6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında görevli mahkeme

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1549 E. 2018/1298 K. · · İlk derece: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalGörev ve yetkiusul emsali

Davacının nitelemesi: Görev İtirazı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Taraflardan her ikisinin tacir olduğu ve uyuşmazlığın ticari nitelikteki Genel Kredi Sözleşmesi veya benzeri ticari sözleşmelerden kaynaklandığı hallerde, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipteki faiz talebine ilişkin menfi tespit davası ticari dava sayılır ve görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir; bu tür bir davanın icra takibine itiraz niteliğinde görülerek İcra Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna hükmedilmesi hatalıdır.

Ele alınan sorunlar

İpoteğin paraya çevrilmesi takibindeki faize ilişkin menfi tespit davasında görevli mahkemenin tespiti → kabul

İddia: Davacılar vekili, davanın Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklandığını ve ticari nitelikte olduğunu, dolayısıyla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, dar yetkili icra hukuk mahkemesinin bu uyuşmazlığı çözemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: TTK 4. maddeye göre bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflardan her ikisinin ticari işletmesiyle ilgili olması ya da kanunda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağına dair düzenleme bulunması gerekir. Somut olayda dava konusu icra takibinin dayanağı olan sözleşme ticari nitelikteki Genel Kredi Sözleşmesi ve Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi olup, davacı şirket ile davalı banka tacir vasfını haiz olduğundan dava ticari nitelikte bir menfi tespit davasıdır; bu nedenle görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. İlk derece mahkemesinin yanılgılı değerlendirmeyle görevsizlik kararı vermesi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticari nitelikteki kredi sözleşmesine dayalı ipoteğin paraya çevrilmesi takibinde açılan faize ilişkin menfi tespit davalarının görev bakımından İcra Hukuk Mahkemesi yerine Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girdiğine ilişkin bölgesel ikna edici bir emsaldir.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesi veya şirket kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanan ve tacir taraflar arasındaki menfi tespit davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası ticari dava görev ipoteğin paraya çevrilmesi genel kredi sözleşmesi tacir

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 4 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1549

KARAR NO 2018/1298

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 25/04/2018

NUMARASI 2018/355 E.- 2018/565 K.

DAVA

Menfi Tespit

İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/10/2018

İlk derece mahkemesince verilen hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili, davalı bankanın müvekkilleri hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını, ancak takip öncesi ve sonrası için talep edilen faiz tutarının fahiş olduğunu, takip yoluyla ilgili şikayette de bulunulmuş olup davanın derdest olduğunu ileri sürerek icra takibinin tedbiren durdurulmasına ve talep edilen hukuka aykırı faizin kaldırılarak kanuna uygun faiz oranının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibindeki icra emrine itiraz niteliğinde olduğu ve bu itiraz üzerine icra mahkemesince İİK 33/1,2,3 maddeleri uyarınca icranın geri bırakılıp bırakılmayacağı yönünde yargılama yapılması gerektiği, ayrıca davacı tarafından takip yolu hakkında şikayette bulunularak icra mahkemesine dava açıldığı ve davanın derdest olduğu, iş bu davanın İcra Hukuk Mahkemesi'nin görev alanına girdiği gerekçesiyle davanın görev yönünden usulden reddine ve mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli İstanbul İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın menfi tespit davası olduğunu, davaya konu işlemin Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklandığını ve olayın ticari nitelikte olduğunu, dolayısıyla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, kapsamlı bir inceleme gerektiren davada uyuşmazlığın dar yetkili icra hukuk mahkemesince çözülemeyeceğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, davanın menfi tespit davası olmadığını, ancak davacı tarafça icra hukuk mahkemesine aynı nitelikte açılan bir başka dava olduğundan derdestlik itirazında bulunduklarını belirterek istinaf talebinin reddini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibinde fazladan talep edilen faiz tutarı yönünden borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Dava konusu İstanbul 10.İcra Müdürlüğü’nün 2017/5631 E. sayılı icra dosyası incelendiğinde, davalı bankanın davacılar hakkında Genel Kredi Sözleşmesi, Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi, ihtarname ve ipotek belgelerine dayalı olarak toplam 26.289.248,67 TL üzerinden İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla icra takibi başlatmış olduğu görülmüştür.

6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.

Somut olayda, dava konusu icra takibinin dayanağı olan sözleşmenin ticari nitelikteki Genel Kredi Sözleşmesi ve Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi olmasına, aynı zamanda davacı şirket ile davalı bankanın tacir vasfını haiz olmalarına, dolayısıyla davanın ticari nitelikteki menfi tespit davası olmasına göre görevli olduğu anlaşılan Asliye Ticaret Mahkemesince yargılama yapılarak davanın esasına ilişkin bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmede bulunularak görevsizlik kararı verilmesi yerinde görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvusunun kabulü ile, hükmün kaldırılarak davanın yeniden görülmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/355 Esas-2018/565 Karar sayılı ve 25/04/2018 tarihli hükmünün HMK.'nın 353(1)a-3 maddesi gereği KALDIRILMASINA;

"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"

İstinaf yoluna başvuran davacı tarafça yatırılan 35,90- TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nun 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 25/10/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/277028 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.