6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İpotekle teminat altına alınan kefalet borçlarında rehin açığının belirsizliği

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/658 E. 2018/777 K. · · İlk derece: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Gerekçe özeti

Bir alacağın ipotekle birlikte kefaletle de teminat altına alındığı hallerde, kefalet borçları için ipotekle teminat altına alınan tutarların düşülmesi suretiyle bakiye alacak üzerinden ihtiyati haciz talep edilebilmesi için, ipoteğin alacağı karşılayıp karşılamadığının (rehin açığının) net olarak belirlenmiş olması gerekir; taşınmazların rayiç değerleri bilinmiyor ve ipoteğin paraya çevrilmesi yönündeki takip sonuçlanmamışsa, rehin açığının tespiti yargılamayı gerektiren bir husus olduğundan ihtiyati haciz talebi İİK 257 kapsamında kabul edilemez.

Ele alınan sorunlar

Kefaletle birlikte ipotekle teminat altına alınan alacak için rehin açığı belirlenmeden ihtiyati haciz talep edilip edilemeyeceği → ret

İddia: Alacaklı vekili, grup firmaları bünyesindeki tüm borçluların bankaya asaleten/kefaleten borçlarının teminatındaki ipotek limitlerine her bir borçlu bakımından ayrı ayrı bakılması gerektiğini, kefiller açısından alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması halinde ipotek ve kefaletin ayrı ayrı müesseseler olduğunu, tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla her teminat için ayrı ayrı takip yapma yetkisinin bulunduğunu ileri sürerek ihtiyati haciz talebinin kabulünü istemiştir.

Gerekçe: İİK 257. maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığının, alacağın rehinle temin edilmeme koşulu açısından yargılamayı gerektiren bir durum olması karşısında ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu kabul edilmelidir. Gayrimenkullerin rayiç değerleri bilinmemekte, ipoteğin paraya çevrilmesi yönündeki takip henüz sonuçlanmamıştır. İpotek akit tablolarında kefalet borçlarının da teminat altına alındığı anlaşılmaktadır; kefalet borçlarının ipotekle teminat altına alınması halinde asıl borçlu için uygulanması gereken İİK 45. madde hükmü kefalet borçlarına da uygulanacağından, bu aşamada borçlardan ipotek limitleri düşülerek alacağın teminat altına alınmadığının öne sürülmesi İİK 45'e uygun görülmemiştir. İİK 257 anlamında para borcu ve muacceliyet şartları gerçekleşmiş görünse de, ipoteklerin toplam tutarı nazara alındığında ipoteklerde kefalet borçlarının da teminat altına alındığı anlaşıldığından, taşınmazların kredi borcunu karşılayıp karşılamadığı belli değildir. Taşınmazların ipotek tutarları esas alınsa bile, her bir ipotek tutarı üzerinden açık kalıp kalmadığının veya ne kadar açık kaldığının belirlenmesi ayrıntılı ve uzun süreli bir takip sürecini gerektirmektedir. Sonuç olarak talepte bulunulan kefalet borçları rehinle temin edilmiş olup, rehin açıklarının tutarları yargılamayı gerektirmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kefalet borçlarının ipotekle teminat altına alınmış olması halinde, alacaklının rehin açığını (ipotekle karşılanmayan kısmı) yargılamayı gerektirmeyecek biçimde net olarak ortaya koyamadığı durumlarda ihtiyati haciz talebinin reddedilmesi gerektiğine ilişkin değerlendirmesi yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz rehin açığı kefalet ipotek İİK 45 İİK 257 muacceliyet

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 257İİK 45

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/658

KARAR NO 2018/777

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİH 31/01/2018

NUMARASI 2018/45 D. İş- 2018/112 Karar

TALEP İhtiyati Haciz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/06/2018

İlk derece mahkemesince verilen hükmün alacaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TALEP-SÜREÇ:Alacaklı vekili, borçluların müvekkili bankaya olan toplam borçlarından, müvekkili bankanın ipotekle teminat altına alınan ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu edilen ipotek tutarları mahsup edildikten sonra bakiye miktar üzeriden ihtiyati haciz talep ettiklerini belirterek dilekçeleri ekinde sunulan tabloda, müteselsil kefiller ... ve ...'ın müvekkili bankaya 142.906.457,870 Tl, ...'nin müvekkili bankaya 144.862.457,80 TL'si ipotekle teminat altına alındığını ayrıca ...'ın ...Holding A.Ş'ye kefaletinden kaynaklanan alacakları yönünden teminatsız kalan bakiye 2.293.258,70-TL olduğunu müvekkili banka alacaklarının tahsilinin teminen teminatsız olarak borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyati haczini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacı alacağın talepte bulunulan kefiller yönünden de ipotekle teminat altına alındığı, talep konusu borç tutarının çok üzerinde teminat alındığı, borçluların diğer kefaletleri ile ilgili alacaklar yönünden ipotek takibine geçildiği belirtildiği, teminatın mevcut alacağa yeterli olmayacağı yönünde henüz bir yargı kararı, "rehin açığı belgesi" bulunmadığı gerekçesiyle yargılamayı gerektiren istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran alacaklı vekili, yerel mahkemenin gerekçesinin yerinde ve doğru olmadığını, grup firmaları bünyesinde bulunan tüm borçluların müvekkili bankaya asaleten/kefaleten borçlarının teminatında yer alan ipotek limitlerine her bir borçlu bakımından ayrı ayrı bakılması gerektiğini, ... Holding A.Ş., ...A.Ş., ...Tic. AŞ,... Ve Tic. A.Ş. Ve ...A.Ş.'nin müvekkili bankaya olan borçlarının, toplam ipotek limitlerinden düşük olduğunu, yerel mahkemenin borcun çok üzerinde ipotek alındığı yönündeki gerekçesinin hatalı olduğunu, alacağın kefiller açısından rehinle teminat altına alınmamış olması halinde ipotek ve kefaletin ayrı ayrı müesseseler olması nedeniyle tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla alacaklının alacağının tahsilini teminen her bir teminat için ayrı ayrı takip yapma yetkisinin mevcut olduğunu belirterek müvekkil bankanın ihtiyati haciz talebinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan ihtiyati haciz talebinin reddedilmesine dair verilen yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak, müvekkili bankanın ihtiyati haciz talebinin kabul edilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

İstanbul .... İcra Md. ... sayılı takip dosyasında takip edilen alacak miktarları ihtiyati haciz dilekçesinde belirtilen tutarlarla uygun görünmektedir. Söz konusu takip talebinde paraya çevrilmesi talep edilen toplam ipotek limitinin 657.780.957,80- TL olduğu anlaşılmaktadır.

İİK'nın 257. Maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığının alacağın rehinle temin edilmeme koşulu açısından yargılamayı gerektirdiği bir ahval karşısında mahkeme kararının yerinde olduğu kabul edilmek durumundadır. Gayrımenkullerin rayiç değerleri bilinmemektedir. İpoteğin paraya çevrilmesi yönünde yapılan takip neticelenmemiştir.İpotek akit tablolarında ayrıca kefalet borçlarının da teminat altına alındığı anlaşılmaktadır. Kefalet borçlarının ipotek ile teminat altına alınması halinde asıl borçlu için uygulanması gereken İİK 45.maddesi hükmü kefalet borçlarına da uygulanacağından ,bu aşamada borçlardan ipotek limitleri düşülerek alacağın teminat altına alınmadığı öne sürülerek yapılan ihtiyati haciz talebinin İİK 45 e uygun olmadığı kabul edilmelidir.

İİK'nın 257 maddesi anlamında para borcu ve muaccel olma şartları gerçekleşmiş görünmekte ise de alacağın rehinle temin edilmediği (talepte bulunulan tutarlar açısından)belirlenemediğinden ,ihtiyati haciz talebinde bulunan banka talepte bulunulan tutarların ipotekle karşılanmayan tutarlar olduğunu öne sürmekte ise de ipoteklerin toplam tutarı nazara alındığında ipoteklerde de kefalet borçlarının teminat alına alındığı anlaşılmakla . İpotekle rehin verilen taşınmazların kredi borcunu karşılayıp karşılamadıkları belli olmamıştır. Taşınmazların ipotek tutarları esas alınsa bile her bir ipotek tutarı üzerinden açık kalıp kalmadığı yahut ne kadar açık kaldığı ayrıntılı ve uzun zaman alacak bir takip sürecini gerektirmektedir.

Sonuç olarak talepte bulunulan kefalet borçları rehinle temin edilmiş olup, rehin açıklarının tutarları ilk derece mahkemesinin gerekçesinde belirttiği gibi yargılamayı gerektirmektedir. Mahkemece verilen karar dosya içeriğine, usul ve yasaya uygun olup başvurunun reddi doğrultusunda aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsup edilmesine başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

Alacaklı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine .

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/06/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/278465 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.