6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Taşıma hizmet bedelinde ispat yükü ve tanık muvafakati sorunu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/75 E. 2018/555 K. · · İlk derece: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Taşıma

Davacının nitelemesi: Taşıma Hizmeti Bedelinin Tahsili mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Taşıma hizmeti sözleşmelerinde borç, hizmetin ifa edildiği anda doğar; faturanın karşı tarafa tebliği borcun doğumu için değil, temerrüdün oluşması için önem taşır. Taraflardan birinin ticari defterlerinde kayıtlı olmayan ve karşı tarafça imza aidiyeti reddedilen bir fatura bedeline ilişkin hizmetin verildiğini ispat yükü, o faturaya dayanan tarafa aittir; bu ispat, karşı tarafın muvafakati bulunmadan dinlenen tanık beyanıyla sağlanamaz. İşletme esasına göre tutulan ve noter tasdiki bulunmayan defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.

Ele alınan sorunlar

Faturanın tebliğ edilmemesinin borcun doğumuna etkisi → ret

Gerekçe: Taşıma hizmeti gerçekleştiği anda TBK 90. madde uyarınca borç doğmuş olur; faturanın karşı tarafa tebliği veya ihtarname gönderilmesi TBK 117. madde bağlamında temerrüt şartıdır, borcun doğumu şartı değildir. Bu nedenle faturanın tebliğ edilmemiş olması, hizmetin verildiği ve borcun doğduğu sonucunu değiştirmez. (BAM'ca yerinde görülen İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

İhtilaflı faturaya konu hizmetin ispatı ve ispat yükünün dağılımı → kısmi kabul

İddia: Davalı vekili, 23.03.2012 tarihli 30.076-TL tutarlı faturaya konu hizmetin tanık beyanı ile kanıtlanamayacağını, tanık dinlenmesine muvafakatlerinin bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava konusu faturalardan 13.02.2012 tarihli üç fatura her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olup bu faturalar ihtilafsızdır. Ancak 23.03.2012 tarihli 30.076-TL tutarlı fatura davacı defterinde kayıtlı olmakla birlikte davalı kayıtlarında yer almamaktadır; bu faturanın tebliğini ve faturaya ilişkin hizmetin verildiğini davacının kanıtlaması gerekir. Fatura üzerindeki imzanın davalı şirket yetkilisine veya ortaklarına ait olmadığı Adli Tıp Kurumu raporuyla belirlenmiş, faturanın tebliğine ilişkin başka bir belge ibraz edilmemiştir. Davacının işletme esasına göre tuttuğu defterler noter tasdikinden yoksun olup kendi lehine delil olarak kabul edilemez. Bu faturaya ilişkin hizmetin verildiğini ispat yükü davacıya aittir. Davacı bu hususu tanık dinletme yoluyla ispatlamaya çalışmışsa da davalının tanık dinletilmesine muvafakati bulunmadığından, davalının muvafakati olmadan dinlenen tanık beyanı ile hizmetin verildiği kanıtlanamaz. Başka bir delil de ibraz edilmediğinden, ihtilaflı fatura bedeli davacı alacağından düşülmelidir. Her iki tarafın defterinde kayıtlı 20.119-TL alacaktan davalının yaptığı 16.526-TL ödeme düşüldüğünde davacının talep edebileceği bakiye alacak 3.593-TL'dir; bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulü gerekirken ilk derece mahkemesince davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi hatalıdır.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Kötüniyet tazminatı talebi → ret

İddia: Davalı vekili, davanın reddi halinde müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Davacının takibinde kötüniyeti belirlenemediğinden davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karşı tarafın muvafakati bulunmadan dinlenen tanık beyanının, o taraf aleyhine ispat aracı olarak kullanılamayacağı ve faturanın tebliğinin borcun doğumu değil temerrüdün şartı olduğu yönündeki değerlendirmeler bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali taşıma sözleşmesi ispat yükü ticari defterlerin delil niteliği tanık dinletilmesine muvafakat temerrüt icra inkar tazminatı kötüniyet tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 90TBK 117 · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/75

KARAR NO 2018/555

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 07/07/2017

NUMARASI 2014/601 Esas 2017/591 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/05/2018

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili: davacı müvekkilinin davalı şirketin iş yerine vermiş olduğu hizmetlerin karşılığı olarak 4 adet fatura kesildiğini, davalı şirketin bu bedelleri ödemediğini, bu nedenlerle İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını, davalı şirketin takibe itiraz ettiğini bu nedenlerle itirazın iptali ile %40 dan az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; öncelikle görev yönünden karar verilmesi gerektiğini, TTK'nun 5/1 maddesi gereğince davaya bakmakla yükümlü Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, faturaların usulüne uygun olarak düzenlenmediğini, itirazın iptali şartlarının yerinde olmadığını, müvekkilinin davacıya borçlu bulunmadığını ve bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini ve %40 dan aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesi, davanın, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 850/2. maddesinde düzenlenen yolcu taşıma ücretinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. maddesine göre iptali istemine ilişkin olduğunu, davacı ile davalı arasında, davalının personellerinin taşınması yönünde sözleşme bulunduğu konusunda bir ihtilafın olmadığını, ihtilafın davacı tarafından edimin yerine getirilip getirilmediği ve davalının ücretin tamamını ödeyip ödemediği noktasında toplandığını, dinlenen tanık beyanlarından ve celp edilen vergi dairesi kayıtları ile yaptırılan defter incelemelerinden davacının davalıya personel taşıma hizmetini ifa ettiğinin anlaşıldığını, buna mukabil davalının borcunu ödediğini ispatlayamadığını, davalı taraf yalnızca faturaların tebliğ alınmadığını ve borcu olmadığı savunduğunu, faturaların tebliğ edilmiş olması borcun doğması için kanuni bir zorunluluk olmadığını, taşıma hizmeti TBK 90.

maddesine göre taşıma hizmeti gerçekleştiği anda borcun doğduğunun kabulü gerektiğini, faturaların karşı tarafa tebliği veya ihtarname gönderilmesi TBK 117. maddesi bağlamında temerrüt şartı olduğunu, borcun doğumunun şartı olmadığını, yargılama sırasında aldırılan bilirkişi raporlarında da davalının borcunu kapattığına dair bir kayda rastlanmadığını belirterek davanın kabulüne karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı yanın defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını müvekkilinin usulüne uygun tutulan defter ve kayıtlarına göre, davacının en fazla ödenmeyen bakiye 3.593-TL'lik bedelle ilgili davanın kısmen kabulüne karar verilebileceğini,tanık beyanları ile ihtilaf konusu 23.03.2012 tarihli 30.076-TL tutarlı faturaya konu hizmetin verildiğinin kanıtlanamadığını,tanık dinlenmesine muvafakatlarının olmadığını, davanın reddi ile birlikte müvekkili lehine kötüniyet tazminatı verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

Uyuşmazlık, taraflar arasında var olan taşıma ilişkisi nedeniyle davacının davalıya taşıma hizmeti vermesinden kaynaklanan borcun ödenmediği iddiası ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi ihtilaf konusu hizmet faturasının tebliğ edilmemesinin temerrüt açısından önem arz ettiğini hizmetin verilmediği anlamına gelmediğini dinlenen tanık ...'un duruşmadaki beyanı ile hizmetin verildiğinin kanıtlandığını belirterek davanın kabulüne karar vermiştir.

Davalı vekili kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı yanın defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını müvekkilinin usulüne uygun tutulan defter ve kayıtlarına göre, davacının en fazla ödenmeyen bakiye 3.593-TL'lik bedelle ilgili davanın kısmen kabulüne karar verilebileceğini, tanık beyanları ile ihtilaf konusu 23.03.2012 tarihli 30.076,-TL tutarlı faturaya konu hizmetin verildiğinin kanıtlanamayacağını tanık dinlenmesine muvafakatlarının olmadığını,savunmaktadır.

Uyuşmazlık taraflar arasında var olan taşıma ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Davacı davalıya davalının personelini taşıması konusunda hizmet verdiğini davalının verilen hizmet bedelini ödemediğini iddia etmektedir.

İlk derece mahkemesince alınan 11.02.2014 havale tarihli mali Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, davacının İşletme esasına göre defter tuttuğu defterin noter tasdiklerinin bulunmadığı, sahibi lehine delil olamayacağı ancak davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu sahibi lehine kesin delil olarak kabul edilebileceği ,davaya konu 13.02.2012 tarihli 3.304-TL ,7.965-TL ve 8.850-TL'lik faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu bu faturalarla ilgili bir ihtilafın olmadığı, ancak 23.03.2012 tarihli 30.076-TL tutarlı faturanın davacı defterinde kayıtlı olmakla birlikte davalı kayıtlarında yer almadığı davacının bu faturanın tebliğini ve bu faturaya ilişkin hizmeti kanıtlaması gerektiği, her iki tarafın defterinde 20.119-TL'bedelli faturaların kayıtlı olduğu davacının icra takibinde davalıdan 16.526-TL ödeme aldığı bu hususun davalının kabulünde olduğu hususları tespit edilmiştir.

Somut olayda davacının iddia ettiği 23.03.2012 tarihli 30.076-TL tutarlı hizmet faturasının davalıya tebliği hususu ihtilaflı olup bu fatura üzerinde bulunan şirket kaşesi üzerindeki imzanın davalı şirket yetkilisi tarafından imzalandığı davacı tarafça ileri sürüldüğü için imzanın aidiyeti hususunda Adli Tıp Kurumu -fizik ihtisas dairesinden rapor alınmış olup fatura üzerindeki imzanın davalı şirket yetkilisi ,veya şirketin diğer ortaklarına ait olmadığına ilişkin rapor alınmıştır.Faturanın tebliğine ilişkin başkaca bir belge ibraz edilmediği gibi davacı tarafından tutulan defterlerin işletme esasına göre tutulduğu davacı lehine delil olarak kabulünün mümkün olmadığı, bu fatura ile ilgili davalı kayıtlarında bir kayda rastlanmadığı, bu faturaya ilişkin hizmetin verildiğini ispat yükünün davacıda olduğu, davacı ise hizmetin verildiğine ilişkin duruşmada tanık dinletme yoluna gitmiş ise de tanık dinletilmesine davalının muvafakatı olmadığı,davalının muvafakatı olmadan dinlenen tanık beyanı ile hizmetin verildiği kanıtlanamayacağı, başkaca da bir delil ibraz edilmediği nazara alındığında;

davalının davacıya yaptığı ödeme her iki tarafın defterinde kayıtlı 20.119-TL alacaktan düşüldüğünde davacının talep edebileceği bakiye alacağının 3.593-TL olduğu bu bedel üzerinden davanın kısmen kabulü gerekirken davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması ve davanın 3.593-TL alacak üzerinden kısmen kabulüile takibin bu miktar üzerinden devamına ,kabul edilen kısım üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmene ,davacının takibinde kötüniyeti belirlenemediğinden davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/601 Esas 2017/591 Karar sayılı 06/07/2017 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;

"İtirazın kısmen iptaline;

3. 593,- TL alacağa takip tarihinden itibaren davalı talebini aşmamak üzere yasal faiz işletilerek, takibin devamına, fazla istemin reddine,

Kabul edilen kısım üzerinden %20 oranında hesaplanan (431,16- TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline,

Davalının koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine,"

İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;

"Alınması gerekli 245,43-TL harcın davacı tarafından ve mahkeme veznesine yatırılan toplam 446,65-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla olan 201,22- TL'nin davacıya iadesine,

Davacı tarafından ödenen 269,88- TL peşin harç toplamı ile davacı tarafından yapılan 317,50- TL posta masrafı ve 500-TL bilirkişi ücreti olmak üzere 817,50- TL yargı giderinden davanın kabulü oranında hesaplanan 100-TL yargı giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan giderin davacı üzerinde bırakılmasına,

Davalı tarafından yapılan 60- TL posta masrafından ibaret yargı giderinden davanın reddi oranında hesaplanan 52,83-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, kalan giderin davalı üzerinde bırakılmasına,

Davacı vekili için takdir olunan 2.180- TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine,

Davalı şirket bakımından davanın reddolunan kısmı üzerinden hesaplanan 3.177,96- TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının iadesine "

İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 514,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine .

HMK 353-b-2 gereği dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362.a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/05/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/279956 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.