Forex işleminde zarar davasında görevli mahkeme tüketici mahkemesidir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/866 E. 2018/733 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Kaldıraçlı Alım Satım (Forex) İşlemi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
sermaye piyasası
Sınır kaydı: künye-holding uyumsuzluğu → 18/19/46/57 (tüketici) — Sınır Cetveli / Negatif Alan
Gerekçe özeti
Kaldıraçlı alım satım (forex) işlemlerine ilişkin sözleşmeler, kanunda açıkça düzenlenmese de bankacılık sözleşmesi benzeri nitelikte kabul edilir. Tarafların bu işlemden kaynaklanan uyuşmazlıkta taraflardan biri 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici sayılıyorsa, işlemin niteliği veya diğer kanunlarda (örneğin sermaye piyasası mevzuatında) düzenleme bulunması tüketici işlemi vasfını ve buna bağlı görev kuralının uygulanmasını engellemez; bu durumda uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkeme tüketici mahkemesidir.
Ele alınan sorunlar
Görevli mahkemenin tespiti (tüketici mahkemesi mi, ticaret mahkemesi mi) → ret
İddia: Davalı vekili, taraflar arasında bir bankacılık sözleşmesi veya işleminin bulunmadığını, davacının mal ya da hizmet tüketmediğini, kaldıraçlı işlemlerin sermaye piyasası işlemi olduğunu, TTK 4/1-f uyarınca finansal kurumlara ilişkin düzenlemelerden doğan davaların ticari dava niteliğinde olduğunu ve davalı şirketin bir finansal kurum olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: Taraflar arasındaki ilişkinin hukuki dayanağı Sermaye Piyasası İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi'dir. 6502 sayılı Kanunun 3. maddesine göre tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişidir; tüketici işlemi ise ticari veya mesleki amaçla hareket eden kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, bankacılık ve benzeri sözleşmeler dahil her türlü sözleşme ve hukuki işlemdir. Aynı Kanunun 73. maddesi bu kanunun uygulanmasından doğan her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür; görev konusu kamu düzenine ilişkin olup re'sen nazara alınması zorunludur. Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez; bunun için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Somut olayda davacı, yatırım amaçlı yaptığı foreks sözleşmesi nedeniyle zarara uğradığını iddia etmekte olup işlemin boyutu dikkate alındığında davacı bu hukuki işlem içinde tüketici konumundadır; bu nedenle taraflar arasındaki ilişki tüketici işlemidir. Foreks (kaldıraçlı alım satım işlemi) kanunda açıkça yazılmasa da bankacılık sözleşmesi benzeri bir sözleşme niteliğindedir ve Yargıtay uygulamasında da bankacılık sözleşmesi kapsamında değerlendirilmektedir. 6502 sayılı Kanunun 83/2 maddesi gereği, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemlerle ilgili diğer kanunlarda düzenleme bulunması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve görev-yetki hükümlerinin uygulanmasını engellemez. Sözleşmenin bir tarafı tüketici olduğundan ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararı yerindedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Forex/kaldıraçlı alım satım işlemlerinin bankacılık sözleşmesi benzeri nitelikte kabul edilmesi ve tarafın tüketici olması halinde diğer mevzuatta (sermaye piyasası) düzenleme bulunmasının tüketici mahkemesinin görevini engellemeyeceği hususunda BAM'ın kendi muhakemesiyle vardığı sonuç, benzer forex uyuşmazlıklarında görev tespiti için bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- Taraflardan birinin tüketici olduğu, kaldıraçlı alım satım (forex) işlemi gibi bankacılık sözleşmesi benzeri niteliğindeki sözleşmelerden kaynaklanan davalarda, işlemin diğer kanunlarda (örneğin sermaye piyasası mevzuatında) düzenlenmiş olması görev kuralını etkilemez ve davaya bakmakla görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir.
- Dava şartı
- Görev (kamu düzenine ilişkin olduğundan re'sen incelenmiştir)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
Kaldıraçlı alım satım işlemi (forex)↗ Bankacılık sözleşmesi↗ Tüketici işlemi↗ Görev (kamu düzeni)↗ 6502 sayılı Kanun m.83/2↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/866
KARAR NO 2018/733
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 18/05/2017
NUMARASI 2017/505 E. - 2017/460 K.
