ,imzalanan sözleşme nedeniyle bir masraf olup olmadığı araştırılmamıştır. Davalı banka genel müdürlüğü ,belgelerin gönderilmesi halinde yeniden araştırma yapılabileceğini bildirmiş ise de bu yolda da işlem yapılmamıştır.Davalı vekili kesintilerin , davacının kullanmış olduğu kredi ile ilgili olduğunu öne sürmektedir.
Dosyada mevcut kredi sözleşmesi örneğinin gerçekliğinin banka şubesi kayıtları ile karşılaştırılarak farklılığın tesbiti ,teknik incelemeyi zorunlu kıldığından bilirkişi incelemesi yapılması zorunludur.Açıklanan hususlarda araştırma yapılarak çıkacak sonuçla birlikte yapılan her iki tarafın tacir olduğu da gözetilerek kesintilerin sözleşmeye uygunluğu ve diğer emsal banka uygulamalarının ne olduğu da bankalardan sorulup belirlenerek ile haksız şart iddiasının bütünü ile değerlendirilmesi gerekmektedir.Davalının delilleri toplanıp değerlendirilmeden hüküm verilmesi ; HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince hükmün esasına dair inceleme yapılmadan hükmün kaldırılmasını gerektirdiğinden hükmün kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/07/2017 tarihli 2016/447 Esas 2017/799 Karar sayılı hükmün HMK'nun 353-a-6 maddesi kapsamında hükmün KALDIRILMASINA,"Davanın yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine,"Davalı tarafça yatırılan 87,42-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/03/2018
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/281563 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi