6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Offshore hesaba aktarılan mevduatta bankanın sorumluluğu ve zamanaşımı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/372 E. 2018/353 K. · · İlk derece: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalHak düşürücü süreZamanaşımıDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

Bankanın müşterisini organik bağı bulunan offshore bir bankaya yönlendirerek kendisine havale görünümlü mevduat temin etmesi halinde, mevduatın offshoreden tahsil edilememesinden banka sorumludur. Bu tür alacaklarda zamanaşımı, mevduatın offshoreden tahsil edilemeyeceğinin (örneğin diğer mudilerin offshoreye açtığı icra takiplerinde aciz vesikası alınmasıyla) öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar; bu tarihten önce doğrudan bankaya açılan dava zamanaşımına uğramamıştır. Hisse devri sözleşmesindeki sorumluluk paylaşımına ilişkin hükümler, sözleşmenin tarafı olmayan davacıya karşı ileri sürülemez ve borcu üstlenen beyanı bulunmadıkça devralan bankanın davadaki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Ele alınan sorunlar

Zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçip geçmediği → ret

İddia: Davalı banka ve feri müdahil TMSF, paranın gönderilmesinden itibaren 10 yılı aşkın süre geçtiğini, zamanaşımının ve mevduat sözleşmesindeki hak düşürücü sürenin dolduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi içtihatlarına göre zamanaşımı, mevduatın offshoreden tahsil edilemeyeceğinin öğrenildiği tarihte işlemeye başlar; başlangıçta offshoreye başvurularak tahsilat yapılamayacağının anlaşılması halinde doğrudan bankaya dava açılabilir. Diğer mudilerin offshoreye açtıkları icra takiplerinde malvarlığı bulunmadığına dair aciz vesikaları alınması üzerine bankaya karşı doğrudan dava açılabileceği kabul edilmiştir. Davacının offshoreye açtığı kısmi davanın kabul edildiği ileri sürülmüş olsa da tahsilat yapıldığına ilişkin bir savunma bulunmadığından, davalı bankaya karşı işbu dava açılmadan önce zamanaşımının işlemeye başladığı kabul edilemez. Bu nedenle zamanaşımı gerçekleşmemiş, buna bağlı olarak mevduat sözleşmesindeki bir yıllık hak düşürücü süre de uygulanamaz.

Gerekçe kaynağı: özgün

Bankanın offshore hesaba yönlendirme nedeniyle sorumluluğu → ret

İddia: Feri müdahil TMSF, davacının kandırıldığına dair delil bulunmadığını, havalenin yurt dışına gönderilmediğini, bankanın vekalet görevini yerine getirdiğini, davacının müterafik kusurunun tartışılmadığını ve davacının kendi serbest iradesiyle kıyı bankacılığını tercih ettiğini ileri sürerek sorumluluğun bankaya ait olmadığını savunmuştur.

Gerekçe: Güven kurumu olarak faaliyet gösteren banka, müşterisini organik bağı bulunan offshore bankaya yönlendirmiş ve kendisine havale görünümlü mevduat temin etmiştir; böylelikle vergi, mevduata karşılık ayırma gibi birçok yasal yükümlülükten kurtulmuştur. Davacının mevduatını offshoreden tahsil edememesinde davalı bankanın sorumlu tutulması gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Hisse devir sözleşmesi nedeniyle sorumluluğun TMSF'ye ait olduğu ve TMSF'nin husumeti → ret

İddia: Davalı banka, hisse devir sözleşmesi gereği sorumluluğun TMSF'ye ait olduğunu, TMSF ise davanın kendisine değil davalı bankaya yöneltilmesi gerektiğini ve husumet itirazlarının kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Hisseyi devreden ile devralan arasındaki sözleşme hükümlerinin davacıya karşı ileri sürülmesi mümkün değildir; hisse devir sözleşmesindeki hükümler TMSF ile hisseleri devralan banka arasındaki iç ilişkiye ilişkindir. Feri müdahil TMSF bu davada sözleşmedeki yükümlülüğü gereği borcu üstlendiğine ilişkin bir beyanda bulunmamıştır; kaldı ki borcu üstlenme beyanı tek başına davalı bankanın sorumluluğunu da ortadan kaldırmaz. Bu nedenle davalı sıfatı bulunmayan TMSF hakkında hüküm kurulması mümkün değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Alacak miktarı, faiz başlangıcı ve ıslahla talebin daraltılması → ret

