6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Mazeret dilekçesi değerlendirilmeden dosyanın işlemden kaldırılamaması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/925 E. 2018/1042 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Gerekçe özeti

Bir önceki istinaf incelemesinde, mazeret dilekçesi değerlendirilmeden verildiği için yerinde bulunmayarak kaldırılan işlemden kaldırılma ara kararı, sonraki takipsizlik sayımında hâlâ geçerli kabul edilip esas alınamaz; bu ara karara dayanılarak dosyanın ilk yenilemeden sonra birden fazla kez takipsiz bırakıldığı sonucuna ulaşılamaz. Böyle bir durumda mahkemece dosyanın ilk yenilemeden sonra yalnızca bir kez takipsiz bırakıldığı kabul edilerek, sunulan yenileme dilekçesinin gereği yapılıp yargılamaya devam edilmelidir.

Ele alınan sorunlar

Mazeret dilekçesi değerlendirilmeden verilen işlemden kaldırılma kararının ve buna dayalı takipsizlik sayımının hukuka uygunluğu → kabul

İddia: Davacı vekili, 30/10/2017 tarihli duruşmada dosyanın ilk yenilemeden sonra ilk kez takipsiz bırakıldığını, 30/11/2017 tarihli dilekçe ile ikinci kez yenilendiğini, buna göre ilk yenilemeden sonra ilk kez takipsiz kalan dosyanın ikinci kez takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Yargılama sürecinde 08/10/2015 tarihli duruşmada dosya HMK 150/1 gereği işlemden kaldırılmış ve davacı vekilinin 11/10/2015 tarihli dilekçesiyle yenilenmiştir (birinci yenileme). 24/10/2016 tarihli duruşmada davacı vekilinin mazeretsiz katılmadığı kabul edilerek dosya yeniden işlemden kaldırılmış, akabinde yasal sürede yenilenmediğinden HMK 150/5 gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan istinaf incelemesinde Dairemizce, davacı vekilinin mazeret dilekçesinin hataen dosyaya girmediği ve bu dilekçe değerlendirilmeden dosyanın işlemden kaldırılmasının yerinde olmadığı tespit edilerek açılmamış sayılma kararı kaldırılmış ve dosya yeniden görülmek üzere gönderilmiştir. Eldeki incelemede de, davacı vekilinin 21/10/2016 havale tarihli mazeret dilekçesi ile mazeretini mahkemeye sunduğu, ancak dilekçenin kalemde hataen işleme alınmadığının mahkeme kalemince dilekçe üzerine not edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, dayanağı olan 24/10/2016 tarihli işlemden kaldırılma ara kararı bir önceki istinaf incelemesinde yerinde bulunmadığı belirlendiği halde, mahkemece bu ara kararın halen geçerli kabul edilip taraflarca ara kararından rücu talep edilmediğinden bahisle, ilk yenilemeden sonra birden fazla kez takipsiz bırakıldığı sonucuna ulaşılarak 30/10/2017 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hatalıdır. Mahkemece yapılması gereken, 30/10/2017 tarihi itibarıyla dosyanın ilk yenilemeden sonra yalnızca birinci kez takipsiz bırakıldığının kabulü ve akabinde dosyaya sunulan 30/11/2017 tarihli yenileme dilekçesinin gereğinin yapılarak yargılamaya devam edilmesidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Bir önceki istinaf incelemesinde yerinde bulunmayarak kaldırılan işlemden kaldırılma ara kararının, sonraki takipsizlik sayımlarında geçerli kabul edilip esas alınamayacağına ilişkin tespit yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işlemden kaldırılma davanın açılmamış sayılması yenileme mazeret dilekçesi takipsiz bırakılma

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 150/1HMK 150/5HMK 150/6HMK 353(1)a-5HMK 353(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/925

KARAR NO 2018/1042

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 30/10/2017

NUMARASI 2017/213 E.-2017/336 K.

DAVA

Tazminat (Rücuen Tazminat)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/09/2018 (15/10/2018 yazım tarihli )

İlk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davadışı sigortalıya ait emtianın taşıma sigortasının davacı tarafından yapıldığını, yükün davalı tarafından taşındığını, emtianın 26/06/2013 tarihinde Cezayir Limanına varışından sonra yükün bulunduğu ambar kapakların açıldığında gemi balast suyunun ambara dolması sebebiyle emtianın bulunduğu konteynerin ıslanmış olduğunu tespit edildiğini ve müvekkili şirketin yapılan hesaplara göre belirlenen 199.704,21- TL yi sigortalısına 04/10/2013 tarihinde ödediği ve sigortalıya halef olduğunu, ödenen bu miktarın taşıyıcı davalıdan ödeme tarihinden itibaren avans faizi işletilerek tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, tanzim edilen konişmentoda da yetki/tahkim şartının mevcut olduğunu, dava konusu taşımayı yapan .... isimli geminin denize, yüke ve yola elverişli olduğunu, davacının iddia ettiği hasar tutarının haksız, yersiz ve fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

08/10/2015ve 24/10/2016 tarihli duruşmada tarafların davayı takip etmemeleri nedeni ile işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davanın HMK nın 150/5. Maddesi gereğince açılmamış sayılmasına dair kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 12. Hukuk Dairesi tarafından kaldırıldığı,belirlenen 30/10/2017 tarihli duruşmada da davacı vekilince dosyanın takip edilmediği ve davalı tarafından da davanın takip edilmeyeceği yönünde beyanda bulunulduğu anlaşılmakla, HMK nın 150/6. Maddesinde hükmü gereğince , davacı tarafından 24/10/2016 tarihli duruşmadaki HMK nın 150. Maddesi gereğince işlemden kaldırılma ara kararına yönelik herhangi bir talebinin olmadığı nazara alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili,30/10/2017 tarihli duruşmada dosyanın ilk yenilemeden sonra ilk kez takipsiz bırakıldığını ve 30/11/2017 tarihinde gönderilen dosyanın yeniden işleme alınması ve yenilenmesi talepli dilekçesi ile ikinci kez yenilendiğini, bu durumda ilk yenilemeden sonra ilk kez takipsiz kalan dosyada ikinci kez takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olmasının usule ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Somut olayda yargılama sürecinde, 08/10/2015 tarihli duruşmada HMK.nun 150/1 maddesi gereği dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve davacı vekilinin 11.10.2015 tarihli yenileme dilekçesi ile davanın yenilendiği (Birinci Yenileme),24.10.2016 tarihli duruşmada, yine davacı vekilinin duruşmaya mazeretsiz katılmadığı ve davalı tarafında davayı takip etmeyeceğini bildirmesi üzerine,mahkemece dosyanın HMK.nun 150/1 maddesi gereği işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve akabinde 13.02.2017 tarih ve 2015/186 esas E,2017/26karar sayılı ilamla 24.10.2016 tarihinden itibaren yasal sürede yenilenmediğinden HMK 150/5 maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği,bu karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu,Dairemizin 25.05.2017 tarih,2017/232 E,2017/239 K sayılı ilamı ile,"..Davacı vekilinin mazeret dilekçesinin dosyaya girmediği, bu sebeble davacı vekilinin mazaret dilekçesi değerlendirilmeden dosyanın işlemden kaldırıldığı, mazeret dilekçesinin, hataen dosyaya girmediği anlaşılması ve bu işleme dayalı olarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması ve dava değeri itibarıyla tek hakimle verilmesi gereken kararın heyetçe verilmesi yerinde bulunmadığı" gerekçesi ile,davanın açılmamış sayılmasına ilişkin karar kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesi , dosyayı yeni bir esasa kaydederek taraflara tebligat çıkartarak duruşma günü belirlemiş,30.10.2017 tarihli duruşmada davacı vekili mazeretsiz katılmadığından dosyanın ikiden fazla takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle 30.10.2017 tarihli duruşmada HMK.nun 150/6 maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Eldeki davada , davacı vekilinin 21.10.2016 havale tarihli mesleki mazeret dilekçesi ve 20.10.2016 tarihli cevap bonosu ile mazeretini mahkemeye sunduğu, ancak birden fazla kalem bulunduğu, dilekçenin hataen işleme alınmadığının dilekçe üzerine mahkeme kalemince yazıldığı ,bu sebeble yapılan istinaf incelemesinde de davacı vekilinin mazeret dilekçesi hiç değerlendirilmeden dava dosyasının işlemden kaldırılamayacağı vurgulanmıştır.İstinaf incelemesi neticesi kaldırılan açılmamış sayılmasına ilişkin kararın dayanağı ara kararının da yerinde olmadığı belirlendiği halde halen 24.10.2016 tarihli işlemden kaldırılma kararı geçerli kabul edilerek ve ara kararından rücuu talebinde bulunmadıklarından bahisle ilk yenilemeden sonra birden fazla takipsiz bırakıldığı kabul edilerek,30.10.2017 tarihli celsede davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.

Mahkemece yapılması gereken iş,30.10.2017 tarihi itibarıyla dosyanın ilk yenilemeden sonra birinci kez takipsiz bırakıldığı ve akabinde verilerek dosyaya konulan 30.11.2017 tarihli yenileme dilekçesinin gereği yapılarak yargılamaya devam etmektir. Bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın kaldırılmasına,yargılamaya devam edilmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/213 Esas- 2017/336 Karar sayılı ve 30/10/2017 tarihli hükmünün HMK 353(1)a-5 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "30.10.2017 tarihi itibariyle dava dosyasının 2. kez (ilk yenilemeden sonra birinci)işlemden kaldırılma ve akabinde verilen yenileme dilekçesinin gereği yapılarak, yargılamaya devam edilmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Davacı tarafından yatırılan 35,90- TL peşin istinaf karar harcının iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/09/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/277929 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.