Rekabet yasağı davasında bekletici mesele: haklı fesih davasının sonucu beklenmeli
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/45 E. 2018/490 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
rekabet yasağı sözleşmesi
Gerekçe özeti
Rekabet yasağı sözleşmesine dayalı tazminat davasında, davalı işçinin iş akdini kendisinin haklı sebeple feshettiğine dair ayrı bir dava mevcut ve bu dava henüz kesinleşmemişse, TBK 447/2 uyarınca işçinin haklı feshi rekabet yasağını sona erdireceğinden, önce bu davanın sonucunun (haklı fesih koşullarının oluşup oluşmadığının) kesinleşmesi beklenmeli; bu husus gözetilmeden rekabet yasağı sözleşmesinin geçerliliği hakkında esasa girilerek hüküm kurulması dava şartlarına aykırılık teşkil eder ve kararın kaldırılıp bekletici meselenin çözümü için dosyanın ilk derece mahkemesine iadesini gerektirir.
Ele alınan sorunlar
Rekabet yasağı sözleşmesine dayalı tazminat davasında iş akdinin haklı feshine ilişkin dava şartı/bekletici mesele değerlendirilmeden hüküm kurulması → tartışılmadı
İddia: Davacı vekili, sözleşmede TBK'daki şartlara uygun şekilde rekabet yasağı hükmü düzenlendiğini, ilk derece mahkemesinin hangi ölçütle coğrafi kısıtlamayı geçersiz kabul ettiğinin belirsiz olduğunu, davalının ticari önem taşıyan bilgilere sahip bir çalışan olduğunun değerlendirilmediğini, zararın tespiti ve rekabet yasağının ihlal edilip edilmediğinin belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.
Gerekçe: Mahkemece rekabet yasağı sözleşmesinin içerdiği süre ve coğrafi koşullar bakımından geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, TBK 445/2 ve 447/2 hükümleri değerlendirilmeksizin hüküm kurulmuştur. Davalı tarafından iş akdinin kendisi tarafından haklı sebeple feshedildiği ileri sürülerek açılan iş mahkemesi davasında, mahkemece davalının iş akdini haklı olarak feshettiği kabul edilmiş ve davalıya kıdem tazminatı ödenmesine karar verilmiş, ancak bu karar henüz kesinleşmemiştir. TBK 447/2 uyarınca iş akdinin işçi tarafından haklı sebeple feshi halinde rekabet yasağı sona erer; bu nedenle öncelikle söz konusu davanın sonucu beklenerek haklı fesih koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi, ardından rekabet yasağına ilişkin sözleşme hükümlerinin yasal düzenleme ışığında değerlendirilmesi gerekir. Bu husus gözetilmeksizin karar verilmesi dava şartlarına aykırılık teşkil ettiğinden, esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin karar kaldırılmış; işçinin iş akdini haklı sebeple feshedip feshetmediğine ilişkin iş mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenerek bu davanın sonucuna göre uyuşmazlığın çözümlenmesi üzere dosyanın karar veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Rekabet yasağı sözleşmesine dayalı tazminat davalarında, işçinin iş akdini kendisinin haklı sebeple feshettiğine ilişkin ayrı bir davanın bulunması ve bu davanın henüz kesinleşmemiş olması halinde, TBK 447/2 gereği bu davanın sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğine ilişkin bir usul kuralı ortaya koyması nedeniyle emsal değer taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- İşçinin iş akdini haklı sebeple feshedip feshetmediğine ilişkin ayrı bir davanın kesinleşmesinin, rekabet yasağı sözleşmesine dayalı davada bekletici mesele olarak beklenmesi gerekliliği
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet yasağı sözleşmesi↗ haklı fesih↗ bekletici mesele↗ dava şartı↗ cezai şart↗ haksız rekabet↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/45
KARAR NO 2018/490
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/10/2017
NUMARASI 2014/907 Esas 2017/859 Karar
DAVA
Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili ; davalının müvekkili şirket bünyesinde operasyon sorumlusu ünvanıyla 18.03.2008 tarihli iş sözleşmesiyle başladığı , kayıtlar tutmayı ve amirlerine istenilen dönemlerde raporlar sunmayı, diğer yöneticiler ile iş birliği yapmayı kabul ve taahhüt ettiği 02.08.2013 tarihinde kendi isteği ile müvekkili şirketten istifa ettiğini, tarafların birbirini ibra etiği,davalının aralarındaki sözleşme ilişkisi sona ermiş olsada "Rekabet etmeme yükümlülüğü"sözleşmede "sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren 1 yıl boyunca İst, İzmir, Denizli, Bursa ve ...illerinde işverenin faaliyet konusuna giren iş ve alanlarda işverenden ayrılan diğer personel ile kendisine veya onlara ait iş yerlerinde birlikte çalışmak dahil olmak üzere iş göremeyeceği, işverenin potföyünde mevcut şirketlerin yeni işinde kullanılamayacağı" kabul olup;
davalının iş sözleşmesine aykırı olarak, müvekkili şirket bünyesinde faaliyet göstermiş diğer çalışanlar ile birlikte müvekili şirkete rakip olan ...'a YK üyesi olarak atanarak, işten ayrılan elemanların aynı rakip firmada müvekkili zararına hareket ederek, işe başlamış olmalarının rekabet yasağını ihlal ettiğini, daha önce taşıma işlerini üstlendiği ... Aliminyum Sanayi Limited Şirketi'nin iş ilişkinin .... ile devam etmesi iş verenin potföyündeki işleri kullanmış olması sebebiyle haksız rekabetten dolayı sözleşmedeki cezai şart gereğince 15.000- TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin iş akdini iş verenden kaynaklanan haklı sebeplerle feshettiğini, müvekkilinin iş akdinin işverenin üzerinden özellikle hisse devri işlemlerinden sonra, yeni sahipleri tarafından baskı ve mobing uygulaması, fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlar nedeniyle fesih edildiğini, kıdem tazminatının ödenmemesi sebebiyle İş Mahkemesinde dava açıldığını, iş sözleşmesindeki cezai şartın tek taraflı düzenlenmiş olup müvekkilinin yaptığı iş nedeniyle en çok iş alanının İst,İzmir, Denizli, Bursa, ...illerinde bulunduğunu, müvekkilinin konumunda yani operasyon personeli olarak çalışan yüzlerce işçisinin olduğunu, mevcut durumda da operasyon personeli olarak çalıştığını haksız rekabet kurallarına aykırı davranmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davalının davacı şirkette çalıştığı pozisyon ve işten ayrıldıktan sonra çalışmaya başladığı pozisyonun aynı konumda olduğu ; iş sözleşmesinde davalıya çalışma yasağı getirilen illerin taşımaya ilişkin ticari işlerin en çok yapıldığı alan olduğu, bu kısıtlamanın çalışma hak ve özgürlüğüne aykırı bulunduğu, davalının iş akdi ve borçlar kanunundaki düzenlemeye göre, haksız rekabet teşkil edecek eylemleri bulunduğu kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili;sözleşmede TBK'da belirtilen şartlar ile uyumlu şekilde sözleşme sonrası rekabet yasağı hükmünün düzenlendiğini, mahkemenin hangi ölçütlere göre ticari işlerin en çok yapıldığı iller olarak kabul ettiğinin belli olmadığını, böyle bir araştırmanın yapılmadığını, davalının ticari önem taşıyan bilgilere sahip bir çalışan olduğunun değerlendirilmediğini,işten ayrılan personellerin tamamının şirket bünyesinde üst düzey çalışanlar olup; şirketin müşteri çevresi, fiyatlandırma sistemi, maliyet, acente, tedarikçi, komisyon gibi bilgilerini haiz personeller olduğunu, keza e-postada bahsi geçen 9 arkadaşın birbirine çok yakın tarihte müvekkil şirketten ayrıldıklarını gösteren, bu kişilerin işten ayrılış tarihlerini içeren tablonun da sunulduğu , şirket nezdinde oluşan maddi zararın tam olarak tespiti ve rekabet yasağının ihlal edilip edilmediğinin değerlendirilmesi için bilirkişi incelemesi talep edildiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Bakırköy 6. İş Mahkemesinin 2014/236 esas ve 2016/71 karar sayılı ilamı ile davalının iş akdini haklı olarak feshettiği yönünde hüküm verilmiş,hüküm temyiz edilmiş, karar henüz kesinleşmemiştir.
Mahkemece rekabet yasağı sözleşmesinin içerdiği süre ve coğrafi koşullar bakımından geçersiz olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, TBK 445/2 ve 447/2 hükmü değerlendirilmeksizin hüküm verilmiştir. Ancak, davalı tarafından iş akdinin davalı tarafından haklı olarak feshine dayalı olarak Bakırköy 6. İş Mahkemesinin 2014/236 Esas ve 2016/71 Karar sayılı dosyasında dava açıldığı ve mahkemece davalı tarafından haklı feshedildiğinin kabulü ile davalıya kıdem tazminatı ödenmesine karar verildiği ,kararın henüz kesinleşmediği ,uyap üzerinden yapılan incelemeden anlaşılmıştır.TBK 447/2 maddesi uyarınca iş akdinin işçi tarafından haklı sebeble feshi halinde rekabet yasağı sona ereceğinden öncelikle söz konusu davanın sonucu beklenerek haklı fesih koşullarının oluşup oluşmadığı belirlendikten sonra, sözleşmenin rekabet yasağına ilişkin hükümlerinin yasal düzenleme ışığında ele alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.Mahkemece bu husus değerlendirilmeksizin karar verilmesi dava şartlarına aykırılık teşkil ettiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-a-4 maddesi gereğince kabulü ile esas dair istinaf sebebleri incelenmeksizin mahkeme kararının kaldırılarak işçinin sözleşmeyi feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığına ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesi beklenerek ,bu davanın neticesine göre uyuşmazlık çözümlenmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/907 Esas 2017/859 Karar sayılı 30/10/2017 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA;
"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL peşin istinaf karar harcının kendisine iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/04/2018
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/280092 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi