6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit davası devam ederken ihtiyati haciz talebinin reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/728 E. 2018/905 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Alacağın varlığı hakkında ayrı bir davada (örneğin menfi tespit davası) yargılama halen sürüyorsa ve bu dava ihtiyati hacze konu belgelerin (protokol, borç ikrarı vb.) geçerliliğini doğrudan etkileyebilecek nitelikteyse, bu belgeler İİK 258. madde anlamında alacağın varlığına mahkemeye kafi kanaat verecek delil olarak kabul edilmeyebilir; bu durumda ihtiyati haciz talebinin reddi isabetsiz sayılmaz.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, 20.10.2008 tarihli borç ikrarını içeren protokole göre alacağın muaccel olduğunu, davalının bu protokole göre kısmi ödeme yaptığını, İİK 257. maddesindeki şartların (alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması) somut olayda gerçekleştiğini ileri sürerek kararın kaldırılıp ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: İİK 257. maddesine göre ihtiyati haciz, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı tarafından talep edilebilir; İİK 258. maddesine göre ise alacaklının alacağı ile haciz sebeplerine ilişkin mahkemeye kafi kanaat verecek delilleri ibraz etmesi gerekir. Somut olayda, ihtiyati hacze konu edilen alacağın bulunmadığına ilişkin (menfi tespit) davanın yaklaşık 10 yıldır yargı sürecinde devam ettiği, bu davada verilen ret hükmünün yetersiz bilirkişi incelemesi nedeniyle Yargıtayca bozulduğu anlaşılmaktadır. Borcun ikrar edildiği ileri sürülmekte ise de, borçlunun açtığı menfi tespit davasının halen devam etmesi ve bu davanın itirazın iptali davasına etkisinin olabileceği düşünüldüğünde, bizatihi yargılama konusu olan belgelerin alacağın varlığına kafi kanaat verecek belge olarak kabul edilmemesinde isabetsizlik yoktur. Esasen menfi tespit davasının davacı lehine sonuçlanması ihtimalinde teminat mektuplarının varlığı da gözetildiğinde, ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin ara kararda tarafların menfaat dengesinin gözetildiği anlaşılmaktadır. İİK 257/1 gereği muaccel alacağın varlığı yapılacak yargılama sonucunda belirleneceğinden, ihtiyati haciz isteminin reddine yönelik ara kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Alacağın varlığına ilişkin ayrı bir davanın (menfi tespit) devam ettiği ve bu davanın sonucunun ihtiyati hacze konu belgelerin geçerliliğini etkileyebileceği hallerde, ihtiyati haciz talebinin reddedilebileceğine ilişkin bölgesel ikna edici bir değerlendirme içermektedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz İİK 257 İİK 258 menfi tespit davası itirazın iptali muaccel alacak kafi kanaat borç ikrarı

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 257İİK 257/1İİK 258

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/728

KARAR NO 2018/905

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 09/02/2018 Tarihli Ara Karar

NUMARASI 2018/145 Esas

İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN

TALEP İhtiyati Haciz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/07/2018

İhtiyati haciz isteminin reddine ilişkin ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN

Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinin Türkiye'deki dağıtıcılarından olduğunu,2009 yılı itibariyle davalıya teslim ettiği ürün bedellerini ödemediğini, 20.11.2008 tarihli protokol/mutabakat metnine göre davalının müvekkili şirkete 1.509.741-usd borçlu olduğunu kabul ettiğini, protokol gereği borcun vadeye bağlandığını davalının 50.000-USD kısmi ödeme yaptığını, geri kalan bedeli ödemediğini davalının ödenmeyen bedel ile ilgili 594.000-Euro tutarında 4 adet teminat mektubu verdiğini, ancak teminat mektuplarının nakde çevrilmesini önlemek için Şişli 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/289 d.iş dosyası ile tedbir kararı aldığını, yine Bakırköy 3. ATM ne 2008/1077 esas sayılı dosyası ile teminat mektuplarının iptali ve menfi tespit davası açtığını, müvekkilinin ise Bakırköy 3.

AT Mnin 2009/477 esas sayılı dosyada açtığı itirazın iptali davasınınaynı mahkemede ki menfi tesbit davasıyla birleştiğini ; Mahkemenin 30.12.2013 tarih ve 2008/1077 E ve 2013/515 K sayılı ilamı ile teminat mektuplarının iptali ve menfi tespit davasının subut bulmadığı , itirazın iptali davasının ise alacağın hangi kur üzerinden talep edildiğinin ödeme emrinde belirtilmediği gerekçesi ile reddedildiğini , kararın temyizi üzerine Yargıtay 19. HD. nin 24.06.2015 tarih ve 2014/12593 esas ve 2015/9366 karar sayılı ilamı ile asıl davada verilen hükmün bilirkişi raporundaki yetersizlik nedeniyle bozulduğunu ancak itirazın iptali davasına ilişkin hükmün onandığını, asıl davada yargılamanın halen devam ettiğini, müvekkilinin davalıdan 1.045.416,64-USD alacağı bulunduğunu,fatura, belgeler ve borç ikrarını ihtiva eden 20.10.2008 tarihli protokole göre davalıdan alacaklı olduklarını bu nedenle yeniden davalı aleyhine 24.04.2017 tarihinde Bakırköy ...

İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile ilamsız takip başlattıklarını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini,eldeki itirazın iptali davasının açıldığını, gerek mutabakat belgesi, gerek irsaliyeli fatura, gerek yükleme listesi, konişmentolar ve sevk irsaliyelerine göre davalıdan alacaklı olduklarını belirterek davalının takibe yapmış olduğu itirazın iptali ile davalının taşınır, taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece,davacı vekili tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin alacağın ve ihtiyati haciz sebeplerinin varlığı hakkında mahkemede kanaat uyandırmaya yeterli olmadığı İİK 257. maddesindeki ihtiyati haciz için aranan şartlar oluşmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, 20.10.2008 tarihli borç ikrarını içeren belgeye göre, müvekkili şirketin alacağının muaccel olduğunu, yine davalının bu protokole göre 50.000-USD lik kısmi ödeme yaptığını, İİK 257. Maddesine göre alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması şartının somut olayda gerçekleştiğini, 4 adet teminat mektubunun iptalini talep etmesininde kötüniyetli olduğunu, belirterek kararın kaldırılarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Uyuşmazlık, taraflar arasında cari hesaba dayalı olarak ticari ilişki çerçevesinde borçlu tarafından 20.10.2008 tarihli protokol adlı belgeye göre borcun ikrar edildiği, aynı zamanda mutabakat belgesi, gerek irsaliyeli fatura, gerek yükleme listesi, konişmentolar ve sevk irsaliyelerine göre alacaklı olduğu, ihtiyati haczin şartlarının oluştuğu iddiasına dayalı itirazın iptali davasında talep olunan ihtiyati haciz istemine ilişkindir.

İhtiyati haciz verilebilmesinin şartları İİK 257. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının ihtiyati haciz talep edebileceği belirtilmektedir. Yine İİK 258. maddesine göre alacaklının alacağı ile ilgili ve haciz sebepleri ile ilgili mahkemeye kafi kanaat verecek delillerin ibrazı gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda ihtiyati haciz talep eden davacı alacaklının ihtiyati haczi talebine konu ettiği alacağın olmadığına ilişkin davanın da (menfi tesbit ) yaklaşık 10 yıllık süreden bu yana yargı sürecinin devam ettiği anlaşılmaktadır.Buna göre halen dosya davalısı tarafından açılmış bir menfi tesbit davasının mevcut olduğu ve bu dosyada verilen davanın reddine ilişkin hükmün yetersiz bilirkişi incelemesi yapıldığından dolayı Yargıtayca bozulduğu anlaşılmaktadır.İhtiyati haciz hukuki koruma tedbirlerinden olup aradan geçen zamana ,borcun ikrar edildiği ileri sürülmekte ise de borcu ikrar ettiği ileri sürülen borçlu davalının açtığı menfi tesbit davasının halen devam ettiğinin anlaşıldığı ,aynı konuya ilişkin açılan itirazı iptali davasına menfi tesbit davasının etkisi olabileceği de düşünüldüğünde bizatihi yargılama konusu olan belgelerin alacağın varlığına kafi kanaat verecek belge olarak kabul edilmemesinde bir isabetsizlik yoktur.Esasen menfi tesbit davasının davacı talepte bulunan lehine sonuçlanması halinde teminat mektuplarının da varlığı gözetildiğinde ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin ara karar da tarafların menfaat dengesinin gözetildiği anlaşılmaktadır.İİK 257/1 maddesi gereği muaccel alacağın varlığı yapılacak yargılama sonucunda belirleneceğinden ihtiyati haciz isteminin reddine yönelik ara kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsup edilmesine başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine .

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/07/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/277463 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.