6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kaldıraçlı alım satım işleminde davacının tüketici sayılması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1389 E. 2018/1031 K. · · İlk derece: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Görev İtirazı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

sermaye piyasası

Sınır kaydı: künye-holding uyumsuzluğu → 18/19/46/57 (tüketici) — Sınır Cetveli / Negatif Alan

Gerekçe özeti

Bir kişinin şahsi birikimlerini değerlendirmek amacıyla kaldıraçlı alım satım (foreks) işlemine girmesi ve bu işlemin boyutu itibarıyla ticari/mesleki bir amaç taşımaması halinde, kişi bu işlem yönünden 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici sayılır; kaldıraçlı alım satım sözleşmesi kanunda açıkça düzenlenmese de bankacılık sözleşmesi benzeri nitelikte kabul edilir ve tüketici işlemi sayılmasına diğer kanunlarda ayrı düzenleme bulunması engel olmaz; bu durumda uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkeme tüketici mahkemesidir.

Ele alınan sorunlar

Kaldıraçlı alım satım (foreks) işleminden zarar gören davacının tüketici sayılıp sayılmayacağı ve görevli mahkeme → ret

İddia: Davalı vekili, davacının tüketici değil yatırımcı konumunda olduğunu, kazanç elde etme saikiyle hareket ettiğini, davalı kurumun aracılık hizmeti vermeyip bizzat işleme taraf olduğunu, aracılık komisyonu tahsil edilmediğini, tüketici sayılmak için malın/hizmetin özel amaçla ve nihai olarak kullanılması gerektiğini, önemli olanın sözleşmenin niteliği değil kişinin hareket amacı olduğunu belirterek görevsizlik kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişidir; tüketici işlemi ise ticari/mesleki amaçla hareket eden kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, bankacılık ve benzeri sözleşmeler dahil her türlü sözleşme ve hukuki işlemdir. Aynı Kanunun 73. maddesi uyarınca bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılır ve görev kamu düzenine ilişkin olduğundan re'sen nazara alınması zorunludur. Bir hukuki işlemin salt 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması, o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini kendiliğinden gerektirmez; taraflardan birinin tüketici olması şarttır. Somut olayda davacı, şahsi birikimlerini değerlendirmek üzere foreks (kaldıraçlı alım satım) işlemine giriştiğini iddia etmekte olup, işlemin boyutu dikkate alındığında davacının hukuki işlem içerisinde tüketici konumunda bulunduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işlemi olduğu kabul edilmelidir. Dava, 6502 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılmıştır. Foreks işlemi kanunda açıkça yazılmasa da bankacılık sözleşmesi benzeri bir sözleşme niteliğindedir ve Yargıtay uygulamasında da bankacılık sözleşmesi kapsamında değerlendirilmektedir. Ayrıca 6502 sayılı Kanunun 83/2. maddesi gereği, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemlerle ilgili diğer kanunlarda düzenleme bulunması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez. Sözleşmenin bir tarafı tüketici olduğundan, İlk Derece Mahkemesinin uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığı ve davaya bakmakla tüketici mahkemesinin görevli olduğu yönündeki tespiti yerindedir; istinaf sebepleri bu tespiti sarsmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kaldıraçlı alım satım (foreks) işlemlerine giren, şahsi birikimini değerlendirme amacıyla hareket eden kişilerin 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici sayılabileceği ve bu işlemlerin bankacılık sözleşmesi benzeri kabul edilerek tüketici mahkemesinin görevli olacağı yönündeki tespit açısından bölgesel ölçekte ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Kaldıraçlı alım satım (foreks) işlemine, şahsi birikimlerini değerlendirmek amacıyla ve tüketici konumunda giren kişinin bu işlemden doğan zararına ilişkin davada görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir.
Dava şartı
görev (kamu düzenine ilişkin, re'sen incelenir)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüketici işlemi kaldıraçlı alım satım sözleşmesi (foreks) görev (kamu düzeni) dava şartı yokluğu bankacılık sözleşmesi benzeri işlem

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1389

KARAR NO 2018/1031

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/02/2018

NUMARASI 2015/475 Esas 2018/131 Karar

DAVA

Tazminat (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/09/2018

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen göreve ilişkin dava şartı yokluğundan dava dilekçesinin usulden reddine ilişkin hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında " Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi" imzalandığını, iş bu çerçeve sözleşmesinin imzalanmasından önce, davalının hileli ve aldatıcı pazarlama teknikleri ile müvekkilinin sözleşme imzalamaya ikna edildiğini, sözleşme imzalandıktan sonra da davalı tarafından hem çerçeve sözleşmesine ve hem de Sermaye Piyasası mevzuatının emredici hükümlerine aykırı zincirleme ihlaller yapıldığını, tüm bunların sonucunda müvekkilinin çok yüksek bir maddi zarara uğradığını, müvekkilinin maddi zararlarının tespiti ile tespit edilen maddi zararların davalıdan tazmin edilerek müvekkiline verilmesini belirsiz alacak davası olarak talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacının finansal tüketici olmayıp yatırımcı olduğunu, davacının hile iddialarının gerçek dışı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının tacir olmayıp tüketici olduğu ve 6502 sayılı Tüketicinin korunması hakkındaki kanunun 3. Maddesi l bendi gereğince mahkemenin görevli olmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine ve kararın kesinleşmesini müteakip iki haftalık kesin süre içinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davalı vekili; davacının tüketici değil yatırımcı konumunda olduğunu, kazanç elde etme saiki ile hareket ettiğini, davaya konu kaldıraçlı alım satım işlemlerinde davalı kurumun aracılık hizmeti vermediğini, bizzat kendisinin işleme taraf olduğunu, dolayısıyla müşterisinden herhangi bir aracılık komisyonu tahsil edilmediğini, fiziki bir alım satım işleminin söz konusu olmadığını, satıma konu mal veya hizmetin "özel amaçlar ile satın alınmış", "nihai olarak kullanılmış veya tüketilmiş" ise alıcının tüketici konumunda sayıldığını, davacının 6502 sayılı Kanun'da tanımlanan anlamda tüketici olmadığını, bir ilişkinin tüketici mevzuatına girmesi için öncelikli olanın sözleşmenin niteliği değil, kişinin hangi amaçla hareket ettiği olduğunu belirterek görevsizlik kararının kaldırılarak davanın esastan görülmek üzere mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Taraflar arasındaki ilişkinin hukuki dayanağı Kaldıraçlı alım satım işlemleri çerçeve sözleşmesidir.

6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi;mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.

Aynı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca ileri sürülmesi bile mahkemece re'sen nazara alınması zorunludur.

Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Somut olayda davacı, davalı ile yaptığı (foreks ) yatırım amaçlı sözleşme nedeniyle zarara uğradığını iddia etmektedir.Davacı Avukat'ın şahsi birikimlerini değerlendirmek üzere hareket ettiği ,işlemin boyutu dikkate alındığında davacı hukuki işlem içerisinde tüketici konumunda olduğundan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun kabulü gerekir. Davanın da 6502 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığı anlaşılmaktadır.

O halde, uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir.

Foreks (kaldıraçlı alım satım işlemi) kanunda açıkça yazılmasa da bankacılık sözleşmesi benzeri bir sözleşme niteliğinde olup Yargıtay uygulamasında da bankacılık sözleşmesi kapsamında değerlendirilmektedir.(Yargıtay 11 HD nin 2017/692esas-1393 karar ,2017/6-4020 sayılı kararları da bu yoldadır.) Öte yandan 6502 sayılı kanunun 83/(2) maddesi gereği taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez. Buna göre sözleşmenin bir tarafı tüketici bulunduğundan İlk Derece Mahkemesince yasal düzenlemeler nazara alınarak verilen karara ilişkin ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/09/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/277973 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.