Bonoda yetki şartı gerçek kişi borçluyu bağlamaz, kambiyo alacağı aranacak alacaktır
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1442 E. 2018/1216 K. · · İlk derece: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati hacizkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ EmsalGörev ve yetkiİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Davacının nitelemesi: Yetki İtirazı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İhtiyati haciz talebine dayanak bonoda yer alan yetki şartı, HMK 17 uyarınca ancak tacirler ve kamu tüzel kişileri arasında geçerli olduğundan, gerçek kişi olup tacirliği ispatlanmayan borçluyu bağlamaz. Bu durumda kambiyo senedinden doğan alacak aranacak alacak niteliğinde olduğundan, ihtiyati haciz kararı vermeye yetkili mahkeme borçlunun ikametgahının veya ödeme yerinin bulunduğu yer mahkemesidir.
Ele alınan sorunlar
Bonodaki yetki şartının gerçek kişi borçluyu bağlayıp bağlamadığı → kabul
İddia: Muteriz borçlu, bononun poliçe hükmünde olduğunu, alacaklının Ankara'da borçlunun İzmir'de ikamet ettiğini, mahkemenin yetkisiz olduğunu ileri sürerek yetki itirazının kabulünü talep etmiştir.
Gerekçe: HMK'nın 17. maddesi uyarınca yetki sözleşmesi ancak tacirler ve kamu tüzel kişileri tarafından yapılabilir. Talebe konu bonoda borçlu-keşideci ve alacaklı-lehdar gerçek kişidir; itiraz eden borçlunun tacir olduğuna ilişkin dosyada delil bulunmadığı gibi alacaklı tarafından da bu yönde bir iddia ileri sürülmemiştir. Borçlunun gerçek kişi oluşu ve HMK 17. madde hükmü gözetildiğinde, ihtiyati haczin dayanağı bonoda yer alan yetkiye ilişkin düzenleme itiraz eden borçluyu bağlamayacaktır. Kambiyo senetlerinden doğan alacaklar aranacak alacak niteliğinde olup, bu türden alacaklar yönünden ödeme yeri ve borçlunun ikametgahının bulunduğu yer mahkemeleri ihtiyati haciz kararı vermeye yetkilidir. İhtiyati hacze itiraz eden borçlunun yerleşim yerinin ve ödeme yerinin İzmir olması nedeniyle mahkemenin yetkisiz bulunduğu, yetkiye dair itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamıştır. İlk derece mahkemesinin dayanak gösterdiği Yargıtay 19. HD kararından sonra aynı dairenin izleyen kararlarında bu görüşten ayrıldığı ve istikrar kazanan uygulamanın HMK 17 koşulları gereği inceleme yapılmasını gerektirdiği gözetilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Diğer itirazların incelenmesi gereği → tartışılmadı
İddia: Muteriz borçlu, bonodaki vadelerin sonradan sahtecilik yoluyla değiştirildiğini ve kendi onay imzasının bulunmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Yetki itirazı kabul edildiğinden diğer itirazların incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Bonoda yer alan yetki şartının, tacir olmayan gerçek kişi borçluyu HMK 17 uyarınca bağlamayacağı ve kambiyo senedinden doğan alacakların aranacak alacak niteliğinde olduğu yönündeki tespit, benzer yetki itirazı içeren ihtiyati haciz dosyalarında emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- Kambiyo senedinden doğan alacaklarda ihtiyati haciz talebinde, alacak aranacak alacak niteliğinde olduğundan, borçlunun ikametgahının veya ödeme yerinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir; senette yer alan yetki şartı, taraflardan biri tacir/kamu tüzel kişisi olmadıkça HMK 17 uyarınca geçerli olmaz.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz↗ yetki itirazı↗ yetki sözleşmesi↗ kambiyo senedi↗ bono↗ aranacak alacak↗ HMK 17↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/1442
KARAR NO 2018/1216
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 14/05/2018 Tarihli Ek Karar
NUMARASI 2018/256 D.İş 2018/259 Karar
TALEP İhtiyati Hacze İtiraz
İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/10/2018 ( 06/11/2018 yazım tarihli )
İhtiyati haciz kararına itirazın reddine ilişkin ara kararının istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TALEP
Alacaklı vekili; borçluya müvekkili tarafından verilen 30.01.2018 vadeli 300.000-TL bedelli senedin vadesinde ödemediğini, borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan,uygun görülecek teminat karşılığı, borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 13.03.2018 tarih ve 2018/256D.İŞ esas,2018/259 karar sayılı kararla talebin kabulüyle 300.000- TL alacak için ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
İTİRAZ
Borçlu vekili itiraz dilekçesinde; bono alacaklarının götürülecek alacaklardan değil aranacak alacaklardan olduğunu, bu nedenle borçlunun adresindeki mahkemelerin ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, bonoda İstanbul Adliyesi yetkili kılınmış olsa dahi taraflar tacir olmadığından HMK madde 17'ye aykırı olduğunu, müvekkilinin adresinin Gaziemir/İZMİR olduğunu, mahkemenin yetkisiz olduğunu ileri sürerek dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece 14.05.2018 tarihli ek karar ile, itiraz edenin senetteki vadeye göre bono vasfı olmadığını belirterek itiraz etmesine rağmen, senedin düzenlendiği tarihe göre vadesini daha önce olamayacağı keza senedin içeriğinde de açıkça 2018 yılı yazılmış olup senette çift vadenin olmadığı ve senet vasfının olduğu,bonoda yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olduğu belirtilmiş olup bu; HMK 17. madde uyarınca yetki şartı olduğu, bonoya ilişkin hükümlerin TTKda düzenlenmiş olması ve bono düzenlemekle işin ticari olması sağlanmış ve bu nedenle de taraflar arasında yetki sözleşmesinin yapılabileceği,Yargıtay 19. HD'nin 22/12/2015 tarihli 2015/6772 Esas-2017/17415 sayılı kararı da aynı yönde bulunduğundan itirazlar yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Muteriz borçlu vekili;TTK'na göre bononun poliçe hükmünde olduğunu, bonodan kaynaklanan ihtilaflarda poliçe hükümleri uygulanacağından Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, bu hususun mahkemenin görevini ilgilendirdiğini, yetkisini ilgilendirmediğini, alacaklının Ankara'da, borçlunun İzmir'de ikamet ettiğini, yetki itirazının kabulüne karar verilmesini ,bonodaki vadelerin farklı vadeler olduğunu, sonradan bu farklılığın sahtecilik suretiyle davalı tarafça düzeltildiği, müvekkilinin onay imzasının olmadığını yapılacak inceleme sonucunda itirazın reddine dair kararın bozularak kaldırılmasına, itirazların kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Somut olayda; ihtiyati haciz isteyen alacaklı gerçek kişi ... tarafından 30.01.2018 vadeli bonoya dayanılarak ihtiyati haciz isteminde bulunulmuş, mahkemece borçlunun gıyabında ihtiyati hacze karar verilmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden borçlu mahkemenin yetkisine de itirazda bulunmuş, mahkemece hacze dayanak bonoda İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunun belirtildiğinden bahisle bu yöne ilişkin itirazın reddine karar verilmiştir. Ancak; talebe konu bonoda borçlu-keşideci ...,alacaklı-lehdar ise ...tır. 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesi uyarınca sadece tacirler ve kamu tüzel kişileri tarafından yetki sözleşmesi yapılabilir. İtiraz eden borçlunun tacir olduğuna ilişkin dosyada delil bulunmadığı gibi, ihtiyati haciz isteyen alacaklı tarafından da bu yönde bir iddia ileri sürülmemiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden borçlunun gerçek kişi oluşu ve HMK'nın 17. maddesi hükmü gözetildiğinde ihtiyati haczin dayanağı bonoda yer alan yetkiye ilişkin düzenleme itiraz eden borçluyu bağlamayacaktır.
Kambiyo senetlerinden doğan alacaklar, aranacak alacak niteliğinde olup bu türden alacaklar yönünden ödeme yeri ve borçlunun ikametgahının bulunduğu yer mahkemeleri ihtiyati haciz kararı vermeye yetkilidir. İhtiyati hacze itiraz eden borçlunun yerleşim yerinin ve ödeme yerinin İzmir olması nedeniyle,mahkemenin yetkisiz bulunduğu ,yetkiye dair itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamıştır. Her ne kadar mahkemece Yargıtay 19 H.D.nin 22.12.2015 tarih ve 2015/-6772 E,2015/17415 karar sayılı ilamı dayanak olarak gösterilmiş ise de , aynı dairenin 19/12/2016 tarih, 2016/18700 esas ,2016/15878 karar sayılı kararı ve devam eden kararlarında mahkemenin gerekçesine esas aldığı karardan ayrıldığı ,istikrar kazanan uygulamanın HMK 17 koşulları gereği inceleme yapılmasını gerektirdiği gözetildiğinde, muteriz borçlunun istinaf başvurusunun kabulü ile İstanbul 11.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/256 D. İş -2018/259 Karar sayılı ve 14/05/2018 tarihli itirazın reddine ilişkin ek kararın kaldırılmasına,Muterizin yetki itirazının kabulüne, ihtiyati haciz kararının yetkisizlik nedeniyle kaldırılmasına ,Yetki itirazı kabul edildiğinden diğer itirazların incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Muteriz borçlunun istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/256 D. İş -2018/259 Karar sayılı ve 14/05/2018 tarihli ek kararının HMK.'nın 353(b)-2 gereği KALDIRILMASINA,
"Muterizin yetki itirazının KABULÜNE, 13.3.2018 tarihli ihtiyati haciz kararının yetkisizlik nedeniyle KALDIRILMASINA,Yetki itirazı kabul edildiğinden diğer itirazların incelenmesine yer olmadığına",
Muteriz -borçlu yararına 600-TL vekalet ücreti ile 37-TL yargı giderinin karşı yan alacaklıdan alınarak muteriz borçlu ...'a ödenmesine , 35,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde muteriz borçluya iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/10/2018
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/276670 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi