6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Katkı bedelinin iadesinde alınan ürün miktarı belirlenmeden karar verilemez

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/510 E. 2018/1340 K. · · İlk derece: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Gerekçe özeti

Sözleşmede taraflardan birinin sağladığı nakit katkının, karşı tarafın belirli miktarda ürün alımı taahhüdüne bağlı olarak sona ereceği ve ihlal halinde tümüyle iade edileceği düzenlenmiş olsa da, bu iade yükümlülüğü sözleşmenin fiilen yerine getirildiği ölçüde (alınan ürün miktarınca) sona ermiş kabul edilir; ihlal tarihine kadar fiilen alınan ürün miktarı tespit edilmeden, katkı bedelinin tamamının iadesine hükmedilemez. Ayrıca sözleşmede faizin katkının ödendiği tarihten itibaren işleyeceği öngörülmüşse, bu hüküm gözardı edilerek dava tarihinden itibaren faize hükmedilemez.

Ele alınan sorunlar

Katkı bedelinin hukuki niteliği (bağış mı, geri istenebilir katkı mı) → ret

İddia: Davalı vekili, ödenen bedelin bağış niteliğinde olduğunu ve geri istenemeyeceğini, ayrıca iadeye ilişkin sözleşme hükmünün genel işlem şartı niteliğinde olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı tarafça yapılan ödemenin işletmeye destek amacı güden ürün alımı karşılığında verilen bir bedel olduğu gözetildiğinde, katkı payının bağış olup geri istenemeyeceği ve alınan bedelin iadesine ilişkin hükümlerin genel işlem koşullarına aykırı olduğu yönündeki savunmalar yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İade yükümlülüğünün kapsamı: sözleşmenin yürürlükte olduğu sürede alınan ürün miktarına göre orantılı hesaplama gerekliliği → kabul

İddia: Davalı vekili, sözleşmede öngörülen ürün taahhüdünün yaklaşık yarısı kadar satış gerçekleştiğinden, davacının katkı bedelini vermekteki menfaatlerinin bir kısmına kavuştuğunu, bu nedenle katkı bedelinin tamamının iadesinin istenemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Sözleşmenin 21. maddesinde, işleticinin ürün alımına son vermesi veya sözleşmenin feshine sebebiyet vermesi halinde alınan nakit veya nakit bazlı katkıların tümünün işlemiş ticari faiziyle ödeneceği düzenlenmiştir. Sözleşmenin 2. maddesinde ise davalının 60.000 litre ürün alımı taahhüt ettiği ve bu miktar alındığında sözleşmenin süresiz sona ereceği kararlaştırılmıştır. Sunulan kayıtlardan davalının bir miktar ürün aldığı anlaşılmakla birlikte, ne miktar ürün alındığı ve sözleşmenin ne ölçüde yerine getirildiği incelenmemiştir. Sözleşmede katkı payının tümünün iade edileceği yazılı olsa da, bu hükmün ihlal halinde alınan bedelden geriye kalan miktarın tümü olarak anlaşılması gerekir; zira katkı payı, ihlal olmadığı ve sözleşme yürürlükte olduğu sürece alınan her litre ürün için o miktar kadar sona erer. Alım yapılmak suretiyle tamamlanan kısım için katkı payının iadesi söz konusu olmayacağından, davalının sözleşmenin yürürlükte olduğu süre içinde ne miktar ürün aldığı tespit edilerek geriye kalan iade yükümlülüğünün belirlenmesi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Hak düşürücü süre itirazı → tartışılmadı

İddia: Davalı vekili, ürün alımının kesildiği 19/05/2014 tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe kaynağı: özgün

Faizin başlangıç tarihi → kabul

İddia: Davacı vekili, katılma yoluyla istinafında, ödeme tarihi olan 28/05/2013 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Sözleşmede katkı payının ödendiği tarihten itibaren işletilecek faiziyle iade edileceği kararlaştırılmış olduğundan, sözleşmenin bu hükmü tartışılmaksızın dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ürün alımı taahhüdüne bağlı katkı/kredi sözleşmelerinde, sözleşmenin ihlali halinde katkı bedelinin iadesinin, sözleşmenin fiilen yerine getirildiği ölçüde (alınan ürün miktarı esas alınarak) orantılı biçimde hesaplanması gerektiği yönünden emsal niteliktedir; kararda ayrıca Yargıtay 19. HD'nin aynı yöndeki bir ilamına atıf yapılmıştır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
katkı bedeli açık satış noktası sözleşmesi bağış genel işlem şartı iade yükümlülüğü orantılı ifa sözleşmenin feshi hak düşürücü süre

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/510

KARAR NO 2018/1340

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 04/10/2017

NUMARASI 2016/61 Esas 2017/750 Karar

DAVA

Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/11/2018 (02/12/2018 yazım tarihli )

Davanin kabulune ilişkin hükmün davacı ... davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; taraflar arasında 15/03/2013 tarihli açık satış noktası sözleşmesi imzalandığını,davalının ürün alımın durdurarak sözleşmenin feshine sebebiyet verdiğini ,davalının işyerinde yapılan tesbitte alınan bilirkişi raporunda işletmenin ... CAFE ismiyle işletildiğini, işyerinde şirkete ait reklam malzemesi ve ürün bulunmadığının rapor edildiğini, 15/03/2013 tarihli sözleşmenin 12. Maddesi uyarınca müvekkil şirket tarafından davalının işyerinin işletilmesine katkıda bulunmak üzere toplam 44.000-TL katkı yapıldığını, davalı tarafın sözleşmeye aykırı olarak işletmeyi kapattığını, katkı bedeli olan toplam 44.000-TL nin ödeme tarihi olan 28/05/2013 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkili şirkete verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili ; müvekkilinin ürün alımına davacının bilgisi dahilinde son verildiğini, ticari ilişkinin 19/05/2014 tarihinde sona erdiğinin belli olduğunu, katkı bedelinin hukuki niteliğinin "bağış" olduğunu, bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin standart sözleşme olup 21.maddenin genel işlem şartı olduğunu,sözleşmede öngörülen miktar taahhüdünün yaklaşık yarısı miktarında bira ürünlerinin satışı gerçekleştiği davacının katkı bedelini vermekteki menfaatlerin bir kısmına kavuşmuş olması sebebiyle katkı bedelinin tamamının iadesinin istenemeyeceği gerekçeleriyle hak düşürücü süre ve esas yönünden davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, yapılan delil tespitine göre davalının sözleşmede ki yükümlülüklerini yerine getirmediği,sözleşmeye aykırı davranması sonucu bilirkişi tarafından hesaplanan 44..000-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle 44.000-TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle beraber davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davalı vekili; esasa dair savunmalarını istinaf sebebi olarak ileri sürerek ödenen bedelin bağış olduğu ,ürün alımının kesildiği 19/05/2014 tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği,sözleşmede belirtilen katkı bedelinin tamamının geri istenemeyeceğini, sözleşmenin 21.maddesinin genel işlem şartı niteliğinde olup bu nitelikteki hükme dayalı talep imkanı bulunmadığını,mahkeme kararının kaldırılarak duruşmalı olarak yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın reddini talep etmiştir.

2-Katılma yoluyla istinaf yoluna başvuran davacı vekili ; ödeme tarihi olan 28/05/2013 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı tarafından 15.3.2013 tarihli sözleşme nedeniyle davalıya 44.000-TL nakit katkı sağlandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı şirketin sözleşme süresi içerisinde ürün alımına son verdiği davacı tarafça ileri sürülmektedir.Davalı vekili yapılan ödemenin bağış olduğunu geri istenemeyeceğini ileri sürmekte ise de ; davacı tarafça yapılan ödemenin işletmeye destek amacı güden ürün alımı karşılığında verilen bir bedel olduğu gözetildiğinde ; katkı payının bağış olup geri istenemeyeceği, alınan bedelin iadesine ilişkin hükümlerin genel işlem koşullarına aykırı olduğu savunmaları yerinde bulunmamaktadır.

Sözleşmenin 21.maddesi ile ; İşletici sözleşme süresi içerisinde ürün alımına son verilmesi sözleşmenin feshine sebebiyet verilmesi halinde kredi veya katkının ödenmeyen kısmını talep hakkını yitireceği gibi davacıdan almış olduğu , nakit veya nakit bazlı katkılar ile kredi ve diğer sabit yatırım harcamalarınının tümü ile uygulanan iskonto tutarlarını verildiği tarihten itibaren işlemiş ticari faizi ile ödemeyi taahhüt etmiştir.Sözleşmenin 2.maddesi ile davalı işletmekte olduğu işyerinde şirketin pazarladığı bira ürünlerinden 60.000-litre ürünü almayı ,bu miktar ürün alındığında sözleşmenin bir süre sınırlaması olmaksızın sona ereceği kararlaştırılmıştır. Sunulan kayıtlardan davalının bir miktar ürün aldığı anlaşılmakla birlikte ,davacıdan ne miktar ürün alındığı,sözleşmenin ne miktar için yerine getirildiği incelenmemiştir.

Sözleşmede ödenen katkı payının tümünün iade edileceği yazılı ise de bu hükmün ihlal halinde alınan bedelden geriye kalan miktarın tümü olarak anlaşılmsı gerekmektedir..Zira katkı payı ihlal olmadığı ve sözleşmenin yürürlükte olduğu sürece alınan her litre ürün için iade yükümlülüğünün o miktar kadar sona ereceği açıktır. Alım yapılmak suretiyle tamamlanan sözleşmede katkı payının iadesinin sözkonusu olmayacağı düşünülerek davalının sözleşmenin yürürlükte olduğu süre içerisinde ne miktar ürün aldığı tesbit edilerek geriye kalan iade yükümlülüğünün ne miktar olduğu belirlenmelidir. (Somut olaya emsal olabilecek Yargıtay 19.HD nin 2016/15809 esas - 2018-884 karar sayılı ilamı aynı yöndedir.)

Davacı vekili tarafından hüküm faiz başlangıcı nedeniyle istinaf edilmiştir .Sözleşmede katkı payının ödendiği tarihten itibaren işletilecek faiziyle iade edileceği kararlaştırıldığından sözleşmenin bu hükmü tartışılmaksızın dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi yerinde olmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile belirlenen esaslar dahilinde inceleme yapılarak alınan katkı bedelinden iade edilecek tutar var ise belirlenmek üzere ; HMK 353 (1)a-6 madde kapsamında kalan hükmün kaldırılmasına davanın yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı ... davalı vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/61 Esas- 2017/750 Karar sayılı ve 04/10/2017 tarihli hükmünün HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA;

"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"

İstinaf yoluna başvuran davacı ... davalı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının(Davacı 35,90-TL davalı 747,91-TL ) istek halinde kendilerine iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/11/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/276070 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.