6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Denetim kayyımı atanmasına ilişkin ihtiyati tedbire itirazın reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/240 E. 2018/361 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Şirket ortaklığından ayrılma talebiyle açılan davada, yönetimin defter ve kayıtlarının usulsüz tutulduğuna, şirket varlıklarının usulsüz biçimde ortaklara aktarıldığına ilişkin bilirkişi tespitleri, yenilik doğuran kararla çıkma şartlarının oluşması ihtimaline karşı şirket mal varlığının muhafazası ve yönetim faaliyetlerinin denetlenmesi amacıyla denetim kayyımı atanmasını haklı kılan yaklaşık ispatı (HMK 390/3) oluşturur; uzman görüşü tarafların mütalaası niteliğinde olup hakim için bağlayıcı değildir ve durum değişikliği halinde tedbirin kaldırılması her zaman istenebilir.

Ele alınan sorunlar

Şirkete denetim kayyımı atanmasına yönelik ihtiyati tedbirin usule uygunluğu → ret

İddia: Davalı vekili, bilirkişi ek raporundaki tespitlerin dosya içeriği ve delillere aykırı olduğunu, kök raporların hatalı tespitler içerdiğini, ek bilirkişi raporunun yerel mahkemeyi yanıltıcı olduğunu, itirazları dikkate alınmadan denetim kayyımı atandığını ve tedbirin şirketin kredi kuruluşları nezdindeki mali durumunu olumsuz etkileyeceğini, şartlar oluşmadığı halde tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Şirkete yönetim kayyımı değil denetim kayyımı atanmıştır; denetim kayyımının görevi şirket yönetiminin faaliyetlerinin ana sözleşmeye ve ortaklar ile hak sahiplerinin hakkına uygunluğunu denetleyen bir kontrol mekanizması olmasıdır. Bilirkişi raporlarındaki tespitler karşısında davacının hukuki himaye talebinin karşılanabilmesi ve şirketin mal varlığının muhafazası ile yönetimin dava süresince mahkemenin belirlediği kayyım tarafından takip edilmesi anlamına gelen denetim kayyımı atanması dosya içeriğine uygundur. Zira bilirkişi raporlarında, davalı şirket yönetiminin sorumluluğu altındaki defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmadığı, alacak senetleri hesabında kaynağı belirlenemeyen kayıtların, şüpheli alacaklar hesabında dayanağı belirlenemeyen kayıtların, ortaklara borçlar hesabında gerçek ve dayanağı olmayan kayıtların bulunduğu ve bu kayıtlarla şirket varlıklarının ortaklara usulsüz aktarıldığı tespit edilmiştir. Davacının şirket ortaklığından payı verilerek çıkma talebi bulunduğundan, mahkemece verilecek yenilik doğuracak kararda çıkma şartları oluştuğu takdirde şirketin aktif değerini kaybetmesinin önlenmesi için şirket faaliyetlerinin denetim kayyımının onayına tutulması HMK 389 ve devamı maddelerine uygundur; bilirkişi raporlarındaki tespitler HMK 390/3 kapsamında yaklaşık ispat kuralını karşılamaktadır. Uzman görüşü HMK 293 uyarınca tarafların sunduğu mütalaa niteliğinde olup hukuki bağlayıcılığı yoktur; TMK 1/son kapsamında uzman görüşleri hakime ancak karar verirken fikir verebilir. Ayrıca HMK 396 uyarınca durum ve koşulların değişmesi halinde ihtiyati tedbirin kaldırılması veya değiştirilmesi her zaman istenebilir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Şirket ortaklığından çıkma davasında, çıkma şartlarının oluşması ihtimaline karşı şirket mal varlığının korunması ve yönetim faaliyetlerinin denetlenmesi amacıyla denetim kayyımı atanmasının HMK 389 vd. ve 390/3 kapsamında yaklaşık ispat ile mümkün olduğuna, uzman görüşünün bağlayıcı olmadığına ilişkin tespitler yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetim kayyımı ihtiyati tedbir yaklaşık ispat uzman görüşü şirket ortaklığından çıkma yenilik doğuran karar

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389HMK 390/3HMK 293HMK 396HMK 353(1)b-1HMK 362.f · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) — TMK 1/son

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/240

KARAR NO 2018/361

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 26/12/2018 Tarihli Ara Karar

NUMARASI 2016/184 Esas

DAVA

Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 05/04/2018 (1.5.2018 yazım tarihli)

İhtiyati tedbir kararına itirazın reddine ilişkin 26/12/2018 tarihli ara kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TALEP

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %25 hissesine sahip olup abisi ...'le beraber 1982 yılında kurulduğunu, ...'ün, S.S. Ömerli Deliklikaya Organize Sanayi Bölgesi Kooperatifinde 2 adet üyelik sahibi olduğunu, bu kooperatife yapılan tüm ödemelerin ...'ün banka hesabına aktarılmak suretiyle davalı şirket tarafından yapıldığını, 18/03/2015 tarihinde davalı şirketin olağan genel kurul toplantısına katılmayan müvekkilinin imzasının hazırun cetveline ve genel kurul tutanağına sahte olarak atıldığını, şirket defter ve belgelerinde usulsüzlük yaptıklarını ve müvekkilinin güvenini onarılmaz bir biçimde sarstığını belirterek şirketin feshine, veya ayrılma akçesi hesaplanarak şirketten çıkmasına izin verilmesine , şirkete denetici/yönetici kayyım tayinini, davalı şirkete ait araçların ve davalı şirketin ...parsel sayılı taşınmazların 3.

kişilere devrinin önlenmesi maksadı ile ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili,17/01/2018 tarihli oturumda verilen 1 nolu ara kararı doğrultusunda müvekkili şirkete denetim kayyımı atanmasının dosya kapsamına uygun olmadığını, ek bilirkişi raporuna yönelik itiraz süreleri dolmadan tedbir kararı verildiğini, verilen tedbir kararının şirketi mali yönden de özellikle finans kuruluşları nezdinde zor durumda bırakacağını belirterek tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, 08/09/2017 tarihli mali müşavir heyeti bilirkişi raporu, 18/09/2017 tarihli hukukçu bilirkişi raporu, ek bilirkişi raporlarındaki tespitler kapsamında, denetim kayyımının işlev ve fonksiyonunun şirketin ortakları ve tüzel kişiliğinin menfaatini korumaya yönelik olduğu, yönetim tarafından alınacak kararların ve yapılacak işlemlerin ana sözleşmeye ve mevzuata uygun olması halinde ayrıca denetim kayyımının onayına tabi tutulmasının bir zaafiyet yaratmayacağı; mevcut yönetimin şirket ana sözleşmesine ve mevzuata aykırı karar alması halinde de bu hususu önleyecek mahiyette olduğu değerlendirilerek tedbir kararına yönelik itirazın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, bilirkişi ek raporunda ulaşılan kanaate göre müvekkil şirkete denetim kayyımı atanmasının, dosya içeriği ve delillere açıkça aykırı olduğunu, 08/09/2017 tarihli mali bilirkişi raporu ile 18/09/2017 tarihli bilirkişi heyet raporu kapsamında ek hukuki değerlendirme adı altında kök raporlar sunulduğunu, kök raporların dosya içerisinde delil ve belgelere uygun olmaması ve hatalı tespitler içerdiği , 12/01/2018 tarihli ek bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin yerel mahkemeyi yanıltıcı ve yanlış yönlendirici olduğunu, ve denetim kayyımı atanmasına yol açamayacağını, itirazları dikkate alınmadan 17/01/2018 tarihli celsede müvekkil şirkete denetim kayyımı atanmasına dair karar verildiğini, ihtiyati tedbir kararı ile denetim kayyımı atanmasının şirketin kredi kuruluşları nezdinde mali tablolarını olumsuz etkileyecek durum yarattığı şartları oluşmadığı halde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu öne sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Şirkete yönetim kayyımı atanmamıştır. Denetim kayyımının görevinin şirket yönetiminin faaliyetlerinin ana sözleşmeye ve ortaklar ile hak sahiplerinin hakkını korumaya dönük olup olmadığını denetleme bakımından bir kontrol mekanizması olduğu kabul edilmelidir.

Bilirkişi raporundaki tespitler karşısında davacının hukuki himaye talebinin karşılanabilmesi ve şirketin mal varlığının muhafazası ve yönetimin dava sürecinde mahkemenin belirlediği kayyım tarafından takibi anlamına gelebilecek denetim kayyımı atanmasının dosya içeriğine uygun kabul edilmelidir. Zira bilirkişi raporlarından davalı şirket yönetiminin sorumluluğu altında tutulan defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmadığı, 2016 yılı alacak senetleri hesabında kaynağı belirlenmeyen senet kayıtlarının olduğu, 2016 yılı şüpheli alacaklar hesabındaki kayıtların dayanaklarının belirlenemediği, ortaklara borçlar hesabında gerçek ve dayanağı olmayan kayıtlar yer aldığı, bu kayıtlarla şirket varlıklarının ortaklara usulsüz aktarıldığı, diğer hesaplarda da benzer şekilde usulsüzlükler bulunduğu ifade edilmiştir.

Davacı, davalı şirketteki payının verilerek şirket ortaklığından ayrılmayı istemektedir. Mahkemece verilecek yenilik doğuracak karar kapsamında çıkma şartları oluştuğu takdirde şirketin karar tarihindeki aktif değerini kaybetmesinin önüne geçilebilmesi için şirketin faaliyetlerinin denetim kayyımının onayına tutulmasının HMK'nın 389 v.d maddelerine uygun olduğu ve bilirkişi raporlarındaki tespitlerin de HMK'nın 390/3. Maddesi kapsamında yaklaşık ispat kuralını karşıladığı kabul edilmelidir. Uzman görüşü HMK'nın 293. Maddesi uyarınca tarafların sunduğu mütalaalar olup, uzman görüşünün hukuki bağlayıcılığı bulunmamaktadır. 4721 sayılı TMK 'nın 1/son maddesi kapsamında uzman görüşleri, hakime ancak karar verirken fikir verebilir.

Öte yandan HMK'nın 396. Maddesi kapsamında durum ve koşulların değişmesi halinde ihtiyati tedbirin kaldırılması yahut değiştirilmesi de her zaman mahkemesinden istenebilir.

Sonuç olarak ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya, dosya içeriğine uygun olup, istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K.'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 35,90-TL istinaf karar harcından yatırılan 31,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 4,50- TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda H.M.K.'nun 362.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/04/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/279542 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.