6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Esas davanın açıldığı mahkeme dışında ihtiyati tedbir kararı verilemez

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1176 E. 2018/919 K. · · İlk derece: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati tedbirkonusuz kalma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığınaKesin

★ EmsalGörev ve yetkiİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)usul emsali

Gerekçe özeti

HMK 390/1 uyarınca ihtiyati tedbir, dava açıldıktan sonra ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilir; bu görev ve yetki münhasıran esas davanın açıldığı mahkemeye aittir. Aynı taraflar ve aynı konuya ilişkin olarak başka bir mahkemede esas dava açılmışsa ve o mahkemede tedbir talebi ile ilgili işlem yapılmışsa, farklı bir mahkemece (istinaf incelemesi dahil) ihtiyati tedbir kararı verilemez; bu durumda istinaf başvurusu konusuz kalır ve başvuru hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilir.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati tedbir talebi hakkında karar verme yetkisinin esas davanın açıldığı mahkemeye ait olması → tartışılmadı

İddia: Alacaklı vekili, sonlandırma ve ibraname protokolünün üzerinden 10 ay geçmesine rağmen karşı tarafın teminat mektubunu halen uhdesinde tuttuğunu, tedbir kararının bankalar yönünden bağlayıcı olduğunu, benzer ihtilaflarda emsal tedbir kararları bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılıp teminat mektubunun nakde çevrilmesinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: HMK 390/1 uyarınca ihtiyati tedbir, dava açıldıktan sonra ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilir. Somut olayda, ihtiyati tedbir talep eden davacı, taraf ve konusu aynı olan bayilik sözleşmesinin iptali ve tazminat istemli davasını İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/284 E. sayılı dosyası ile açmış, bu davada da aynı teminat mektubu bedelinin tedbiren nakde çevrilmesinin önlenmesini talep etmiş; o mahkemece tedbir talebi kabul edilmiş, ancak davacının teminat yatırmaması nedeniyle tedbir kararı kendiliğinden kalkmış ve ilgili istinaf başvurusu hakkında (Dairenin 2018/1254 E., 2018/885 K. sayılı ilamıyla) karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Dava açılmış olmakla tedbir konusunda karar verme görev ve yetkisi esas davanın açıldığı mahkemeye ait olduğundan, başka bir mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilemez. Bu nedenle, eldeki dosyada ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Aynı konuda esas davanın açıldığı mahkeme dışında başka bir mahkemece (istinaf mercii dahil) ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği yönündeki tespit, HMK 390/1'in yorumuna ilişkin genel bir kural niteliğindedir ve benzer çok yargılı/çok dosyalı ihtiyati tedbir taleplerinde emsal oluşturabilir.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
HMK 390/1 uyarınca ihtiyati tedbir talebi hakkında karar verme görev ve yetkisi, esas davanın açıldığı ve görüldüğü mahkemeye aittir; başka bir mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilemez.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir teminat mektubunun nakde çevrilmesi görev ve yetki konusuz kalma HMK 390

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 390(1)HMK 362/1-f

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1176

KARAR NO 2018/919

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 02/04/2018

NUMARASI 2018/323 D.İş 2018/335 Karar

İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/07/2018 (13/07/2018 yazım tarihli)

İlk Derece Mahkemesince verilen 02/04/2018 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın alacaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği aleyhine tedbir talep edilen...A.Ş. ye ...i Bankası A.Ş.'den verilme 26.02.2015 tarihli 215.000-TL tutarlı banka teminat mektubu verildiğini, müvekkilinin tedbir talep edilen şirketin bayiiliğini yaptığını karşı tarafa bayilik yaptığı dönemde müşteriler kazandırdığını, taraflar arasında akdedilen sonlandırma ve ibraname başlıklı protokolün tehdit, aldatma, gabin unsuru altında gerçekleştiğini geçersiz olduğunu, teminat mektubunun nakde çevrilmesi ihtimali olduğunu müvekkilinin nakde çevrilme halinde zor durumda kalacağını mağdur olacağını belirterek HMK 390. madde şartlarının oluştuğunu, sonlandırma protokolünün HMK 27.

maddesindeki genel ahlaka aykırı olduğundan geçersiz olduğunu, belirterek 26/05/2015 Tarihli 102910000162 Sayılı, 215.000-TL bedelli kesin teminat mektubunun nakde çevrilmesinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece,taraflar arasındaki sözleşmelere konu yükümlülüklerin yerine getirilmesinin teminatını teşkil etmek üzere düzenlenmiş teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin önlenmesine ilişkin olduğunu, talep eden tarafın iddia ettiği "sözleşmenin haksız olarak feshedildiği" hususu yargılamayı gerektirdiğini, ayrıca teminat mektupları sebep-sonuç ilişkinden ari olup ihtiyati tedbire taraf olmayan banka tarafından muhataba ödenmek zorunda olunan kıymetli evrak olduğunu, taraflar arasındaki ilişki bankayı bağlamayacağından tedbir istemi yerinde olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati tedbir talep eden vekili, “sonlandırma ve ibraname protokolünün üzerinden 10 ay geçmesine rağmen karşı tarafın teminat mektubunu halen uhdesinde tuttuğunu, tedbir kararının bankalar yönünden bağlayıcı olduğunu alınan tedbir kararını bankaların koşulsuz olarak uyguladıklarını, İstanbul 16. Hukuk Dairesinin bu gibi benzer ihtilaflarla ilgili olarak tedbir kararı verdiğini bu konuda çok sayıda emsal bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak tedbire konu, 26/05/2015 Tarihli 102910000162 Sayılı, 215.000,-TL bedelli kesin teminat mektubunun nakde çevrilmesinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

HMK 390.(1) Maddesine göre ihtiyati tedbir dava açıldıktan sonra ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilir.

Somut olayda davacı vekilinin taraf ve konusu aynı olan taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin iptali ve tazminat istemli olarak İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/284 E sayılı dosyası ile davasını açtığı bu davadada 26.02.2015 tarih ve 215.000-TL tutarındaki banka kesin teminat mektubu bedelinin tedbiren nakte çevrilmesinin önlenmesinin talep edildiği, mahkemece ihtiyati tedbir talebi ile ilgili olarak 04.04.2018 tarihli tensip tutanağının 10. maddesine göre, tedbir talebinin kabulü ile dava değerinin %15 oranında teminat karşılığı davaya konu teminat mektubunun tahsilinin yargılama sonuna kadar durdurulmasına karar verildiği karara karşı aleyhine ihtiyati tedbir talep davalı vekili karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu, başvuru üzerine Dairemizin 2018/1254 E ve 2018/885 K sayılı ilamı ile HMK 394.

Maddesine göre, ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz yoluna gidilmeden istinaf yoluna başvurulduğu , başvurunun HMK 341/1 maddesine göre inceleme imkanı olmadığı, ancak esasen ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin ihtiyati tedbir kararına ilişkin teminat yatırmaması nedeniyle başvuru tarihi itibariyle tedbir kararının kendiliğinden kalktığı gerekçesi ile istinaf başvurusu konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği kayıtlardan anlaşılmıştır.

Somut olayda, ihtiyati tedbir talep eden davacının aynı nedenle esas hakkındaki davasını İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesinde 2018/284 E sayılı dosyası ile açtığı, bu davada aynı nedene dayalı olarak tedbir talebinde bulunduğu, HMK 390(1). maddesine göre, dava açılmış olmakla tedbir konusunda karar verme görev ve yetkisinin esas davanın açıldığı mahkemeye ait olduğu anlaşılmakla başka bir mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden davacı vekilinin kararın istinaf incelemesi neticesi kaldırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemi hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Alacaklı vekilinin konusu bulunmayan istinaf başvurusu hakkında bir KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istinaf yoluna başvuran alacaklı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

Dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olmak üzere karar verildi. 13/07/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/279257 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.