Gerekçe: Bilirkişi raporunda tespit edilen miktara hesaba yatırma tarihinden itibaren avans faizi işletilerek tahsiline hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Islah istemi talebin daraltılmasına ilişkin olup, fazlaya ilişkin istemin feragat hükmünde değerlendirilmesi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Offshore bankaya yönlendirilen mevduatın tahsil edilememesinde bankanın sorumluluğu ve buna bağlı zamanaşımının başlangıç anının (tahsil imkansızlığının öğrenilmesi) belirlenmesi ile hisse devir sözleşmesinin üçüncü kişiye etkisi bakımından emsal niteliktedir; BAM kararı olarak bölgesel ve ikna edici etkiye sahiptir.

Usul tespitleri

Zamanaşımı
Offshore hesaba aktarılan mevduatın tahsil edilememesi nedeniyle bankaya açılan davalarda zamanaşımı, mevduatın offshoreden tahsil edilemeyeceğinin öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar; bu husus diğer mudilerin offshoreye açtığı icra takiplerinde malvarlığı bulunmadığına ilişkin aciz vesikası alınmasıyla belirlenir.
Hak düşürücü süre
Mevduat sözleşmesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre, zamanaşımının henüz işlemeye başlamadığı hallerde uygulanmaz.
Dava şartı
husumet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
offshore mevduat zamanaşımı hak düşürücü süre hisse devir sözleşmesi husumet feri müdahil avans faizi ıslah feragat

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 124/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/372

KARAR NO 2018/353

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 26/01/2017

NUMARASI 2014/878 Esas 2017/47 Karar

DAVA

Tazminat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/04/2018

Davanın kısmen kabulune ilişkin hükmün davalı vekili ve feri müdahil TMSF vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili, müvekkilinin ...ank A.Ş.'ye BDDK tarafından el konulmadan önce davalı bankanın Marmaris Şubesi'ne çeşitli tarihlerde toplam 14.774- TL mevduatını yatırdığını, müvekkilinin yatırdığı mevduatın ...bank A.Ş. Yönetimi tarafından KKTC'de paravan olarak kurulan dava dışı ... Bank Ltd. adlı paravan banka hesabına aktarıldığını, banka yönetimine el konulmasından sonra "... Ltd adlı banka hesabına aktarılmış olduğu ve off shore mevduatların sigorta kapsamı dışında olduğu" gerekçesiyle ödenmediğini, müvekkilinin dolandırıldığını ve zarara uğratıldığını,...bank A.Ş.'nin müvekkili aleyhine sebepsiz olarak zenginleştiğini, vekalet görevinin kötüye kullandığını belirterek 14.774- TL mevduat alacağının davalı bankadan hükmen tahsiline, paranın hesaba yattığı tarihden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi gereğince değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

ISLAH

Davacı vekili 7.11.2016 tarihli dilekçesiyle 7.236,06-TL nin 17.12.1999 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalı bankadan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

CEVAPLAR

1-Davalı... Bank AŞ vekili cevap dilekçesinde; TMSF'nin taraf olduğu hisse devri sözleşmesi uyarınca müvekkili bankanın sorumlu olmadığını, hisse devir sözleşmesinden önceki işlemlere ilişkin borçların yasa gereği TMSF üzerine nakil edilmiş olduğundan sadece TMSF'nin davalı sıfatı olması gerektiğinden öncelikle husumet itirazlarının kabulünü, HMK 124/2 kapsamında mahkemenin resen taraf değişikliğine hükmederek müvekkili banka açısından husumetten reddine karar verilmesini, davanın süresinde açılmadığından zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddine, aksi halde davanın esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2-Feri Müdahil TMSF vekili ihbara cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile.... Bank Limited'in farklı tüzel kişiliklere sahip olduğunu, davanın öncelikle husumet yönünden reddini, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, hile ile ilgili hak düşürücü sürenin geçtiğini, müvekkili tarafından davacının bilgisi dışında işlem yapılması ve iradesinin yanıltılmasının söz konusu olmadığını, davacının kendisinden beklenen özeni göstermemiş olmasından ya da riske girmesinden müvekkili bankanın sorumlu tutulamayacağını, davalı bankanın, ...Bank Ltd. nezdindeki mevduatlar için herhangi bir garantisinin bulunmadığını, bankanın vekalet görevini yerine getirdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3-Feri Müdahil... vekili ihbara cevap dilekçesinde özetle; hisse devir sözleşmesinin şirket merkezi yurt dışında bulunan ... Bank N.V ile imzalandığını, sözleşmenin müvekkil kurumu davalı yanın belirtiği şekilde bir taahhüt altına sokmadığını, ancak sözleşme çerçevesinde taraların karşılıklı hak ve borçlarının devam ettiğini, uyuşmazlığın TMSF'ye devrolunan bankaların off-shore hesapları nedeniyle zarara uğrayan müdilerin açmış olduğu tazminat davası olduğunu, bu konuda davalı banka aleyhine açılan birçok davada TMSF.nin borcu üstlendiğini açıkça beyan ettiğini ve hükümlerin borcu üstlenen sıfatıyla TMSF aleyhine kurulduğunu, bu nedenlerle davanın asıl muhatabı olan TMSFye tevcih edilmesini, talebin kabul edilmemesi halinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacının hesabın açıldığı 17/12/1999 tarihinde 7.741,51-TL si tutarına 3095 sayılı yasanın 1.2. Maddesi gereğince değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalı bankadan istenebileceği, davacının dava dilekçesindeki 14.774-TL lik talebi ve ıslah dilekçesi olarak sunduğu dilekçelerinde talebinin 7.236,06- TL olarak daralttığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.236,06- TLnin davalı bankadan tahsiline ,hesabın açıldığı tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.

Gerekçeli kararın yargı giderine ilişkin kısımları yazılmadan hükmün uyap sisteminden onaylanması nedeniyle ,eksiklik 12.5.2017 tarihli tashih şerhi ile giderildiği anlaşılmıştır.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-İstinaf yoluna başvuran Davalı banka vekili; TMSF bünyesinde yer alan ...Bank A.Ş. nin bır kısım bankalarla birlikte ...bank A.Ş. ile birleştirildiği, 9.8.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile ...a devredildiği, sorumlunun sözleşmenin 6.13.maddesi gereğince TMSF'ye ait olduğu, mahkemece HMK 124/2 maddesi kapsamında resen taraf değişikliğine hükmetmesi, paranın gönderilmesinden itibaren 10 yılı aşkın bir süre geçtiği, zamanaşımının gerçekleştiği, uzamış ceza zamanaşımının uygulanamayacağı, hak düşürücü sürenin geçtiğini bildirerek hükmün ortadan kaldırılarak davanın tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2-Feri müdahil TMSF vekili ; ilk derece mahkemesince zamanaşımı def'inin değerlendirilmediği, hak düşürücü sürenin geçtiğine dair itirazlarının dikkate alınmadığı, husumet itirazının dikkate alınmadığını, davacının kandırıldığına dair bir delil olmadığını, havalenin yurt dışına gönderilmemesi sebebiyle bankanın sorumluluğuna gidilemeyeceği, zira bankanın merkez şubesi nezdinde vergiden muaf yurt dışındaki tüzel kişi adına hesap açıldığı, davacının müterafik kusurunun tartışılmadığı, hakim ortağın istismarı nedeniyle bankanın mevduattan faydalanmadığı, davacının serbest iradesi ile daha fazla faiz getirisi sağlayan kıyı bankacılığını tercih ettiği, bankanın mevduatı havale etmekle vekalet görevini yerine getirdiği, offshore hesap cüzdanına itirazda bulunmadıkları, vadesiz hesapta olduğundan vadesiz hesaplara uygulanan faizin uygulanması gerektiğini bildirerek tekrar yargılama yapılmak üzere kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Davalının ve feri müdahillerin zamanaşımı ve hakdüşürücü süreye ilişkin itiraz ve defileri hakkında mahkemece bir karar verilmemiş ise de ; Yargıtay 11.H.D konuya ilişkin içtihatlarında ,zamanaşımının mevduatın offshore den tahsil edilemeyeceğini öğrenildiği zaman işlemeye başlayacağı,başlangıçta mevduatın tahsili için ofshoreye başvurulması, tahsilat yapılamayacağının anlaşılması halinde bankadan istenebileceği yolunda iken zaman içerisinde diğer mudilerin ofshoreye başlattıkları icra takiplerinde , hiçbir malvarlığının bulunmadığının anlaşılması neticesi verilen aciz vesikaları nedeniyle doğrudan bankaya dava açılabileceği kabul edilmiştir. Davacının İst. 5 ATM nin 2003/1482 esas sayılı dosyasında offshoreye açtığı kısmi davanın kabul edildiği beyan edilmekte ise de tahsilat yapıldığına ilişkin bir savunma ileri sürülmediği , davalı banka aleyhine açılan davadan evvel zamanaşımının işlemeye başladığı kabul edilemeyeceğinden zamanaşımı ve buna paralel olarak mevduat sözleşmesinde 1 yıllık hakdüşürücü süre uygulanmayacağından zamanaşımı ve hakdüşürücü süreye ilişkin istinaf sebebleri yerinde görülmemiş, güven kurumu olarak faaliyet gösteren bankanın, müşterisini organik bağ bulunan ofshoreye yönlendirdiği ve kendisine havale görünümlü mevduat temin ettiği, böylelikle vergi, mevduata karşılık ayırma vs.

gibi birçok yasal yükümlülüklerden kurtulduğu davacının mevduatını ofshoreden tahsil edememesinde davalı bankanın sorumlu sayılması gerektiği, feri müdahil TMSF ile davalı bankanın sorumluluk yönünden ileri sürdüğü istinaf sebeblerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Davalı banka hisse devir sözleşmesi gereği sorumluluğun TMSF ye ait olduğunu ileri sürmekte ise hisseyi devreden ile devralan arasındaki sözleşme hükümlerinin davacıya karşı ileri sürülmesi mümkün olmayıp hisse devir sözleşmesinde ki hükümler TMSF ile hisseleri devralan banka arasındaki iç ilişkiye ilişkindir.Feri Müdahil TMSF bu dava da sözleşmedeki yükümlülüğü gereği borcu üstlendiğine ilişkin beyanda bulunmadığı gibi ,borcu üstlenme beyanı tek başına davalı bankanın sorumluluğunu da ortadan kaldırmayacağı dikkate alınarak davalı sıfatı bulunmayan TMSF hakkında hüküm kurulması mümkün olmadığı davalı banka vekilinin savunmaları ve istinaf sebebleri bu yönüyle yerinde görülmemiştir.

Tüm anlatılanlara göre; İlk Derece Mahkemesince davalı banka tarafından davacıya iade edilmeyen bilirkişi raporunda tesbit edilen miktara ,hesaba yatırma tarihinden itibaren avans faizi işletilerek tahsiline hüküm verilmesinde bir isabetsizlik bulunmayıp ,ıslah istemi talebin daraltılmasına ilişkin olup fazlaya ilişkin istemin feragat hükmünde değerlendirilmesinde ;gerekçeli karar ve maddi hatanın tashihine ilişkin ek karar ile birlikte hükme yönelik ileri sürülen istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı ,gerekçeli kararda dava tarihi 14.9.2014 tarihi olarak yazılı ise de , dava tarihinin 15.4.2014 olduğu mahallinde düzeltilebilecek bir eksiklik bulunduğu sonucuna varılmış, davalı bankanın ve feri müdahil TMSF vekilinin istinaf sebebleri yerinde bulunmadığından başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı banka ile feri müdahil TMSF vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Davalı banka harçtan muaf olduğundan yatırdığı 168,80- TL peşin istinaf harçlarının talebi halinde kendisine iadesine, Feri müdahil TMSF ve davalı banka harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

İstinaf yoluna başvuran feri müdahil TMSF tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 62,50-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362.a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/04/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/281446 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.