Müteselsil kefilin sorumluluğu, delil sözleşmesi ve icra inkar tazminatı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/286 E. 2018/583 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan, Kredi Sözleşmesi Kefaleti ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Banka / kredi / finans
Gerekçe özeti
Genel kredi sözleşmesinde davacı bankanın ticari defter ve kayıtlarının delil olarak kararlaştırıldığı bir delil sözleşmesi bulunuyorsa, teselsül karinesi gereği bu hüküm müteselsil kefil davalılar açısından da bağlayıcıdır ve asıl borçlunun kayıtlarının ayrıca incelenmesi gerekmez. Kefalet akdi TBK 582-583'e uygun şekilde limitli ve el yazılı olarak düzenlenmişse, müteselsil kefiller kefalet verilen borç miktarına ilaveten kendi temerrütlerinin sonuçlarından da sorumludur ve sözleşmede kararlaştırılan oran çerçevesinde hesaplanan temerrüt faizi fahiş sayılmaz. Kredi sözleşmesine dayalı takip likit alacak niteliğinde olduğundan, borçlunun itirazının haksız bulunması halinde İİK 67/2 uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilebilir; itirazın kötü niyetle yapılmış olması şartı aranmaz.
Ele alınan sorunlar
Delil sözleşmesi hükmünün kefil davalılar açısından bağlayıcılığı ve asıl borçlu şirket kayıtlarının incelenmemesi → ret
İddia: Davalılar, mahkemenin salt davacı banka evrakını esas alarak hüküm kurduğunu, dava dışı asıl borçlu şirket nezdindeki kayıtlar incelenmeden karar verildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 13. maddesi gereğince davacı ticari defter ve kayıtlarının delil olarak kararlaştırıldığı bir delil sözleşmesi bulunmaktadır; teselsül karinesi gereği bu hüküm davalı kefiller açısından da bağlayıcıdır. Bu nedenle asıl borçlu şirket kayıtlarının incelenmediği yönündeki istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Müteselsil kefillerin sorumluluk miktarının ve temerrüt faizinin hesaplanması → ret
İddia: Davalılar, asıl alacağa işletilen temerrüt faizinin fahiş oranda ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalıların genel kredi sözleşmesi ile kefalet akdinin TBK 582 ve 583. maddelerine uygun olarak, belirli limit dahilinde ve el yazısı ile düzenlendiği tespit edilmiştir. Müteselsil kefil davalılar, kefalet verilen borç miktarına ilaveten kendi temerrütlerinin sonuçlarından da sorumludur. Davalıların müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu bulundukları miktar bilirkişi tarafından yöntemince hesaplanmış olup, hesaplamanın sözleşme koşullarına uygun olduğu anlaşılmıştır. Sözleşmenin 11.M(b) maddesinde temerrüt faizinin, temerrüt tarihindeki bankaca uygulanan en yüksek kredi faiz oranına %50 ilave edilerek hesaplanacağı kararlaştırılmış olup, en yüksek faiz oranının %24,24 olduğu, buna %50 ilave ile %36,36 oranının talep edildiği, bu oranın fahiş olmadığının bilirkişi incelemesiyle tespit edildiği anlaşılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Likit alacak niteliğindeki takipte icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği → ret
İddia: Davalılar, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini ve hükmedilse bile tazminatın faizli tutar üzerinden değil asıl alacak üzerinden hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış likit bir alacağa ilişkin icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde itiraz etmesi ve itirazının haksız bulunması yeterlidir; borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması aranmaz. Dava konusu takibe konu alacak kredi sözleşmesine dayalı olup likit niteliktedir; bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği yönündeki istinaf sebebi de yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Genel kredi sözleşmesindeki delil sözleşmesi hükmünün teselsül karinesi gereği müteselsil kefilleri de bağladığı ve kredi sözleşmesine dayalı likit alacaklarda itirazın haksız bulunması halinde icra inkar tazminatına hükmedilebileceği yönündeki değerlendirmeler bakımından emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil sözleşmesi↗ teselsül karinesi↗ müteselsil kefalet↗ temerrüt faizi↗ likit alacak↗ icra inkar tazminatı↗ itirazın iptali↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/286
KARAR NO 2018/583
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/10/2017
NUMARASI 2015/994 E.- 2017/813 K.
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/05/2018 (08/06/2018 yazım tarihli )
İlk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, banka ile dava dışı ...... Ltd. Şti arasında davalıların müteselsil kefil olduğu kredinin ödenmemesi nedeni ile hesabın 31/10/2014 tarihinde kat edildiği,kat ihtarının borçlulara tebliğ edildiği, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul ..İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiği, hesap kat tarihinden sonra 4 adet çek nedeni ile yasal miktarın muhataplarına ödendiği böylece bu çeklerin yasal zorunluluk miktarlarınında nakde dönüştüğünü beyanla itirazın iptali ile takibin devamına ve borçlular aleyhine % 20 den az olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar yanıt dilekçeleri ile borçlarını bulunmadığını, kesinleşen icra takibinde borçlu şirket aleyhine herhangi bir işlem yapılmadığı,doğrudan şahıslarına icra takibi başlatıldığını faiz oranının hakkaniyete uygun olmadığını beyanla icra takibinin durdurulmasını davanın reddini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davalıların sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, hesap kat ihtarı tarihi itibari ile her bir kefil yönünden borcun hesaplandığı ve ayrıca takip tarihi itibariyle hesap yapıldığını, kat ihtarının davalı kefil ...'e tebliğ edilmediğini, kefillere tebliğ yapılmadan temerrüt faizi istenemiyeceği, davalı ...yönünden takip tarihi itibari ile yapılan hesap gibi, temerrüt faizi dahil edilmeksizin; davalı Fesih yönünden temerrüt faizi de dahil edilerek belirlenen miktarlar üzerinden davanın kısmen kabulü ile, davalıların GOP ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının kısmen iptaline; takibin kefil ... yönünden 259.412,39-TL asıl alacak, 14.759,60-TL işlemiş faiz, 737.90-TL BSMV, 387,72-TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 275.297,61-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihden itibaren %36,36 temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında Bsmv uygulanmasına, takibin ...
yönünden 51.044,16-TL asıl alacak, 2.904,10-TL işlemiş faiz, 145,20-TL Bsmv olmak üzere toplam 54.093,46-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihden itibaren %36,36 temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına, depo talebinin her iki davalı yönünden de kabulü ile, 69.440--TL nin davalılarca depo edilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine, davalı .... yönünden hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında hesaplanan 55.059,52-TL icra inkar tazminatı; davalı .....yönünden hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında hesaplanan 10.818,69-Tl icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yoluna başvuran davalılar vekili, mahkemenin salt davacı banka evrakını esas alarak hüküm kurduğunu, dava dışı .... Ltd Şti nezdinde bulunan kayıtlar incelenmeden hüküm tesis edildiğini, kararda asıl alacağa işleilen temerrüt faizinin fahiş oranda olup yasal dayanağı olmadığını,icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğin, icra inkar tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekirken faizli tutar üzerinden hesapladığını, mahkemenin davanın kabulüne dair hükmünün haksız ve hukuka aykırı olup mahkemenin davanın kısmen kabulü hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Taraflar arasında yapılmış olan genel kredi sözleşmeleri 13. Maddeleri gereğince delil sözleşmesinin yapılmış olduğu ,davacı ticari defter ve kayıtlarının delil olarak kararlaştırıldığı,teselsül karinesi gereği bu hüküm davalılar açısından da bağlayıcıdır.Asıl borçlu şirket kayıtlarının incelenmediği yönünden ileri sürülen istinaf sebebi yerinde bulunmamaktadır.
Davalıların genel kredi sözleşmeleri ile kefalet akdinin TBK 582,583 maddelerine uygun belirli limit dahilinde davalılar el yazısı ile düzenlenmiş olduğu ,müteselsil kefil davalılar kefalet verilen borç miktarına ilaveten kendi temerrüdlerinin sonuçlarından mesuldürler.. Davalıların müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu bulundukları miktar bilirkişi tarafından yöntemince hesaplanmış olup ,yapılan hesaplamanın sözleşme koşullarına uygun olduğu ,davalı kefillerin sorumlulu oldukları borca temerrüt tarihlerinden itibaren temerrüt faizi iştilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış likit bir alacağa ilişkin icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve itirazının haksız bulunması yeterlidir.Borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması aranmaz. Dava konusu takibe konu alacak kredi sözleşmesine dayalı olup, alacak likit olması nedeni ile icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği yönünde ki istinaf sebebi de yerinde olmayıp ,temerrüt faizinin sözleşmenin 11.M(b) maddeside kararlaştırıldığı üzere ,temerrüt tarihinde ki bankaca uygulanan en yüksek oranda ki kredi faizine %50 ilave ile hesaplanacağının kararlaştırıldığı,en yüksek faiz oranının %24,24 olduğu %50 ilave ile %36,36 talep edildiği ,belirlenen bu oranın fahiş de olmadığı bilirkişi incelemesi ile tesbit edildiğine göre davanın kısmen kabulune ilişkin hükme yönelik istinaf sebebleri yerinde olmadığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 18.805,57- TL istinaf karar harcından, davalılar tarafından peşin yatırılan 4.701,39- TL harcın mahsubu ile bakiye 14.104,18- TL harcın davalı ..."dan tahsiliyle hazineye gelir kaydına, davalı Fesih Altılar bakımından peşin harç yeterli olduğundan ayrıca harç alınmasına yer olmadığına.
Yaptıkları istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına.
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 18/05/2018
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/279104 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi