6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kredi borcunda kat ihtarının müteselsil kefile değil borçluya tebliğinin yeterliliği

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/336 E. 2018/545 K. · · İlk derece: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizkonusuz kalma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığınaKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)İhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)usul emsali

Gerekçe özeti

Genel kredi sözleşmesine bağlı müteselsil kefillik ilişkisinde, alacaklının müteselsil kefili takip edebilmesi için kanunen ayrıca müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmaz; asıl borçluya usulüne uygun kat ihtarı gönderilip ödeme için verilen sürenin sonuçsuz kalması, hem asıl borçlu hem müteselsil kefil aleyhine takip/ihtiyati haciz koşullarının oluşması için yeterlidir. Bununla birlikte, ihtiyati haciz talebi istinaf incelemesi sırasında aynı borca dayalı olarak başlatılan icra takibinin kesinleşmesi halinde, alacaklının artık her zaman haciz talep edebilecek olması nedeniyle ihtiyati haciz isteminde ve buna ilişkin istinaf başvurusunda hukuki yararı kalmaz ve bu durumda karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir.

Ele alınan sorunlar

Kat ihtarının müteselsil kefile de tebliğinin gerekip gerekmediği ve borcun muacceliyeti → kabul

İddia: Alacaklı banka vekili, kredi hesabı borcunun noter ihtarnamesiyle kat edildiğini, ihtarın sözleşmede belirtilen adrese gönderildiğini, red kararının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Genel kredi sözleşmesinin tebligat adresine ilişkin hükmü tarafları bağlayıcı niteliktedir; asıl borçluya kat ihtarı bu sözleşmede belirtilen adrese gönderilmiş, borçlu adresinden ayrıldığından tebliğ edilemeden iade edilmiştir. TBK 586 uyarınca alacaklının müteselsil kefili takip edebilmesi için borçlunun ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir; ancak kanunda müteselsil kefile ayrıca ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesiyle ilgili bir sorundur; müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca ona da ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu nedenle hem asıl borçluya hem müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olur ve müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilir. Somut olayda kredi hesabı kat edilerek alacak muaccel hale geldikten sonra asıl borçluya keşide edilen ihtarname adresinden ayrıldığından bahisle iade edilmiş, ihtarla verilen sürenin dolmasından sonra ihtiyati haciz talep edilmiştir. Asıl borçluya tebligatın yapılmış sayılması gereken tarihten ve ödeme için verilen süre dolduktan sonra ihtiyati haciz isteminde bulunulduğundan, gerek asıl borçlu gerekse müteselsil kefil için ihtiyati haciz talep etme koşulları oluştuğu halde ihtarname tebliğ edilmediğinden bahisle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kesinleşen icra takibi nedeniyle ihtiyati haciz talebinde ve istinaf başvurusunda hukuki yarar bulunup bulunmadığı → tartışılmadı

Gerekçe: İstanbul İcra Müdürlüğü'nün ilgili dosyasından, aleyhine ihtiyati haciz talep edilenler hakkında ihtiyati haciz isteminden bağımsız olarak aynı genel kredi sözleşmesine konu borç nedeniyle genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliğ edilip borçluların itiraz etmemesi üzerine takibin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Alacaklı bankanın kesinleşen takip nedeniyle yasal sürelere uymak kaydıyla her zaman borçlular hakkında haciz talebinde bulunabileceği göz önüne alındığında, somut olayda ihtiyati haciz talep etmesinde hukuki yararı kalmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Müteselsil kefile ayrıca ihtar çekilmesinin takip/ihtiyati haciz koşulu olmadığına ve asıl borçluya yapılan ihtarın yeterliliğine ilişkin değerlendirme ile, ihtiyati haciz talebi istinaf aşamasındayken aynı borca dayalı icra takibinin kesinleşmesi halinde hukuki yarar kalmadığına ilişkin tespit, benzer olgusal örüntüdeki uyuşmazlıklar için yol gösterici niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz müteselsil kefalet kat ihtarı muacceliyet hukuki yarar konusuz kalma

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 586 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 362/f

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/336

KARAR NO 2018/545

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/01/2018

NUMARASI 2017/1410 D.İş 2018/74 Karar

İHTİYATİ HACİZ İSTEYEN

TALEP İhtiyati Haciz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/05/2018

İlk derece mahkemesince verilen 22/01/2018 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın alacaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN

İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili ilk derece mahkemesine sunduğu dilekçesinde; karşı tarafın genel kredi sözleşmesi ve ihtarname gereğince müvekkili bankaya 165.291,17-TL borcu bulunduğunu, vadesi geldiği halde borçlunun borcunu ödemediğini, borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan borçlunun borca yeter miktarda menkul/gayrimenkul ve 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen ...ile ...ın ihtiyati haciz talep eden bankaya 165.291,17-TL borçlu olduğu ancak borcun ödenmesi konusunda kat ihtarı tebliğ edilmediğinden borcun muaccel olmadığını, belirterek ihtiyati haciz isteminin reddine karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Alacaklı banka vekili ; kredi hesabı borcunun Üsküdar ... Noterliğinin 19.12.2017 tarih ve..yevmiye nolu ihtarı ile kat edildiğini, ihtarın sözleşmede belirtilen adrese gönderildiğini, red kararının taraflar arasındaki 20.04.2017 tarihli sözleşmenin 4. maddesine aykırı olduğunu, belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Genel kredi sözleşmesinin incelenmesinde ; sözleşmenin 6.3.maddesi tebligat adresine ilişkin olup ,bankaca gerekli tebligatın yapılması için isim ve imzasının yanında yazılı yerin kanuni ikametgah kabul edildiğini ,adres yazılı olmaması halinde ticaret sicilindeki son adreslerinin kanuni yerleşim yeri kabul ettikleri bu adreslere gönderilecek tebligatların şahıslarına yapılmış sayılacağı ,adres değişikliği halinde bankaya noter aracılığıyla bildirileceği kararlaştırılmış olup,tebligat koşulu niteliğindeki bu hüküm tarafları bağlayıcı niteliktedir.Asıl borçlu ...'ın adresi Kocatepe mahallesi ,...Bayrampaşa/İstanbuldur.Kat ihtarı aynı adrese tebliğe çıkmış ancak adresinden ayrıldığından tebliğ edilemeden iade edilmiştir.

Alacaklının müteselsil kefile başvurma koşullarının düzenlendiği TBK'nın 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir .

Buna göre, borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan asıl borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. Ayrıca kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir.

Somut olaya dönüldüğünde, ihtiyati haciz isteyen alacaklı banka tarafından, kredi hesabı kat edilerek alacak muaccel hale geldikten sonra asıl borçluya keşide edilen ihtarnamenin 21.12.2017 tarihinde adresinden ayrıldığından bahisle iade edildiği ,ihtar ile verilen 1 günlük süreden sonra 29.12.2017 tarihinde ihtiyati haciz talep edildiği anlaşılmaktadır. Kredi hesabı kat edilerek alacak muaccel hale geldiğinden asıl borçlu için ve asıl borçluya da tebligatın yapılmış sayılması gereken tarihten ve ödeme için verilen süre dolduktan sonra ihtiyati haciz isteminde bulunulduğundan gerek asıl borçlu ,gerekse müteselsil kefil için ihtiyati haciz talep etme koşulları oluştuğu halde ihtarname tebliğ edilmediğinden bahisle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

Ancak İstanbul ..İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile aleyhine ihtiyati haciz talep edilen ... ile... hakkında ihtiyati haciz isteminden bağımsız olarak Genel Kredi sözleşmesine konu borç nedeniyle genel haciz yolu ile icra takibi başlatılmış olduğu, başlatılan icra takibinde borçlulara ödeme emrinin 24.01.2018 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, borçluların takibe itiraz etmemeleri üzerine takibin kesinleşmiş olduğu, icra müdürlüğünün 10.05.2018 tarihli yazılarından anlaşılmaktadır. Alacaklı bankanın kesinleşen takip nedeniyle yasal sürelere uymak kaydıyla her zaman borçlular hakkında haciz talebinde bulunabileceği göz önüne alındığında alacaklı bankanın somut olayda ihtiyati haciz talep etmesinde hukuki yararı kalmadığından HMK 362/f maddesi gereğince istinaf başvurusu ve ihtiyati haciz talebi ile ilgili bir karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Alacaklı vekilinin ihtiyati haciz isteminde ve istinaf başvurusunda hukuki yararı kalmadığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

İstinaf yoluna başvuran alacaklı tarafından yatırılan 35,90 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

İstinaf yoluna başvuran alacaklı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine.

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/05/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/279943 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.