Bağlantılı davada bekletici mesele yapılmadan hüküm kurulması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/190 E. 2018/1347 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ Emsalusul emsali
Davacının nitelemesi: Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı Cari Hesap Alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Aynı taraflar arasında birbiriyle bağlantılı, karşılıklı mahsup taleplerine konu iki ayrı icra takibi ve itirazın iptali davası varsa; taraflardan birinin diğer davadaki alacağının mahsubunu talep etmesi ve bu alacağın taraflar arasındaki cari hesap tutarının tespitinde belirleyici olması halinde, mahkemenin bağlantılı davayı bekletici mesele yapmadan, o davadaki iddia ve talepleri gözardı ederek doğrudan hüküm kurması hatalıdır; cari hesap alacağının doğru tespiti için bağlantılı davanın sonucu beklenmelidir.
Ele alınan sorunlar
Bağlantılı itirazın iptali davasının bekletici mesele yapılması gerekliliği → kabul
İddia: Davalı, kendisinin başlattığı icra takibi ve buna ilişkin itirazın iptali davasında iş bu davaya konu alacağın mahsubunu talep ettiğini, bu nedenle her iki dosyanın eş zamanlı yürütülmesi ve bekletici mesele yapılması gerektiğini, ilk derece mahkemesinin bu talebi reddederek karar verdiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İş bu davaya konu icra takibi cari hesaba ilişkindir. Davalı, hem bu davada savunmasına konu ettiği hem de kendi başlattığı icra takibine ve açtığı itirazın iptali davasına konu ettiği faturaları, taraflar arasındaki cari hesap borç-alacak tutarının tespitinde dikkate alınması gereken unsurlardır. Bu durumda, iş bu davadaki davacı cari hesap alacağının doğru tespiti için, davalının açtığı itirazın iptali davasının bekletici mesele yapılması ve o davanın sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yapılmadan yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karar, birbiriyle bağlantılı ve karşılıklı mahsup taleplerine konu iki dava (icra takibi/itirazın iptali) bulunduğunda, cari hesap alacağının doğru tespiti için bağlantılı davanın bekletici mesele yapılması gerektiğine ilişkin bir usul kuralı ortaya koymaktadır; bölgesel ve ikna edici nitelikte bir emsal değer taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ cari hesap↗ bekletici mesele↗ taşıma sözleşmesi↗ mahsup↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/190
KARAR NO 2018/1347
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/10/2017
NUMARASI 2016/814 E.- 2017/1081 K.
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/11/2018
İlk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 01/06/2012 tarihli Yurtiçi Taşıma ve Cari Hesap Sözleşmesi uyarınca müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalının 31.980,28 TL bakiye borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu, davalı tarafça bir kısım ürünlerin alıcısına teslim edilmediği ileri sürülmüş ise de sadece bir adet taşıma işinde ürün kaybolduğunu, bu kayıpla ilgili olarak da müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı olduğunu, diğer iddia edilen taşıma işleriyle ilgili tazmin talebinde bulunulamayacağını ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacı tarafça bir kısım malların taşınması esnasında çalınması nedeniyle alıcısına eksik teslim edildiğini, bir koli malın ise hiç teslim edilmediğini, dolayısıyla davalının ayıplı hizmet verdiğini, eksik teslim edilen mallara ilişkin toplam 48.677,83 TL tutarında fatura düzenlendiğini, davacının bu faturaları kabul etmeyerek iade ettiğini, davacının sözleşmeye aykırı hareket ederek müvekkilini müşterileri nezdinde çok zor durumda bıraktığını, müvekkilinin bu alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlattığını savunarak davanın reddine ve %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafça faturalara konu taşıma işinin yapıldığı sabit olup uyuşmazlığın davalı tarafın taşıma esnasında ürünlere zarar verildiği ve zayii olduğu iddiasının bu davada dinlenip dinlenmeyeceği noktasında toplandığı, davalının taşıma esnasındaki zarar ziyandan dolayı alacağına ilişkin olarak 48.678,83 TL üzeriden icra takibi yaptığı, ancak davacı itirazı üzerine iş bu davadaki 31.980,28 TL'yi mahsup ederek bakiye 15.807,27 TL yönünden itirazın iptali davası açtığı, ayrıca söz konusu davada dava dilekçesinde açık şekilde iş bu davaya konu alacak tutarı ikrar edilerek mahsup edildiği ve fazlaya ilişkin zararın talep edildiği belirtmiş olmakla artık bu davaya konu alacak talebi yönünden söz konusu dosyanın bekletici mesele yapılmasına usul ekonomisi bakımından gerek görülmediği, zira o davadaki zarar ziyanın ayrı bir alacak talebi olarak değerlendirilerek karara bağlanmasında yargılama birliği açısından bir sakınca görülmediği, bu durumda davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 31.980,28TL tutarınca alacağının bulunduğu, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin de haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1-Taşıma esnasında bir kısım kolilerin açılması veya yırtılması sonucu bazı ürünlerin çalındığını/alındığını, bu durumun varış noktalarında tutanak haline getirildiğini, bir koli ürünün ise hiç teslim edilmediğini, dolayısıyla davacının ayıplı hizmet verdiğini, çalınan/kaybolan mallara ilişkin faturaların toplam tutarının 48.677,83 TL olduğunu, bu faturaların davacı tarafça gerekçe gösterilmeksizin iade edildiğini,
2-Müvekkilinin bu zararın tazmini amacıyla icra takibi başlattığını, itiraz üzerine itirazın iptali davası açıldığını, bu davada yasal alacakları olan toplam tutardan davacının yasal alacağının mahsubunu dava ettiklerini, mahsup talepleri sebebiyle her iki dosyanın eş zamanlı yürütülmesi ve bekletici mesele yapılmasını iş bu davada talep ettiklerini, mahkemenin bu taleplerini reddederek karar verdiğini,
3-Ayrıca haksız olarak icra inkar tazminatına hükmedildiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı, davacının bir kısım malları eksik teslim ettiğini, bu nedenle zarara uğradığını, teslim edilmeyen mallara ilişkin düzenlenen faturaların davacı tarafça kabul edilmediğini savunmuş, bu faturalara dayalı olarak davacı hakkında İstanbul 25.İcra Müdürlüğü’nün 2015/30907 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatmış, davacının itirazı üzerine İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/1082 E. sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açmıştır. Davalı açmış olduğu söz konusu davada, müvekkili mallarının çalınması sebebiyle toplam kaybın 48.677,83 TL olduğunu, iş bu davaya konu davacı alacağı 31.980,28 TL tutarın mahsubu ile bakiye 15.807,27 TL yönünden itirazın iptalini talep ettiklerini belirtmiştir.
Bu durumda ilk derece mahkemesince, iş bu davaya konu icra takibinin cari hesaba ilişkin olduğu, davalı tarafın hem iş bu davada savunmasına konu ettiği hem de kendi başlattığı icra takibine ve itirazın iptali davasına konu ettiği faturalarının taraflar arasındaki cari hesap borç-alacak tutarının tespitinde dikkate alınacağı gözetilerek, iş bu davadaki davacı cari hesap alacağının tespiti için, İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/1082 Esas sayılı dosyası bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvusunun kabulü ile, hükmün kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmek üzere mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/10/2017 Tarih 2016/814 Esas 2017/1081 Karar sayılı hükmünün HMK 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA;
"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye İADESİNE"
İstinaf yoluna başvuran davalı tarafça yatırılan 546,50- TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nun 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 01/11/2018
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/276086 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi