6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Müteselsil kefile ihtar şartı olmaksızın ihtiyati haciz kararı verilebilir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/773 E. 2018/865 K. · · İlk derece: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Davacının nitelemesi: Müteselsil Kefile Başvuru mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Genel kredi sözleşmesinde müşterinin sözleşmede kayıtlı adresinin kanuni ikametgahı olarak kabul edildiği ve bu adrese yapılacak bildirimlerin geçerli sayılacağının kararlaştırıldığı hallerde, asıl borçluya bu adrese çekilen ihtarın tebliği usulen geçerli sayılır. TBK 586 uyarınca müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, asıl borçluya çekilen ödeme ihtarının sonuçsuz kalmış olması yeterlidir; kanunda müteselsil kefile ayrıca ihtar çekilmesi ve onun bu yolla temerrüde düşürülmesi şartı aranmamaktadır.

Ele alınan sorunlar

Müteselsil kefil hakkında ihtiyati haciz talebi için kefile ayrıca ihtar çekilmesinin gerekip gerekmediği → kabul

İddia: Alacaklı banka vekili, taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesinin 12. maddesine göre müşterinin sözleşmede yer alan adresinin kanuni ikametgah kabul edildiğini, bu adrese yapılan tebligatın geçerli olduğunu, borçlunun temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: TBK 586. maddesine göre, müteselsil kefil sıfatıyla yükümlülük altına giren kefil, alacaklı tarafından borçlu takip edilmeden veya rehin paraya çevrilmeden takip edilebilir; ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesiyle çekilen ihtarın sonuçsuz kalması veya borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp, ifada gecikmiş borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun sonuçsuz kalması gerekmektedir. Kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır; kefile ihtar çekilmesi sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesiyle ilgili bir husustur ve müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca kefile ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu nedenle, hem asıl borçluya hem müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip asıl borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen süresinde ödeme yapılmaması halinde yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olur ve müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilir. Asıl borçluya yapılan ödeme ihtarının sonuçsuz kalması, müteselsil kefil hakkında ihtiyati haciz talebi için yeterlidir; kefile tebliğ şartı bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Sözleşmede kabul edilen adrese yapılan ihtarname tebliğinin usulen geçerli sayılıp sayılmayacağı → kabul

İddia: Alacaklı banka vekili, Genel Kredi Sözleşmesinin 12. maddesine göre müşterinin sözleşmede kayıtlı adresinin kanuni ikametgahı sayıldığını, bu adrese yapılan tebligatların geçerli olacağını belirterek asıl borçluya yapılan ihtar tebliğinin usulüne uygun olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 12. maddesinde müşterinin, sözleşmede kayıtlı adresinin kanuni adresi olarak kabul edildiği, müşterinin sözleşmenin imzasından sonraki adres değişikliklerini Banka'ya yazılı bildireceği, bildirmezse bu adrese gönderilecek her türlü bildirimin kendisine yapılmış sayılacağını kabul edeceğinin yazılı bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle asıl borçlunun sözleşmede yazılı adresine tebliğe çıkartılan kat ihtarı usulen tebliğ edilmiş sayılmalıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Müteselsil kefil hakkında ihtiyati haciz talebinde, kanunda kefile ayrıca ihtar çekilmesi şartı bulunmadığına ve asıl borçluya sözleşmede kabul edilen adrese çekilen ihtarın sonuçsuz kalmasının yeterli olduğuna ilişkin tespit, benzer müteselsil kefalet ilişkilerinden kaynaklanan ihtiyati haciz taleplerinde bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz müteselsil kefalet temerrüt ihtarname tebliği genel kredi sözleşmesi kanuni ikametgah

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 586 · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 257/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/773

KARAR NO 2018/865

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 06/03/2018

NUMARASI 2018/219 D.İş 2018/229 Karar

TALEP İhtiyati Haciz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/07/2018 (4.7.2018 yazım tarihli )

İlk derece mahkemesince verilen 06/03/2018 tarihli ihtiyati haciz talebinin kısmen kabul kısmen reddine ilişkin kararın alacaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN

Alacaklı banka vekili, ilk derece mahkemesine sunduğu dilekçesinde; dava dışı ... Ltd. Şti.'nin kullandığı aleyhine ihtiyati haciz talep edilen borçluların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları genel kredi sözleşmesi gereğince kredi borcunun ödenmediğini ihtara rağmen ödeme yapılmadığını, borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan borçlunun borca yeter miktarda menkul/gayrimenkul ve 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesi, Borçlu ... hakkında Büyükçekmece ... Noterliğinin 02.02.2018 tarihli ihtarnamesinin tebliğ edilemediği, borçlunun temerrüde düşürülmediği gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine, diğer borçlu ... yönünden temerrüdün gerçekleşmesi nedeniyle ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati haciz talep eden alacaklı banka vekili, taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin 12. maddesine göre, müşterinin sözleşmede yer alan adresini kanuni ikametgah edindiğini, bu nedenle bu adrese yapılacak tebliğlerin geçerli olduğunu, bu adrese tebliğ yapılmaması halinde yerleşim yeri adresine yapılacak tebligatın Tebligat Kanunu 21. Göre de yapılmış olması halinde geçerli olacağını, ihtiyati haciz isteminin reddi kararının hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl borçlu şirket hakkında ihtiyati haciz istemi bulunmayıp müteselsil kefiller hakkında talepte bulunulmuş olup İlk derece mahkemesi, Borçlu ... hakkında Büyükçekmece ... Noterliğinin 02.02.2018 tarihli ihtarnamesinin tebliğ edilemediği borçlunun temerrüde düşürülmediği gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine, diğer borçlu ... yönünden temerrüdün gerçekleşmesi nedeniyle ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar vermiştir.

Alacaklının müteselsil kefile başvurma koşullarının düzenlendiği(TBK)'nın 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.Buna göre, borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir.Ayrıca kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur.

Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip asıl borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir.

Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 12. Maddesinde müşterinin, sözleşmede kayıtlı adresinin kanuni adresi olarak kabul edildiği, müşterinin sözleşmenin imzasından sonraki adres değişikliklerini Banka'ya yazılı bildireceği, bildirmezse bu adrese gönderilecek her türlü bildirimin kendisine yapılmış sayılacağını kabul edeceği yazılı bulunduğundan asıl borçlunun sözleşmede yazılı adresine tebliğe çıkartılan kat ihtarı tebliğ usulen edilmiş sayılmalıdır.Asıl borçluya yapılan ödeme ihtarının sonuçsuz kalması müteselsil kefil hakkında ihtiyati haciz talebi için yeterli olduğu ,kefile tebliğ şartı bulunmadığı nazara alındığında müteselsil kefil ... hakkında İİK'nın 257/1. Maddesi anlamında vadesi gelmiş, rehinle temin edilmemiş bir para alacağı mevcut olup, İhtiyati Haciz kararı verme koşulları oluşmuş bulunmaktadır.

Açıklanan nedenler karşısında kredi sözleşmesinin kefili olan ... aleyhinde ihtiyati haciz talep edilmesine engel bir durum olmadığından istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz isteminin reddine karar vermesinde isabet bulunmadığından kararın kaldırılarak ... yönündende ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/03/2018 Tarih 2018/219 D.İş 2018/229 Karar sayılı kararın borçlu... yönünden HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;

"200.000- TL alacak yönünden İİK.' nin 257/1 maddesi gereğince borçlu ...ın menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarın İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde İHTİYATEN HACZİNE,

Borçlu ...çin alınan teminatın ... içinde geçerli olmasına,"

Alacaklı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının kendisine iadesine,

İlk derece yargılamasına ilişkin olarak:

Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca 485- TL vekalet ücreti ve 28,- TL yargı giderinin karşı taraf borçlulardan alınarak alacaklıya ödenmesine,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına.

Kararın icra dairesine gönderilmesine dair işlemlerin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362.f maddesi gereği kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/07/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/278586 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.