Taraf talebi olmadan HMK 166/2 uyarınca re'sen verilen birleştirme kararının kaldırılması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/697 E. 2018/591 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ Emsalusul emsali
Gerekçe özeti
Ayrı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalarda, HMK 166/2 maddesi uyarınca birleştirme kararı verilebilmesi için taraflardan birinin talebi şarttır; taraf talebi bulunmaksızın mahkemece re'sen verilen birleştirme kararı bu hükme aykırıdır ve kaldırılması gerekir. Ayrıca davaların birbirinden farklı kredi işlemlerine ilişkin bağımsız taleplerden ibaret olması, aralarında HMK 166/4 anlamında bağlantı bulunmadığını gösterir.
Ele alınan sorunlar
Ayrı yargı çevresindeki aynı düzey mahkemelerde açılmış davaların birleştirilmesinde taraf talebi şartı → kabul
İddia: Davacı vekili, her iki dava dosyasının sadece taraflarının aynı olduğunu, davaya konu işlemlerin tamamen farklı olduğunu, aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunmadığını ve birinin kararının diğerini etkileyecek durumda olmadığını, bu nedenle HMK 355. madde gereği resen gözetilecek nedenlerle kararın kaldırılıp davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Gerekçe: HMK 166/4 maddesi uyarınca davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde davalar arasında bağlantı varsayılır. HMK 166/2 maddesi uyarınca davalar ayrı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmışsa, bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir; birleştirme kararı verildiğinde birinci davanın açıldığı mahkeme, kararın kesinleşmesinden itibaren bu kararla bağlıdır. Birleştirme kararı veren mahkeme ile birleştirme kararı verilen mahkeme ayrı yargı çevresindeki aynı düzeydeki hukuk mahkemeleri olduğundan, HMK 166/2 uyarınca birleştirme kararı verilebilmesi için taraflardan birinin talebi şarttır. Eldeki davada taraflardan birinin birleştirme talebi bulunmaksızın mahkemece HMK 166/2'ye aykırı olarak re'sen birleştirme kararı verilmesi yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalar arasında hukuki ve fiili bağlantının bulunup bulunmadığı → kabul
Gerekçe: Dosya ekindeki Banka Teftiş Kurulu Raporunda, müşteriye habersiz kullandırılan 7 adet krediden 385.000-TL tutarlı 1 adet aktif kredi bulunduğu, ayrıca müşterinin talebine aykırı olarak iskonto-iştira kredisi yerine toplam 1.809.217,31-TL bedelli 10 adet kredinin rotatif kredi olarak kullandırıldığı tespit edilmiştir. Eldeki dava, davacı tarafça talep edilmeyen ancak banka kayıtlarında aktif göründüğü iddia olunan 385.000-TL bedelli krediden borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir; birleştirme kararı verilen dava dosyası ise müşterinin talebine aykırı rotatif kredi kullandırımından kaynaklanan ve bankaya ödenen 40.143,14-TL'nin tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf taleplerini ikiye ayırarak icra takibi ve dava konusu ettiğinden, her iki davanın konusunun farklı kredilere ilişkin taleplerden ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Ayrı yargı çevresindeki aynı düzey mahkemelerde açılmış davaların HMK 166/2 uyarınca birleştirilebilmesi için taraf talebinin şart olduğu, taraf talebi olmaksızın mahkemece re'sen verilen birleştirme kararının hukuka aykırı olacağı yönündeki tespit, benzer usuli uyuşmazlıklarda ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davaların birleştirilmesi↗ hukuki ve fiili bağlantı↗ re'sen birleştirme↗ menfi tespit davası↗ itirazın iptali↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/697
KARAR NO 2018/591
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 09/11/2017
NUMARASI 2016/1286 E.-2017/870 K.
