6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Limited şirket pay devri davasında şirketin taraf olması gerekliliği

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/846 E. 2018/730 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tespitkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Davacının nitelemesi: Pay Devrinin Tescili ve İlanı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Limited şirket pay devrinin tespiti ile pay defterine kayıt ve ticaret siciline tescili istemine ilişkin davada, dava pay devralana karşı doğru şekilde yöneltilmiş olsa da, istemin şirketin ortaklık yapısını ilgilendirmesi nedeniyle şirketin de davada taraf olması gerekir. Şirketin taraf olmaması tek başına davanın reddini gerektirmez; bu eksiklik, şirket aleyhine açılacak davanın mevcut dava ile birleştirilmesi yoluyla giderilebilir. Dava şartı eksikliğinin doğrudan ret sebebi yapılması ve dava dilekçesinin davalıya tebliği tamamlanmadan hüküm kurulması, HMK 353(1)a-4 kapsamında kararın kaldırılıp dosyanın mahalline gönderilmesini gerektirir.

Ele alınan sorunlar

Pay devri ve tescil davasında husumetin kime yöneltilmesi gerektiği → kabul

İddia: Davacı vekili, hisse devrini şirket defterine işlemeyen kişinin (pay devralan) davalı olması gerektiğini, bu nedenle davanın doğru kişiye yöneltildiğini, ilk derece mahkemesinin pasif husumet yokluğu gerekçesiyle davayı reddetmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Bir davada verilecek hükmün kimin hukukunu etkileyeceği belirlenerek o kişinin davalı gösterilmesi gerekir. Dava, pay devrinin tespiti ile pay defterine kayıt ve sicile tescile ilişkin olduğundan, öncelikle davanın pay devralana karşı yöneltilmiş olması doğrudur; devralan davada taraf olarak doğru gösterilmiştir. Ancak kayıt ve tescil istemleri şirketin ortaklık yapısını ilgilendirdiğinden, şirketin de davada taraf olması gerekmektedir. Dolayısıyla husumet devralana karşı doğru yöneltilmiş olmakla birlikte eksik yöneltilmiştir; şirketin taraf olmaması davanın tümden reddini gerektirmez, husumetin eksikliği şirket aleyhine açılacak davanın bu dava ile birleştirilmesi yoluyla giderilebilir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Husumet eksikliğinin sonucu: davanın reddi mi, tamamlanması mı → kabul

Gerekçe: Dava dışı şirket davaya sonradan dahil edilemez ise de, şirket hakkında açılacak davanın bu dava ile birleştirilmesi mümkündür; husumetin eksik yöneltilmesi bu şekilde giderilebilecekken, bu eksiklik doğrudan davanın reddine gerekçe yapılmıştır. Hüküm dava şartları gözetilmeksizin verilmiştir. Bu nedenle, dava açıldıktan sonra yapılacak usul işlemleri tamamlanarak davacının şirkete karşı da dava açmasının sağlanması, dosyaların birleştirilmesinin temin edilmesi ve ardından tarafların delilleri değerlendirilerek pay devrinin usulünce yapılıp yapılmadığının belirlenmesi suretiyle davacının talebi hakkında karar verilmesi gerekir. Kararın bu husus HMK 353/1-a-4 kapsamında diğer dava şartlarına aykırılık olarak değerlendirilmiş ve dosyanın belirtilen şekilde görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmeden karara bağlanması → kabul

Gerekçe: Uyap sorgulamasında dava dilekçesinin davalıya 12/03/2018 tarihinde tebliğ edildiği, oysa davanın 16/02/2018 tarihinde karara bağlandığı anlaşılmıştır; bu husus da dava şartları gözetilmeksizin hüküm kurulduğunun bir göstergesidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Limited şirket pay devri ve tescil davalarında, devralan yanında şirketin de taraf olması gerektiği ve şirketin taraf olmamasının tek başına davanın reddini gerektirmeyip, husumet eksikliğinin şirkete karşı açılacak davanın birleştirilmesi yoluyla giderilebileceği yönündeki değerlendirme, benzer pay devri davaları için emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Pay devri ve tescil davasında şirketin taraf olarak davada bulunması gerektiği; şirketin taraf olmamasının HMK 353/1-a-4 kapsamında diğer dava şartlarına aykırılık teşkil ettiği, Dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmeden karara bağlanmasının usule aykırı olduğu

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pasif husumet dava şartı davaların birleştirilmesi pay devri husumetin eksik yöneltilmesi sermaye payının devri

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 595-(1) · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353/1-a-4

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/846

KARAR NO 2018/730

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/02/2018

NUMARASI 2017/1150 E. -2018/180 K.

DAVA

Tespit

İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/06/2018 (06/07/2018 yazım tarihli )

İlk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin 1/2 hissedarı olduğu dava dışı M...Tic. Ltd. Şti.'nde bulunan hissesini Zeytinburnu ... Noterliğinin 11/05/2016 tarihli ve ...yevmiye sayılı limited şirket pay devri sözleşmesiyle davalıya devrettiğini, davalının bu devirden sonra şirketin tek hissedarı olduğunu, davalının şirket hisse devrinin ticaret sicilinde ilanı için gerekli işlemleri yapmaktan imtina ettiğini belirterek davacının şirket nezdindeki hisselerinin davalıya devrettiğinin tespitini ve devrin ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Mahkemece davalıya dava dilekçesi henüz tebliğ edilmeden hüküm verildiği anlaşılmakla dosyada davalının cevabı bulunmamaktadır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Davacının dilekçesinde sadece hisseyi devralanı taraf olarak gösterdiği, bir hakkı dava etme yetkisinin (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine ait olduğu, bunun tespitinin tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirleneceği, ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığının incelenemeyeceğini, taraf sıfatının usul hukukunun da düzenleme alanında olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2014/7746 esas 2014/14033 karar sayılı sayılı emsal içtihadında belirtildiği şekliyle davada husumetin hisseleri devralındığı ileri sürülen limited şirkete yöneltilmesinin gerektiği, pasif husumet yokluğunun “davalı olma sıfatı” anlamına geldiği belirtilerek pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili, aynı mahkemede 2017/57 E sayılı dosyada şirkete dava açıldığını, mahkemece hisse devrinin taraflar arasında hüküm ifade edeceği şirkete karşı öne sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddedildiğini, davanın bunun üzerine ... aleyhine açıldığını, hisse devrini şirket defterine işlemeyen şahsın davalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Davanın yasal dayanağı TTK nun 595-(1) maddesi olup esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı olarak yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Davacı dava dışı şirkete ait hisselerini davalıya devrettiğini öne sürerek tek ortak olan davalının bu konuda ortaklar kurulu kararı alınması dahil gerekli işlemleri yaparak sicilde tescil ve gazetede ilanına karar verilmesini talep etmektedir. Buna göre davacının davası pay devrinin yapıldığının tesbiti ile pay defterine kayda ve sicile tesciline ilişkindir.

Mahkeme davanın şirkete karşı açılması gerektiğini kabul ederek pasif husumet yokluğundan dolayı davanın reddine karar vermiş ise de bir davada verilecek hüküm kimin hukukunu etkiyecekse onun davalı olarak gösterilmesi gerektiği temel hukuk kuralı olup ,bir kısım Yargıtay kararları emsal gösterilerek ;davacı pay devredenin önce şirkete açtığı ,sonra da pay devralana karşı açılan davalar pasif husumet yokluğundan reddedildiği anlaşılmaktadır.

Getirtilen sicil özetinden tarafların aynı şirkette paydaş oldukları anlaşılmaktadır. Pay devriyle beraber davalının şirketin tek ortağı olduğu ileri sürülmektedir. Pay devrinin noterde yapıldığı belirtilmekte ise de davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulmadığı gibi mahkemece de ibrazı istenilmediğinden kanuni koşulları taşıyıp taşımadığı da bilinmemektedir.Ancak devrin gerekliliklerinin de yapılması istenildiğinden pay defterine kayıt şirketi ilgilendiren bir dava olduğundan (şirketteki ortaklık durumunu ilgilendiren bir dava) şirketin davada taraf olması gerekir. Bununla birlikte davacının daha önce şirkete karşı açtığını öne sürdüğü dosyanın Uyap sistemi üzerinden incelenmesi neticesinde Bakırköy 4.

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/10/2017 tarih ve 2017/57 E.-2017/1050 K. Sayılı kararında davacının ..., davalının ...Limited Şirketi olduğu, davanın konusunun aynı olup mahkemece hisse devri konusunda ortaklar kurulu kararının alınmadığı, bu nedenle hisse devrinin sadece taraflar arasında hüküm ifade edebileceği, şirkete karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Dava dilekçesi üzerine tensip hazırlanarak taraflara tebligat yapılmasına karar verilmiş ise de dava dilekçesinin davalıya tebliği beklenmeden dosya evrak üzerinde karara bağlanmıştır.Uyaptan yapılan sorgulamada dava dilekçesinin 12.3.2018 tarihinde davalıya tebliğ edildiği anlaşılmakta ise de ,dava 16.2.2018 tarihinde karara bağlanmıştır.

Sonuç olarak dava; pay devralana karşı doğru olarak yöneltilmiş olup ;kayıt ve tescil istemleri nedeniyle şirketin de taraf olması gerekmektedir.Her ne kadar davadışı şirket davaya sonradan dahil edilemez ise de şirket hakkında açılacak davanın bu dava ile birleştirilmesi mümkün olduğu ,husumetin eksik yöneltilmesi bu şekilde giderilebilecek iken davanın reddine gerekçe yapıldığı anlaşılmaktadır. Hüküm dava şartları gözetilmeksizin verildiği anlaşılmakla HMK hükümleri gereği dava açıldıktan sonra yapılacak usul işlemleri tamamlanarak ,davacının şirkete karşı da dava açması sağlanıp dosyaların birleştirilmesi temin edildikten sonra, tarafların delilleri değerlendirilmek suretiyle pay devrinin usulunce yapılıp yapılmadığı belirlenerek davacının talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken davacının aynı mahkemenin farklı dosyalarında açılan ve görülen davalarda ilkinde şirkete karşı açılan davanın , ikincisinde de;

istinafa konu karar açısından davanın ortağına karşı açılamayacağı gerekçeleri de reddedilmiş olması karşısında istinaf yoluna başvurulan karar HMK'nın 353/1-a-4 kapsamında diğer dava şartlarına aykırılık kapsamında değerlendirilmiş, dosyanın belirtilen şekilde görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/02/2018 Tarih 2017/1150 Esas 2018/180 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA;

"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, "

Davacı tarafından yatırılan 35,90- TL peşin harcın istek halinde kendisine iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nun 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/06/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/280603 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.