6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İşten ayrıldıktan sonraki rekabet yasağı ihlali ve haksız rekabette görevli mahkeme

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/489 E. 2018/738 K. · · İlk derece: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalGörev ve yetkiusul emsali

Davacının nitelemesi: Görev mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

rekabet yasağı sözleşmesi

Gerekçe özeti

İşçinin iş sözleşmesi sona erdikten sonraki döneme ilişkin rekabet yasağı taahhüdünün ihlali ile işten ayrıldıktan sonra kurulan bir şirket aracılığıyla gerçekleştirildiği ileri sürülen haksız rekabet eylemlerine dayanan davalarda, taraflar arasındaki işçi-işveren ilişkisi artık sona ermiş olduğundan İş Kanunu değil, TBK'nın rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447. maddeleri ile TTK'nın haksız rekabet hükümleri uygulanır; bu nitelikteki davalar TTK 4/1-c gereğince mutlak ticari dava sayılır ve görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir.

Ele alınan sorunlar

İşten ayrıldıktan sonraki rekabet yasağı ihlali ve haksız rekabet iddiasında görevli mahkemenin tespiti → kabul

İddia: Davacı vekili, davanın 6098 sayılı TBK'nın 444-447. maddelerindeki işçinin rekabet yasağına ilişkin düzenlemeler kapsamında olduğunu, TTK 4/1-c gereğince bu tür davaların ticari dava sayıldığını, haksız rekabet oluşturduğu iddia olunan eylemin iş akdinin sona ermesinden sonra meydana geldiğini ileri sürerek görevsizlik kararının kaldırılıp dosyanın esastan incelenmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Dava dilekçesinde dayanılan vakıalar, davalının davacı şirketteki hizmet ilişkisi sona erdikten sonra sözleşmedeki rekabet yasağını ihlal ettiği ve kurduğu şirket ile birlikte haksız rekabette bulunduğu iddialarına ilişkindir. Davaya dayanak alınan taahhüt, işçi ile işveren arasında çalışanın işten ayrıldıktan sonraki döneme ilişkin taahhütlerini kapsamaktadır; ayrıca iş akdi sona erdikten sonra kurulan şirket vasıtasıyla haksız rekabette bulunulduğu ileri sürülmüştür. Bu durumda uyuşmazlığa İş Kanunu değil, işçi-işveren ilişkisi artık devam etmediğinden TBK'nın 444 ve 447. maddeleri ile TTK'nın haksız rekabete ilişkin hükümleri uygulanarak sonuca ulaşılması gerekmektedir. Bu kapsamdaki uyuşmazlıklara ilişkin davalar, TTK 4/1-c maddesi gereğince mutlak ticari dava niteliği taşımakta ve asliye ticaret mahkemelerinin görev alanında bulunmaktadır. Mahkemece iş mahkemesinin görevli olduğundan bahisle verilen görevsizlik kararı bu nedenle doğru değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İş sözleşmesi sona erdikten sonraki rekabet yasağı ihlali ve haksız rekabet iddialarına dayanan davalarda görevli mahkemenin İş Mahkemesi değil Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, TTK 4/1-c uyarınca bu davaların mutlak ticari dava niteliği taşıdığı yönündeki tespit bakımından emsal değer taşımaktadır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
İşten ayrıldıktan sonraki rekabet yasağı ihlali ve buna bağlı haksız rekabet eylemlerine ilişkin davalarda TTK 4/1-c uyarınca mutlak ticari dava niteliği bulunduğundan görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir; İş Mahkemesi görevli değildir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet yasağı haksız rekabet mutlak ticari dava görevsizlik cezai şart

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 4/1-c · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 444TBK 447 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/489

KARAR NO 2018/738

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 06/04/2017

NUMARASI 2016/773 Esas 2017/504 Karar

DAVA

Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/06/2018 ( 19/06/2018 yazım tarihli )