DAVA
Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/05/2018
Birleştirmeye ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davalı banka ile tüm bankacılık işlemlerini Nişantaşı Şubesi kanalıyla gerçekleştirdiğini, icazet ya da bilgisi olmadan şirketi adına 385.000-TL lik kredi hareketi olduğunu fark ettiğini, durumdan şüphelendiğini, kendi banka kayıtlarında bu hareketleri göremediğini, şirket yetkililerinin durumu, davalı banka Nişantaşı Şubesi müşteri temsilcisine sorduğunu adı geçen tarafından sehven hata yapıldığının ama gereken düzeltmelerin yapıldığının ve şube müdürünün durumdan haberdar olduğunun beyan edildiğini, daha sonra müşteri temsilcisinin şubesini değiştirdiğini, yeni müşteri temsilcisinden de bilgi alınırken sehven kullanıldığı iddia edilen kredinin düzeltilmesinin yapılmadığının öğrenildiğini, tüm bu işlemler dışında da ayrıca müşteri temsilcisinin müvekkili şirketin adına başka bir kredi hesabı açıldığının, o hesaptan da çeşitli krediler kullanıp hiçbir ticari ilişki halinde bulunmadığı sair şirket ve şahıslara havaleler ve EFT ler yapıldığını öğrendiğini, davaya konu sözleşmeden dolayı, müvekkili şirketin davalı bankadan 385.000-TL lik kredi kullanmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkili bankanın Nişantaşı Şubesinde gerçekleştiği iddia edilen dava konusu işlemlerin ve davacının kullanmış olduğu krediler hakkında Banka Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından başlatılan soruşturma sonucuna ilişkin Disiplin Kurulu Kararının henüz tekemmül etmediğini, söz konusu soruşturma raporu tekemmül ettiğinde raporun mahkemeye sunulacağını, bu nedenle davacının iş bu davada uğramış olduğu iddia ettiği zararı ve zarar verenlerin kusurunu ispat etmek zorunda olduğunu, davacının davasının somut deliller ile ispat edemediğini beyanla haksız ve hukuki mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1411 E.sayılı dosyası ile bu dosya arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu belirtilerek dosyanın ileri aşamada olan İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/1411 E.sayılı dosyasında birleştirilmesi ve yargılamanın bu mahkemede devam edilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yoluna başvuran davacı vekili, her iki dava dosyasının sadece taraflarının aynı olduğunu, davaya konu işlemlerin tamamen farklı olduğunu, icra takibinin 385.000- TL'lik kredi borcunun faiz ve masrafları ile ilgili olmayıp, tamamen farklı kredilerin aslında iskonto kredi kullanmak için talepde bulunduğu halde rotatif kredi olarak kullanılması sonucu ödenen haksız bedele ilişkin olduğunu, her iki dava dosyasının da birbirinden bağımsız aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunmadığını, birinin kararının diğerini etkileyecek durumda bulunmadığını, HMK.'nın 355. maddesi hükmü gereğince resen gözetilecek nedenlerle istinaf incelemesi yapılarak mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava dosyası ekinde bulunan banka müfettişleri tarafından düzenlenen Teftiş Kurulu Raporunun 43/131 sayfadan itibaren davacı şirkete ait yapılan işlemler incelenmiş olup; müşteriye habersiz kullandırılan 7 adet krediden 385.000-TL tutarlı aktif (1)adet kredi bulunduğu,diğer yandan müşteriye talebi iskonto-iştira kredisi olmasına rağmen (1.809.217,31-TL) toplam bedelli 10 adet kredinin rotatif kredi olarak kullandırıldığı , rapor tarihi itibariyle (1) adedinin aktif olduğu ve rotatif kredi faizlerinin işlem tarihlerinden itibaren yükselmesi nedeniyle müşteri aleyhine zarar oluşturduğu tesbitlerine yer verilmiş olup devamı sayfalarda her bir kredi bazında zarar tutarı hesaplaması yapılmış bulunmaktadır.Elde ki davanın yukarıda sözü edilen davacı tarafça talep olunmadığı ancak banka kayıtlarında aktif göründüğü iddia olunan 385.000-TL bedelli krediden dolayı borçlu olmadığının tesbitine ilişkin olup ,birleştirme kararı verilen dava dosyasının ise müşterinin talebine aykırı olarak rotatif kredi kullandırımından kaynaklanan ve müşteri tarafından bankaya ödenmiş bulunan 40.143.14-TL nin bankadan tahsili için açılmış takibe itirazın iptali davası olduğu ,davacı tarafça talepleri ikiye ayrılarak icra takibi ve davaya konu edildiği ,böylelikle her iki davanın konusunun farklı kredilere ilişkin taleplerden ibaret bulunduğu anlaşılmaktadır.HMK 166/4 maddesinde davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması veya biri hakkında verilecek hüküm diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda davalar arasında bağlantının varsayılacağı belirtilmiştir.
HMK 166/2.maddesinde davalar ayrı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfatta hukuk mahkemelerinde açılmış ise, bağlantı sebebiyle birleştirmenin ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebileceği, birleştirme kararı verildiği takdirde birinci davanın açıldığı mahkemenin birleştirmeye ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bununla bağlı olduğu düzenlenmiştir. Birleştirme kararı veren mahkeme ile birleştirme kararı verilen mahkemenin ayrı yargı çevresindeki aynı düzeydeki hukuk mahkemeleri olduğu,ancak HMK 166/2.maddesi uyarınca ayrı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalarda ikinci davanın açıldığı mahkemece birleştirme kararı verilebilmesi için taraflardan birinin talebi gerekmektedir.
Ancak eldeki davada dosya kapsamıyla tarafların birleştirme talebi olmaksızın mahkemece HMK 166/2 maddesine aykırı olarak re'sen birleştirme kararı verilmesi yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın görülmesi için kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2017 tarih, 2016/1286 Esas-2017/870 Karar sayılı kararının, HMK.'nun 353(1)a-5 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 35,90- TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 353(1)a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/05/2018
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/279060 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi