6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Çekte imza sahteliği iddiasıyla ihtiyati tedbir talebinin reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/685 E. 2018/813 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Çek

Gerekçe özeti

Menfi tespit davasında, çekteki imzanın sahte olduğu iddiasının münferit yetkili bir müdürün tek taraflı beyanına ve devam eden bir soruşturmaya dayanması, HMK 390(3) gereğince aranan yaklaşık ispat koşulunu karşılamaya yeterli değildir; imzanın şirketi bağlayıp bağlamadığı ancak esas yargılama sonucunda belirlenebileceğinden, bu aşamada ihtiyati tedbir kararı verilemez; yeterli delil elde edilmesi halinde tedbir talebi yeniden ileri sürülebilir.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati tedbir talebinin yaklaşık ispat koşulu yönünden değerlendirilmesi → ret

İddia: Davacı vekili, çeklerdeki imzanın taklit edilerek sahte olarak atıldığını, bu hususta suç duyurusunda bulunulduğunu, sahtelik iddiasının mutlak defi niteliğinde olup üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebileceğini, İİK 72. madde gereği teminat karşılığında tedbir kararı verilebileceğini ileri sürerek ara kararın kaldırılıp tedbir talebinin kabulünü istemiştir.

Gerekçe: Davacı şirkette dava konusu çeklerin sahte olarak düzenlendiği ileri sürülen tarihte birden fazla müdür münferiden yetkilidir. Davacı taraf, çeklerin diğer yetkili müdürün uhdesinde ve kullanımında bulunduğu sırada verildiğini iddia ettiğine göre, çeklerdeki imzanın şirketi bağlayıp bağlamayacağı ancak yapılacak yargılama sonucunda belirlenebilecektir. İİK 72/2 uyarınca ihtiyati tedbir talebi incelenirken, geçici hukuki korumaların genel esaslarını düzenleyen HMK 389(1)'deki koşullar ile HMK 390(3) gereği tedbir talep edenin dayandığı sebebi ve türünü açıkça belirtmesi ve haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi zorunluluğu dikkate alınmalıdır. Davacının münferit yetkilisinin iddialarına dayanan dava dilekçesi içeriği ve şikayet dilekçesi, kafi kanaat verici nitelikte değildir; yargılamanın ilerleyen aşamalarında yeterli delil elde edilirse ihtiyati tedbir isteminin yinelenmesi mümkün olup, davanın bulunduğu aşama itibariyle ihtiyati tedbir koşullarının mevcut olduğu söylenemez. İlk derece mahkemesinin dosya mevcudu delilleri ve yasal düzenlemeleri yerinde takdir ederek verdiği karar yerindedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Şirket adına münferiden yetkili birden fazla temsilcinin bulunduğu hallerde, imzanın sahte olduğu iddiasının yalnızca bir yetkilinin beyanına ve devam eden soruşturmaya dayanmasının, ihtiyati tedbir için aranan yaklaşık ispat koşulunu karşılamayacağı yönünde değerlendirme içermektedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir yaklaşık ispat menfi tespit davası münferit imza yetkisi çekte sahtelik iddiası

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 72/2 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389(1)HMK 390(3)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/685

KARAR NO 2018/813

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/03/2018 Tarihli Ara Karar

NUMARASI 2018/111 Esas

TALEP İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/06/2018

İlk derece mahkemesince verilen 08/03/2018 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Davacı vekili, dava konusu edilen çeklerdeki imzanın ... adına fakat sahte olarak, taklit edilerek diğer şirket yetkilisi ... ya da himayesindeki bir kişi tarafından atıldığını, bu konuda suç duyurusunda bulunulmuş olduğunu, sahte alacaklılar yaratılarak mal ve hizmet alınmaksızın ve ticari ilişki bulunmaksızın davalı gibi şirketlere çek keşide edilip diğer münferiden yetkili Yönetim Kurulu üyesinin imzasının taklit edilerek verildiğini, müvekkilinin icra takibinden önce menfi tespit davasını açmasında hukuki yarar olduğunu, dava konusu çek dolayısıyla yargılama süreci sonuna kadar müvekkili şirket hakkında icra takibine başlatılmamasına ilişkin ve imzası sahte olan yani hukuken geçerliliği olmayan çekler dolayısıyla müvekkili şirketin zarara uğramaması amacıyla bankanın ödeme yapmaması ve protestonun T.C.

Merkez Bankasına bildirilmemesine ilişkin tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, İTO'dan gelen yazı cevabına göre şirketin imza sirkülerinin bulunmadığı, davacı şirket adına hem ... hem de ...nun ayrı ayrı münferit yetkili oldukları, şirket adına çek düzenleyebilecekleri, menfi tespit davasında yapılacak yargılama ve toplanacak deliller sonrasında davacı şirketin borçlu olup olmadığının ortaya çıkacağı, tedbir talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; müvekkilinin imzasının taklit edilmesinden dolayı suç duyurusunda bulunulduğunu, savcılıkta imza örneklerinin alındığını ve çekler hakkında bankaya yazı yazıldığını, Yargıtay kararlarında ve doktrinde belirtildiği gibi sahtelik iddiası mutlaf defi kapsamında olduğundan bu iddianın üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilmesi nedeniyle zor durumda olan müvekkili keşideciyi korumak için tedbir kararı verilmesi gerektiğini, çekin geçerliliğinin olmadığını, İİK 72. Maddesi gereği alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde tedbir kararı verilebileceğinden; 08/03/2018 tarihli ara kararın kaldırılarak tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı şirket yetkilisi ...ye ait imzanın taklit edilmek sureti ile ,rahatsızlığı nedeni ile şirkette bulunmadığı dönemde, birden çok çekin piyasaya sürüldüğü iddia edilmiştir. Dava konusu 38 adet çekteki yetkili imzasının sahte olduğu çeklerin icra takibine konu edilmemesi ,ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.

Davacı şirkette dava konusu çeklerin sahte olarak düzenlendiği tarihte birden fazla yetkili müdür münferiden yetkilendirilmiştir. Davacı ....nin rahatsızlığı sebebi ile şirketin diğer yetkili müdür davacı damadı ... yönetiminde bulunduğu sırada kendisi de yetkili olmasına rağmen ,diğer şirket yetkilisinin imzaları sahte olarak atılmak suretiyle ticari ilişki bulunmayan davalı şirkete çeklerin tevdii edildiği iddiası ile menfi tesbit davası açılmış olup ,davacı iddiaları nedeniyle ...Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/17126 soruşturma numaralı dosyası ile....'nin şikayetçi olduğu soruşturma nın devam ettiği anlaşılmaktadır.

Davacı vtarafın anlatımı ile çeklerin diğer yetkili uhdesinde ve kullanımında bulunduğu sırada davaya konu çeklerin verildiği iddia edildiğine göre davayakonu çeklerde ki imzanın şirketi bağlayıp bağlamayacağı yapılacak yargılama neticesinde belirlenecektir.

İİK 72/2 maddesi gereğince ihtiyati tedbir talebi incelenirken ; geçici hukuki koruma kararlarının genel olarak düzenlendiği ,HMK 389(1) gereği ihtiyati tedbir kararı verilebilmesinin koşulları dikkate alınacak olup ;yine HMK nun 390(3) gereği de tedbir talep eden taraf ,dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Davacı şirketin münferit imza yetkilisinin birinin ididalarıyla açılan dava dilekçesi içeriği ve şikayet dilekçesi kafi kanaat verici nitelikte olmayıp ,yargılamanın ilerleyen aşamalarda yeterli delil elde edilebilirse ihtiyati tedbir isteminin yinelenmesi mümkün olup ;davanın bulunduğu aşama itibariyle ihtiyati tedbir koşullarının mevcut olduğunu söyleyebilmek mümkün bulunmamaktadır.Davacı vekilince ara kararına yönelik istinaf sebebleri yerinde görülmeyip ilk derece mahkemesinin dosya mevcudu delilleri yasal düzenlemeleri yerinde takdir ederek verdiği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine .

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/06/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/278503 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.