DAVA
Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/06/2018
İlk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davacının 98098 hesap numarası ile davalı şirketin müşterisi olduğu, davalı nezdindeki parası ile forex piyasasında (davalı tarafından sağlanan Meta Trader adlı program sayesinde) bir kısım (forex piyasasında tanımlı) işlemler gerçekleştirdiğini, davacının 17/06/2016 tarihinde saat 22:01:12 de EURO-USD paritesi cinsinden SELL aşağı yönde 4.00 lotluk satım işlemi yaptığını, aynı gün saat 23:57 civarı pozisyonunu kapatmak için emir verdiğini, ancak bilgisayar ekranında piyasalar işleme kapatıldığı uyarısı çıktığını yani pozisyonun kapatılmadığını, cuma gecesi 24:00 da piyasaların işleme kapatıldığını fakat işlemi gerçekleştirmek istediği saatin 23:57 olduğunu, bu durumdan dolayı 2.730 usd zarara uğradığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.730 usd nin davalıdan yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacının davalı aracı kurum nezdinde yaptığı işlemlerde kendi hatasıyla ve açıkça tecrübesizliği nedeniyle zarar ettiğini, davacının cuma günü işlemi gerçekleştirememiş olması ile birlikte 02:53 de pozisyonu kapattığını, pozisyon kapatma işleminin otomatik olarak yapılmadığını belirterek davanın reddine, karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacının tacir olmadığı, davalı tacir ile aralarında "Kaldıraçlı Alım Satım işlemleri çerçeve sözleşmesi", "Yabancı Borsalarda Yatırım Araçları Alım - Satım İşlemlerine Aracılık Çerçeve Sözleşmesi" akdedildiği, taraflar arasındaki iş bu sözleşmelerin bankacılık sözleşmesi niteliğinde olduğu, davacının ticari ve mesleki amaç ile hareket etmemesi nedeni ile 6502 sayılı yasanın 3/1-k Maddesine göre tüketici olduğu, 3/1-ı maddesine göre tüketici ile ticari amaçla hareket eden kamu-özel gerçek veya tüzel kişileri arasında kurulan Bankacılık Sözleşmesi'nin de tüketici işlemi olduğu, davanın TTK da sayılan Mutlak ve Nisbi Ticari dava niteliği bulunmadığı İstanbul Anadolu 5. Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
İstinaf yoluna başvuran davalı vekili, dava konusu uyuşmazlıkta bir bankacılık sözleşmesinin ya da işleminin bulunmadığını, esasen bankacılık sözleşmesinin mevzuatta, doktrinde veya emsal kararlarda yapılmış bir tanımının olmadığını, tüketici mevzuatı açısından yapılacak bir değerlendirmede önemli olanın ortada bir mal ya da hizmet tüketimi, bu tüketim iradesi ile akdedilmiş bir sözleşme olması gerektiğini, taraflar arasındaki ilişkide davacının herhangi bir mal ya da hizmet tüketmediğini, mevcut varlığı ile getiri elde etmek için çıkarları zıt olan ve bu çıkar çatışmasının kendisine açıklayan bur kurumla, bazen alıcı, bazen de satıcı konumunda olduğunu, sermaye piyasası işlemleri arasında yer alan kaldıraçlı işlemlerin aracı kurumların geleneksel olarak gerçekleştirdiklerini, Türk Ticaret Kanunu 4.
maddesinin 1/f bendinde finansal kurumlara ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava niteliğinde olduğunu, sermaye piyasalarında SPK'nın verdiği kuruluş ve faaliyet izni çerçevesinde alım satıma aracılığı, türev araçların alım satımına aracılık ve kaldıraçlı alım satım hizmet ve işlemlerini gerçekleştiren şirketin bir finansal kurum olduğunun tartışmasız olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle kaldırılması gerektiği belirtilmiştir.
GEREKÇE
Taraflar arasındaki ilişkinin hukuki dayanağı 30/05/2016 tarihli Sermaye Piyasası İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi İnternet Üzerinden Yapılan İşlemlere İlişkin Sözleşmedir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi;mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
Aynı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca ileri sürülmesi bile mahkemece re'sen nazara alınması zorunludur.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Somut olayda davacı davalı ile yaptığı (foreks ) yatırım amaçlı yaptığı sözleşme nedeniyle zarara uğradığını iddia etmektedir. İşlemin boyutu dikkate alındığında davacı hukuki işlem içerisinde tüketici konumunda olduğundan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun kabulü gerekir. Davanın da 6502 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığı anlaşılmaktadır. O halde, uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir.
Foreks (kaldıraçlı alım satım işlemi ) kanunda açıkça yazılmasa da bankacılık sözleşmesi benzeri bir sözleşme niteliğinde olup Yargıtay uygulamasında da bankacılık sözleşmesi kapsamında değerlendirilmektedir.(Yargıtay 11 HD nin 2017/692esas-1393 karar ,2017/6-4020 sayılı kararları da bu yoldadır.)Öte yandan 6502 sayılı kanunun 83/(2) maddesi gereği taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez. Buna göre sözleşmenin bir tarafı tüketici bulunduğundan İlk Derece Mahkemesince yasal düzenlemeler nazara alınarak verilen karara ilişkin ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 35,90- TL istinaf karar harcından, davalı tarafından peşin yatırılan 31,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 4,50- TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/06/2018
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/280602 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi