Kayyım devri sonucu yapılan tescile itirazın esastan reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/642 E. 2018/554 K. · · İlk derece: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ticaret sicil işlemine itirazistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Tescil İşleminin Silinmesi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
674 sayılı KHK'nın 19. maddesi uyarınca terör örgütlerine aidiyet, iltisak veya irtibat nedeniyle kayyım atanan şirketlerde kayyım yetkilerinin TMSF'ye devredildiğinin bildirilmesi halinde, ticaret sicili bu devre ilişkin kamu makamı işlemlerini denetleme yetkisine sahip olmadığından, bu bildirime istinaden yapılan tescil işlemine karşı açılan itiraz davası ile tescilin silinmesi talep edilemez; ticaret sicili soruşturma konusu şirketler hakkında yapılan bildirimleri tescil etmekle yükümlüdür.
Ele alınan sorunlar
Ticaret sicilinin, kayyım atanmasına ilişkin kamu makamı işlemlerini denetleme yetkisinin bulunup bulunmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, talebe konu şirket hakkında mahkeme tarafından ticaret sicil müdürlüğüne gönderilmiş bir karar veya müzekkere bulunmadığını, TMSF'nin yazısının CMK 133. maddesine aykırı olduğunu, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararında dava konusu şirketin bağlantılı şirket olarak geçmediğini, kararın HMK 297. maddeye aykırı olduğunu ileri sürerek tescil işleminin silinmesini talep etmiştir.
Gerekçe: 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 19. maddesinin 1. fıkrası, maddenin yürürlüğe girmesinden önce terör örgütlerine aidiyet, iltisak veya irtibat nedeniyle CMK 133. madde uyarınca kayyım atanan şirketlerde görev yapan kayyımların yetkilerinin hakim veya mahkeme tarafından fona devredileceğini düzenlemektedir. Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/342 esas sayılı kararı ile Boydak Holding ve bünyesindeki tüm şirketlerin kayyımlıklarının TMSF'ye devrine karar verilmiş olup, bu kararda diğer şirketler tek tek sayılmamakla birlikte bir liste ile bildirim yapılmıştır. TMSF, bir ceza mahkemesi kararı olmadan yönetim kurulu atamış olsa dahi, ticaret sicili kamu makamlarının tasarruflarını denetleme makamı değildir; soruşturma konusu şirketler ile ilgili yapılan bildirimleri tescil etmekle yükümlüdür. Bu nedenle ticaret siciline dava açılmak suretiyle tescillerin iptali talep edilemez. Kayyım olarak görevlendirilen TMSF'nin verdiği cevap içeriğine göre de hükme yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Terör örgütü irtibatı nedeniyle kayyım atanan şirketlerde kayyım yetkisinin 674 sayılı KHK gereği TMSF'ye devredildiğinin bildirilmesi halinde, ticaret sicilinin bu kamu makamı işlemini denetleme yetkisinin bulunmadığı ve buna dayalı tescile karşı itiraz yoluyla tescilin silinmesinin talep edilemeyeceği yönünde bölgesel ikna edici bir değerlendirme içermektedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicil memurunun kararına itiraz↗ kayyım↗ kayyım yetkisinin devri↗ TMSF↗ 674 sayılı KHK↗ CMK 133↗ ticaret sicilinin denetim yetkisi↗ tescil işlemi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/642
KARAR NO 2018/554
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 23/02/2017
NUMARASI 2016/1111 Esas 2017/199 Karar
DAVA
Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/05/2018
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin M... Şirketi ünvanlı şirketin imtiyazlı paya sahip ortağı ve şirket yönetim kurulu üyesi olduğunu, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin B... AŞ'nin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devrine karar verdiğini, müvekkilinin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu ... Anonim Şirketinin, ...AŞ ünvanlı şirkette ortaklığının bulunmadığını, bu şirketin.... A.Ş bünyesinde bulunan bir şirket olmadığını, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ...A.Ş ile ilgili olarak ticaret siciline gönderilmiş bir karar bulunmadığını, karar olmadığı halde ... A.Ş hakkında 20.09.2016 tarihinde resen tescil ve ilan işlemi yapıldığını, silinme başvurusu üzerine sicil tarafından talep edilen işlemlerin kaldırılması için Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na müracaat edilmesi gereğinden bahsedildiğini belirterek işlemin silinmesine karar vermesini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin mevzuat hükümlerine göre işlem yaptığını, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından kamuoyuna ilan edilen, gereğinin yapılması amacıyla müvekkiline gönderilen yazı doğrultusunda işlem yaptığını, müvekkilinin mevzuattan kaynaklanan yetkileri gereğince aldığı talimatı uygulamakla yükümlü olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun 21.12.2016 tarihli yazısı ile ... Anonim Şirketinin fon tarafından devralındığı, şirketin sevk ve idaresinin temini için yönetim kurulu oluşturulduğu, durumun ticaret siciline tescili davalının görevi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; mahkemece Kayseri 2.Ağır Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazıldığını, yazı cevabında ... A.Ş. Hakkında kayyım atanması ile ilgili verilmiş bir mahkeme kararının bulunmadığının bildirildiğini, talebe konu şirket hakkında bir halim veya mahkeme tarafından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne verilmiş olan bir bilgi, gönderilmiş bir karar veya müzekkere olmadığını, TMSF'nin 21/12/2016 tarihli yazısının CMK 133.maddesine aykırı olduğunu, gerekçeli kararda Kayseri 2.Ağır Ceza Mahkemesine yazılan yazıdan, 28/11/2016 tarihli cevabı yazıdan ve ...A.Ş. Hakkında verilmiş bir mahkeme kararının olmadığına ilişkin delilden hiç söz edilmediğini, kararın HMK 297.madde hükmüne aykırı olduğunu, Kayseri 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/342 sayılı kararında geçen, ...A.Ş.
Ünvanlı şirketin, müvekkilinin kurucu ortağı ve (B) grubu imtiyazlı hisseleri temsil eden yönetim kurulu üyesi olduğu ... A.Ş.'nin ortağı olmadığından, ...A.Ş.'nin bağlantılı şirket olmadığını belirterek davanın reddine ilişkin kararın kaldırılarak davanın kabulü ile davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün,.... A.Ş. Hakkındaki 20/09/2016 tarihli tescil işleminin silinmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesi ; konu ile ilgili TMSF den bilgi istemiş; TMSF Başkanlığı 21.12.2016 tarihli yazısı ile "Resmi Gazete"nin 1.9.2016 tarihli ve 29818 sayılı 2.mükerrer nüshasında yayınlanan 674 sayılı kanun hükmünde kararnamenin 19.maddesinin 1.fıkrasında ;maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce terör örgütlerine aidiyeti ,iltisakı veya irtibatı nedeniyle CMK madde 133 uyarınca kayyım atanmasına karar verilen şirketlerde görev yapan kayyımların yetkilerinin hakim veya mahkeme tarafından fona devredileceği, 2.fıkrasında ise maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra ve olağanüstü halin devamı süresince terör örgütüne aidiyeti ,iltisakı veya irtibatı nedeniyle CMK 133.madde gereğince şirketlere bu kanun hükmünde kararnamenin 13.maddesi uyarınca varlıklara kayyım atanmasına karar verildiği takdirde kayyım olarak TMSF nin atanacağının hüküm altına alındığı ,anılan düzenleme gereğince ,iş bu yazıya konu ...
AŞ nin kayyım yetkilerinin fon tarafından devralındığını ve akabinde şirketin sevk ve idaresin için yönetim kurulu oluşturulduğu bildirilmiştir.
Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/342 esas sayılı dosyasında verilen 5.9.2016 tarihli karar ile Boydak Holding ve bünyesinde bulunan tüm şirketlerin anılan kararname gereği kayyımlıklarının TMSF ne devrine karar verildiği ;bu kararda Boydak Holding bünyesindeki diğer şirketler sayılmamakla birlikte bir liste ile bildirimin yapıldığının anlaşıldığı ,TMSF eğer bir ceza mahkemesi kararı olmadan yönetim kurulu atamış olsa dahi Ticaret Sicilinin kamu makamlarının tasarruflarını denetleme makamı olmadığı,soruşturma mevzu şirketler ile yapılan bildirimleri tescil yükümlülüğünde olduğundan , ticaret siciline dava açılmak suretiyle tescillerin iptalinin talep edilemeyeceği gözönüne alınarak kayyım olarak görevlendirilen TMSF nin verdiği cevap içeriğine göre de hükme yönelik olarak ileri sürülen istinaf sebebi yerinde olmadığından başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 10/05/2018
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/280537 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi