Alacağın yaklaşık ispatı yapılmadan ihtiyati haciz kararı verilemez
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/114 E. 2018/143 K. ·
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: İhtiyati Haciz Talebi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Alacaklı olduğunu ileri süren tarafın alacağının varlığının yargılamayı gerektirdiği, dolayısıyla yaklaşık olarak ispatlanamadığı durumlarda, ihtiyati haciz kararının diğer koşullarının (örneğin borçlunun kaçma ihtimali) değerlendirilmesine geçilemez ve salt talep ile ihtiyati haciz kararı verilemez.
Ele alınan sorunlar
İhtiyati haciz talebinin koşullarının oluşup oluşmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, verilen 12 çekten 7'sinin ödenmesi halinde kalan 5'inin iade edileceği taahhüdüne uyulmadığını, senedin tahsile konulduğunu, senetleri ele geçiren kişinin bilinmediğini ve davalıların bir kısmının kaçtığını veya kaçma hazırlığında olduğunu öne sürerek ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: İhtiyati haciz kararı verilmesinin koşulları İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye dayanan hukuk normu, öncelikle talepte bulunanın alacaklı olduğunu yaklaşık olarak ispatlamasını gerektirir; salt talep ile ihtiyati haciz kararı verilemez. Davacının çeklerin borçlusu olup olmadığı, muvazaa iddiaları ve bu kapsamda çeklerden sorumlu olup olmadığı ile bu çeklere dayalı yaptığı ödemelerden kaynaklanan alacağının varlığı, ihtiyati haciz talebinin karşılanabilmesinin temel koşulu olup yargılamayı gerektirmektedir. Talepte bulunanın alacaklı olup olmadığı net biçimde belirlenmeden diğer yasal gerekliliklerin (örneğin davalıların kaçma durumunun) var olup olmadığının değerlendirilmesi mümkün değildir; davalıların kaçacak durumda olup olmadıkları ancak alacak hakkının varlığı yaklaşık olarak ispatlandıktan sonra değerlendirilebilir. Sonuç olarak dava ve talep yargılamayı gerektirdiğinden, böyle bir davada talep ile ihtiyati haciz kararı verilemez.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği hallerde, alacaklı olma koşulunun yaklaşık olarak ispatlanamaması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddedilmesi gerektiğine ilişkin genel kural niteliğinde bir tespit içermektedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz↗ yaklaşık ispat↗ muvazaa↗ istirdat davası↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/114
KARAR NO 2018/143
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMES İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 20/10/2017 tarihli ara karar
NUMARASI 2017/907 Esas
DAVA
İstirdat
TALEP İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/02/2018
Taraflar arasında görülen dava sürecinde 20/10/2017 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TALEP
Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkili şirketin finansman sorununun çözülmesi amacıyla davalı ...'nın yönlendirmesiyle davalı ... şirketi ile muvazaalı bir iş sözleşmesi tanzim ettiklerini,bu kapsamda davalı ... - ...’nın şirkete fatura kestiğini, şirketin de bu faturalara karşılık iade faturaları ve davalı şirketin alacaklı olduğu her biri 55.000- TL bedelli 12 adet çek verdiğini, ayrıca ilk 7 çekin teminatını olmak üzere A 4 üzerine basılı üst tarafında “Aşağıdaki Senet Aşağıdaki çek listesinde çeklere teminat olarak alınmış olup, çeklerin birisi ödenmediğinde veya firmanın başka bir yerde de karşılıksız çeki olma durumunda kalan tüm borçlar için çeklerin günü beklenmeden işleme koyulabilir “ ibaresi bulunan ve alt kısmında yukarıda dökümü yazılı ilk 7 çekin dökümü yapılan 385.000- TL tutarında teminat senedi verildiğini, yapılan anlaşma neticesinde şirkete farklı kişilerden toplam 360.220-TL ödeme gönderildiğini, bunun karşılığında 7 adet çeki ödediğini, ancak 19/09/2017 keşide tarihli ...
Bankası ... seri numaralı 55.000-TL değerindeki çekin davalı şirket tarafından cirolanarak ... A.Ş. ye verildiğini, bu şirketin de çeki takasa koyduğunu, davacının piyasadaki itibarı adına çeki ödediğini, bu çek harici, anlaşmaya göre 4 adet çekin daha ödenmek üzere ibraz edileceği kuvvetle muhtemel olması nedeni ile 22/09/2017 keşide tarihli ... Bankası ... seri numaralı 55.000-TL değerinde, 26/09/2017 keşide tarihli ... Bankası ... seri numaralı 55.000-TL değerinde, 29/09/2017 keşide tarihli ... Bankası ... seri numaralı 55.000-TL değerinde ve 02/10/2017 keşide tarihli ... Bankası ... seri numaralı 55.000- TL değerinde çeklerin muhtelif faktoring şirketlerince ibraz edilmesi nedeniyle ödenmek mecburiyetinde kalındığını ve bu çekler için Isparta 1.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/601 sayılı dosyasında dava açıldığını, yine anlaşma hilafına ,senet altında dökümü yazılı çeklerin listesini gösteren metin kesilmek , senette ödeme günü doldurulmak ve düzenleme tarihi de doldurulmak sureti ile herhangi bir protesto dahî yaptırılmadan senet hakkında ihtiyati haciz kararı alınarak İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini ve haciz ve muhafaza tehdidi altında 436.387.-TL.si ödenmek zorunda kalındığını,davacıya ödenen 360.220-TL meblağ karşılığında davalılara 1.096.387.- TL yi ödemek sureti ile mağdur edildiğini öne sürerek davalılardan ... yönünden 436.387.-TL nin diğer davalılar yönünden 491.387.-TL nin müştereken ve müteselsilen , dava tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiliyle ödenmesine, davalıların dava değeri tutarında menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesi ve iddialar doğrultusunda dava konusu paranın iade şartlarının oluşup oluşmadığının yargılamayı zorunlu kıldığı ve İİK.' nun 257. ve devamı maddelerindeki ihtiyati haciz şartları bulunmadığı kabul edilerek ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yoluna başvuran davacı vekili, davacının verdiği 12 çekten 7 sinin ödenmesi halinde son 5 inin iade edileceği yönünde taahhüde uyulmadığını, oluşturulan bononun tahsile konulduğunu, çekleri tahsile koyan ... isimli şahsın senetleri nasıl ele geçirdiğinin bilinmediğini ve davalıların bir kısmının kaçtığını, bir kısmının da kaçma hazırlığı içinde olduklarını öne sürerek ihtiyati haciz isteminde bulunduğu ilk derece mahkemesince verilen red kararının kaldırılarak talebi gibi karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
İhtiyati haciz kararı verilmesinin koşulları 2004 sayılı İİK'nın 257. Maddesinde ifade edilmiştir.İhtiyati haciz kararı verilmesinin yasal dayanağını oluşturan hukuk normu, öncelikle talepte bulunanın alacaklı olduğunu yaklaşık olarak ispatlamasını gerektirmektedir. Salt taleple ihtiyati tedbir, yahut ihtiyati haciz kararı verilemez. Davacının çeklerin borçlusu bulunduğu ,muvaza iddiaları ve bu kapsamda çeklerden dolayı sorumlu olup olmadığı ve bu çeklere dayalı yaptığı ödemelerden dolayı ihtiyati haciz talebinin karşılanabilmesinin temel koşulu olan talepte bulunanın (para) alacaklı olup olmadığı yargılamayı gerektirmektedir. Bu husus, yani talepte bulunanın alacaklı olup olmadığı hususu net bir biçimde belirlenmeden diğer yasal gerekliliklerin var olup olmadığının belirlenmesi mümkün değildir.
Yani davalıların kaçacak durumda olup olmadıkları ancak ve ancak alacak hakkının varlığı yaklaşık olarak ispatlandıktan sonra değerlendirilebilecek bir husustur.Sonuç olarak dava ve talep yargılamayı gerektirmektedir. Böyle bir davada talep ile ihtiyati haciz kararı verilemez. İlk derece mahkemesi ara kararı dosya içeriğine, usul ve yasaya uygun olup, istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 35,90- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 31,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 4,50- TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/02/2018
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/281245 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi