Teminat çekinden dolayı borçlu olunmadığı iddiasında ihtiyati tedbir koşulları
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/304 E. 2018/536 K. · · İlk derece: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Bir çekin sözleşmede teminat çeki olarak düzenlendiğinin ve teminat olma niteliğinin çek üzerindeki ibare ve sözleşme hükümleriyle sabit olduğu, bu çekten dolayı borçlu olunmadığının tespitinin talep edildiği menfi tespit davalarında, davalı tarafça çeke dayanılarak tekrarlı biçimde ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş olması da gözetildiğinde, İİK 72/2 uyarınca icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi koşulları oluşmuş sayılır. Talep konusunun yargılamayı gerektirmesi, tek başına ihtiyati tedbirin reddi için yeterli bir gerekçe değildir; zira bu durum tüm davaların ortak özelliğidir ve geçici hukuki himaye kararları bu genel ölçütle değil, kendine özgü koşullarla değerlendirilmelidir.
Ele alınan sorunlar
Teminat çeki nedeniyle açılan menfi tespit davasında İİK 72/2 uyarınca ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı → kabul
İddia: Davacılar vekili, HMK 390. madde kapsamında yaklaşık ispatın gerçekleştiğini, davalıların sözleşmede ayıplı ifa ve hile yaptığının teknik rapor ile sabit olduğunu, davalının teminat çekini mesnet göstererek tekrar tekrar ihtiyati haciz talep ederek kötü niyetli şekilde müvekkillerini taciz ettiğini belirterek ilk derece kararının kaldırılıp ihtiyati tedbir talebinin kabulünü istemiştir.
Gerekçe: İİK 72/2 uyarınca icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. Dosyada, davanın açılmasından sonra ihtiyati haciz talep edildiği, bu tarihte çek üzerinde keşide tarihi bulunmadığı ve çek üzerinde 'teminat olarak verildiği' ibaresinin yer aldığı tespit edilmiştir. Çekin fotokopisinin altındaki yazıda, çekin 24/08/2017 tarihli hastane işletme ruhsat devri sözleşmesinin 2/1. maddesi gereğince teminat olarak düzenlendiği belirtilmektedir. Bu durum, çekin teminat çeki olarak verildiğini ve taraflar arasındaki sözleşmeyle bağlantılı olduğunu ortaya koymaktadır. Davanın temelini oluşturan sözleşmeye dayanılarak bağlantılı çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istendiğine göre, dosyadaki belgeler gözönüne alındığında çekten dolayı İİK 72/2 maddesindeki ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğu kabul edilmelidir. İlk derece mahkemesinin gerekçe yaptığı 'iddiaların yargılamayı gerektirmesi' hususu bütün davaların ortak özelliğidir; bu husus tek başına ihtiyati tedbir talebinin reddi için yeterli değildir, zira geçici hukuki himaye kararları bu çerçevede değerlendirilmelidir. Geçici hukuki koruma talebi hukuka uygun şekilde karşılanmadığı takdirde davanın sonunda verilecek hükmün hukuki işlevi anlamını yitirebilir. Çekin sözleşmenin teminatı olarak verildiğinin sözleşmede yazılı bulunması kayıtsız şartsız bir borç ikrarı olarak kabul edilemez; çek üzerindeki ibare, sözleşme içeriği, sunulan teknik rapor ve çeke dayanılarak iki kez ihtiyati haciz isteminde bulunulmuş olması birlikte değerlendirildiğinde, ihtiyati tedbir kararı verilmemesi dosya içeriğine uygun değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Teminat çeki niteliği taşıyan ve sözleşmeyle bağlantısı sabit olan bir çekten dolayı açılan menfi tespit davasında, İİK 72/2 uyarınca ihtiyati tedbir koşullarının 'yargılamayı gerektirme' gerekçesiyle reddedilemeyeceğine ve geçici hukuki himayenin kendine özgü ölçütlerle değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin tespit, benzer teminat çeki uyuşmazlıklarında emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ menfi tespit davası↗ teminat çeki↗ yaklaşık ispat↗ ihtiyati haciz↗ geçici hukuki himaye↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/304
KARAR NO 2018/536
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 05/01/2018 Tarihli Ara Karar
NUMARASI 2017/1098 Esas
TALEP İhtiyati tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/05/2018 (yazım tarihi : 07/05/2018)
Taraflar arasında görülen dava sırasında ilk derece mahkemesince verilen 05/01/2018 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın, davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TALEP
Davacılar vekili, mahkemece 14.12.2017 tarihli karar ile dava dilekçesi ile talep ettikleri ihtiyati tedbirin yaklaşık ispat koşulu sağlanmadığından bahisle reddine karar verildiğini, davalıların 24/08/2017 tarihli sözleşmede ayıplı ifalarının olduğu, tamir bedeline ilişkin hile yaptıklarının İTÜ Mimarlık Fakültesi raporu ile sabit olduğunu, raporu ekte sunarak, rapor içerisinde; "A.Sözleşme ile devredilen tamamlanmamış betonarme karkas inşaat alanında (Eski ... Mağazası) bu zamana kadar yapılan tüm yenileme, bina güçlendirmesi ve her türlü bakım çalışmalarında yönetmeliklere ve inşaat tekniklerine aykırı hususlar olduğu, ... mahalinde bu zamana kadar yapılan tüm uygulamaların ve maliyetlerinin toplam takriben 6.000.000- TL olduğu, ...
tarafından tam ve eksiksiz bir metabolik cerrahi hastanesi olarak kullanılmasını teminen yapılması gereken tüm uygulamaların ve maliyetlerinin 5.233.010,79- TL olduğu, ....’ün kendi döneminde hastane olarak kullandığı (.. yeri hariç olmak üzere) sözleşme ile ... e devrettiği binada Özel Hastaneler Yönetmeliği gereği hastane işletmeye aykırı tüm hususların giderilmesinin toplam maliyetinin 469.265,28 TL olduğu,” tespitinin yapıldığını, menfi tespit talep ettikleri ... Bankası Rumeli Caddesi Şubesine ait 5.000.000- (Beş milyon) TL bedelli ... çek nolu çekin teminatı olan 24.08.2017 tarihli sözleşme yükümlülüklerinin davalı ...Ş. tarafından tam ve eksiksiz yerine getirilmediğini, hastanede yasa ve yönetmeliklere aykırılıkların olduğunu, eski ...
yeri olarak bilinen ve sözleşmeye bu isimle geçen yerin tamirat ve yenilemenin sözleşme müzakerelerinde müvekkillere beyan edilen tutardan çok daha düşük olduğunu ve dolayısıyla müvekkilinin hile ile kandırıldığını, bu durumun İTÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen raporda da tespit edildiğini, ayrıca davalı tarafın dava konusu teminat olarak olarak verilen çekin ihtiyati haciz yoluyla tahsilini yoluna gittiğini, ancak bu taleplerinin İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ve 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden verilen kararlarla reddedildiğini, ancak müvekkillerinin ihtiyati haciz tehdidi altında olduğunu, müvekkilinin hali hazırda yanıltılması sebebiyle davalı tarafın da teminat çeki bedellerini tahsil için çeşitli yollara başvurması ısrarla aynı taleplerle hukuku dolanmasının teminat çeklerinin tahsil edilmesi durumunda müvekkillerinin mağduriyetine sebep olacağını belirterek ihtiyati tedbir taleplerinin yeniden değerlendirilerek kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, çek niteliği gereği ticari hayatta en hızlı tedavül gören kambiyo senedi olup, davacı tarafın özellikle senet metninden anlaşılabilecek def'iler ile senedin geçersizliği sonucunu doğuran mutlak def'ilere ilişkin talebinin olmadığı, davacı tarafça talep dilekçesi ekinde dosyaya sunulan belgeler ile dosyada mevcut deliller itibariyle ihtiyati tedbir istenilen hususta uygulamada ve Yerleşik Yargıtay İçtihatlarında benimsenen yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı, tarafların sözleşmelerde belirtilen yükümlülüklerini yerine getirip getirmedikleri, tedbire konu çekin teminat olarak verilip verilmediği, bu çekten kaynaklı davacıların davalılara borçlu olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği, ayrıca dava konusu çekle ilgili İstanbul 1.
ve 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden verilen kararlarda davalıların ihtiyati haciz taleplerinin reddedildiği, davacıların ihtiyati haciz tehdidi ile karşı karşıya olduğu iddiasının da bu aşamada mevcut olmadığı gerekçesiyle; HMK 391. ve İİK'nun 72/2.maddelerinde aranan şartların bulunmaması sebepleriyle davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili, somut uyuşmazlıkta HMK'nun 390.maddesi kapsamında yaklaşık ispatın gerçekleştiği ihtiyati tedbir koşullarının sağlandığını, davalıların 24/08/2017 tarihli sözleşmede ayıplı ifalarının olduğunu, tamir bedeline ilişkin hile yaptıkları İTÜ Mimarlık Fakültesi raporu ile sabit olduğunu, davalı ...Ş.'nin 5.000.000- TL değerindeki teminat çekini mesnet göstererek devamlılık arz eder şekilde müvekkilleri aleyhine ihtiyati haciz talep ettiğini, bu şekilde müvekkillerini taciz ederek haciz tehlikesi ile karşı karşıya bırakan kötü niyetli davalı eylemleri karşısında söz konusu teminat çeki hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukukun bir gereği olduğunu, belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına, ...i Bankası Rumeli Şubesi'ne ait 5.000.000-TL bedelli teminat çeki sebebiyle davalı ...Ş.'nin icra takibine girmemesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesi taleplerinin kabulüne, şartlar gereği ve özellikle davalının 10 gün içinde 3 defa kötüniyetli ihtiyati haciz müracaatıda dikkate alınarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
İstinaf açısından uyuşmazlık konusu, HMK'nın 355. Maddesi uyarınca istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere görülen davada ihtiyati tedbir kararı verme koşullarının oluşup oluşmadığı ve bu bağlamda mahkemenin 05/01/2018 tarihli ara kararıyla vermiş olduğu ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki kararın, hukuka ve dosya içeriğine uygun olup olmadığı yönündedir.
Davacı, ihtiyati tedbir talep eden, davanın ve ihtiyati tedbir talebinin konusunu oluşturan .. Bankası Rumeli Caddesi Şubesi'ne ait 5.000.000 -(Beş Milyon) TL bedelli 0176157 çek nolu, avalisti ..., keşidecisi.... A.Ş. olan çekin, teminat çeki olduğunu, davalının edimini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediğini, çekin teminat olma koşullarının ortadan kalktığını öne sürerek çekten dolayı borçlu olmadığının tespitiyle beraber çekin icra takibine konulmasının önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmektedir.
2004 sayılı İİK'nın 72/2.maddesine göre; İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.Davanın açıldığı 12.12.2017 tarihinden sonra ...1.ATM nin 2017/1391 d.iş esas sayılı dosyasında 25.12.2017 tarihinde ihtiyati haciz talep edilmiş olup bu tarihte çekin üzerinde keşide tarihi bulunmadığı ve çek üzerinde teminat olarak verildiği ibaresinin bulunduğu tesbit edilmiştir. Çekin dosyada bulunan fotokopisinin altında yer alan yazıda, "işbu teminat çeki 24/8/2017 tarihli hastane işletme ruhsat devri sözleşmesi 2/1.
Maddesi gereğince, teminat olarak düzenlenmiştir. "ibaresi bulunmaktadır.
Bu yazıdan çekin teminat çeki olarak verildiği ve taraflar arasındaki 24/08/2017 tarihli sözleşmeyle bağlantı kurulduğu sabittir. Bu durumda davanın temelini oluşturan sözleşmeye dayanılarak bağlantılı talep konusu çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istenmiş olduğuna göre dosyadaki sunulan belgeler de gözönüne alındığında; çekten dolayı İİK72/2 maddesindeki ihtiyati tedbir kararı verme koşullarının oluştuğu kabul edilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince ihtiyati tedbir kararı verilmemeye gerekçe yapılan iddiaların yargılamayı gerektirdiği hususu aslında bütün davaların ortak özelliğidir. Bütün davalarda iddialar, yargılamayı gerektirir. Fakat ihtiyati tedbir talepleri de geçici hukuki himaye kararları çerçevesinde değerlendirilmelidir.Geçici hukuki koruma talebi hukuka uygun şekilde karşılanmadığı takdirde davanın sonunda verilecek hükmün hukuki işlevi anlamını yitirebilir. Davaya konu çekin Sözleşmenin teminatı olarak verildiğinin sözleşmede yazılı bulunması kayıtsız şartsız bir borç ikrarı olarak kabul edilemeyeceği konusunda açık bir delil bulunan çekten dolayı borçlu olunmadığının iddia edildiği ve iddiaya dayanak olarak çek üzerindeki ibare,sözleşme içeriği ve sunulan teknik rapor ve çeke dayanılarak 2 kez ihtiyati haciz isteminin varlığı gözetildiğinde ihtiyati tedbir kararı verilmemesinin dosya içeriğine uygun olmadığı kabul edilmek durumundadır.
Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararının HMK 353/1/b-2 kapsamında kanunun olaya uygulanmasında hata kabul edilmek suretiyle kaldırılarak,çekin icra takibine konu edilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacılar-ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1098 Esas sayılı dosyasında 05/01/2018 tarihinde verilen "Davacı vekilinin tedbir yönündeki talebinin Reddine" yönündeki ara kararının HMK 353/1/b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Davanın tarafları arasında hüküm ifade etmek üzere "Davacıların ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE,"
İİK'nun 72/2.maddesi uyarınca dava konusu "... Bankası Rumeli Caddesi Şubesi'ne ait 0176157 çek nolu, avalisti ..., keşidecisi ... sağlık hizmetleri A.Ş. olan 5.000.000- (Beş Milyon) TL bedelli çekin" davalılar tarafından icra takibine KONU EDİLMEMESİNE
5.000.000- TL' nun takdiren % 20'si oranında (1.000.000- TL) teminat (Nakit veya kesin süresiz banka teminat mektubu) alınmasına ,
HMK 393 maddesine uygun olarak teminatın alınması ve kararın infazına yönelik işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine.
Davacı-ihtiyati tedbir talep edenin yatırdığı peşin istinaf karar harcının( 35,90-TL) istek halinde kendisine iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olmak üzere karar verildi. 07/05/2018
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/280032 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi