6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kurul kararı iptali davasında ihtiyati tedbir talebinin reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1033 E. 2018/920 K. · · İlk derece: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Genel kurul kararının iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Genel kurul kararının iptali davasında, kararın uygulanmasının tedbiren durdurulması istenmesi hâlinde, talep eden taraf HMK 390/3 uyarınca davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır; ortaklık durumunun ihtilaflı olup ayrı bir davada tespit edilmekte olması ve genel kurul kararının geçersizliğinin ancak yargılama sonucunda toplanacak delillerle anlaşılabilecek olması hâlinde, yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmemiş sayılır ve tedbir talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Genel kurul kararının yürürlüğünün tedbiren durdurulması talebi → ret

İddia: Davacı, ortaklığın tespiti davası bekletici mesele yapılmadan ve davalı şirket yetkilisinin sahtecilik mahkumiyeti göz ardı edilerek tedbir talebinin reddedildiğini, kararın kaldırılıp genel kurul kararlarının uygulanmasının tedbiren durdurulmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İhtiyati tedbirin şartları HMK 389 maddesinde düzenlenmiştir; bu maddeye göre bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme nedeniyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uygulanacak geçici bir hukuki korumadır. İhtiyati tedbir talep eden, HMK 390/3 gereği davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İhtiyati tedbir verilebilmesinin en önemli şartı bir tedbir sebebinin mevcut olmasıdır; kanunda bu husus genel olarak düzenlenmiş, hâkime geniş bir takdir alanı bırakılmıştır. Hâkim kararında somut sebep gösteremiyor, bunu asgari ölçüde ikna edecek delil değerlendirmesi yapamıyor, yaklaşık ispat ölçüsünü yakalayamıyorsa tedbire karar vermemelidir; ancak bu, tam ispat seviyesinde bir ispat şartına dönüşmemelidir. Dosya kapsamı, davacı tarafça sunulan deliller, şirketin hâlihazırda aksi kanıtlanmayan 10.01.2018 tarihli ortaklık durumunu gösteren hazirun cetveli ve ortaklık durumunun tespiti amacıyla açılmış ve henüz sonuçlanmamış olan davanın varlığı, genel kurul kararının geçersiz olup olmadığının mahkemece yapılacak yargılama ve toplanacak delillerle anlaşılacak olması birlikte değerlendirildiğinde, davanın esası yönünden haklılığın yaklaşık olarak ispatı koşulunun gerçekleşmediği anlaşıldığından istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ortaklık durumu ayrı bir davada ihtilaflı olan bir şirkette, genel kurul kararının tedbiren durdurulması talebinin, davanın esası yönünden yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle reddedilebileceğine ilişkin bölgesel ikna edici bir örnek oluşturmaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir yaklaşık ispat genel kurul kararının iptali genel kurul kararının yürürlüğünün durdurulması hazirun cetveli pay tespiti davası

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389HMK 390/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1033

KARAR NO 2018/920

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/03/2018 Tarihli Ara Karar

NUMARASI 2018/109 Esas

TALEP İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/07/2018

İlk Derece Mahkemesince verilen 12/03/2018 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilikin ara kararın davacı şirket yetkilisi tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN

Davacı şirket yetkilisi ilk derece mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; davalı şirketin 10/01/2018 tarihli Genel Kurulunda alınan kararların geçersiz olduğunu toplantıya katılanların tamamının hissedar olmadığını, gerçek hisse durumunun 20.06.2011 tarihi itibariyle .... Ve ... olduğunu davalı şirket yetkilisi ....ın taraf olduğu İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2014/384 Esas sayılı dosyası ile açılmış pay tespiti davası bulunduğunu, ...'ın evvelce imzalarını kopyalamaktan dolayı İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/155 E dosyasında sahtecilikten 1 yıl 3 ay ceza aldığını belirterek 10.01.2018 tarihli toplantıda alınan kararların iptaline, ve alınan kararların uygulanmasının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin, 10/01/2018 tarihinde TTSG ilanına ve hazirun cetveline göre tüm ortakların katılımıyla toplantı yaptığını, toplantı tutanağında gösterilen pay durumunun gerçeği yansıtmadığını, davacının da pay sahibi olduğu ancak yargılamada toplanacak delillerle anlaşılabileceğini, davalı şirket ortaklık durumunun tespiti için açılmış ve yürütülmekte olan dava bulunduğunu (İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/384) mevcut hale, sunulan delillere göre bu aşamada davacının davanın esası yönünden haklılığı yaklaşık olarak ispatlanamadığını belirterek Genel Kurul kararlarının yürürlülüğünün durdurulması talebinin reddine karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı şirket temsilcisi, kararın hatalı olduğunu, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2014/384 Esas sayılı dosyası ile yürümekte olan ortaklığın tespiti davası olduğu halde ve bu husus bir çok davada bekletici mesele yapılmasına karşın bu hususun göz ardı edildiğini ayrıca davalı şirket yetkilisinin İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/155 Esas dosyasında sahtecilikten 1 yıl 3 ay ceza aldığını belirterek ret kararının kaldırılarak 10.01.2018 tarihli genel kurulda alınan kararların uygulanmasının tedbiren durdurulmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Uyuşmazlık noktası,10.01.2018 tarihli toplantıda alınan kararların iptali ve yürürlüğünün tedbiren durdurulması istemine ilişkindir.

Somut olayda ilk derece mahkemesi, davalı şirketin, 10/01/2018 tarihinde TTSG ilanına ve hazirun cetveline göre tüm ortakların katılımıyla toplantı yaptığını, Toplantı tutanağında gösterilen pay durumunun gerçeği yansıtmadığı, davacının da pay sahibi olduğu ancak yargılamada toplanacak delillerle anlaşılabileceğini, davalı şirket ortaklık durumunun tespiti için açılmış ve yürütülmekte olan dava bulunduğunu(İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/384) mevcut hale, sunulan delillere göre bu aşamada davacının davanın esası yönünden haklılığı yaklaşık olarak ispatlanamadığını belirterek Genel Kurul kararlarının yürürlülüğünün durdurulması talebinin reddine karar verilmiştir.

İhtiyati tedbirin şartları HMK 389 maddesinde düzenlenmiş, olup bu maddeye göre,bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme nedeniyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde,uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki koruma olup, ihtiyati tedbir talep eden HMK 390/3 gereği davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.

İhtiyati tedbir verilebilmesinin en önemli şartı bir ihtiyati tedbir sebebinin mevcut olmasıdır. Kanunda bu husus genel olarak düzenlenmiş, hâkime oldukça geniş bir takdir alanı bırakılmıştır. Mevcut durumun değişmesi halinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hale gelmesi, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir. Hâkim kararında somut sebep gösteremiyor, bunu en azından açıklayacak veya asgari ölçüde ikna edecek delil değerlendirmesi yapamıyor, yaklaşık ispat ölçüsünü yakalayamıyorsa tedbire karar vermemelidir. Ancak bu da hiçbir zaman tam bir ispat seviyesinde ispat şartına dönüşmemelidir.(Yargıtay 11.HD 24.9.2012 tarih 2012/10048 esas ,2012/14122 karar sayılı ilamı da bu yoldadır.)

Dosya kapsamı ,dilekçe ekinde davacı tarafça sunulan deliller şirketin hali hazırda aksi kanıtlanmayan 10.01.2018 tarihli ortaklık durumunu gösteren hazirun cetveli, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2014/384 Esas sayılı dosyası ile açılmış pay tespiti davasının henüz sonuçlanmamış olması, 10.01.2018 tarihli genel kurul kararının geçersiz olup olmadığı davada gelinen aşama itibariyle mahkemece yapılacak yargılama ve toplanacak delillerle anlaşılacak olması, göz önüne alındığında HMK 389 ve 390/3 maddesi uyarınca davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispatı koşulunun gerçekleşmediği anlaşıldığından yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı şirket yetkilisinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olmak üzere karar verildi. 13/07/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/279253 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.