Görevsizliğe ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerinedüzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin eski çalışanı olan davalı ...'ın iş sözleşmesindeki rekabet yasağı ve gizlilik kararı hükümlerini ihlal eden şahsi fiil ve işlemleri nedeniyle sözleşme ile belirlenen 10.000-usd tutarındaki cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsili, diğer davalının, davalı ... aracılığı ile 6102 sayılı TTK 54 ve 55.maddelerine aykırılık teşkil eden haksız rekabet oluşturan işlemleri sonucu doğan maddi zararları karşılığında 50.000- TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini, davalı ...'ın diğer davalı şirket lehine ve davacı şirket aleyhine sonuç doğuracak şekilde '' müvekkil şirketin ürünlerini, hizmetlerini yanlış, yanıltıcı, incitici açıklamalar ile kötülemesi'' ve bu nedenle müvekkil şirketin ticari itibarını hukuka aykırı olarak zedelenmesi nedeniyle oluşan manevi zararların karşılığında 100.000- TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini, TTK 56/1-c maddesi gereğince davalıların haksız rekabet oluşturan fiil ve işlemleri sonucu ortaya çıkan maddi durumun düzeltilmesi ve tecavüzün önlenmesine, TTK 59.madde gereğince gideri davalılardan alınarak hükmün Türkiye genelinde yayın yapan gazetelerden birinde ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'ın, 14/08/2012 tarihinde davacı firmada işe başladığını,davacı tarafından yöneltilen ve gerek TCK ve gerekse iş hayatındaki etik değerlere uygun olmayan bazı talepler davalı tarafından kabul edilmeyince davalının iş yerindeki pozisyonu ve görev tanımının değiştirilmek istendiğini, bu değişikliğin İş Kanunun 22.madddesi uyarınca esaslı değişiklik niteliğinde olduğunu, TBK 447. maddesi kapsamında taraflar arasındaki sözleşmede yer alan rekabet yasağının sona erdiğini, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin feshinin 18/08/2015 tarihinde 4857 sayılı iş kanunun 22.maddesine uygun olarak kararlaştırıldığını, davalı ...'ın 08/02/2016 tarihinde geçimini sağlayabilmek için davalı olarak gösterilen..Şti'yi kurduğunu, açıklanan nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalı ...'ın davacı şirkette hizmet sözleşmesi kapsamında işçi statüsünde çalıştığı, davacının TBK'nın 396/3 maddesi kapsamındaki işçinin özen ve sadakat borcuna aykırılıktan doğan maddi ve manevi tazminat isteminin, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında işverenin işçi aleyhine açtığı tazminat istemine ilişkin olduğu, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesi uyarınca İş Mahkemelerinde bakılacağından davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; 6098 sayılı TBK'nun 444-447.maddelerindeki işçinin rekabet yasağına ilişkin düzenlemeler kapsamında olduğunu, 6102 sayılı TTK'nun 4.maddesinin 1/c bendine göre "tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, .... 6098 sayılı TBK'nun ... Rekabet yasağına ilişkin 444. ve 447. maddelerinde .... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." şeklinde olduğunu, haksız rekabet oluşturduğu iddia olunan eylemin iş akdinin sona ermesinden sonra meydana geldiği ileri sürülmüş olduğundan davanın ticaret mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerektiğini belirterek görevsizlik karaının kaldırılarak davanın esası hakkında inceleme yapımak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Elde ki davada ;davalı ...'ın iş sözleşmesinde mevcut rekabet yasağı hükmünün ihlali nedeniyle cezai şart alacağının tahsili ve eski çalışanın 13.11.2015 tarihinde işten ayrıldıktan sonra 8.2.2016 tarihinde diğer davalı şirketi kurarak aynı iş kolunda faaliyete başlayarak haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulundukları ileri sürülerek her iki davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tesbiti ile menine ile haksız rekabet nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların giderilmesi için tazminat talep edilmiştir. Dava dilekçesinde dayanılan vakıalar , davalının davacı şirketteki hizmet ilişkisi sona erdikten sonra sözleşmede ki rekabet yasağını ihlal ettiği ve kurduğu şirket ile birlikte haksız rekabet ettiklerine ilişkindir.

Mahkemece, İş Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmiş ise de davaya dayanak alınan taahhüdün işçi ile işveren arasında çalışanın işten ayrıldıktan sonra ki zamana ilişkin taahhütlerini kapsadığı, ayrıca iş akdi sona erdikten sonra kurulan şirket vasıtasıyla haksız rekabette bulunulduğu ileri sürüldüğüne göre uyuşmazlığa İş Kanun değil,TTK nun haksız rekabete ilişkin hükümleri ile işçi işveren ilişkisi devam etmediğinden elde ki davaya 6098 sayılı TBK'nın 444 ve 447. maddeleri tatbik edilerek bir sonuca ulaşılması gerekmektedir.Bu kapsamda yer alan uyuşmazlıklara ilişkin davaların ise, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 4/1-c maddesi gereğince mutlak ticari dava niteliği taşıdığı ve açık biçimde asliye ticaret mahkemelerinin görev alanında bulunmasına rağmen, mahkemece, iş mahkemesinin davaya bakmakla görevli olduğundan bahisle verilen görevsizlik kararı doğru olmamış ,hüküm HMK 353(1)a-3 kapsamında kaldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/04/2017 Tarih 2016/773 Esas 2017/504 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA;

"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE"

Davacı tarafından yatırılan 35,90-TL istinaf karar harcının istek halinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/06/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/280597 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.