6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Rekabet Kurulu kararıyla geçersiz kalan intifa süresine ilişkin ivaz iadesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/440 E. 2018/1082 K. · · İlk derece: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Gerekçe özeti

Kamu otoritesi kararı ile geçersiz hale gelen bir sözleşme kapsamında peşin ödenen ivazın (bedelin), geçersizliğin gerçekleştiği (burada intifa hakkının terkin edildiği) tarihe kadar iyiniyetli edimi ifa eden taraf sebepsiz zenginleşen sayılmaz; bu nedenle karşı taraf, ödediği bedelin bu döneme isabet eden kısmının güncellenerek iadesini talep edemez. İyiniyetli sebepsiz zenginleşen, ancak elinde kalanı (güncellenmemiş miktarı) iade etmekle yükümlüdür. Ayrıca istenebilir hak (burada iade hakkı) henüz doğmadan açılan bir dava, borçluyu temerrüde düşürmeye esas alınamaz; sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hallerde temerrüt için ayrıca bildirim/ihtar şarttır.

Ele alınan sorunlar

İntifa ivazının güncellenerek mi yoksa aynen mi iade edileceği → ret

İddia: Davacı vekili, davalının iade yükümlülüğünün kusursuz sorumluluğa dayandığını, ödenen bedelin güncellenerek ilk ödeme tarihindeki değerine kavuşturulması ve bu güncel değerin iadesine karar verilmesi gerektiğini, aksi halin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: 4054 sayılı Kanun'un 56. maddesi uyarınca geçersizlik nedeniyle iadede Borçlar Kanunu'nun 63 ve 64. maddeleri (sebepsiz zenginleşme hükümleri) uygulanır. Davalılar, intifa ivazını yapıldığı zamanda geçerli bir sözleşmeye dayanarak almış olup, kamu otoritesi kararı ile sözleşmenin geçersiz hale gelmesi nedeniyle ancak intifa hakkının terkin edildiği tarihten itibaren sebepsiz zenginleşen konumuna geçerler; bu nedenle iyiniyetli kabul edilirler. İntifa hakkı ayakta kaldığı sürece davacı taşınmazdan yararlanmış olduğundan, davalılar bu dönemde sebepsiz zenginleşen sayılamaz ve davacı, ödediği peşin ivazın ödeme tarihinden terkin tarihine kadar güncellenerek ödenmesini talep edemez; aksi kabul intifa hakkı sahibinin sebepsiz zenginleşmesine yol açar. İyiniyetli zenginleşen, elinde kalanı iade ile yükümlü olduğundan, kullanılmayan süreye isabet eden intifa bedelinin güncellenmemiş (elde kalan) haliyle iadesine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Temerrüt tarihinin tespiti ve faiz başlangıcı → ret

İddia: Davacı vekili, intifa bedelinin iadesi için daha önce açtığı davanın (intifa hakkı henüz terkin edilmeden açılmış olsa da) temerrüdün bu önceki dava tarihinde gerçekleştiğini ve buna göre faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: BK 101/1 uyarınca muaccel bir borçta borçlu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Davacının intifa hakkı terkin edilmeden önce açtığı dava, istenebilir hak henüz doğmadan açılmış bir dava olduğundan temerrüde esas alınamaz. İntifa hakkı terkin edildikten sonra yürürlüğe giren TBK 117/2. madde uyarınca, sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hallerde temerrüt için bildirim şarttır; somut olayda temerrüdün eldeki dava ile gerçekleştiği sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davacının taşınmazdan üçüncü kişi işletmesi aracılığıyla elde ettiği gelirin mahsubu talebi → ret

İddia: Davalılar vekili, davacının taşınmazda üçüncü bir işletmeye yer vererek gelir elde ettiğini, bu gelirin hükmedilecek bedelden mahsup edilmesi gerektiğini, mahkemenin bu konuda inceleme yapmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: İntifa hakkı, başkasına ait bir malvarlığı üzerinde tam yararlanma hakkı sağlar; malın mülkiyeti malikte kalsa da gayrimenkulden elde edilebilecek tüm yararlar intifa hakkı sahibine tahsis edilmiştir. Bu nedenle intifa ivazının iadesi söz konusu olduğunda, davacının taşınmazdan elde ettiği tüm yararlar kendisine ait bulunduğundan, üçüncü kişi işletmesinden elde edilen gelirin mahsubu isteminin yasal dayanağı bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalıların iade yükümlülüğünün hiç bulunmadığı iddiası → ret

İddia: Davalılar vekili, sözleşmenin kendi kusurları olmaksızın Rekabet Kurulu tarafından geçersiz kılındığını, 13 yıl boyunca tüm edimlerini yerine getirdiklerini, bu nedenle iadeye tabi herhangi bir alacağın bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: 4054 sayılı Kanun'un 56. maddesi ve Borçlar Kanunu'nun sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği, davalıların iyiniyetli sebepsiz zenginleşen sıfatıyla, kullanılmayan süreye isabet eden intifa ivazının elde kalanını iade ile yükümlü oldukları kabul edilmiş; davalıların iade yükümlülüğünün hiç bulunmadığına ilişkin savunmaları yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Rekabet Kurulu kararıyla geçersiz hale gelen sözleşmelerde daha önce ifa edilmiş edimlerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesinde, iyiniyetli zenginleşenin yalnızca elinde kalanı (güncellenmemiş tutarı) iade ile sorumlu olacağı ve istenebilir hak doğmadan açılan davanın temerrüde esas alınamayacağı yönündeki değerlendirmeler bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sebepsiz zenginleşme iyiniyetli zenginleşen intifa hakkı denkleştirici adalet ilkesi temerrüt grup muafiyeti 4054 sayılı Kanun m.56 TBK 117/2 BK 101/1

Atıf yapılan mevzuat: 4054 Sayılı Kanun — 4054 Sayılı Kanun 56 · Borçlar Kanunu — Borçlar Kanunu 63Borçlar Kanunu 64Borçlar Kanunu 101/1 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 117/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/440

KARAR NO 2018/1082

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 18/04/2017

NUMARASI 2015/1115 Esas 2017/277 Karar

DAVA

Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 20/09/2018

Davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün davacı ve davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalıların maliki bulunduğu tapu sicilinde ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı şirket lehine 16/10/1997 tarihinde 20 yıl süreli intifa hakkı kurulduğunu, intifa bedelinin tamamının peşin ödendiğini, Rekabet Kurulu'nun resmi internet sitesinde 12/03/2009 tarihinde gerçekleştirdiği bildirim ile 18/09/2005 tarihinden sonra yapılan sözleşmelerin beş yıllık süre boyunca muafiyetten yararlanabileceğine, aşan süreler bakımından muafiyet koşullarının ortadan kalkacağına karar verildiğini, geçersiz sayılan anlaşmalar nedeniyle tarafların birbirlerine verdikleri herşeyin sebebsiz zenginleşme hükümleri geerği iadeye tabi olacağını, davacı lehine tesis edilen intifa hakkının 18/09/2010 tarihini aşan süreleri geçersiz olduğunu ve davalılar tarafından keşide edilen Beyoğlu ...Noterliği'nin 22/09/2010 tarihli ihtarı ile intifa hakkının kullandırılmayacağının bildirildiğini, davalılara ödenen peşin ivaz bedelinin geçersiz kalan süreye tekabül eden kısmının denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanacak güncelleştirilmiş miktarının hesap edilerek KDV dahil 521.470- TL'nin davalılardan 18/09/2010 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek hisseleri oranında davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu olayın niteliği ve şekli itibariyle davalılardan iade talep edilmesinin mümkün olmadığını, sözleşmenin 20 yıllık tanzim edildiğini, ancak davalıların kusuru bulunmaksızın Rekabet Kurulu tarafından geçersiz kılındığını, sözleşmenin yürürlükte kaldığı yaklaşık 13 yıllık süre boyunca davalıların tüm edimlerini yerine getirdiğini,13 yıllık sürenin sonunda Rekabet Kurulu tarafından geçersiz kılınan sözleşmede davacının işlememiş döneme ilişkin olarak herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığını, intifa hakkına konu gayrimenkul üzerinde "...'s"ın faaliyet gösterdiğini, davacının belirtilen bu şirketten elde ettiği menfaatin de dava konusu bedelden mahsubu gerektiğinden bahisle davacının tüm taleplerinin haksız olup iade koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalılara ait dava konusu taşınmaz üzerine davacı lehine 16/10/1997 tarihinde 20 yıl süre ile intifa hakkı tesis edildiği ve bu kapsamda intifa ivaz bedeli olarak davacı tarafça davalılara 87.365-TL bedelin peşin olarak ödendiği,ancak 18/09/2010 tarihi itibariyle geçersiz hale geldiği, ancak davacı tarafça tapudan gelen cevabi yazıya göre 02/12/2010 tarihi itibariyle "521.470-TL bedel karşılığı feragat edilmek kaydıyla" terkin edildiği anlaşılmakla, intifanın terkin edildiği 02/12/2010 tarihinden itibaren intifanın geçersiz kalan işlememiş süreye tekabül eden intifa ivaz bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davacı tarafça davalılardan istenebileceği, buna göre bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere intifanın normal süresinin 16/10/1997-16/10/2017 tarihleri arasında 7305 gün olduğu ve intifanın 16/10/1997-02/12/2010 tarihleri arasında 4792 gün ayakta kaldığı, ancak 02/12/2010-16/10/2017 (intifanın normal bitiş tarihi) tarihleri arasında (7305-4792)=2.513 günlük sürenin geçersiz kaldığı, bilirkişi raporunda intifa ivaz bedelinin 1 günlük TL değerinin 11.95 olduğu belirtildiğinden buna göre işlememiş süreye tekabül eden intifa ivaz bedeli 2513 x 11,95961670 = 30.054,52 TL olduğu mahkemece hesaplanmış olmakla davacının ancak bu miktar üzerinden talepte bulunabileceği;

davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, 30.054,52 TL'nin yerinde görülen davacı talebi gereğince KDV'si ile birlikte davadan önce davalıların temerrüde düşürüldüğüne dair bir ihtarname dosyada mevcut bulunmadığından dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davacı vekili;iade edilecek tutarla ilgili, denkleştirici adalet ilkesi gereğince hesaplanacak güncellenmiş değerin tespit edilerek bu yönde hüküm kurulması gerekirken ana paranın iadesi yönünde hüküm kurulmasının açıkça Anayasaya ve hukuka aykırı olduğunu, davalının iade yükümlülüğünün kusursuz sorumluluğa dayandığını, davalıya ödendiği sabit olan bedelin güncellenerek ilk ödeme tarihindeki değerine kavuşturulması ve buna göre iadesi gerekli güncel değer tespit edilerek hüküm kurulması gerekirken davalı tarafa yıllar önce ödenen tutarın aynen iadesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafın dava tarihinden önce temerrüde düştüğü, hüküm altına alınan tutara dava tarihinden itibaren faiz işletilerek tahsiline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2-Davalılar vekili; sözleşmenin 20 yıllık tanzim edildiğini, ancak müvekkilinin kusuru bulunmaksızın Rekabet Kurulu tarafından geçersiz kılındığını,13 yıl boyunca tüm edimlerini yerine getirdiğini, iadeye tabi olabilecek herhangi alacağın bulunmadığını, ayrıca intifaya konu taşınmaz üzerinde "...s"a yer verildiği; davacının adı geçenden elde ettiği gelirin dava konusu bedelden mahsubu gerektiğini, mahkemece bu konuda inceleme yapılmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı vekilinin istinaf nedenleri bakımından çözümü gereken husus ; taraflar arasında 1997 yılında akdedilen resmi senet ile intifa bedeli olarak 87.365-TL taşınmazda eşit olarak paydaş olan davalılara peşin ödendiği ,ancak Rekabet Kurulu tarafından 2005 yılından evvel akdedilen bayilik sözleşmeleriyle bağlantılı bulunan intifa,kira vs.sözleşmelerinde 18/9/2010 tarihi itibariyle geçersiz sayılarak grup muafiyeti dışına çıkarılması neticesinde; davacı tarafça kullanılmayan süreye isabet eden intifa ivazının ne şekilde ödeneceği ve yapılacak ödemeye hangi tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinin üzerinde durulmalıdır.

Somut olayda iadenin ne şekilde yapılacağına ilişkin düzenleme 4054 Sayılı Kanun'un 56.maddesinde düzenlenmiş olup "daha önce yerine getirilmiş edimlerin geçersizliği nedeniyle geri istenmesi halinde tarafların iade borcu Borçlar Kanunu'nun 63.ve 64.maddelerine tabidir" hükmü gereği iadenin sebebsiz zenginleşme hükümlerine göre yapılması gerekmektedir.

Davalıların yapıldığı zamanda geçerli bir sebebe-sözleşmeye dayalı olarak aldıkları intifa ivazı ,kamu otoritesi tarafından alınan karar neticesi sözleşmenin geçersiz hale gelmesi nedeniyle intifa hakkının terkin edildiği tarihten itibaren davalılar sebebsiz zenginleşen konumundadır.Dolayısıyla iyiniyetli olduklarının kabulü gerekir.İntifa hakkına dayalı olarak taşınmazda tasarruf eden ,yararlanan davacı intifa hakkı ayakta kaldığı sürece davalılar sebebsiz zenginleşen olmadıklarından tüm semerelerinden yararlanarak istifade ettiği taşınmaz nedeniyle ödediği peşin ivazın ödendiği tarihten intifanın terkin edildiği tarihe kadar güncellenerek ödenmesini de talep edemez. Aksini kabul, intifa hakkı sahibinin sebebsiz zenginleşmesine yol açar.

Davacı vekili yıllar evvel yapılan ödemenin çıplak olarak iadesine karar verilmesinin hukuk kurallarına -hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmekte ise de; davalıların iyiniyetli olarak sözleşmenin süresi sonuna kadar devam edeceği düşüncesiyle iktisap ettikleri intifa bedelinin iradelerine bağlı olmayan nedenlerle sözleşmenin geçersiz hale gelmesi nedeniyle iyiniyetle elinde kalanı vermekle yükümlü olduğu kabul edilmelidir. Buna göre kullanılmayan süreye isabet eden kısma ilişkin intifa bedelinin elde kalanına hüküm verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

İkinci olarak ;BK 101/1 maddesinde muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla mütemerrit olacağı düzenlenmiştir.Davacı intifa bedelinin iadesi için daha evvel İstanbul 5 Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açtığını ancak dava tarihi itibariyle intifa hakkı tapudan terkin edilmemiş olduğundan davanın reddine karar verildiğini ileri sürerek temerrüdün bu tarihte gerçekleştiğini ileri sürmekte ise de intifa hakkı terkin edilmeden açılan dava henüz dava açma hakkı doğmadan açılan bir dava olduğundan,istenebilir hakkı olmadan açılan dava temerrüde esas alınması mümkün olmadığından ,intifa hakkı terkin edildikten sonra yürürlüğe giren TBK 117/2.madde de sebebsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hallerde temerrüt için bildirimin şart olduğu düzenlendiği , temerrüdün dava ile gerçekleştiği sonucuna varıldığından davacı vekilinin temerrüde ilişkin nedeni de yerinde görülmemiştir.

Davalılar vekili ise davalılardan hiç bir bedel istenemeyeceği ,bedele hükmedilse dahi davacının taşınmazda ... işletmesine yer verilip gelir elde ettiğini,bu gelirin hükmedilecek bedelden gerekli araştırmalar yapılarak düşülmesi gerektiğini ,mahkemenin bu yolda hiç bir inceleme yapmadığını ileri sürmüştür.İntifa hakkı başkasına ait bir malvarlığı üzerinde tam yararlanma hakkı sağlar.İntifa hakkının kurulması ile gayrımenkul maliki eşyanın mülkiyetini kendinde tutmakta ise de gayrımenkulden elde edilebilecek yararları intifa hakkı sahibine tahsis ettiğinden ;intifa hakkının sağladığı haklar ,içeriği gözetildiğin de davalılara tahsis karşılığı ödenen intifa ivazının iadesi gündeme geldiğinde ;

davacının taşınmazdan elde ettiği tüm yararlar intifa hakkı sahibine ait bulunduğundan ... firmasından elde edilen gelirin mahsubu isteminin de yasal bir dayanağı bulunmadığı ,ayrıca tüm anlatılanlara göre hiç iade yükümlülüğü olmadığına ilişkin savunmaları ve istinaf nedenleri yerinde görülmeyerek her iki yan vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı ve davalılar vekilinin istinaf başvurularının HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Davacıdan alınması gereken 35,90- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 31,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 4,50- TLnin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Davalılardan alınması gereken 2.053,02- TL istinaf karar harcından yatırılan 513,25 TL nin mahsubu ile bakiye 1.539,77- TL nin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,

Davacı tarafça yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 20/09/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/278173 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.